23.7 C
İstanbul
Salı, Ağustos 20, 2019
Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Viking Project Logistics’e konuk olduk.

Viking Project Logistics şirketinde Network Procurement Manager Erkan KAZAR ile ” Proje Lojistiği” hakkında konuştuk.

Bu keyifli söyleşiyi siz değerli okuyucularımıza sunmaktan memnuniyet duyarız.

Röportajı yapan;

Deniz Kürtünlü

Lojistikcilerinsesi.biz

İş Geliştirme ve Araştırma Yöneticisi

 

 

Open Event

TÜM SEKTÖRLERİN REKABET GÜCÜNÜ ETKİLEYEN TÜRKİYE’NİN ULUSLAR ARASI LOJİSTİK PERFORMANS ENDEKSİ

Dünya Bankası sayfasından analiz ederken, daha anlamlı enformasyon ne olabilir, buradaki olumlu/olumsuz değişimleri kamunun anlayacağı dilden nereye bağlarım diye bir süredir düşünürken; genel anlamda, 10. Kalkınma Planına ait 2014-2018 Taşımacılıktan Lojistiğe Dönüşüm Programı Eylem Planı olduğunu fark ettim. (http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2018/11/Onuncu-Kalk%C4%B1nma-Plan%C4%B1-2014-2018.pdf )

https://lpi.worldbank.org/international/scorecard/radar/254/C/TUR/2018#chartarea

Rakamsal olarak henüz ifade edemesem (ve bilseydim dahi açıklamaya çekinebilirim) burada belirtilen hedeflerin %70’inden fazlasının başarılamadığı halk ağzıyla görünen köy kılavuz istemez anlamında belli.

Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksinde 2013’te 30’lu sıralardayken 2018’de dünyada ilk 15’e girmeyi hedeflerken 50. Sıralara doğru gerilemişiz.  

Lojistik Performans Endeks içerisiden, neşter vurulacak alanı, önceliklendirilecek eylemler nedir diye düşünürken, sırayla resmi – gayri resmi UND, MÜSİAD, LODER gibi sivil toplum kuruluşlarıyla tanışıklığım arttı. Sektörden irili ufaklı firma temsilcileriyle sohbetlerimden bugüne kadar anladığım, lojistik performans endeksini oluşturan 6 kategoriden diğer tümünü etkileyen 2 kategori ön plana çıkıyor :

Gümrük (Customs) ve Rekabetçi Fiyatlarla Uluslar arası Sevkiyat (International Shipments)

O zaman kendime şu sorunun cevabını aramaya karar verdim:

Son 5 yılda ne başarılmadıysa, önümüzdeki 9-18 ayda 3-6 eylem (10. Kalkınma Planından) tamamlanmalı veya ilerlemeli?

Dolayısıyla sektör paydaşları, özellikle kamu-özel sektör arasında kurumsal ilişkilerin olduğu yapılanmaları irdeliyorum:

  1. Lojistik Koordinasyon Kurulu – 3 ayda bir toplanan
  2. Hizmet İhracatçıları Birliği, Yük Taşımacılığı Lojistik Hizmetleri Komitesi
  3. TİM Lojistik Konseyi
  4. TİM Lojistik Komitesi,
  5. DEİK Lojistik İş Konseyi

Görev ayrımı net olmayan kamu ve özel sektör işbirliği mekanizmaları sonuç olarak yeni mekanizma eklemek yerine; var olan mekanizmaları daha etkin çalıştırmak ve gerekirse bazılarını kaynak verimliliği açısından bertaraf etmek durumundayız.

Dünya Bankası’nı sevelim ya da sevmeyelim; isterseniz kapitalizmin uşağı diyelim.Yıllar itibariyle tüm ülkelerin söz konusu endeks değerlerinde oluşturduğu değişimleri manipülasyon diye kestirip kamu ve özel sektör paydaşları olarak kendimizi eleştiriye kapatmak,işletme ve ekonomi bilimleri bağlamında yanlış olmanın ötesinde, jeopolitik önceliklere yakışan bir yaklaşım değildir.

Dünya Bankası lojistik performans endeksini baz teşkil eden anketi dolduranlar,lojistik hizmetlerini müşterileri olarak satın alan ve bazen başka firmalara bu lojistik yeteneklerini pazarlayan ve satan, genelde farklı sektörlerin lojistik ve tedarik zinciri yönetici ve operasyon direktörleri ve dolayısıyla şirketleridir.

Müşteri olarak çok uluslu şirketlerin lojistik faaliyetlerini direk veya dolaylı yürüten tepe yöneticilerin işlerini kolaylaştırdığımız sürece, Türkiye ile iş yapma kolaylığı algısını temin ederek ve dolayısıyla lojistik performans endeksinde beklenenden hızlı iyileşmeyi başarabiliriz.

Dr.Öğretim Üyesi İbrahim Uzpeder

 

Makale Organizasyonunu Yapan;

Proje Geliştirme Koordinatörü,  Ayşe KARAKAYA,

Lojistikcilerinsesi.biz


Open Event

Krone’ye Almanya’da Çifte Ödül

Avrupa’nın dev treyler üreticisi Krone’nin ağır ticari araç sektöründeki başarıları, sektörün kullanıcıları ve otoriteleri tarafından ödüllendirilmeye devam ediyor. Almanya’da 8 bin 400 okuyucunun oy kullandığı “2019’un En İyi Markaları” anketinde Krone, ‘perdeli treyler’ kategorisinde ilk sırayı aldı. Bu ödülün yanı sıra Krone, yine Almanya’da ‘VerkehrsRundschau’ ve ‘Trucker’ dergilerinin editörlerinden oluşan jüri tarafından bu yıl ilk kez verilen “Yeşil Kamyon ve Treyler İnovasyon Ödülü”nü alma başarısını gösterdi.

Krone, “2019’un En İyi Markaları” anketinde ‘perdeli treyler’ kategorisinde ilk sırayı alırken, ‘treyler aksları’ kategorisinde ise ikinci sırada yer aldı. 8 bin 400 okuyucunun oylarıyla seçilen ‘en iyi perdeli treyler’ ödülünü Krone ailesi adına, Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Frank Albers teslim aldı. Dr. Albers ödül töreninin ardından yaptığı kısa açıklamada, “Ürün ve hizmet kalitemize olan bağlılığımızın ve sürekli iyileştirme çabalarımızın en güzel getirilerinden birisi bugün aldığımız bu ödüldür. Bizi her mecrada destekleyen sadık yol arkadaşlarımıza, tüm kullanıcılarımıza ve oy kullanan 8 bin 400 değerli okuyucuya Krone ailesi olarak içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.” şeklinde konuştu.

Krone, ‘VerkehrsRundschau’ ve ‘Trucker’ dergilerinin editörlerinden oluşan jüri tarafından bu yıl ilk kez verilen “Yeşil Kamyon ve Treyler İnovasyon Ödülü”nü alma başarısı gösterdi. Jürinin değerlendirmesinde Krone’nin son günlerde devreye aldığı yeni uygulaması ‘Akıllı Kapasite Yönetimi’nin etkili olduğu belirtildi. Bu uygulamayla taşıma verimliliğini maksimum seviyeye çıkarttıklarının altını çizen Dr. Frank Albers, “Akıllı Kapasite Yönetimi aslında bir bilgi paylaşım platformudur. Krone Telematik ile entegre çalışan bu uygulama sayesinde kullanıcılara mevcut yükleme durumu, kalan yükleme alanı, kalan alanlara uygun yük özellikleri gibi detaylar ve aracın mevcut konumu, bazı önemli ölçüm sonuçları gibi teknik bilgiler sağlanmaktadır. Yerleştirilen sensör ve kameralar sayesinde uzaktan da erişim sağlanabilen bu uygulamadaki ana hedeflerimiz, gidiş gelişlerde oluşabilecek boşluklardan kaçınmak, treyler içerisindeki müsait yükleme alanlarının değerlendirilmesi ve karbon dioksit salınım değerlerindeki iyileşme olarak görülebilir.” şeklinde konuştu.

Krone, ‘Akıllı Kapasite Yönetimi’ adıyla tanıttığı yeni uygulamasıyla sektörde adından fazlaca söz ettirmişti. Bir de ‘Yeşil Kamyon ve Treyler İnovasyon’ ödülüyle taçlanan bu uygulama şu sıralarda Avrupa’da sektörün yön verici uygulamarından biri olarak görünüyor.

 

Open Event

ÜNİVERSİTE EĞİTİMİNDE ‘ULUSLARARASILAŞMA’

Devir değişti, teknoloji artık hayatımızın merkezinde. Yapay zeka meslekleri dönüştürüyor, global dünyada üniversite eğitiminin sınırları kalkıyor. Eğitimin başka bir yere evrildiği günümüzde hayatımıza da bambaşka kavramlar giriyor. Tercih döneminde geleceklerini planlayan üniversite adayları, eğitime değer katan uluslararasılaşma, inovasyon ve sürdürülebilirlik gibi pek çok yaklaşımın kendisine sağlayacağı faydaları merak ediyor. Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yeşim Ekinci, Habertürk’te yayınlanan ve Dr. Görkem İldaş’ın hazırlayıp sunduğu Yolun Başındayken’de merak edilen tüm bu sorulara yanıt verdi.

YÜKSEK ÖĞRETİMDE GLOBAL YAKLAŞIMLAR

İnternet ve yeni teknolojiler sayesinde bilgiye ve dünyaya çok rahat ulaşabildiğimiz bu günlerde yaşanan hızlı değişim, üniversite eğitimini de dönüştürüyor. Yükseköğretim sistemlerinde şeffaflık, tanınırlık ve uluslararası hareketliliğinin artırılması için başlatılan ‘Bologna Süreci’ ile hız kazanan süreçte Türkiye, Avrupa’nın yüksek öğretimde en fazla öğrenci sayısına sahip ülkelerinden biri haline geldi. Peki bu durum üniversite öğrencileri için ne anlama geliyor? Prof. Dr. Ekinci’ye göre uluslararasılaşma öncelikle öğrencilerin kültürel seviyesini arttırıyor, farklı kültürlerle bir arada çalışma potansiyelini arttırıyor. Dahası ‘değişim programları, yurtdışından tam zamanlı gelen öğrenciler, uluslararası araştırma projeleri, ortak eğitim programlarında üniversitelerle bir arada çalışmak, bir arada dersler oluşturmak, birlikte çalışma kültürünü öğrencilere vermek farklı deneyimler açısından çok önemli’

‘ULUSLARARASILAŞMA’ TANINIRLIK GETİRİYOR

İldaş’ın sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Ekinci’ye göre artık uluslararası firmalarda çalışmak, iş imkanı bulabilmek için bu olmazsa olmaz bir şart. ‘Bunun yanı sıra tabi ki öğrenme yetilerinizi de farklı kılmanız gerekiyor’ diyen Ekinci, ‘ o nedenle de uluslararasılaşma artık üniversitelerin, Avrupa Üniversiteler Birliği ve Amerikan Üniversiteler Birliği, ortak dili konuşmasında çok önemli bir faktör haline geldi. Yani Türkiye’de öğrencimize öğrettiğimiz bütün yetiler ve yetkinliklerAvrupa’da her hangi bir yere gittiklerinde ya da Asya’da tanınırlık açısından çok önemli bir parametre haline geldi’ diye konuştu.

 

İNOVASYON HAYATIMIZIN HER PARÇASINDA

 

Ekinci, bilim ve teknolojiyle hayatımıza giren inovasyon ve sürdürülebilir gelecek konusunda da ‘inovasyon bizlerin hayatını rahatlatan, gelecekte daha da kolaylaştıracak bir gerçek. İnovasyonu nerede kullanacağım diye düşünüyorsunuz ama inovasyon aslında bizim hayatımızın her parçasında’ diye konuştu. Ekinci’ye göre inovasyon, yaşam alanlarında daha konforlu ve hızlı hareket etmemizi sağlayan ve bilim ve teknolojiyi, gerek yapay zeka, gerekse farklı teknolojilerle birleştireren bir yaşam şekli.

İSTEDİĞİNİZ MESLEĞİ SEÇİN, YETKİNLİKLERİNİZİ GELİŞTİRİN’

Peki 21. Yüzyılın değişen, hızla evrilen ve sınırları aşan eğitim yaklaşımında öğrenciler nasıl yer alacak? Yolun Başındayken’de Prof. Dr. Ekinci’nin tercih telaşındaki gençlere bir de çağrısı vardı. ‘Mutlaka istediğiniz mesleği yapın, istediğiniz mesleği seçemeseniz de hayatınıza yön vermenize destek olacak bir üniversite tercih etmeye özen gösterin’. Geleceğin mesleklerini de hatırlatan Prof. Dr. Ekinci, ‘belki geleceğin mesleğinin bir parçası olamayabilirsiniz ama kendi yetkinliklerinizi geleceğin mesleklerini uygulayabilecek hale getirin. Yetkinlikler değişiyor. Yetkinliklerinizi artıracak üniversiteleri seçin’ diye konuştu.

Open Event

IVECO’dan Meryıldız’a 5 adet Stralis Çekici Teslimatı

IVECO yetkili satıcısı IVECO Otomotiv Stralis çekicileri Meryıldız’a teslim etti

IVECO’nun İstanbul Anadolu yakası yetkili satıcısı IVECO Otomotiv satışını gerçekleştirdiği 5 Adet Stralis AS440S48 T/P retarderlı çekicileri Meryıldız Uluslararası Nakliyat firmasına törenle teslim etti.

Teslimat törenine firma sahiplerinden Ömer Yıldız, Iveco Araç Sanayi Ağır Vasıta Türkiye Satış Müdürü Murat Uçaklı, IVECO Araç Sanayi Bölge Satış Müdürü Yusuf Pekel, IVECO Otomotiv Ağır Vasıta Satış Müdürü Korhan Yeşil ve IVECO Otomotiv Bölge Satış Yetkilisi Mustafa Kaynar katıldılar.

Firma Sahibi Ömer Yıldız, özellikle garanti şartlarının kapsamı ve Toplam Sahip Olma Maliyeti konusunda sınıfının en iyilerinden birisi olması sebebiyle IVECO markasını tercih ettiklerini dile getirdiler.

Törende bir konuşma yapan Murat Uçaklı, Meryıldız Uluslararası Taşımacılık ile gerçekleşen işbirliğinden duyduğu memnuniyeti ifade ederken kendilerine satış sonrasında da en iyi hizmeti vereceklerini belirtti.

STRALIS :TOPLAM SAHİP OLMA MALİYETİ(TCO2) ŞAMPİYONU

Stralis’in odaklandığı enerji yönetimi her türlü görevde ve her türlü güzergâhta toplam sahip olma maliyetinde belirgin bir düşüş sağlıyor. Yeni motorlar sürtünmeyi azaltmak ve rölantide belli bir süreden sonra motoru kapatarak enerji tasarrufu sağlamak üzere gözden geçiriliyor.

Tek redüksiyonlu arka aks, vites geometrisini geliştiriyor, sürtünmeyi azaltıyor, yakıt tüketimini optimize ediyor. Bu özellikler önceki modelle karşılaştırıldığında yakıt tasarrufunda çift haneli bir gelişme anlamına geliyor.

Stralis’te kullanılan yeni nesil 12 ileri HI-TRONIX otomatik vites, ZF ile birlikte geliştirildi. Kategorisindeki teknolojik ilerlemenin ön saflarında yer alan vites, çarpıcı biçimde dayanıklılığını artırırken maliyetleri de düşürüyor. HI-TRONIX, vites geçiş süresini yüzde 10 azaltarak önceki nesle göre iki kat daha hızlı geçiş gerçekleştiriyor. 1.6 milyon kilometreye kadar dayanıklı, gürültünün 6 desibel azaltılmasıyla gece görevleri için ideal olan, sınıfının en iyi tork-kütle oranına sahip şanzıman aynı zamanda modüler ve servis dostu yapısıyla bakım masraflarını düşürüyor ve kolaylaştırıyor.

Verimliliği artırmak ve dayanıklılık adına arka süspansiyon tamamen yeniden tasarlanıyor. Yeni tasarım daha hafif ve performansı koruyor. Hafiflik, 45 kilo daha fazla yükleme kapasitesi anlamına geliyor. Tüm metalik yüzeylerin işleme tabi tutulmasıyla aşınmaya karşı yüksek dayanıklılık sağlanırken bakım masrafları düşürülüyor. 

Türkiye’de IVECO

Iveco Araç Türkiye çapında 27 satış ve 53 satış sonrası noktası ile hizmet vermektedir.

Çok geniş bir ürün gamına sahip olan Iveco hafif ticari araç segmentinde Daily, orta kamyon

segmentinde Eurocargo, ağır vasıta segmentinde Stralis, Trakker ve Astra markası ile hizmet vermektedir.

Iveco orta kamyon segmentinde hali hazırda % 25 Pazar payı ile Avrupa’da Pazar lideridir.

Iveco 2018 yılında Türkiye’de 3.5 ton ve üstü ticarı araç pazarında % 7,8 Pazar payı ile üçüncü sıraya yükselmiştir. 

Dünyada IVECO

CNH Endüstriel şirketinin bir parçası olan Iveco, hafif, orta ve ağır ticarî araçları, off-road kamyonları, şehiriçi ve şehirlerarası otobüs ve de itfaiye ya da off-road görevler gibi özel durumlar için savunma ve sivil koruma araçlarını tasarlıyor, üretiyor ve pazarlıyor. Iveco’nun dünya çapında 26,000’den fazla çalışanı, Avrupa, Asya, Afrika, Okyanusya ve Latin Amerika’da 11’den fazla ülkede en son teknolojileri barındıran araçların üretildiği üretim tesisleri, 160 ülkede, her bir Iveco aracının garantisi ve teknik desteği için 5,000 satış ve servis noktası var.  

Iveco hakkında daha fazla bilgi için www.iveco.com adresini ziyaret edin.CNH hakkında daha fazla bilgi için www.cnhindustrial.comadresini ziyaret edin.

Open Event

Akıllı otomobil cihazları güvenli mi?

Kaspersky araştırmacıları, araçları daha akıllı hale getirmek için tasarlanan ağ bağlantılı otomobil cihazlarını inceledi. Bu gruptaki ürünlerin, diğer Nesnelerin İnterneti (IoT) aksesuarlarına göre daha güvenli olduğu tespit edildi.

Otomobil tutkunlarının ağ bağlantılı bir araca sahip olması için iki yol var. Bir bayiye gidip ‘akıllı olacak şekilde tasarlanmış” bir otomobil satın alabilirler veya ‘akıllı cihazlar’ ekleyerek mevcut otomobillerini geliştirebilirler. Her iki senaryo ile daha iyi bir sürüş deneyimi sunulsa da akıllı teknolojiler, Kaspersky’nin yaptığı araştırmalarda da defalarca görüldüğü gibi yeni tehlikelere yol açabiliyor. Bir teknoloji önemli hale geldiği zaman onunla ilgili güvenlik sorunlarının çıkması da kaçınılmaz.

Kaspersky araştırmacıları buradan hareketle, IoT cihazlarıyla ilgili sorunların otomotiv sektöründeki akıllı cihazlar için de geçerli olup olmadığını incelemeye koyuldu. Araştırmacılar aralarında otomobil arıza tarama aracı (OBD), lastik basıncı ve sıcaklık takip sistemi, akıllı alarm sistemi, GPS izleyici ve uygulama ile kontrol edilen kameranın yer aldığı rastgele seçilen çeşitli cihazları analiz etti.

 

Elde edilen bulgular şaşırtıcı derecede iyi oldu. IoT endüstrisi genellikle saldırılara açık olarak kabul edilse de otomobillerle ilgili akıllı cihazlarda hiçbir büyük açık bulunamadı ve bunların yüksek oranda güvenilir olduğu belirlendi. Ancak yine de çeşitli güvenlik sorunları tespit edildi. Hata tarama aracı üzerinden sürüş dinamiği verilerine uzaktan erişebilme, lastik takip sisteminden gelen sinyalleri değiştirebilme ve en tehlikelisi olan, alarm sistemini kullanarak aracın kapılarını açabilme imkanı gibi sorunlara rastlandı. Ancak bu açıklardan yararlanmanın çok zor olduğu ve siber suçlular için belirli bir getirisi olmadığı da görüldü.

Kaspersky Güvenlik Araştırmacısı Victor Chebyshev, “İncelediğimiz cihazların çoğu güvenlik prensibine uyuyordu ve birkaç küçük sorun dışında bizi tatmin etti. Nedenleri arasında, bu cihazların kısıtlı işlevleri ve başarılı bir saldırı durumunda ciddi sonuçlar elde edilememesi gösterilebilir. Elbette üreticilerin gösterdiği dikkate de teşekkür etmek gerek. Cihazları daha güvenli hale getirmek için çaba sarf etmelerini görmek bizi memnun etti. Bu ayrıca tüm otomotiv endüstrisi için de iyi bir işaret ancak bu rahat edebileceğimiz anlamına gelmiyor. Deneyimlerimize göre bir cihaz ne kadar akıllı olursa güvenlik sorunu çıkma olasılığı o kadar artıyor. Bu nedenle, güvenlik konusu ürün geliştirme sürecinin ilk aşamalarında daha dikkatli ele alınmalı. Özellikle yeni nesil akıllı cihazlar için” dedi.

 

Akıllı otomobil cihazlarını daha da güvenli hale getirmek için Kaspersky şunları öneriyor:

  1. Akıllı cihazları aracınızın hangi bölümünde kullanacağınızı belirlerken güvenlik risklerini de göz ardı etmeyin. Araçta ölçüm yapacağını veya aracın “beynine” erişeceğini söyleyen cihazlardan almadan önce iki defa düşünün.
  2. Bir cihazı satın almadan önce İnternet’te cihazın güvenlik açıkları hakkında araştırma yapın. Satın alacağınız cihazın güvenlik araştırmacıları tarafından incelenmiş olma ihtimali yüksektir ve cihazlarda tespit edilen sorunların giderilip giderilmediğini de genellikle bulabilirsiniz.
  3. Piyasaya yeni çıkmış ürünleri satın almak her zaman iyi bir fikir değildir. Yeni ürünlerde sıkça karşılaşabileceğiniz standart sorunların yanı sıra piyasaya yeni çıkan cihazlarda güvenlik araştırmacıları tarafından henüz keşfedilmemiş güvenlik sorunları bulunabilir. En iyi tercih, yazılımı birçok kez güncellenmiş bir ürünü satın almaktır.
  4. Özellikle Android cihazlara sahipseniz, cihazın ‘mobil açıdan’ ne kadar güvenli olduğunu da her zaman dikkate alın. Uygulamalar genellikle hayatınızı kolaylaştırır fakat akıllı telefonunuza zararlı yazılım bulaşırsa birçok sorunla karşılaşabilirsiniz.
  5. Akıllı cihazların siber güvenlik sorunlarını aşmak için Kaspersky, üretimde kullanılan özel donanım ve yazılımlar için Kaspersky OS’i geliştirdi. Bu sistem mobil cihazlardan bilgisayarlara, IoT cihazlarından akıllı enerji sistemlerine, endüstriyel sistemlerden telekomünikasyon ve ulaşım sistemlerine kadar birçok alanda kullanılabiliyor. Kaspersky, müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak ve otomotiv endüstrisi de dahil bu alanlarda olabilecek en yüksek güvenlik seviyesini sunmak için Kaspersky OS’i geliştirerek yeni fırsatlar yaratmayı sürdürüyor. Daha fazla bilgiyi burada bulabilirsiniz.

Raporun tamamını Securelist’te okuyabilirsiniz.

Kaspersky Hakkında

Kaspersky, 1997 yılında kurulan dünya çapında bir siber güvenlik şirketidir. Kaspersky’nin derin tehdit istihbaratı ve güvenlik uzmanlığı, dünya genelindeki işletmeleri, önemli altyapıları, devletleri ve tüketicileri korumak için güvenlik çözümlerini ve hizmetlerini sürekli olarak dönüştürüyor. Şirketin kapsamlı güvenlik portföyü, sofistike ve gelişen dijital tehditlerle savaşmak için önde gelen uç nokta korumasını ve bir dizi özel güvenlik çözümünü ve hizmetini içeriyor. 400 milyondan fazla kullanıcı Kaspersky teknolojileri tarafından korunuyor ve 270.000 kurumsal müşterinin kendileri en önemli varlıklarını korumasına yardımcı oluyoruz. Daha fazla bilgi için www.kaspersky.com.tr adresini ziyaret edin.

Open Event

UTİKAD “OKUL-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ İSTANBUL MODELİ” PROTOKOLÜNÜ İMZALADI

UTİKAD ile T.C. İstanbul Valiliği İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında “Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli” protokolü imzalandı. 17 Temmuz 2019 tarihinde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Serkan Gür, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki Eğitim Ar-Ge Koordinatörü Jülide Öztürk ev sahipliğinde gerçekleşen imza törenine UTİKAD’ı temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener ve Sektörel İlişkiler Uzmanı Gizem Karalı Aydın katıldı.

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD, Türkiye’de lojistik kültürün geliştirilmesi ve akademik eğitimin desteklenmesi hedeflerine yönelik önemli bir adım daha attı. UTİKAD, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen “Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli” protokolünü imzaladı. İmzalanan protokol ile İstanbul ilinde mesleki ve teknik eğitim okullarının eğitsel, sosyal ve ekonomik gereksinimlerinin giderilmesi, sektörlerde ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli ile en üst düzeyde sağlanması amaçlanıyor.

İmza törenine İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Serkan Gür, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki Eğitim Ar-Ge Koordinatörü Jülide Öztürk, UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener ve UTİKAD Sektörel İlişkiler Departmanı Uzmanı Gizem Aydın katıldı.

GÜR: “UTİKAD OKULLARIMIZLA İÇ İÇE OLAN BİR SİVİL TOPLUM KURULUŞU”

İmza töreninin başında söz alan İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Serkan Gür, “UTİKAD bu alanda güçlü bir birlik. Lojistik alanında hem ulusal hem uluslararası alanda çok önemli çalışmalara destek oldukları gibi, bu protokolden önce de protokol varmış gibi çocuklarımıza, okullarımıza iç içe olan bir Sivil Toplum Kuruluşumuz. Bu anlamda biz bunu hem Milli Eğitime bağlayalım hem de kapsamını biraz genişletelim istedik” diye konuştu. “Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli” hakkında da bilgi veren İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Serkan Gür, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim model kapsamında içini öğretmen eğitimiyle bağlayan, bazı şirketler ile okullarımızı eşleştiren, çocuklarımıza e-konferans, konferans ve paneller düzenleyip onların deneyim paylaşımıyla bu alanda bilgi ve becerilerini arttıran, bazı önemli simaların karşısına çıkarak onların iyi anlamda etkilenmelerini sağlayan bu veya buna benzeyen birtakım iş birliklerini ve birlikteliğini, daha

 

koordineli yapmak için birlikte daha önce birkaç kere biz de kendilerini ziyaret ettik. Böyle bir teklifimiz oldu, onlar da bunu memnuniyetle kabul ettiler. Derneğimiz de bu alanda okullarımız ve öğrencilerimizle bilgi ve becerileri bundan sonraki dönemde çok daha sistematik bir şekilde arttırılmasını sağlayacak.”

ELDENER: “OKUL VE SEKTÖR İŞ BİRLİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR”

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener, okul ve sanayi iş birliğinin gerekliliğini dile getirirken UTİKAD’ın eğitime verdiği önemin de altını çizdi. Başkan Eldener; “Okul ve Sanayi daha doğrusu sektör iş birliğine de bizim gerçekten çok ihtiyacımız var. İşsizliğin bu kadar fazla olduğu günümüz şartlarında zaman zaman zorluk çekebiliyoruz. Buna yönelik çok güzel okullar açıldı. Bu genç arkadaşlarımıza bir yol göstermek, onlara bir vizyon kazandırmak ve ufuk açmak amacıyla mümkün mertebe sanayi ile okulu bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bu noktada da örneğin İTÜ ile ortak bir eğitim planımız var, hatta ben de ders veren hocalardan biriyim. Farklı farklı konularda ders veriyoruz. Master seviyesinde bir program bu, 1 yıla yakın sürüyor ve mezun olanlara 160 ülkede geçerli, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Uzmanı diploması veriyoruz. Bunun yanı sıra eğiticinin eğitimini de önemsiyoruz. Bu iş birliğine biz çok önem veriyoruz çünkü İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, her şeyden önce eğitimin otoritesi, eğitimin yönünü belirleyen kurum. Biz UTİKAD olarak böyle bir iş birliğini sizinle yapmış olduğumuz için gerçekten çok büyük mutluluk duyuyoruz. Sözde bırakmayıp bunu çok güzel iş birlikleri ile başka bir boyuta taşımak istiyoruz. Burada sizinle böyle bir protokole imza atmaktan dolayı çok mutluyum. Teşekkür ediyorum. İnşallah çok güzel çalışmalar olur ve yıllar boyu sürer” dedi.

YAZICI: “İSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNDEN BEKLENTİNİZ ÇOK YÜKSEK OLSUN”

Bu eğitim modeli ile ülkeye çok büyük bir katkı sağlayacaklarını belirten İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ise, “Hepimiz biliyoruz ki aslında geleceğimiz bu okullarda yetişen nitelikli çocuklarımızdan geçiyor. Bu alanda özellikle Milli Eğitim Bakanlığımızın 2023 vizyon belgesinde de net olarak ifade edildiği gibi kurumsal iş birlikleri bizim olmazsa olmazımız. Bu kapsamda -uluslararası taşımacılık ve lojistik alanında- 37 okulumuz mevcuttur. Bu 37 okulumuzun önemle çalışmalarını yürüttüğü, hatta bunlarla ilgili olarak yeni dönemde umutlarımız ve hayallerimiz daha büyük. Bunların gerçekleşmesi için sizin gibi sürece yön veren STK ve süreç liderlerinin olması umudumuzu arttırıyor. Bu bağlamda bu sadece başlangıç, asıl uygulama noktasında birçok çalışma ortaya çıkacak. Bence uygulama sonuçlarını aralıklı olarak birlikte değerlendirmeliyiz” diye konuştu. “Okullarımızdan, öğretmenlerimizden, çocuklarımızdan ve aynı zamanda sektörden geri bildirim almak suretiyle çok kısa bir süre sonra belki tekrar bir araya gelip bunun hangi hükümlerini güncellememiz gerektiğini ve neler katabileceğimizi ele almamız gerekir” diyen İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazırlanan protokolün çerçeve bir protokol olduğunu görüyorum. İçeriğinde yapabileceğimiz çok şey var, hepsini yazmamız gerekmiyor, ancak farklı bir dönüşümün önünü açabilmek adına farklı paydaşlar eklemek gerekirse belki protokolümüzü bir süre sonra tekrar gözden geçirmemiz gerekebilir. Bence ara değerlendirmeleri birlikte yapalım. Hem okulları hem sektörü başlangıcında hem birlikte duyurulmasını sağlayalım hem de sürecin etkin yürütülmesi için onların da alan içerisinde fikirlerini alalım. Ben bu iş birliğinin kısa orta ve uzun vadede çok katkı sağlayacağına inanıyorum. Beklentimiz bu konuda çok yüksek. Sizin de İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünden beklentiniz çok yüksek olsun. Şöyle düşünün; özellikle biz aslında her hayal

 

ettiğimizi birlikte, okula katkı sağlayacağına inandığımız, belki sektörün gelişmesi sureti ile dönüşüm sağlayabileceğimizi düşündüğümüz her alanda iş birliği yapabileceğimize inanın. Yeter ki birlikte ortak yürüyebileceğimiz bir yol oluşturalım. Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Çok daha güzel etkinliklerde birlikte olmayı diliyorum.

Tören protokole karşılıklı imzaların atılması ile son buldu.

UTİKAD Hakkında;  

1986 yılında kurulan Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD); lojistik sektörünün en önemli sivil toplum kuruluşlarından birisi olarak Türkiye’de ve uluslararası alanda kara, hava, deniz, demiryolu, kombine taşımacılığı ile lojistik hizmetler üreten firmaları aynı çatı altında toplamaktadır. UTİKAD, üyelerine verdiği hizmetlerin yanı sıra, lojistik sektörünün dünya çapındaki en büyük sivil toplum kuruluşu olan Uluslararası Taşıma İşleri Organizatörleri Dernekleri Federasyonu’nun (FIATA) Türkiye temsilciliğini üstlenmiş ve ülkemizi FIATA Yönetim Kurulu’nda temsil etmektedir. Ayrıca Avrupa Taşıma İşleri Organizatörleri, Taşımacılık, Lojistik ve Gümrükleme Hizmetleri Derneği (CLECAT) üyesi ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Lojistik Sağlayıcıları Dernekleri Federasyonu (ECOLPAF) kurucu üyesidir.

Open Event

Lojistik Merkezi için 25 milyon Euro’luk yatırım!

Yaşar Topluluğu, 3. Köprü ve İstanbul Havalimanı bağlantı yollarına yakınlığıyla depolama ve lojistik açısından stratejik öneme sahip İstanbul Yaşar İş ve Lojistik Merkezi’nin açılışını yaptı.

Yaşar Topluluğu şirketlerinden Yaşar Birleşik Pazarlama’nın, Pınar markalı ürünleri tüketicilerine ve müşterilerine en uygun şartlarda ve hızlı ulaştırma, verimlilik artışı yaratarak operasyonel mükemmeliyete ulaşma, sürdürülebilir iş hedefleri doğrultusunda karbon emisyonunu azaltma ve enerji verimliliği sağlama amaçlarıyla yatırımını gerçekleştirdiği İstanbul Yaşar İş ve Lojistik Merkezi, yenilikçi mimarisi ve depo&dağıtım modeli ile hizmet vermeye başladı.

Yaklaşık 25 milyon Euro’luk yatırımla hayata geçirilen Yaşar İş ve Lojistik Merkezi, yenilikçi ve çevreci tasarımı, çalışan memnuniyetini artırmaya yönelik olarak tasarlanmış işlevsel ofisleri ve ticari birimleri, verimlilik ve sürate dayalı olarak tasarlanmış depolama ve yükleme alanlarıyla yalnızca bir lojistik merkezi olarak değil; modern, daha ileri boyutlu ve çok işlevli bir iş merkezi olarak Yaşar Topluluğu vizyonuna uygun olarak tasarlandı ve inşa edildi.

Yaşar İş ve Lojistik Merkezi açılışına Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaşar, Yönetim Kurulu Başkan Vekilleri Feyhan Yaşar ve İdil Yiğitbaşı, İcra Başkanı Dr. Mehmet Aktaş,  Yaşar Topluluğu’nun tüm iş kollarından tedarikçileri, iş ortakları, iş dünyasından temsilciler ile Yaşar Topluluğu yönetici ve çalışanları katıldı.

Başarılı teslimat oranı yüzde 98 Yaşar İş ve Lojistik Merkezi ile lojistik sektöründe çok önemli bir yatırıma imza atıldığının altını çizen ve yatırım ile Yaşar Birleşik Pazarlama’nın başarılı teslimat oranının yüzde 98 seviyesine ulaştığını vurgulayan Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaşar, şöyle konuştu: “Sürdürülebilir iş yapma anlayışımızla işimizi geliştirip en iyiye ulaşmayı hedeflerken attığımız her adımda çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza, çevreye ve topluma sağladığımız faydayı da gözetiyoruz. Yaşar İş ve Lojistik Merkezi yatırımımız da bu anlayışımızın bir sonucudur. Bizim ana işimiz gıda ve içecek. Pınar markalı ürünlerimizi üretimden tüketicilere ulaşana kadar en iyi şekilde muhafaza etmek, tüketicilerimize Pınar kalitesini ulaştırmak her zaman öncelikli hedefimiz. Operasyonel mükemmelliğin bizi rekabette farklılaştıran en önemli unsur olduğunu biliyoruz. Bu noktada Pınar ürünlerimiz tüketicilerimize en taze ve hızlı şekilde Avrupa yakasındaki bu merkezimizden ulaşacak. Tüketicilerimiz ve müşterilerimizle bütünleşerek yolumuza devam edeceğiz.”

Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Feyhan Yaşar da “Yaşar Topluluğu’nun kurucusu babam Selçuk Yaşar bugün çok mutlu. Kendisi başlamak değil, bitirmek önemli der. Dedem Durmuş Yaşar ise yaratıcılık, iyi niyet, tebessüm ve cesaret, hepsi bir arada olursa her şeyin üstesinden gelebiliriz, derdi. Bizlerde bunların hepsi var. Bizi bu noktaya getiren Türkiye’ye, aileme, çalışma arkadaşlarıma ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Biliyorum ki bundan sonra çok daha büyük başarılar için bir araya geleceğiz” dedi.

Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı ise şunları söyledi: “Bugün Yaşar İş ve Lojistik Merkezi’nin açılışını yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yaşar Topluluğu olarak uzun yıllardır ilk kez İstanbul’da bu boyutta büyük bir yatırım gerçekleştirdik. Böylesine bir yatırımı hayata geçirmiş olmaktan son derece mutlu ve gururluyuz.”

Yaşar Holding İcra Başkanı Dr. Mehmet Aktaş da “Yaklaşık 25 milyon Euro’luk yatırımla faaliyete geçen Yaşar İş ve Lojistik Merkezi, sahip olduğu ekstra mekan yerleşmeleri ve eklemelere olanak sağlayan mimari özellikleriyle, 30 yıl boyunca ek bir yatırıma ihtiyaç olmaksızın hizmet verebilecek bir kapasiteye sahip durumda. Bu yenilikçi ve modern anlayış, merkezimize European Property Awards’de Industrial Development ve Sign of the City Awards’de En İyi Endüstriyel Lojistik Yapı ödüllerini kazandırmıştır” diye konuştu.

Yaşar Topluluğu Hakkında: Temelleri 1927 yılında açılan “Durmuş Yaşar Müessesesi”ne dayanan, 74. yaşını kutlayan Yaşar Topluluğu, 22 şirketi 24 fabrika ve tesisi, 2 vakfı ve 7500 çalışanı ile ülke ekonomisine katkı sağlamayı, paydaşlarına değer yaratmayı sürdürüyor. Türkiye’de boya, gıda ve içecek sektörlerinin kurucusu ve öncüsü olan Yaşar Topluluğu, başta Pınar ve Dyo markaları olmak üzere çok sayıda marka altında yenilikçi, farklı, sektörlerine değer katan ürünleri tüketicilerine sunuyor. Gıda, içecek ve boya başta olmak üzere turizm, temizlik kağıdı, dış ticaret ve enerji gibi sektörlerde varlığını sürdüren, sektörlerinin kurucusu ve öncüsü olan şirketleriyle büyümeye devam eden Yaşar Topluluğu, köklerinden aldığı güçle tüm paydaşlarına daha iyi bir yaşam sunmak için çalışıyor.

Yaşar Birleşik Pazarlama Hakkında:   1983 yılında kurulan ve Türkiye’nin dondurulmuş ve soğuk zincirde en büyük ve geniş satış ve dağıtım şirketi olan Yaşar Birleşik Pazarlama, 30 farklı ürün grubunda, üç günden bir yıla kadar değişen farklı raf ömrüne sahip 750 ürünün, üç farklı iklimlendirme derecesinde 1200’ü aşkın dağıtım aracıyla 150.000’i aşkın satış noktasına satış ve dağıtımını gerçekleştiriyor. Yaşar Birleşik Pazarlama’nın 9 Bölge Müdürlüğü ve 100 bayii bulunuyor.

Open Event

2019’un ilk yarısında son 20 yılın en yüksek pazar payına ulaştı.

Volvo Trucks markasının Türkiye distribütörlüğünü yürüten Temsa İş Makinaları’nın açıkladığı 2019 ilk yarıyıl sonuçlarına göre daralan pazara rağmen pazar payını %7,3’e çıkarmayı başaran Volvo Trucks aynı zamanda son 20 yılın en yüksek pazar payına ulaştı.

Temsa İş Makinaları’nın distribütörlüğünü 2017 yılından bu yana yürüttüğü Volvo Trucks, müşteri odaklı yaklaşımı ve kişiye özel çözümleriyle kararlı büyümesini sürdürüyor. 2019 yılının ilk yarısı itibariyle %59 daralan ağır kamyon pazarında %7,3 pazar payına ulaşan Volvo Trucks, 16 ton kamyon ve çekici pazarında ise Haziran ayında %10,2’lik pazar payı yakaladı.

Temsa İş Makinaları ile iş birliği sonrasında Türkiye’deki konumunu güçlendiren Volvo Trucks, 2019’un ilk yarısında yakaladığı bu pazar payları ile şimdiye kadar Türkiye’deki en büyük hacmine ve son 20 yılın en yüksek pazar payına ulaştı; önümüzdeki dönem için ise Temsa İş Makinaları’nın hizmet odaklı bakış açısıyla daha da büyümeyi hedefliyor.

Open Event

Üniversite öğrencisi kendi elektrikli kaykayını üretti.

Özyeğin Üniversitesi Makine Mühendisliği birinci sınıf öğrencisi Kerem Yıldırım, çocukluğundan beri hayalini kurduğu elektrikli kaykayı, yurt odasında tasarladı ve üç boyutlu yazıcılar aracılığıyla üniversite laboratuvarlarında üretti. Yurt dışındaki benzer kaykayların yüksek maliyeti nedeniyle kendi elektrikli kaykayını üretmeye karar veren Kerem Yıldırım’ın hayali, bir yatırımcı bulup bu ve benzer projelerin piyasaya sürülmesini sağlamak ve yeni projeler hayata geçirmek.

Yurt dışından getirttiği kaykay tahtasının üzerine Özyeğin Üniversitesi’nin laboratuvarlarında geliştirdiği ve üç boyutlu yazıcıyla ürettiği özel çark sistemini monte eden Yıldırım, bir saatlik şarj ile aralıksız 15 km yol gidebilen bir elektrikli kaykay geliştirdi. Yıldırım bu kapasitenin artırılabilir olduğunu, ek batarya ile menzilin çok daha fazla artırılabileceğini belirtiyor.

 

Elindeki özel bir kumandayla kaykayın elektrikli motoruna hükmedebilen Kerem Yıldırım, böylece yol ve zemin koşullarına göre elektrikli kaykayın hızını da ayarlayabiliyor. Makine mühendisliği öğrencisi Kerem Yıldırım’ın ürettiği kaykayın ortalama hızı şimdilik saatte 25 km.

Çocukluğundan beri kaykaylara merakı olduğunu söyleyen Kerem Yıldırım, “Niçin kendi kendine giden bir kaykay olmasın diye düşünürdüm hep. Üniversiteye başladığım zaman bunu bir projeye dönüştürdüm ve ilk prototip için çalışmalara yurt odamda başladım. Bazı parçaları Türkiye’de bulunmadığı için yurt dışından getirttim ancak tasarımım için en önemli kısımları Özyeğin Üniversitesi’nin OpenFab adlı laboratuvarlarında ürettim. Tasarlarken de Türkiye’deki zemin koşullarını da göz önünde bulundurarak bazı parçaların özelliğini ve yerlerini değiştirdim. Maliyeti de bire bir kaykaylarla karşılaştırıldığında yaklaşık olarak yurt dışındaki muadillerine göre yarı yarıya mal oldu” dedi.

Open Event