23.2 C
İstanbul
Salı, Ağustos 20, 2019
Ana Sayfa Blog Sayfa 2

DHL SwipBox ile evde kargo bekleme dönemi sona eriyor

DHL Express, kargo beklediği için evden çıkamayan, evde bulunmadığında gönderisine gecikmeli olarak ulaşabilen tüketiciler için hayatı kolaylaştıracak yeni bir hizmet başlattı. Akıllı dolap sistemi DHL SwipBox ile müşteriler kendilerine gelen gönderileri Aytemiz Akaryakıt İstasyonları’ndaki dolaplardan diledikleri gün ve saatte güvenli bir şekilde teslim alabiliyor.

DHL Express, son teslimat sürecinde operasyonel verimliliği ve müşteri memnuniyeti artıracak DHL SwipBox uygulamasını Türkiye’ye taşıdı. Halihazırda 42 ülkede kullanılmakta olan DHL SwipBox, evde kurye bekleme zorunluluğunu ortadan kaldıran ve gönderilere 7/24 güvenle erişme imkanı sunan akıllı bir dolap sistemi.

İlk etapta Aytemiz iş birliğiyle başlayan uygulama, İstanbul’da şahıs gönderilerinin ve ikinci gün dağıtıma çıkma oranlarının yüksek olduğu Esenyurt ile Kozyatağı’ndaki petrol istasyonlarına yerleştirildi.

DHL Express Türkiye Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Tonguç, yeni uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde, “E-ticaret dünyasındaki hızlı büyüme, lojistik sektörünün iş süreçlerinde de önemli bir değişim yarattı. Daha önce B2B ağırlıklı bir çalışma sistemimiz varken şahıs alıcılara yönelik gönderiler giderek artmaya başladı. Bu da özellikle son teslimat aşamasında hem müşterilerimize daha iyi hizmet sunmak hem de operasyonel verimliliğimizi artırmak için yeni teknolojiler üzerinde çalışmamızı zorunlu kılıyor. Esnek teslimat seçenekleri sunan On Demand Delivery (ODD) hizmetimiz bu kapsamda önemli bir fark yarattı. ODD ile entegre olarak çalışan DHL SwipBox uygulaması da bu yaklaşımımızın güzel örneklerinden biri. Müşteri memnuniyeti, verimlilik ve çevre ayak izinin azaltılması açısından ideal olan gönderilerin dağıtıma çıktığı ilk gün müşteriye ulaşmasıdır. Özellikle şahıs gönderilerinde bu konuda sıkıntılar yaşanabiliyor. Her zaman kuryenin gelmesi için evde birinin beklemesini organize etmek kolay olmuyor. Bu yüzden ikinci gün tekrar dağıtıma çıkma oranımız yüzde 11. Müşterilerimiz açısından bu zorluğu aşmak amacıyla DHL SwipBox uygulamasının ilkini Aytemiz iş birliğiyle hayata geçirdik. Kendilerine bu süreçteki iş birlikleri için teşekkür ediyorum. Yeni akıllı dolap sisteminin müşteriler tarafından benimsenmesi durumunda farklı lokasyonlarda da uygulamayı hayata geçirmeyi ve uzun vadede dağıtımın yanı sıra toplama amaçlı olarak da kullanmayı planlıyoruz” diye konuştu.

DHL’in sunduğu SwipBox hizmetinin ilk defa Aytemiz istasyonlarında uygulanıyor olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Aytemiz Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Öztürk konuyla ilgili, “Aytemiz olarak müşterilerimizi her zaman dinliyor, beklenti, ihtiyaç ve memnuniyetlerini hep daha iyiyi aramak, yeni stratejiler geliştirmek için analiz diyoruz. Bu bağlamda DHL’in geliştirdiği SwipBox hizmeti de Aytemiz’in bakışıyla aynı paralellikte; tüketicinin tercihleri ve yaşam tarzındaki değişimlere uyum sağlama anlayışından yola çıkıyor. Tüketicilerin ihtiyaçlarına her alanda daha iyi çözümler sunmak ve mutlu müşteriler yaratmak için çalıştığımız bu ortak paydada Aytemiz olarak DHL ile olan çalışmamızın tüm tüketicilerimize fayda sağlayacağına inanıyorum” dedi.

Akıllı dolap sistemi DHL SwipBox nasıl işliyor?

DHL SwipBox üzerinde farklı büyüklükte gönderilere uygun kilitli bölmeler yer alıyor. Müşteriler, kuryenin dağıtımı için evde beklemek ya da mesai saatleri içinde servis noktasına gitmek zorunda kalmadan gönderisini 7/24 kendisine yakın bir DHL SwipBox’tan teslim alabiliyor. Sistem, DHL Express’in On Demand Delivery (ODD) hizmetiyle entegre olarak çalışıyor. Müşteri satın alma yaptığı e-ticaret sitesi ODD kullanıcısı ise teslimat seçeneğini DHL SwipBox olarak belirleyebiliyor. Diğer durumlarda ise müşteri hizmetlerini arayarak gerekli yönlendirmeyi yapabiliyor. Ayrıca iki gün üst üste evde bulunamayan müşterilerin gönderileri otomatik olarak yakındaki DHL SwipBox’a yönlendiriliyor ve gönderi sahibine bilgi veriliyor. Kişiler kendilerine SMS olarak gelen kodu ve isimlerini girdikten sonra ekran üzerinde imza atarak ilgili kutuyu açıyor ve gönderilerini alıyor.

Open Event

Taşımacılıkta toparlanma beklentisi

KPMG Türkiye’nin, Türkiye ekonomisini incelediği Sektörel Bakış – İlk Yarı serisinin ‘Taşımacılık’ bölümünde, yıl başından bu yana daralma eğilimi gösteren taşımacılık sektöründe mali yapının iç talebin dengelenmesiyle ve finansman maliyetlerindeki azalışla birlikte toparlanacağı öngörüsünde bulunuldu

KPMG Türkiye’nin, Türkiye’de taşımacılık sektörünün ilk yarı performansını değerlendirdiği Sektörel Bakış raporuna göre taşımacılık ve lojistik sektörü zorlu bir süreçten geçiyor.

KPMG Türkiye’den Taşımacılık Sektör Lideri Yavuz Öner, Türk taşımacılık ve lojistik sektörünün kısa vadeli zorlukların üstesinden gelerek uzun vadede potansiyelini ortaya çıkarabilmek için yenilikçi teknolojiler sayesinde iş süreçlerini iyileştirirken, uluslararası arenada saygınlığını artırması gerektiğine dikkati çekti. Öner, “Bununla birlikte, devamlı olarak verimlilik artışları, yönetim sistemlerinde profesyonelliğin yaygınlaşması, etkin risk yönetimi ve maliyetlerinin iyi yönetilmesiyle sürdürülebilir bir karlılık yakalanması sektörün geleceği açısından oldukça önem taşıyor” diye konuştu.

Rapordan öne çıkan başlıklar şöyle:

Dünyada öncü göstergeler olumlu

  • Son dönemde jeopolitik gerilimler, Brexit süreci, ticaret savaşları ve çevresel düzenlemelerin şirketlere getirdiği yeni yükler taşımacılık sektöründe iş yapma koşullarını olumsuz etkilese de, küresel ölçekte düşük faizler ve teknolojik gelişmelerin getirdiği fırsatlar, dünya genelinde taşımacılık ve lojistik sektörlerinde görünümü destekleyen unsurlar olarak öne çıkıyor.
  • Küresel ticaret açısından öncü gösterge olan Baltık Kuru Yük Endeksi (Baltic Dry Index) 2019 ilk çeyreğini nispeten sakin geçirmişti. İkinci çeyrekte ve Temmuz ayında ise endeks gerek artan jeopolitik gerilimle gerekse bazı endüstriyel metal piyasalarındaki göreceli canlanma ile hızla yükselerek son beş buçuk yılın zirvesine çıktı.

Havayolu taşımacılığında daralma

  • Türkiye’de özellikle iç talepteki küçülme nedeniyle yurtiçi taşımacılık faaliyetlerinde, ithalattaki daralma sebebiyle de uluslararası taşımacılıkta zayıf bir performans gözleniyor.
  • İhracatın görece canlılığını koruması ise sektörün uluslararası taşımacılığındaki zayıflığı kısmen sınırlıyor.
  • Ülkenin dış ticaret hacmi 2019 ilk beş ayda yüzde 9,7 daralırken, en sert gerileme değer olarak hava ve deniz yolu ile yapılan taşımacılıkta gerçekleşti. Havayolu taşımacılığında yüzde 20,8 daralırken, denizyolu ile yapılan taşımacılık yüzde 12,5 küçüldü.

Petrol ve gaz ithalinde canlılık

  • Karayolu ile yapılan taşımacılıkta yüzde 7,1 gerileme olurken, ham petrol ve doğalgaz ithalatındaki canlılık nedeniyle diğer taşımacılık türünde hacim yüzde 30,9 büyüdü.
  • 2019 ilk yarıda limanlarda yapılan elleçleme toplamda dış ticaret ve transit taşımacılık faaliyetleri sayesinde miktar bazında yüzde 0,9’luk sınırlı bir artış gösterdi. Havayolu ile yapılan yük taşımacılığı ise yüzde 13 azaldı.

Transit yolcu sayısında artış

  • Yolcu taşımacılığında transit yolcu sayısındaki yüksek artış ile denizyolu yolcu taşımacılığında yüzde 18,8 büyüme kaydedilirken, havayolu yolcu taşımacılığında iç hattaki daralma sonucu yüzde 3,3 küçülme meydana geldi.

Uzun vadede potansiyel yüksek

  • Türkiye’nin coğrafi konumu ve dünya ticaretinden aldığı payın her geçen gün artması, taşımacılık ve lojistik sektörünün uzun vadede potansiyelinin yüksek olduğunu gösteriyor.
  • Buna karşın yurtiçinde talebin zayıflaması, petrol fiyatları ve finansal piyasalardaki oynaklık, İngiltere gibi önemli bir dış ticaret ortağındaki belirsizlik ve Ortadoğu’daki gerilim sektörün görünümünü kısa vadede olumsuz etkiliyor.
  • Önümüzdeki günlerde iç talebin dengelenmesiyle ve finansman maliyetlerindeki azalışla sektörün mali yapısının toparlanabileceği öngörülüyor.

Yeni havalimanı önemli fırsat

  • Geçtiğimiz Nisan ayında tam kapasite ile hizmet vermeye başlayan İstanbul Havalimanı, çok sayıda lojistik firmasına ve dev tesislerine de ev sahipliği yapacak. Bu açıdan sektöre önemli bir potansiyel yaratıyor.
Open Event

Sürücü İhtiyaçlarına Göre Tasarlanan Yeni Bridgestone T005, Sınıfında Lider

Brisa, Bridgestone’un gerçekleştirdiği kullanıcı araştırmaları neticesinde sürücü ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği Bridgestone Turanza T005’i Türkiye’de araç sahipleriyle buluşturuyor. Emniyet, konfor, araç kontrolü ve uzun ömür anlamında kendini kanıtlayan Bridgestone Turanza T005, Türkiye pazarı için Brisa’nın İzmit fabrikasında üretiliyor.

Türkiye lastik sektörü lideri Brisa, üstün performans özelliklerine sahip yeni Bridgestone yaz lastiği Turanza T005’i tanıttı. T005, kullanıcıların ihtiyacını anlamak ve bu ihtiyaçlara göre yeni lastik teknolojilerini tasarlamak üzere Türkiye’de dahil olmak üzere 7 ülkeden 25 bini aşkın tüketici ile yapılan çalışmalara göre geliştirildi.

Farklı yol ve hava koşullarında sürücülerin yaşadığı zorlukları saptayan araştırma, aynı zamanda tüketicilerin kullanım ve satın alma alışkanlıklarını da belirledi. Buna göre sürücüler şartlar ne olursa olsun kontrolü elinde bulundurmak, en iyi performansı alarak güvenli, rahat ve keyifli bir sürüş deneyimlemek ve yolculuğun tadını çıkarmak istiyorlar. Ayrıca etiket değerlerine dair bilinç her geçen gün artıyor ve lastik seçimlerini etkiliyor. Son olarak ıslak zeminde sürüş, fren ve viraj kabiliyeti ile ürün ömrü sürücülerin en çok önem verdiği performans kriteri olarak öne çıkıyor.

Bu doğrultuda Bridgestone, sürüşün rahat, keyifli ve emniyetli olmasını sağlayacak ve aynı zamanda özellikle ıslak zeminde yüksek manevra ve kontrol kabiliyetine sahip Bridgestone Turanza T005’i kullanıcıların beğenisine sundu.

Son teknolojiyi deneyimlemeyi ve aracıyla ilgili her şeyin fark yaratmasını isteyen sürücüler için geliştirilen bu yeni lastik, Türkiye için Brisa’nın İzmit fabrikasında üretilecek. 2020 yılı sonuna kadar Turanza T005 %85 oranında yerli üretim gücüyle araç sahipleriyle buluşacak.

Sınıfında lider: Bridgestone Turanza T005

Bridgestone’un yaptığı kullanıcı araştırmaları gösteriyor ki sürücüler en çok önlerine aniden bir şey çıkması durumunda, virajlı yollarda ve önlerindeki aracı geçerken zorluklarla karşılaşıyor. Yaz lastiklerinden beklentileri ise özellikle yağışlı havayla birlikte daha da zorlaşan bu gibi yol şartlarında performanstan ve emniyetten ödün vermemesi. Böylece yol ve hava şartları nasıl olursa olsun Turanza T005 ile sonuna kadar gitmek ve yolculuğun tadını çıkartmak mümkün.

Bu doğrultuda Bridgestone, Turanza T005 ile yenilikçi, güvenilir, konforlu ve uzun ömürlü bir lastik yarattı. 4 farklı rakibine karşı yapılan TÜV SÜD testlerine göre ıslak zemin performansını kanıtlayan Turanza T005, ıslak zemin fren mesafesi ve yol tutuş, testlerinde en yüksek puanı alan Premium lastik oldu. Turanza T005 rakip ürünlere karşı 2,3 metre daha kısa ıslak zemin fren mesafesine sahip. Ayrıca 60 km/s hızda ıslak ve virajlı yolda yapılan testlerde rakip ürünlerin aksine virajı en iyi şekilde alarak yörüngeden sapmadan testi tamamladı. Böylece güçlü performansını kanıtlayan Turanza T005, ıslak zeminde yol tutuşu için A, yuvarlanma direnci için B etiket değerlerine sahip (*)

Aynı zamanda yeni Bridgestone Turanza T005, aynı segment bir önceki nesil lastiğine göre %11 daha uzun ömürlü kullanım sağlayarak tüketici beklentilerinin ötesinde performans vadediyor.

Bridgestone Turanza T005’in güçlü performansının ardındaki teknik özellikleri ise şöyle;

  • Düzgün basınç dağılımı sağlayan birbirine bağlantılı bloklar
  • Desen merkez bölümünde optimum boşluk oranı
  • Çok sayıda kılcal kanalcıklar
  • Omuz bölgesinde yer alan yüksek hacimli oluklar
  • Yivli kenarlı kanalcıklar
  • Optimize edilmiş karkas yapısı
  • Yeni karışım teknolojisi ve Nano Pro-techTM ile yüksek oranda silika içeren karışım

(*) *TUV-SUD Rapor No: 713126981

Open Event

E-Ticarette “Bayram” Bereketi…

Otellerde doluluk yüzde 100’lere ulaşırken, kısa tatil nedeniyle evinde kalanlar kurban satışlarını artırdı.

Avantajix.com Kurucu Ortağı Güçlü Kayral: “E-Ticaret sektörü, tatil ve kurban satışlarından 2 milyar liralık ciro hedefliyor”

Kurban Bayramı tatilinin 5 gün ile sınırlı kalmasına rağmen, e-ticaret sektörünü bereketli bir hafta bekliyor.

Sektör, tatil-seyahat ve kurban satışlarından 2 milyar liraya yakın ciro hedefliyor.

500’e yakın sanal mağazadan alışveriş yapanlara nakit para ödeyen Avantajix.com’un verilerine göre, turizmcilerin 9 günlük tatil beklentisi karşılık bulmasa da otel konaklaması, yurt içi ve yurt dışı turlar, uçak, tren ve otobüs biletlerinin online satışlarında büyük yoğunluk yaşanıyor.

Avantajix.com Kurucu Ortağı Güçlü Kayral, Kurban Bayramı tatilinde 400-500 bin kişinin otel konaklaması yapacağını, 5-6 milyon kişinin de memleketlerinde ya da yazlıklarında tatil yapacaklarını bildirdi.

Kayral, şunları söyledi:

“Antalya, Ege, Kapadokya, Pamukkale gibi bölgelerde bulunan otellerdeki yatakların üçte ikisi yabancılara satılmış durumda. Yerli turiste ayrılan 400-500 bin yatak bu dönemde tamamen dolacak gibi görünüyor. Tatil 9 güne çıkmış olsa Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük illerden memleketlerine, yazlıklara gidecek olanların sayısı 8-9 milyona çıkardı. Tatili evlerinde geçirecek olanlar da kurban satışlarını artıracak. Geçen yıl ki Kurban Bayramı’nda 1 milyon büyükbaş, 3 milyon da küçükbaş hayvan satılmıştı. Bu yıl kurbanlık satışları yüzde 20-25 artacaktır.”

Tatil seyahat ve kurban satışlarının ekonomide 9-10 milyar liralık hareket oluşturacağının altını çizen Kayral, “Ekonomideki bu hareketliliğin e-ticaret sektörüne yansıması yüzde 20’leri bulur. E-ticaret sektörü, tatil-seyahat ve kurban satışlarından 2 milyar liralık ciro hedefliyor” dedi.

Bayramda ucuz tatil için öneriler

Kayral, otellerin doluluk oranının yükselmesinden dolayı fiyatların artacağına dikkat çekerek, bayramda uygun fiyatlı tatil için şu önerilerde bulundu: 

Tatilinizi online satın alın: Tatil rezervasyonunu online siteler üzerinden yapın. İnternette her şeyi rahatlıkla inceleyip, tüm detayları okumak ve gerekiyorsa aynı otele pek çok farklı siteden ulaşmak mümkün. Bilgi her şey demek. Ne kadar bilgili olursanız o kadar ucuza konaklama imkanına sahip olmak sizin elinizde.  

Fırsat sitelerini takip edin: Akdeniz ve Ege’de büyük turizm acentaları ile çalışan otellerde yer bulunamayabilir veya dönem dönem fiyatları tavan yapabilir; ama hala aynı lokasyonda -veya hiç aklınızda olmayan ama duyunca ilginizi çekecek lokasyonlarda- boş yatağı olan küçük işletmelerde uygun fiyatlı yer bulmak mümkün. Bunların çoğu da fırsat sitelerini kullanıyor. Şu sıralar fırsat sitelerini yakından takip edin, fırsatları kaçırmayın.  

Para iadeli alışveriş sitelerini kullanın:Son yıllarda Avantajix.com gibi para iadeli alışveriş siteleri online alışverişin olmazsa olmazı haline geldi. Tatil satın alacağınız siteye bu siteler üzerinden gitmeniz, ekstra nakit para kazanma imkanı sağlayacaktır. Kazanacağınız nakit parayla tatilinizi uzatma ya da bir üst sınıf otelde tatil yapma olanağı bulabilirsiniz. 

Ulaşım dahil seçeneklerini tercih edin: Tatile havayolu ile gitmek zorundaysanız, ulaşım dahil seçeneklerini mutlaka tercih edin. Şu sıra bayram tatili günlerindeki uçak bileti fiyatları tavan yapmış durumda. Seyahat acentaları önceden anlaşma yaptıklarından çok ucuz fiyat verebiliyorlar. Aynı otele bir başka acenta daha düşük fiyat verse de muhtemel ulaşım masraflarınızı da hesaplayarak, tercihinizi otel+ulaşım toplam rakamı üzerinden yapın.

 

Open Event

“Gıda Güvenliği ve Kalite Süreçleri” hakkında konuştuk.

Q Food & Beverage – Gıda Güvenliği & Kalite Yönetmeni Uğur Çayırlı ile “Gıda Güvenliği ve Kalite Süreçleri” hakkında konuştuk.

Bu keyifli söyleşiyi siz değerli okuyucularımıza sunmaktan memnuniyet duyarız.

Röportajı yapan;

Deniz Kürtünlü

Lojistikcilerinsesi.biz

İş Geliştirme ve Araştırma Yöneticisi

Open Event

Vize Serbestisi İhracatı Hızlandıracak

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Haziran 2019 Karayolu Taşıma İstatistikleri raporunu açıkladı. Türk araçlarının ihracat taşımaları, 2019 Haziran ayında 3% artış ile 93.478 adet oldu. Asya ülkelerine yönelik artış sürerken, Avrupa taşımalarında düşüş devam etti. Rusya ile vize sorununun çözüme kavuşturulması, ihracat talebinin yoğun olduğu Özbekistan’a taşıma belge sayısının artırılması ve Azerbaycan’a vizenin 1 Eylül’de kalkacak olması, önümüzdeki aylarda ihracat taşımalarını daha da hızlandıracak.

Konuyla ilgili açıklama yapan UND İcra Kurulu Başkanı Alper Özel, Türk taşımacılarının iki önemli pazarda yaşadığı sorunların çözüme kavuşturulduğunu vurgulayarak, “Rusya’ya yeterli sayıda geçiş belgemizin olmaması ve vize sorunu, bölgeye olan ihracatımızın gelişimini engelliyordu. Yakın zamanda çözüme kavuşturulan vize sorunu ve Rusya’nın Ukrayna’ya getirdiği transit yasağına alternatif çözüm üretilmesi, önümüzdeki dönemde ihracatımızın artışına sebep olacak. Ayrıca, ihracatta büyük talebin olduğu Özbekistan’a taşıma belge sayısının artırılması ve Azerbaycan’a vizenin 1 Eylül’de kalkacak olması, bu ülkelere ve Türki Cumhuriyetlere yapılan ihracat taşımalarını daha da hızlandıracak” diye konuştu.

“Mecbur bırakılan farklı güzergâhlar maliyetleri artırıyor”

Türkiye’nin ihracatta en önemli pazarları olan Avrupa ülkelerine yapılan taşımalarda düşüşün devam ettiğini dile getiren Alper Özel, “Avrupa ülkelerine başta Almanya -5%, İtalya -17% ve Fransa -8% olmak üzere taşıma sayılarımız düştü. Ayrıca, Slovenya transit belgelerinin tükenmiş olması da bölgeye olan ihracat taşımalarını büyük sekteye uğrattı. İhracat parametreleri dışında incelendiğinde, transit geçiş koridorlarında yaşanan yetersiz geçiş belgesi kotası ve transit taşıma engellemeleri Avrupa’daki düşüşün en önemli sebepleri olarak öne çıkıyor. Macaristan belgelerinin kısıtlı olması ve güzergâh üzerindeki ülkelerde transit geçiş belgesi sorunları sebebiyle, taşımalar farklı güzergâhlar üzerinden yüksek maliyetlerle yapılıyor. UND olarak bu sorunların çözümü için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz” açıklamasını yaptı.

Türk araçların ihracat taşımaları 6 ayda 3% arttı

UND’nin derlediği verilere göre; Türk araçlarının geçen yılın haziran ayında 90.431 adet olan ihracat taşıma sayıları, 2019 Haziran ayında %3 artışla 93.478 adet oldu. Ocak-Haziran toplamında ise Türk araçlar geçen yılın aynı dönemine göre %3 artış ile 608.619 adet taşıma gerçekleştirdi. Yabancı araçların geçen yıl haziran ayında 28.385 adet olan taşıma sayıları 2019 Haziran ayında %1 artış ile 28.777 adet oldu. Ocak-Haziran toplamında ise yabancı araçlar geçen yılın aynı dönemine göre %1 düşüşle, 173.937 adet ihracat taşıması yaptı. Türk ve yabancı araçlar Ocak-Haziran toplamında geçen yılın aynı dönemine göre %2 artış ile 782.556 adet ihracat taşıması gerçekleştirilmiş oldu.

Avrupa’nın genelinde bir önceki aylarda olduğu gibi düşüş eğilimi devam ederken, sadece komşu ülkelere yapılan taşımalara artış görüldü. Bulgaristan’a %13, Romanya’ya %9, Yunanistan’a %12 artış yaşandı. Almanya -%5, İtalya -%17, Fransa -8% olmak üzere önemli ihracat ülkelerimize taşımacılığın düşmesi dikkat çekti. Avrupa ülkelerine ihracat taşımalarında toplamda %2 düşüş oldu. Irak ve Suriye’nin pozitif etkisiyle, bölgesel olarak sadece Orta Doğu ülkelerine ihracat taşımaları artış gösterdi. Ancak, Körfez ülkelerine yapılan taşımalar ciddi düşüşler gösterdi. Genel toplamda ise geçen yılın aynı dönemine göre %11 artış oldu. BDT ve Orta Asya ülkeleri incelediğinde, Gürcistan’a -6%, Azerbaycan’a -6% ve Nahcivan’a ise -50% oranında ciddi düşüş olduğu görüldü. Rusya Federasyonu’na da %8 oranında düşüş dikkat çekti. Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan’ın içerisinde olduğu Türki Cumhuriyetlerin tümüne taşımacılık sayıları önemli oranda arttı. BDT ve Orta Asya bölgesine yapılan ihracat taşımaları genel toplamda %9 düşüş gösterdi.

Türk araçların ithalat taşımaları %12 düştü

Türk araçlarının geçen yılın haziran ayında 34.496 adet olan ithalat taşıma sayıları 2019 Haziran ayında %12 düşüşle 30.112 adet oldu. Ocak-Haziran toplamında ise Türk araçlar, geçen yılın aynı dönemine göre %9 düşüş ile 202.813 adet ithalat taşıması gerçekleştirdi. Ocak-Haziran 2019 döneminde Türk araçlarının ithalat taşımalarında yük aldığı ülkelere bakıldığında, ilk sırada %13 düşüş yaşanan Almanya geliyor. Yabancı araçların ithalat taşıma sayıları, 2019 Haziran ayında %13 düşüş ile 14.911 adet oldu. Ocak-Haziran toplamında ise yabancı araçlar geçen yılın aynı dönemine göre %12 düşüş ile 99.227 adet ithalat taşıması yaptı. Türk ve yabancı araçlar genel toplamında, geçen yılın aynı dönemine göre %10 düşüş ile 302.040 adet ithalat taşıması yaptı.

BDT ve Orta Asya ülkelerinden, Ocak-Haziran toplamında %19 artış ile 29.371 adet ithalat taşıması yapıldı. Artışın önemli bir kısmı Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Azerbaycan’dan sağlandı. Orta Doğu ülkelerinden ise Ocak-Haziran toplamında -25% düşüş ile 30.526 adet ithalat taşıması yapıldı. Düşüşün önemli bir kısmını Irak oluşturdu. Geçen yılın aynı dönemine göre Irak’tan %42 daha az ithalat taşıması yapıldı. İran’dan yapılan ithalat taşımalarında ise %19 artış dikkat çekti.

Yabancı araçların boş giriş sayısı %24 arttı

2019’un ilk 6 ayında, Türk araçlarının Türkiye’ye boş dönüş sayılarında %5 artış yaşanırken, yabancı araçların Türkiye’den yük almak üzere boş girişleri %24 arttı. Bu araçların başında %66 artış ile Bulgaristan geliyor. Türk taşımacılar aylık toplam 70.000 araç ile kendi ülkelerine boş dönüş yaparken, yabancı araçlar ise aylık 15.500 adet boş giriş yapıyor. Türk taşımacıların özellikle Avrupa ülkelerinden boş dönüş sayılarında toplamda %15’e yakın artış olduğu görülürken, Batı Avrupa’dan boş girişlerdeki artış oranı ise %73’ü buldu. Yabancı araçların Avrupa ülkelerinden Türkiye’ye boş girişleri sayıları ise %56 oranında arttı. Ocak-Haziran 2019 döneminde, sadece Avrupa’dan 60.000’e yakın yabancı araç ülkemize yük almak üzere boş giriş yaptı.

Open Event

ÇEKYA’DA YENİ GEÇİŞ KUTUSUNU TEMİN ETMEK İÇİN ZAMAN KAYBETMEYİN!

????????????????????????????????????

Çekya otoyollarında işletmeci firma değişikliği nedeniyle 1 Aralık’tan itibaren yeni kutular devreye girecek. DKV bu ülkede iş yapan taşımacılık şirketlerinin işlerine odaklanarak geçiş sürecini rahat tamamlamaları için kapsamlı bir hizmet portföyünü sunmaya hazırlanıyor.

Çekya otoyollarında daha önce Kapsch şirketi tarafından işletilen otoyol sistemi işletmeci firma değişimi nedeniyle kutuların değiştirilmesini zorunlu tutuyor. 1 Aralık 2019 itibarı ile CzechToll ve SkyToll konsorsiyumun sistemi ve bu sistemin gerektirdiği uydu bağlantılı geçiş kutuları kullanılacak. Avrupa otoyollarında nakitsiz yol yardım hizmetinde lider olan DKV, Çekya’da iş yapan taşımacılık şirketlerinin geçiş sürecini kolaylaştırmak amacıyla Eylül 2019’dan itibaren kutu değişimi için gerekli işlemleri başlatacak.

DKV Türkiye Ülke Müdürü Deniz Çokcoş Sezer konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Geçiş kutularının yenilenmesi için müşterilerimize uçtan uca çözüm sağlayan tam bir hizmet portföyü sunacağız. Arzu edildiği takdirde kayıt, kutu temini ve şeffaf faturalama dâhil olmak üzere sürecin bütün aşamalarını yönetebiliriz. Böylece müşterilerimiz bu geçiş döneminde kendi işlerine odaklanarak değer yaratmaya devam edecekler ve bürokrasiyle uğraşmak zorunda kalmayacaklar.”

2020’den itibaren Çekya’da bütün karayolları elektronik geçiş sistemine tabi olacak. Ayrıca yeni bazı rotaların da paralı olması planlanıyor.

DKV Euro Service hakkında

DKV Euro Service Avrupa caddelerinde taşımacılık sektörüne yönelik nakitsiz yol yardım hizmeti alanında piyasa lideridir. Şirket yakıt ve servis kartı DKV CARD ve tamamlayıcı hizmetlerle ticari filoların optimize edilmesine ve yönetilmesine yönelik, günlük işlere uygun bir ürün yelpazesi sunmaktadır. Avrupa, Rusya, Gürcistan ve Fas dahil 42 ülkede bulunan 100.000’i aşkın  kabul noktası ile sektörün en büyük tedarik ağını sunan DKV Euro Service, taşımacılık şirketlerinin uygun fiyatlı yakıt almalarına, hareket halinde kalmalarına ve daha verimli çalışmalarına yardım eder.

DKV Euro Service bir DKV MOBILITY SERVICES Grup şirketidir. DKV MOBILITY SERVICES, 2018 yılında 8,6 milyar Euro ciro elde etmiştir ve Avrupa çapında 1.000’den fazla çalışan istihdam etmektedir.

 

Open Event

Metro Türkiye, Gıda Dağıtım Hizmetini Sevkiyat Ağı ve Online Kanalıyla Büyütüyor!

HoReCa profesyonelleri ve gastronomi tutkunlarının ihtiyaç duyduğu 40 bin çeşit ürünü, fiyat-kalite-performans ilişkisi gözeterek sunan Metro Türkiye, gıda dağıtım hizmeti kanallarını genişletiyor. Günümüz itibarıyla 25 noktadan 64 şehre 5.000’e yakın ürün için sevkiyat gerçekleştiren Metro Türkiye, web ve mobil üzerinden de sipariş alıyor.

Türkiye genelinde 21 şehirdeki 37 mağazasıyla HoReCa (Hotel-Restaurant-Cafe) profesyonellerine ulaşan Metro Türkiye, sevkiyat ağı ve online hizmetlere yönelik yatırımlarıyla müşterilerine kusursuz hizmet sunmaya odaklanıyor.

Sinem Türüng: 24 saat yaşayan bir operasyon gerçekleştiriyoruz

Gıda Sevkiyat Operasyonlarında (Food Service Delivery / FSD) her geçen gün büyüdüklerine dikkat çeken Metro Türkiye Operasyon Direktörü Sinem Türüng, günümüz itibarıyla 8’i depo, 17’si mağaza olmak üzere toplam 25 noktadan 64 şehre sevkiyat gerçekleştirdiklerini söyledi. 192 sevkiyat aracıyla HoReCa müşterilerinin ihtiyaç duydukları an yanlarında olduklarını söyleyen Türüng, “Kurduğumuz sistem ile 24 saat yaşayan bir operasyon gerçekleştiriyoruz. Gece boyunca toplanan ürünler, sabahın ilk saatlerinde ürün için en uygun araçla yola çıkarak HoReCa profesyonellerine ulaşıyor. Özellikle soğuk zinciri her aşamada koruyarak ürün kaybı ve israfın önüne geçiyoruz” dedi.

Dijitalleşmenin perakende sektörü için oldukça kapsamlı değişikliklere yol açtığını belirten Türüng sözlerini şöyle sürdürdü, “Stratejimizi açacağımız mağazalar üzerinden değil, odağımızda yer alan gastronomi profesyonellerine en iyi hizmeti vermek ve verimliliği artırmak üzerine kuruyoruz. Müşteri deneyimi ve ürün sevkiyatları da dijitalleşme ve değişen alışveriş trendleriyle birlikte en fazla öne çıkan konular. ”

“Operasyonlarımızda kalite standartlarımızdan ödün vermiyoruz”

Metro Türkiye’nin gıda güvenliği konusunda hassas olan ve gıda güvenliğini sağlamak için kalite standartlarından hiçbir koşulda ödün vermeyen nadir kuruluşlar arasında bulunduğunu ifade eden Sinem Türüng, “Mal kabulden depolamaya, kıyma üretimi gibi üretim proseslerinden ürünlerin reyona dizilimine ve ürünlerin müşteriye sevkiyatına kadarki tüm zinciri garanti altına alan IFS CASH&Carry Wholesale / Toptan Standardı belgesine sahibiz. Ayrıca tüm operasyonlarımızda çevresel ayak izini en aza indirmeyi amaçlıyor; enerji tüketiminden ormansızlaşmayla mücadeleye, atıkların azaltılmasından hayvan refahı konularına kadar birçok alanda Metro tarafından belirlenen küresel sürdürülebilirlik politikalarını takip ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Her dört müşteriden biri online sipariş veriyor

Metro Türkiye olarak FSD kanalında teknolojinin öneminin her geçen gün arttığına dikkat çeken Sinem Türüng, “Özellikle HoReCa müşterilerimize dokunduğumuz ayrı bir kanal olarak interneti önemsiyor, bu kanalda hızla gelişim sağlıyoruz. FSD operasyonlarımızda, müşterilerimize web ve mobil üzerinden sipariş verme imkânı sunuyoruz. Ekim ayından bu yana verdiğimiz bu hizmetin kapsamını genişletmek üzere de müşterilerimize ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu müşterilerimizin yüzde 25’inden online sipariş aldık. Dijitalleşmeye verdiğimiz destek kapsamında ayrıca, 14 bin müşterimiz için kolaylıkla web sayfası kurabilecekleri bir platform oluşturarak dijital dünyaya adım atmalarını sağladık. Bu hizmetimizi kısa zamanda daha da genişletmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

HoReCa profesyonellerine özel eğitimler

HoReCa’nın bir numaralı iş ortağı olma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Metro Türkiye, diğer yandan Türk mutfağının korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması için önemli çalışmalar yürütüyor. Metro Türkiye tarafından 2015 yılında kurulan Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu Gastronometro’da, bu zamana kadar Metro çalışanları ve sektör profesyonellerinden oluşan toplam iki bin kişiye pratik ve teorik içeriklerden oluşan HoReCa eğitimleri verildi. Metro Türkiye, Gastronometro ile HoReCa profesyonelleriyle uluslararası gastronomi dünyası arasında bir köprü oluşturuyor. Bununla birlikte, Gastronometro şeflerinin kontrolünde yüksek kaliteli malzemeler ile hazırlanan Metro Türkiye markalı ürünler, HoReCa mutfaklarında sıklıkla tercih ediliyor.

Open Event

Arkas Lojistik 4 milyon 750 bin Euro’luk yatırımla aldığı 55 Ford Trucks Çekiciyle Filosunu Büyüttü

Arkas Lojistik, büyüme hedefleri doğrultusunda filo yatırımlarına devam ediyor. Şirket, şimdi de Temmuz ayında 4 milyon 750 bin Euro’luk yatırımla 55 adet ‘2019 Uluslararası Yılın Kamyonu (ITOY)’ ödüllü Ford Trucks F-MAX’i filosuna kattı.

Arkas Lojistik Ford Trucks ile uzun yıllardır süregelen iş birliğine yeni araç yatırımlarıyla devam ediyor. Filosunun yüzde 20’si Ford Trucks marka çekicilerden oluşan Arkas Lojistik, yeni aldığı ve 2019 Uluslararası Yılın Kamyonu (ITOY) ödüllü Ford Trucks F-MAX’lerle filosunu hem güçlendirdi hem gençleştirdi. Filodaki ilk F-MAX olacak araçların 25 adedini Temmuz ayında 30 adedini Eylül ayında teslim alacak olan Arkas Lojistik, 500 çekiciye sahip.

Yaptığı yatırımlarda çevre bilinciyle hareket eden şirketin seçiminde F-MAX’lerin yüzde 6 daha az yakıt tüketmesi en büyük etken olurken, ergonomik ve kullanıcı dostu olması da etkili oldu.

Arkas Lojistik Genel Müdürü Onur Göçmez, tüm yatırımların bir strateji ve ileriye dönük hedefler doğrultusunda gerçekleştiğini belirterek; “Temelde hep daha hızlı ve daha verimli olma amacı taşıyoruz. Yeni araçlarımız filomuzdaki en yüksek motor gücüne sahip araç grubunu oluşturuyor. Ayrıca araçlarımızın yeni olması, bakım-onarımda geçecek süreden tasarruf ederek daha fazla sefer yapmamızı sağlıyor. Böylece maliyetler azalarak verimliliğimiz artıyor. Ayrıca tamamen Türk mühendislerinin geliştirdiği ve üretimi tamamen Türkiye’de yapılan Ford Trucks’ın araçlarını filomuza kattığımız için mutluyuz. Böylece aynı zamanda yerli üretime ve dolayısıyla Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Filomuza katılacak olan bu yeni 55 çekici gücümüze güç katacaktır. Özmal kara filomuz, uzman iş ortaklarımız ve çalışanlarımız ile lojistiğin arkasındaki güç olmaya ve büyük taşıma projelerine imza atmaya devam edeceğiz” sözleriyle stratejik bilgiler verdi.

Türkiye’de ve dünyadaki büyük altyapı ve inşaat projelerinde önemli görevler üstlenen, yatırımları ile ülkemize değer katan Arkas Lojistik’in Ford Trucks’ı tercih etmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Ford Trucks Genel Müdür Yardımcısı Serhan Turfan ise şunları söyledi: “Arkas Lojistik ile 2015 yılında başlayan iş birliğimiz, 2018 yılında dünya çapında projelerde kullanılmak üzere teslimatını yaptığımız 60 adet Ford Trucks ile devam etmişti. Şimdi de 55 adet yeni F-MAX’le taçlanıyor. Ford Trucks olarak, daha önce İstanbul Havalimanı gibi birçok önemli projede araçlarımızı tercih eden Arkas Lojistik’e bize güvendikleri için teşekkür ediyorum. 2019 Uluslararası Yılın Kamyonu (ITOY) ödüllü yeni F-MAX’in 500 PS güce sahip, düşük yakıt tüketimiyle dikkat çeken yüksek performanslı motoru ve ileri teknolojik donanımları ile Arkas Lojistik’e büyük avantajlar sağlayacağına inanıyoruz. Yeni araçların kendilerine başarı ve bol kazanç getirmesini diliyoruz. Ford Trucks olarak, büyük filolara araçlar vermeye devam ederken, geniş ürün gamımız ile her ihtiyaca yönelik rekabetçi çözümler sunmayı sürdürüyoruz.”

Sürdürülebilirlik ilk sırada

Deniz, kara, hava ve demiryolu taşıma hizmetleri ile depolama, dağıtım, özel proje taşımaları ile komple lojistik hizmeti sunan Arkas Lojistik, tüm iş süreçlerinde ve özellikle büyük bir kara nakliye filosuna sahip olmanın sorumluluğuyla sürdürülebilirliği de ilk sıraya koyuyor. Kara filosundaki araçların yıllık ortalama 25 milyon kilometre yol kat ettiği ve yaklaşık 8 milyon 750 bin litre yakıt tükettiği göz önüne alındığında araçların sunduğu yakıt tasarrufu, hem maliyet hem de sürdürülebilir çevre konusunda büyük bir geri dönüşüm sağlıyor. Bu nedenle araçlarını her yıl yenileyerek filosunun her zaman genç ve güçlü kalmasını sağlarken çağın gerekliliklerine uygun, çevreci araçlar tercih ediyor. Euro 6 normuna sahip bu araçlar yakıt tasarrufu sağlarken karbon salınımını düşürüyor.

Open Event

FLO İŞ BİRLİĞİNİ LOTUS TESİSİ’NE TAŞIDI.

DCIM100MEDIADJI_0032.JPG

Kontrat lojistiğine yatırımlarını sürdüren Ekol Lojistik, Türkiye’nin tek çatı altındaki en büyük kapalı alana sahip deposu Lotus Tesisi’nde, FLO Mağazacılık’a hizmet vermeye başladı. Beş yılı aşkın süredir çözüm ortağı olduğu FLO Mağazacılık ile sözleşmesini 2022’ye kadar uzatan Ekol, bu kapsamda lojistik depolama hizmetleri operasyonlarını  Lotus’ta yürütecek.

2018 yılında Gebze’de hizmete açılan ve 215 bin metrekare kapalı alanı bulunan LEED sertifikalı Lotus,  tasarım ve kullanılan teknoloji açısından barındırdığı birçok ilkle dikkat çekiyor.

FLO operasyonlarının Lotus’a taşınması nedeniyle yönetici ve çalışanların katılımıyla yapılan toplantıda konuşan Ekol Lojistik Kontrat Lojistiği Direktörü Ayhan Türkmen, Lotus’un, çalışma şartları açısından FLO operasyon ekiplerini oldukça memnun ettiğini belirterek,  “FLO Mağazacılık için 50 bin paletlik yüksek alanda ve 70 bin koli kapasiteli ara katta stoklama, operasyon ve markaya özel katma değerli hizmetler vermeye devam edeceğiz.”  diye konuştu.

Yapılan iş birliğinin önümüzdeki yıllarda daha üst seviyeler çıkacağına olan inancını vurgulayan Türkmen, “FLO operasyonları için 2014 yılından bugüne kendi yazılımımız olan Quadro WMS ile hızlı çözümler üretiyoruz. Operasyonel mükemmellik ekipleri ile daha iyiye olan yolculuğumuz sürecek. Bu iş birliğinin devam etmesindeki en büyük rol ekip çalışmasında.” açıklamasını yaptı.

FLO ile 2014’te başlayan e-ticaret faaliyetlerine yönelik ise ayrı bir sözleşme imzaladıklarını ifade eden Türkmen, bir milyon çift ayakkabı için 100 binin üzerinde koli hacmindeki FLO e-ticaret operasyonlarına çok yakın bir zamanda yine Gebze’de bulunan Sakura Tesisi’nde başlayacaklarını sözlerine ekledi.

KATMA DEĞER YARATACAK HİZMET

FLO Mağazacılık Genel Müdür Yardımcısı Erdem Çalışkan yaptığı açıklamada; FLO Mağazacılık olarak lojistik süreç yönetimindeki en önemli hedeflerinin doğru ürünü, doğru zamanda, doğru miktarda depodan çıkarmak olduğunu belirtti. Erdem, “Mağazalar, bayiler ve online kanal müşterilerinin verdikleri siparişlerin depodan ürün teslimine kadarki her sürecinin devamlılığı ve başarısı günlük olarak belirlenen performans hedef ölçümleri ile takip ediliyor ve deneyimli üçüncü parti lojistik firmaları ile yaptığımız sözleşmeler hedeflenen servis ve performans hedeflerine göre imza altına alınıyor.” diye konuştu. 

Ekol Lojistik’in teknoloji yatırımları ile taçlandırmaya başladığı ve yatırımlarını sürdürmeyi planladığı Lotus Tesisi’nden alacakları hizmet kalitesinin yukarı ivmede devam edeceğine inandığını belirten Erdem, “İş birliğimizin iki şirket için de katma değer yaratacağını düşünüyorum.” açıklamasını yaptı.

FLO Mağazacılık Lojistik Direktörü Anıl Haşimoğlu da yaptığı konuşmada, “Günümüzde ürünü müşteriye zamanında ulaştırma performansının en az ürünün kalitesi ve fiyatı kadar önemli hale geldiğini ve bu nedenle amaçlarının çok hızla büyüyen hacimlerinin ihtiyaçlarına aynı hızla uyum sağlayacak bir lojistik alt yapısı kurmak olduğunu” söyledi. Haşimoğlu, FLO Mağazacılık Lojistik Yönetimi olarak kısa ve uzun dönem gereksinimlerini bu paralelde planladıklarını ve çözüm ortaklarını buna göre seçtiklerini sözlerine ekledi.

FLO Mağazacılık olarak Ekol Lojistik ile bir çözüm ortaklığı anlaşması yaptıklarını ve süreci yürüttüklerini ileten Haşimoğlu, Türkiye’nin en büyük entegre kontrat lojistiği proje örneklerinden biri olarak başarılı şekilde hayata geçirilmiş olan Lotus Tesisi’ne geçiş sürecinde EKOL ve FLO ekiplerini gösterdikleri performanstan dolayı kutlayarak, iş birliklerinin iki şirket için de hayırlı olmasını diledi.

FLO HAKKINDA:

1960’lı yılların başında Ahmet Ziylan tarafından Gaziantep’te 50 metrekarelik ufak bir atölyede temelleri atılan FLO Mağazacılık, bugün Türkiye’nin en büyük ayakkabı perakendecisi konumunda bulunuyor. Bünyesinde FLO ve In Street gibi perakende mağazalarının yanı sıra Kinetix, Polaris, Butigo, Dockers by Gerli gibi kendi alanında lider ayakkabı markalarını bulundurmaktadır.

Yurtiçi ve yurt dışında 600’e yakın mağazası bulunan FLO, yurt dışında 14 ülkede toplamda 80’in üzerinde mağaza ile hizmet veriyor.

Ayrıca İtalya’nın en çok tercih edilen 3 markasından biri olan Lumberjack’i de 2012 yılında bünyesinde katmış olan FLO Mağazacılık’ın ufak bir atölyede başlayan yolculuğunda 2019 yılına geldiğinde 10 bini aşkın kişiye iş olanağı sağlayan, ayrıca yılda 55 milyon çiftin üzerinde ayakkabı satışı gerçekleştiren bir perakende devi haline geldiğini görüyoruz.

2023’de Türkiye’den çıkacak 10 global markadan biri olma vizyonuna sahip olan FLO, Rusya’ya güçlü bir giriş yapma çalışmalarını sürdürürken bunun yanı sıra Fas, Kenya ve Kongo Cumhuriyetinde mağaza açma çalışmalarını sürdürüyor.

EKOL HAKKINDA: 

Ekol, 1990 yılında kurulan; taşımacılık, kontrat lojistiği, dış ticaret, gümrük ve tedarik zinciri yönetimi alanında 15 ülkede kusursuz hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren entegre bir lojistik şirketi. Aklı, duyguyu ve bilinci birleştiren iş yapış modelini teknolojiden aldığı ilhamla destekleyen Ekol, her zaman müşterilerine entegre, esnek ve en etkin çözümleri sunuyor. Ekol ‘ün hep bir adım ileride oluşu, yeterince iyiyle yetinmemesi müşterilerinin başarılarına hizmet ederken aynı zamanda çevresel, finansal, sosyal faydalar da sağlıyor.

Türkiye, Almanya, İtalya, Yunanistan, Fransa, Ukrayna, Bosna Hersek, Romanya, Macaristan, İspanya, Polonya, Çekya, Bulgaristan, Slovenya ve İsveç’te olmak üzere, kapalı alanı 1.000.000 m²’nin üzerindeki dağıtım merkezinin yanı sıra İntermodal taşımacılığa fırsat veren haftalık 48 sefer yapan blok trenleri ve 5 bin 500 aracıyla da Ekol, Avrupa’nın önde gelen lojistik sağlayıcıları arasında.

Dağıtım alanındaki gücünün yanı sıra Ekol ‘ün vaatlerini gerçekleştirmedeki en önemli gücü sahip olduğu insan kaynağı. Kusursuz müşteri memnuniyeti için bitmeyen bir enerjiyle hizmet veren 8 binin üzerinde çok uluslu çalışanı, Ekol’ü başarıya taşıyan yolda çok önemli bir rol oynuyor.

Open Event