29.1 C
İstanbul
Pazar, Temmuz 5, 2020
Ana Sayfa Blog

TÜRKTRAKTÖR’ÜN “TARLAM CEPTE” AKILLI TARIM UYGULAMASINDAN 20.000 ÇİFTÇİ YARARLANIYOR

TürkTraktör çiftçilere tarımsal konularda tavsiyeler vererek destek sağlamak üzere geliştirdiği ‘Tarlam Cepte’ mobil uygulamasını, geçtiğimiz yıl çiftçilere sunmuş ve onların yanında olduğunu çiftçilere bir kez daha göstermişti.

Çiftçilerle buluşmasının ardından geçen 1 yılda ise Tarlam Cepte uygulaması, gün geçtikçe daha fazla çiftçiye ulaşıyor. Sektörde de bir ilk olan uygulamayı cep telefonları ve mobil cihazlarına indiren 20.000 çiftçi, tarımsal üretim çalışmalarında Tarlam Cepte’den aktif olarak yararlanıyor.

2 Temmuz 2020 – Türkiye traktör pazarının lideri TürkTraktör, geçtiğimiz yıl, tarımda teknoloji kullanımını destekleyen ve saha çalışmalarında çiftçilere karar desteği sağlayan kullanıcı dostu “Tarlam Cepte” uygulamasını tanıtmıştı.

Çiftçilere tarımda girdi maliyetlerini azaltan ve operasyonel verimliliği artıran tavsiyelerde bulunurken; tarımsal üretime katma değer yaratan bir çözüm olması için geliştirilen Tarlam Cepte uygulaması üzerinden bugün toplam 250.000 dekar tarım arazisinin takibi yapılıyor.

Sektörde ‘bir ilk olarak’ dikkat çeken Tarlam Cepte’nin sunduğu önemli avantajlardan faydalanarak uygulamayıkullanan çiftçilerin sayısı ise ilk yılında 20 bine ulaştı. Tarlam Cepte uygulamasından ise en çok Ankara, İstanbul ve Konya illerindeki çiftçiler yararlanıyor.

TürkTraktör, korona virüs salgınında tarımsal üretimin kesintiye uğramaması ve çiftçilerin sahadaki çalışmalarını kolaylaştırıp desteklemek adına Nisan ve Mayıs aylarında Tarlam Cepte’yi tamamen ücretsiz olacak şekilde kullanıma sunmuştu.

TürkTraktör’ün bu çalışmasıyla, salgın döneminde de yeni birçok çiftçi Tarlam Cepte’den yararlanmaya başladı. Uygulamanın en çok kullanılan ve sevilen yüksek çözünürlüklü uydudan bitki sağlığı takibi özelliği ise pandemi döneminde çiftçilerin vazgeçilmezi oldu.

Mobil cihazlar üzerinden arazi özelindeki tüm bilgilere bir tıkla ulaşmak mümkün

Tarlam Cepte uygulamasını akıllı cep telefonu veya tabletlerine indiren tüm kullanıcılar ücretsiz olarak; bulundukları bölgenin hava durumundan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın tarımsal hibe/desteklere ilişkin duyurularına, hal/borsa fiyatlarından mazot, gübre ve ilaç fiyatlarına kadar pek çok güncel bilgiyi hızlıca ve kolaylıkla edinebiliyor.

Kullanıcılar ücretsiz özelliklere ek olarak, yılda 365 TL karşılığında kullanıcının tarlasına özel olarak sunulan ileri özelliklerden de faydalanabiliyor. Tarım yaptıkları arazi parçalarının harita üzerinde tanımlanarak izlenmesine imkân tanıyan “kullanıcının tarlasına özel” takip özelliği sayesinde çiftçiler, erken uyarı sistemiyle meteorolojik risk uyarılarını alıyor, uydudan sağlanan görüntüler ile bitki sağlığını düzenli olarak tarlaları özelinde takip edebiliyorlar. Risk ve kuraklık raporları, traktör ve ilaçlama kullanım saat önerileri ile yetiştiricilik tavsiyeleri ise çiftçilerin bu hizmet ile yararlanabileceği diğer imkanlar arasında yer alıyor.

Çiftçilerin hayatlarını kolaylaştıran ‘Tarlam Cepte’ uygulaması http://www.tarlamcepte.com internet sitesinden ve”Google Play” ile “Apple Store” üzerinden indirilerek kullanılabiliyor.

TürkTraktör Hakkında

Türkiye otomotiv sanayinin halen faaliyette olan ilk üreticisi olarak 1954 yılında kurulan TürkTraktör, bugün Avrupa’nın en büyük traktör üreticileri arasında yer almaktadır. Türkiye’de kesintisiz 13 yıldır pazar lideri olan TürkTraktör, 130’un üzerinde ülkeye ihracat yapmaktadır. Koç Holding A.Ş. ile dünyanın en büyük traktör üreticilerinden CNH Industrial’in ortak olduğu şirketin hisselerinin yüzde 25’i BIST’de işlem görmektedir. TürkTraktör; New Holland, Case IH ve Steyr marka traktör üretimi ile zirai ekipman distribütörlüğü yapmanın yanı sıra; New Holland TD serisi ve Case IH JX seri traktörlerin dünyadaki tek tasarım ve ana üretim merkezi, Utility Light seri traktör ve transmisyonların dünyadaki tek üretim merkezi, TD serisi transmisyonlar için dünyadaki tek mühendislik ve üretim merkezi, S8000 seri motorların ana üretim merkezidir. Ankara ve Erenler’de bulunan TürkTraktör tesislerinde 2 bini aşkın kişi çalışmaktadır. Traktör pazarının lideri TürkTraktör, 2013 yılından beri Türkiye distribütörlüğünü yaptığı CASE ve New Holland marka iş makinelerinin de Türkiye’de üretimine 2020 yılında başlamıştır. “Bugün ve gelecekte modern tarıma yön veren şirket olmak” ilkesiyle hareket eden TürkTraktör, ülkemizin tarım ekonomisinde verimliliğin en büyük destekçisi ve 65 yıldır kırsal nüfusumuzun refahını artıran gerçek bir dosttur. www.turktraktor.com.tr

Havaş, kargo ve geçici depolama hizmetlerini Antalya Havalimanı’na taşıdı

Havacılık sektörünün önde gelen şirketlerinden Havaş; İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından Antalya Havalimanı’ndaki yeni Geçici Depolama tesisini hizmete açtı. Şirket ayrıca, gümrüklü kargo taşımacılığında İstanbul ile İzmir ve Ankara arasında düzenlediği tarifeli karşılıklı seferlerini Antalya’dan da gerçekleştirmeye başlayacak.

Hava kargo sektöründe müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımıyla en çok tercih edilen markalardan olan Havaş, Antalya Havalimanı’nda faaliyete geçirdiği yeni Geçici Depolama tesisinde ithalat ve ihracat kargosuna ev sahipliği yapmaya başladı. Uluslararası standartlarda kargo ve geçici depolama hizmetleri sunan Havaş’ın Antalya tesisinde, genel kargo ile birlikte değerli kargo, soğutma gerektiren kargo, canlı hayvan bekleme odası, tehlikeli madde kargosuna uygun özel depolama alanları bulunuyor. Frigorifik araçları ve yeni teknolojilerle uyumlu donanıma sahip ekipman yatırımlarıyla sektörde öne çıkan Havaş ayrıca, gümrüklü kargo taşımacılığı hizmetinde; İzmir ve Ankara’ya ek olarak Antalya’dan da İstanbul Havalimanı’na her gün karşılıklı olarak tarifeli seferleriyle hizmet sunacak.

Havaş Genel Müdür Vekili Mete Erna, ”Hava kargo sektörü dünyada ve ülkemizde özellikle pandemi dönemiyle birlikte, e-ticaret pazarındaki talep artışı, elektronik ürün sevkiyatı ve gıda, ilaç, tıbbi malzeme gibi kargolar açısından büyüme potansiyeli kaydediyor. Bizler de büyüme stratejimizin odağına, hem ülkemizde sektörün gelişimine katkı sağlamayı hem de hizmet noktalarımızı genişleterek daha fazla noktadan havayolu müşterilerimize hizmet sunmayı alıyoruz. Bu doğrultuda, İstanbul, Ankara ve İzmir Havalimanları’ndaki geçici depolama tesis yatırımlarımıza Antalya Havalimanı’nı ekledik. Uluslararası standartlarda yeni teknolojiler kullanılarak hazırlanan farklı nitelikteki kargo depo alanlarımız ve ekipmanlarımızla havayolu müşterilerimize Antalya’da da en kaliteli ve güvenilir hizmeti sunmaya devam edeceğiz. İlerleyen dönemde şehirler arası gümrüklü kargo taşımacılığında, Antalya – İstanbul Havalimanı arasında karşılıklı olarak tarifeli seferlerimize de başlayacağız. Frigorifik araçlarımız da gümrüklü kargo taşımacılığı hizmeti kapsamında kullanılacak” dedi.

Kendi ağı içerisinde yaklaşık 860 bin ton kargo hizmeti sunan Havaş, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’daki toplam 20 bin 457 metrekare alanda yer alan geçici depolama yerleriyle ithalat ve ihracat kargosunun sevk ve idaresini üstleniyor. Havaş, yer hizmetleri alanındaki bilgi birikimi ve deneyimini aktardığı lojistik faaliyetlerinde; genel kargo, değerli kargo, tehlikeli madde içerikli ve soğutma gerektiren kargolara ev sahipliği yapıyor.

Benissa Impuls, atık toplama filosu için Allison Transmission’ı tercih ediyor

Belediye atık toplama hizmetleri, bakım gerekliliğini ve arıza sürelerini azaltırken verimliliği artıran Allison tam otomatik şanzımanların avantajlarından faydalanan sektörler arasında yer alıyor. Bu nedenle Benissa (Alicante) merkezli bir şirket olan Benissa Impuls, Allison şanzımanları ilk kez teslim aldıkları 2005’ten bu yana, 15 yıldır kullanmaya devam ediyor.

İspanya’da ekonominin yediden canlanması için yeni adımlar atılırken  atık toplama, şu anda şehirleri temiz tutmak için temel hizmetler arasında görülüyor. Benissa Impuls CEO’su Rubén Moncho; “Her zamanki gibi iş döngümüz devam ediyor. Salgın, çalışmalarımızı etkilemedi ve personelimiz görevlerini titizlikle yürütmek için sokaklara çıkmaya devam ediyor. Herkes için zor zamanlar geçiriyor olsak da amacımız, zorunlu hizmetlerin her zamanki gibi devam etmesini sağlamak” diye belirtiyor.

Yüzde 100 hissesi Benissa Belediyesi’ne ait bu halka açık şirket, cadde temizliği, belediye eko-park atık arıtma merkezinin ve belediye bahçelerinin yönetimi gibi diğer kamu hizmetlerini de sunuyor. Benissa Impuls, atık toplama operasyonlarında Allison şanzıman donanımlı Renault Trucks kamyonları kullanıyor. 2006’dan bu yana kullanılan arkadan yüklemeli 26 tonluk bir Renault Premium Lander kamyon halen operasyonlara devam ediyor. 2017 ve 2018’de alınan iki adet vinçli ve üç akslı Renault Trucks D36 Wide kamyon da atık toplama hizmeti sunuyor.

Rubén Moncho, açıklamasında; “Allison’ı 20 yılı aşkın bir süredir tanıyoruz ve araçlarımızı neredeyse 15 yıl önce Allison tam otomatik şanzımanlarıyla kullanmaya başladık. Allison donanımlı ilk kamyonumuz, o zamandan bu yana yılın her günü çalışıyor. Dik yokuşlarda mükemmel performans sunuyor ve bir kez bile arızalanmadı. Allison şanzımanlar, her gün çalışması gereken araçlar için büyük avantajlar sağlıyor” dedi.

Allison tam otomatik şanzımanlar, kalite, güvenilirlik ve aktarma organlarında sağlanan koruma nedeniyle atık toplama ve belediye hizmetleri alanında da öncelikli tercih oluyor.

Rubén Moncho; “Bizim için Allison’ın en önemli avantajlarından biri, filomuzdaki diğer araçlarımızda yaşanan debriyaj arızalarının Allison şanzımanlı araçlarda yaşanmaması nedeniyle bakım gereksinimlerindeki büyük düşüş. Bu nedenle Allison şanzımanları kullanmaya karar verdik. Şirketimizde araçlarımızı kullanan farklı sürücülerimiz bulunuyor. Otomatik vites değiştirme, optimizasyon ihtiyacını azalttığı ve sürücü etkisini sınırladığı için şoförler şanzımanları zorlayamıyor. Böylece sadece aracın performans artışı sağlanmakla kalmıyor, aynı zamanda motor ve tekerlekler de daha az yıpranıyor” şeklinde açıkladı.

Benissa Impuls Hizmet Müdürü Oscar Bordés ise; “Allison şanzıman donanımlı atık toplama kamyonlarımız, mükemmel dayanıklılık ve güvenilirlik ile düşük bakım maliyetleri sunuyor. Bu araçların sürücüleri de çok memnun. Dahası Allison’ın satış sonrası hizmetleri de tüm beklentilerimizi karşılıyor.” diye belirtti.  

Atık toplama hizmetlerinde Allison avantajları

Allison, İspanya ve dünya genelinde belediye filolarının öncelikli tercihi. Allison Transmission Avrupa Filo ve Pazar Geliştirme Müdürü Trond Johansen, şu şekilde açıklıyor; “Atık toplama sektörünün sıkışık ve zorlu programları için Allison tam otomatik şanzımanlar, manuel veya otomatikleştirilmiş manuel şanzımanlara göre (AMT) daha verimli ve daha iyi ivmelenme sağlıyor. Böylece Allison donanımlı araçlar, Kesintisiz Güç TeknolojisiTM sayesinde AMT’li kamyonlarla aynı sürede daha fazla atık toplayarak filo verimliliğini arttırıyor. Bu teknoloji, tekerleklere diğer şanzıman teknolojilerinden daha fazla güç aktarıyor. Sonuç, geliştirilmiş araç ivmelenmesi ve yüzde 14’e kadar daha yüksek ortalama hız oluyor. Bu gelişmiş performans sayesinde, daha küçük motorla aynı iş yapılarak sahip olma maliyeti optimize ediyor.”

Ayrıca Allison, atık toplama sektöründe büyük önem taşıyan daha yüksek manevra kabiliyeti sağlıyor. Dar sokaklarda düşük hızlarda bile, çöp konteynerleri hassas bir şekilde toplanabiliyor. Sık dur-kalk, vites değiştirme ve kısa güzergahlarda sık sık frenleme gerektiren toplama operasyonları sırasında konforlu sürüş avantajı da sunuyor. Allison şanzımanlar aynı zamanda mükemmel güvenilirlik ve daha az bakım gereksinimi sağlayarak, aracı kesintisiz olarak çalışır ve servis dışında tutmak için ideal bir seçim oluyor.

Allison donanımlı araç alımlarına devam edeceklerini belirten Moncho; “15 yıllık deneyimden sonra, tereddüt etmeden Allison şanzımanları tavsiye ediyoruz. Sağlamlık, düşük arıza-bakım gerekliliği ve çalışmalarımızı kolaylaştırmaları nedeniyle çok memnunuz” dedi.   

Allison Transmission hakkında

Allison Transmission (NYSE – New York Borsası: ALSN), orta  ve ağır hizmet tipi ticari araçlar ile ABD orta ve ağır taktik savunma araçları için dünyanın en büyük tam otomatik şanzıman üreticisi olmasının yanı sıra elektrikli hibrid ve tam elektrikli tahrik sistemleri dahil olmak üzere ticari araçlar için tahrik çözümleri tedarikçisidir. Allison ürünleri, kamyonlar (dağıtım, atık, inşaat, yangın ve acil durum), otobüsler (okul, transit ve tur otobüsü), karavanlar, arazi araçları ve ekipmanları (enerji, madencilik ve inşaat uygulamaları) ve savunma araçları (tekerlekli ve paletli) gibi çok farklı alanlardaki uygulamalarda kullanılmaktadır. 1915’te kurulan Allison’ın Genel Müdürlüğü Indianapolis, Indiana, ABD’dedir. 80 ülkede faaliyet gösteren Allison Transmission’ın, Hollanda, Çin ve Brezilya’da merkez ofisleri ile Macaristan, Hindistan ve Amerika’da üretim tesisleri yer almaktadır. Allison dünya çapında 1,500 distribütör ve bayi lokasyonuna sahiptir. Allison hakkında daha fazla bilgi için allisontransmission.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

ŠKODA’dan Rekor Filo Teslimatı

ŠKODA, Türk ilaç sektörünün lider firması Abdi İbrahim’e 2.364 adet SCALA ve 353 adet SUPERB olmak üzere toplam 2.717 adet araç ile Türk otomotiv sektörü ve marka tarihindeki en büyük filo teslimatını gerçekleştirdi.

 

Türkiye pazarında bu yıl satışına başlanacak SCALA modeli, daha satışa sunulmadan hem filo hem perakende pazarına iddialı bir giriş yaparak gücünü göstermiş oldu. Bu teslimat ile SCALA modelinin Türkiye’deki ilk kullanıcısı Abdi İbrahim saha ekibi olacak. Abdi İbrahim’e yeni araçları İstanbul bölgesi teslimatı Abdi İbrahim CFO’su Mustafa Derman, Abdi İbrahim Yöneticileri ile Yüce Auto Skoda Genel Müdürü Zafer Başar’ın katılımı ile İntercity tesislerinde gerçekleşti.  

“Marka tarihinin en büyük teslimatı”

Abdi İbrahim’e gerçekleştirilen bu dev teslimatın, ŠKODA markasının dünya çapındaki filo satışları arasında tek seferde yaptığı en büyük teslimat olduğunu hatırlatan Yüce Auto-ŠKODA Genel Müdürü Zafer Başar “Yüce Auto olarak markamız için tarihi bir dönem yaşıyoruz. Abdi İbrahim’e gerçekleştirdiğimiz bu teslimatın marka tarihinde bir ilk olmasının yanı sıra, Türkiye’de henüz satışına başlamadığımız SCALA modelimiz olması ve çok yüksek adetlerde teslimat yapılması bizim için ayrıca önem taşıyor. Filo pazarındaki iddiamızı daha da güçlendirecek olan SCALA modeli ilk kez Türkiye yollarına çıkıyor ve ilk kullanıcıları da Abdi İbrahim’in saha ekibi olacak. Yaşadığımız bu zorlu süreçte sağlık sektörünün önemini bir kez daha gördük. Biz de Türkiye ekonomisine ve ilaç sektörüne ileri teknoloji yatırımları, istihdam ve sağladığı katkılarla liderlik eden Abdi İbrahim’e çözüm ortağı olduğumuz için çok mutluyuz. Abdi İbrahim’e, markamıza güvenerek Türkiye pazarına yeni sunulan SCALA modelimizi tercih ettikleri için çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

SCALA, Türkiye Pazarına İddialı Bir Giriş Yaptı

Türkiye pazarında hatchback segmentindeki en iddialı modellerden biri olacak SCALA, yeni tasarım dili ve yüksek teknolojik özellikler sunarak markanın ileriye doğru attığı büyük adımı temsil ediyor.

ŠKODA’nın dinamik hatlarıyla büyük beğeni toplayan VISION RS konseptinden ilham alarak geliştirilen SCALA, hem ailelerin hem de dinamik sürüşü seven kullanıcıların tercihi olacak. Yüksek verimliliğe sahip geniş motor seçenekleriyle sunulan SCALA için Abdi İbrahim’in tercihi DSG şanzımanla eşleştirilen 115 HP güç ve 250 Nm tork üreten 1.6 litre TDI motor oldu. Premium donanıma sahip araçlar akıllı telefon bağlantı özelliklerinden şık tasarıma kadar lüksü ve konforu bir arada sunuyor.

Bununla birlikte Abdi İbrahim’in bir diğer tercihi 353 adetlik SUPERB ise 120 HP güce sahip 1.6 TDI motorlu DSG şanzımanlı Prestige donanımlı araçlar oldu.

Yüce Auto

* ŠKODA Türkiye Distribütörü Yüce Auto bir Doğuş Otomotiv ortaklığıdır.

* Orhan Yüce tarafından kurulan Yüce Grubu, otomotiv sektöründe 60 yılı aşan bir geçmişe sahiptir.

*  Otomobil Distribütörleri Derneği’nin de kurucusu olan Orhan Yüce, aynı zamanda derneğin 2010 yılına kadar “Onursal Başkan”lığını da yapmıştır.

* Yüce Auto, ISO 9001 ve VW Grup TÜV kalite yönetimi sertifikalarına sahiptir.

* Yüce Auto A.Ş. Türkiye genelinde 40 Yetkili Satış & Servis, 2 Yetkili Satıcı, 3 Yetkili Servis ve Yedek Parça Satış Noktası ile hizmet vermektedir.

* 2019 yılında 15 bin 369 araç teslim eden Yüce Auto, bu adetle %4.0 pazar payı elde etmiştir.

ŠKODA Auto

* 100 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın en eski otomobil üreticileri arasında yer alan ŠKODA, 1895’te üretimine önce bisiklet ve motosikletle başladı.

* ŠKODA, 16 Nisan 1991 tarihinden itibaren bir Volkswagen Group markasıdır.

* Marka, bugün dünya çapında 9 farklı modelin üretim ve satışını gerçekleştiriyor: CITIGO, FABIA, RAPID, SCALA, OCTAVIA, KAROQ, SUPERB, KODIAQ ve KAMIQ.

* 2019 yılında ŠKODA, dünya çapında 1.24 milyon araç teslimatı gerçekleştirdi.

* 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019’da bir takvim yılı içerisinde 1 milyondan fazla araç satan Skoda tarihinde bir rekor kırdı.

* ŠKODA Auto, 100’ün üzerinde pazarda yer alırken, dünya çapında 39 binin üzerinde kişi istihdam etmektedir.

Türkiye Demiryolu Lojistiği İyileştirme Projesi- Dünya Bankası Onaylı “314.5 Milyon Euro Kredi” Neler Getirecek?

Dünya Bankası, 30 Haziran’da yayınladığı bülten ile Türkiye Ray Lojistiği İyileştirme Projesini onayladı ve Türkiye’ye 314,5 milyon EURO (350 milyon $ eşdeğeri) kredi sağlayacak.

Türkiye Demiryolu Lojistik Geliştirme Projesi oldukça önemli gelişmeler ve yeni yapılanmalar sağlayacak, Türkiye lojistiğini ise önemli oranda değiştirecek.

Projenin amacı:

Proje, seçilen demiryolu yük koridorlarında nakliye maliyetlerini azaltmayı ve demiryolu taşımacılığı bağlantısı sağlamak ve demiryolu etkin lojistik merkezlerini yönetmek için TC Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndaki kurumsal kapasiteyi güçlendirmeyi amaçlamakta.

Projenin geneli için ise öncelikli olarak şube hatları inşa etmek, bakımını yapmak ve işletmek ve modern lojistik merkezlerini yönetmek için altyapı kurmak kısımlarına odaklanılacak.

ILDIZHAN TÜRE

UTİKAD LOJİSTİKTE DİJİTALLEŞME VE SOMUT GİRİŞİMLER WEBİNARI SEKTÖR TARAFINDAN YOĞUN İLGİ İLE KARŞILANDI

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD’ın Webinar serisinin üçüncüsü “UTİKAD Lojistikte Dijitalleşme ve Somut Girişimler Webinarı” 1 Temmuz 2020 Çarşamba günü gerçekleşti. Sektörün yoğun ilgi gösterdiği webinarda dijitalleşmenin dünü, bugünü ve geleceği değerlendirilerek, şirketlerin dijitalleşme yönünde atması gereken adımlar, izlemeleri gereken stratejiler ve lojistikte dijitalleşmeye ilişkin somut uygulamalar konuşuldu.

UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur moderatörlüğünde ve soru-cevap yöntemi ile gerçekleşen webinara, UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve İnovasyon Odak Grubu Başkanı Nil Tunasar, Dokuz Eylül Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Okan Tuna, TroyAvi Danışmanlık Kurucu Başkanı Dr. Emre Serpen ve CLECAT Gümrük, Dolaylı Vergilendirme ve BT Kıdemli Müdürü Dominique Willems konuşmacı olarak katılım gösterdi.

UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve İnovasyon Odak Grubu Başkanı Nil Tunasar, “Özellikle1920’li yıllardan bu yana ortaya çıkan gelişmeler günümüzde kendini yapay zeka uygulamalarına bıraktı. Birçok alanda ilginç gelişmeler yaşanıyor ve teknoloji hayatımızdaki payını her geçen gün daha da arttırıyor. Bugünden nereye gideceğimiz ise merak konusu. Bazı çalışmalar yapay zekanın hiçbir zaman insan beyninin yerini alamayacağını savunurken bazı çalışmalar ise ilerleyen yıllarda bazı mesleklerin tamamıyla yok olacağını söylüyor” dedi.

Tunaşar’ın ardından sözü alan Dokuz Eylül Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Okan Tuna ise dijitalleşmeye dair değerlendirmelerini farklı bir bakış açısıyla dile getirdi. “Dijitalleşme kavramından bahsediyoruz ancak bu noktada dijital dönüşümden de bahsetmek gerekiyor. Ben temel olarak iki kavramı ayırmamız gerektiğini düşünüyorum. Birincisi dijitalleşme ikincisi ise dijital dönüşüm. Öncelikle organizasyon içinde yer alan sorunların neler olduğu belirlenmeli, sonrasında bu dijital dönüşümün organizasyona nasıl adapte edebileceği ve bu adaptasyonla dijitalleşmenin nasıl etkin bir şekilde kullanılabileceği düşünceleri üzerine yoğunlaşılmalıdır. Unutmayalım ki dijitalleşme bir teknoloji işidir ancak öncelikli olarak bir stratejik yönetim işidir. Dijitalleşmenin ne kadar, hangi dozda ve hangi aşamada olacağı soruları da oldukça önemlidir.”

CLECAT Gümrük, Dolaylı Vergilendirme ve BT Kıdemli Müdürü Dominique Willems ise, kariyeri boyunca dijitalleşmeye yönelik uygulamalar üzerinde çalıştığını ancak günümüzdeki durumun hala istenilen düzeyde olmadığını dile getirdi. Willems, “Gerçekçi olmak gerekirse son 15, 20 yıllık süreçte çok fazla bir değişiklik görmedim. 90’lı yıllardan bu yana gelinen nokta düşünüldüğünde lojistik sektörünün bu konu üzerinde daha çok yoğunlaşması gerekiyor” dedi.

Toplantının ilerleyen dakikalarında ise şirketlerin attıkları adımlar ve uygulamalar değerlendirildi.

UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve İnovasyon Odak Grubu Başkanı Nil Tunaşar, “Küresel çapta bilgi ve iletişim teknolojileri harcamalarının 2023 yılına kadar yaklaşık 6 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. COVID-19 salgını sebebiyle 2020 yılında artış göstermesi beklenmiyor ancak bundan sonraki süreçte IoT, robotik, sanal gerçeklik, 3 boyutlu yazıcı vb. gibi yeni teknolojilerin bilgi ve iletişim teknolojilerine yapılan harcamaların her geçen gün payını daha da artırması bekleniyor” dedi.                         

Tunaşar, “Büyük şirketlerin dijitalleşme süreçlerini incelediğimizde dijital dönüşümün uzun vadede firmaların hisse senetlerinin değerini ve karlılığı artırdıklarını görüyoruz. Dünyanın önde gelen 7 şirketinin dijital dönüşümü, bu dönüşümün hemen gerçekleşmediğini ancak önemli finansal etkisinin olduğunu gösteriyor. Öyle ki lojistik süreçlerinin dijitalleşmesi ile firmaların 500 milyon doların üzerindeki stoklarını %40’ten %25’e, teslimat maliyetlerini %20’dan %10’a, garanti harcamalarını %25’ten %12’ye işçilik maliyetlerini %30’den %20’ye düşürdükleri görülüyor” diye konuştu.

TroyAvi Danışmanlık Kurucu Başkanı Dr. Emre Serpen, lojistik süreçlerin hızlanması için dijitalleşme aşamalarına hız verilmesi gerektiğinin atını çizdi. Dr. Serpen; “Birçok ülkede ve endüstride dijitalleşme adımları yoğun olarak atılmış durumda ve hızlı bir şekilde ilerleyişini sürdürüyor. Tüm bunları düşündüğümüzde lojistik sektörü de bu anlamda yapılacak çalışmalara çok fazla ihtiyaç duyuyor. Lojistik sektöründeki dijitalleşmenin diğer endüstrilerin gerisinde kalmasının en önemli sebebi çok katmanlı bir yapıdan oluşması. Bu noktada lojistik şirketlerinde dijitalleşme süreçlerine yeterli bütçe ayrılmıyor. Lojistik firmalarının birbirinden çok farklı kültüre sahip olmaları da bir etken olarak görülüyor. Aynı zamanda firmaların IT üzerine çalışacak elemanlarını da yetiştiriyor olmaları gerekiyor. Tüm dünyada dijitalleşme uygulamaları her geçen gün artarak devam edecek ve bu değişimlere uyanlar sistemde kalırken, uyamayanlar ise sistemin dışında kalacaklar” dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Okan Tuna, konuşması sırasında UTİKAD ve Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi iş birliği ile yapılan “Lojistik Eğilimler ve Beklentiler Araştırması”na da değindi.

Prof. Dr. Tuna; “Lojistik sektörünün temsil eden firmalara gelecek 5 yılda sektörü en çok ne etkileyecek diye sorduk. Robotik ve otomasyon sistemleri ve nesnelerin interneti cevabını aldık. Ben bu sonuçlardan anlıyorum ki, Türkiye’de lojistik sektörü bu işin öneminin farkında ve bu konudaki çalışmalarını sürdürüyor. Ancak şunu da unutmamalıyız ki dijitalleşme maliyetleri düşürecek ancak hiç beklemediğimiz başka maliyetler de ortaya çıkacak. Ancak dijitalleşme konularındaki çalışmaların daha uzun ömürlü olacağını düşünüyorum. Taşıma İşleri Organizatörleri hem dışardaki hem kendi içindeki verileri çok iyi bir şekilde kullanabilmeli ve kendilerine entegre edebilmelidir. Hem kamu hem de bireysel olarak gerçekleştirilecek çalışmalar ile birlikte bu konudaki kazanımlar büyük olacak” diye konuştu.

Tuna’nın ardından söz alan CLECAT Gümrük, Dolaylı Vergilendirme ve BT Kıdemli Müdürü Dominique Willems,sunumu sırasında dijitalleşme uygulamalarını geniş bir perspektif ile ele aldı. Willems, Dijitalleşmede CLECAT’ın yaklaşımını şu sözlerle açıkladı:


“Veri egemenliği anahtardır ve dijitalleşme kendi başına bir hedef olarak değil verimliliğin artması için bir araç olarak görülmelidir. Belgelerin dijitalleşmesi konusunda odak elektronik veri değişimi olmalıdır. Tek merkezli çözümler yerine dağıtılmış bir ağ yapısı her zaman daha iyidir. Aynı zamanda AB teknolojik tarafsızlık uygulayarak tek bir çözüm ve teknoloji seçmekten kaçınmalıdır.”

Bugün Avrupa’daki gümrük ve ticarete bakıldığında neredeyse tamamen dijitalleşmiş ve otomatik bir sistem olduğunu ifade eden Willems, “Mevcut durumda mevzuat bize çok sayıda basitleştirme sağlıyor. AB ülkelerine baktığımızda Lojistik Performans Endeksi’nde ilk 25 ülke içerisinde yer alıyorlar. Ancak bu durum artan güvenlik ve güvenlik tehditleri, artan ticaret engelleri, gıda, sağlık ve çevre sorunları gibi zorlukları da beraberinde getiriyor ve uluslararası ticaretin büyümeye devam etmesi için yeni yollar gerekiyor” dedi.

Webinar sırasında lojistik şirketlerinin tümünü entegre edecek bir platformun gerekliliği dile getirilerek, dijitalleşmeye yönelik çalışmaların geçekleştirilebilmesi için kamu kurumlarının desteğine olan ihtiyaç bir kez daha vurgulandı.

“UTİKAD Lojistikte Dijitalleşme ve Somut Girişimler Webinarı” izleyicilerin sorularının yanıtlanması ile son buldu. UTİKAD bundan sonraki süreçte çeşitli konululardaki webinarları ile lojistik sektörünü bilgilendirmeyi sürdürecek.

UTİKAD Hakkında;

1986 yılında kurulan Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD); lojistik sektörünün en önemli sivil toplum kuruluşlarından birisi olarak Türkiye’de ve uluslararası alanda kara, hava, deniz, demiryolu, kombine taşımacılığı ile lojistik hizmetler üreten firmaları aynı çatı altında toplamaktadır. UTİKAD, üyelerine verdiği hizmetlerin yanı sıra, lojistik sektörünün dünya çapındaki en büyük sivil toplum kuruluşu olan Uluslararası Taşıma İşleri Organizatörleri Dernekleri Federasyonu’nun (FIATA) Türkiye temsilciliğini üstlenmiş ve ülkemizi FIATA Yönetim Kurulu’nda temsil etmektedir. Ayrıca Avrupa Taşıma İşleri Organizatörleri, Taşımacılık, Lojistik ve Gümrükleme Hizmetleri Derneği (CLECAT) üyesi ve Ekonomik İş birliği Teşkilatı Lojistik Sağlayıcıları Dernekleri Federasyonu (ECOLPAF) kurucu üyesidir.

DFDS ve KAGİDER kadın girişimcilerin ürünlerini ücretsiz taşıyacak

DFDS Akdeniz İş Birimi, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ile birlikte başlattığı “Kadın için Taşıyoruz” projesini tanıttı. Proje kapsamında, girişimci kadınların ürettiği ürünler, DFDS tarafından 1 yıl boyunca ücretsiz olarak taşınacak. Kadınların yaptıkları ihracata katkıda bulunmayı hedefleyen projede, kadın üreticilerin ürünleri, DFDS’nin Pendik, Yalova ve Mersin kalkışlı taşımacılık ağında Avrupa’ya ulaştırılacak.

DENİZCİLİK ve lojistik sektörünün lider şirketlerinden DFDS’in Türkiye’de faaliyet gösteren şirketi DFDS Akdeniz İş Birimi, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ile birlikte iş kadınlarına yönelik “Kadın için Taşıyoruz” kurumsal sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında, girişimci kadınların ürettiği ürünler, DFDS tarafından 1 yıl boyunca ücretsiz olarak taşınacak. Projenin tanıtımı 3 Temmuz 2020 tarihinde KAGİDER Başkanı Emine ErdemDFDS Akdeniz İş Birimi Başkanı Lars Hoffmann, DFDS Akdeniz İş Birimi Başkan Yardımcısı Fuat Pamukçu ve KAGİDER yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Kadınların iş hayatına katılımını teşvik edip toplumsal hayatta daha fazla ön planda olmalarını ve yaptıkları ihracata katkıda bulunmayı hedefleyen projede, kadın üreticilerin ürünleri, DFDS tarafından Pendik, Yalova ve Mersin kalkışlı taşımacılık ağında ücretsiz taşınacak. Söz konusu proje, gemi ve tren hatlarında geçerli olacak. Toplantıda girişimcilere yönelik bu desteğin özellikle pandemi sürecinde ve sonrasında çok daha büyük bir önem kazandığı vurgulandı.

‘Kadın girişimciliğinin geriye gitmesine izin veremeyiz’

KAGİDER Başkanı Emine Erdem projeden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: “COVID-19 pandemisinin ekonomik sonuçları kadınları erkeklerden daha fazla etkiledi. Türkiye’de kadın girişimcilik oranı %11, ihracatçıların ise sadece %7, kadın girişimcilerin ekonomiye katılımı istediğimiz hedefin çok gerisinde ve salgınla birliktedaha geriye gitmesine izin veremeyiz; aksine, kadınların ekonomik kazanımları korunmalı ve geliştirilmelidir. Bu noktada kadın girişimcilere verilecek her türlü destek hayati nitelik taşıyor. Çünkü kadınların yeniden toparlanma sürecine yapacağı katkı ve ortaya çıkacak yeni dünyada oynayacakları rol vazgeçilmez bir öneme sahiptir.”

Erdem sözlerini şöyle sürdürdü: “KAGİDER ve DFDS Akdeniz İş Birimi’nin ortak projesi böyle bir ortamda kadın ihracatçılara önemli bir destek sağlayacak. DFDS’nin ücretsiz taşıma hizmeti kadın girişimcilerinin küresel pazarlarda daha rekabetçi olmasını sağlayarak dış pazarlara erişim sağlamalarına yardımcı olacak. Bu projenin gerçekleşmesine yaptıkları katkılar ve sağladıkları destek nedeni ile DFDS Akdeniz İş Birimi Başkanı Lars Hoffman’a, DFDS Akdeniz İş Birimi Başkan Yardımcısı Fuat Pamukçu’ya ve tüm DFDS ekibine teşekkür ediyorum.”

Lars Hoffmann: “Gelecek 10 yılda Türkiye’nin ihracatına kadınlar damga vuracak”

Kadınların iş hayatında çok önemli başarılara imza attığını belirten DFDS Akdeniz İş Birimi Başkanı Lars Hoffmann, “Kadın için Taşıyoruz” projesi ile bu başarıları daha da yukarılara taşımayı amaçladıklarını belirterek şunları söyledi: “DFDS, Avrupa’nın en büyük denizcilik ve lojistik şirketlerinden biri olarak 20’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Hali hazırda Avrupa’nın en büyük ekonomilerine Türkiye’den yapılan kara nakliyesinin yaklaşık yarısını biz gerçekleştiriyoruz. Yıllık 2.1 milyar Euro seviyesindeki gelirimiz ve sahip olduğumuz son derece güçlü ağla, sektör lideri konumundayız. Şimdi bu gücümüzü girişimci kadınların hizmetine sunarak, zaman zaman karşılaştıkları engelleri ortadan kaldırmayı ve onları daha büyük başarılara ‘taşımayı’ amaçlıyoruz. Kadınlara iş hayatında fırsat eşitliğinin sunulması, Türkiye’nin geleceğe daha güvenli bakmasını da sağlayacaktır. Gelecek 10 yılda Türkiye’nin ihracatına kadınlar damga vuracak. Biz de DFDS olarak kadının hem iş hayatında hem de sosyal hayatta daha da güçlü olarak yer almasını destekliyoruz.”

Fuat Pamukçu: “50 kadın girişimciye destek verilecek”

Dijital basın toplantısında proje hakkında bilgi veren DFDS Akdeniz İş Birimi Başkan Yardımcısı Fuat Pamukçu da şöyle dedi: “Proje kapsamında 50 kadın girişimciye, girişimci başına iki adet konteyner ile 1 yıl süreyle ücretsiz taşımacılık desteği sunulacak. ‘Kadın için Taşıyoruz’ programından faydalanacak olan kadın girişimciler, KAGİDER ve DFDS tarafından belirlenecek. Kadınların ekonomik hayata daha fazla dahil olması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yanı sıra demokratik gelişim açısından da büyük önem taşıyor. Bu önemli projeyi, girişimcilik yoluyla kadının güçlenmesini hedefleyen ve bu konuda ciddi projeleri hayata geçiren sivil toplum kuruluşu olan KAGİDER ile birlikte uygulamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

DFDS, kurduğu altyapı ile, halihazırda Avrupa’nın en büyük ekonomilerine sahip ülkelerine yapılan kara nakliyesinin yaklaşık yarısını gerçekleştiriyor. DFDS Akdeniz İş Birimi, İstanbul Pendik, Yalova ve Mersin olmak üzere Türkiye’nin üç farklı noktasından 14 büyük Ro-Ro gemisi ve 60 km’yi aşan gemi kapasitesiyle İtalya, Yunanistan ve Fransa’ya seferler düzenlemeyi sürdürüyor. DFDS Akdeniz İş Birimi bu gücünü KAGİDER ile birlikte girişimci kadınların hizmetine sunarak onların Türkiye’nin ihracatına katkılarını artırmalarına destek olacak.

Proje kapsamında KAGİDER ve DFDS tarafından belirlenecek 50 kadın girişimciye, girişimci başına iki adet konteyner ile 1 yıl süreyle ücretsiz taşımacılık desteği sunulacak. İş ortaklarının katkılarıyla Türkiye’nin farklı noktalarından DFDS’in yurtiçinde faaliyet gösterdiği limanlara ücretsiz taşınacak olan yükler önce deniz yoluyla İtalya ve Fransa’ya, ardından Avrupa’nın herhangi bir noktasına DFDS intermodal hatları ile ücretsiz ulaştırılacak.

DFDS Akademi ile kadın girişimcilere farklı alanlarda eğitimler

DFDS Akademi İş Birimi, aynı zamanda dijital platformu DFDS Akademi üzerinden çeşitli sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde kadın girişimcilere farklı alanlarda uzman konuklarla eğitim seminerleri başlattı.

Platform, 10 Haziran Çarşamba günü gerçekleştirilen webinarda da KAGİDER iş birliği ile Türkiye’den kadın girişimcilerle AIDDA üyesi İtalyan kadın girişimcileri buluşturdu. Buluşmada KAGİDER ve AIDDA arasında dijital ortamda bir iyi niyet protokolü de imzalandı. AIDDA ve KAGİDER arasında dijital ortamda imzalanan sanal iş birliği anlaşması özellikle pandemi sürecinin yarattığı olumsuz ekonomik sonuçları aşmak ve yeni normale geçişi hızlandırmak için gerçekleştirildi. Bu doğrultuda kadın girişimcilere yönelik eğitim seminerleri ilk olarak sunulan dijital pazarlama eğitiminin ardından dış ticaret, finans ve teknoloji gibi birçok farklı konuda uzman isimler liderliğinde devam ediyor.

DFDS Hakkında: DFDS, Avrupa’da taşımacılık ve nakliye hizmetleri sunmaktadır. 8.000’den fazla nakliyeci, DFDS’nin gemi ve liman terminali hizmetlerine ek olarak esnek taşımacılık ve lojistik çözümlerine güveniyor. DFDS’nin 8.000 binden fazla çalışanı, 20’den fazla ülkeden oluşan ağında yer alan gemilerde ve ofislerde görev alıyor. 1866 yılında kurulmuş olan ve merkezi Kopenhag’da bulunan DFDS, Nasdaq Kopenhag’da işlem görüyor.

Pick-up segmentinin açık ara lideri yeniden Mitsubishi L200!

Mitsubishi Motors’un en iddialı 4×4 modeli olan Türkiye’nin pazar lideri L200, ODD verilerine göre 2020 yılının ilk 6 ayında da %33 pay ile pick-up segmentinde açık ara lider oldu. Son 2,5 yıldır üst üste segmentinde liderliğini koruyan Mitsubishi L200, en yakın rakibine oranla iki kattan daha fazla pazar payına sahip bulunuyor.

2018 ve 2019 yıllarında Türkiye’nin en çok tercih edilen pick up’ı olan Mitsubishi L200, ODD verilerine göre 2020 yılının ilk 6 ayında yüzde %33 pay ile pazarın lideri olmayı sürdürüyor. Bu sonuçla, 2019’da %27 olan pazar payı ile yılı lider kapatan Mitsubishi L200, bu yılın ilk yarısında pazar payını %22 oranında arttırmış oldu ve bu oranla en yakın rakibinin iki katından fazla satış gerçekleştirdi. İlk 6 ayda Türkiye pazarında satılan her 3 pickup’tan birisi L200 olurken Haziran ayındaki pazar payı ise %49 ile rekor kırdı ve bir ayda satılan pick-up’ların yarısında L200 tercih edildi.

2020 yılını da lider kapatması beklenen Mitsubishi L200, dayanıklılık, sağlamlık, denge ve dinamizmi birleştirdiği yeni kasasıyla geçtiğimiz Eylül ayında gerçekleştirdiği lansmanından sonra kullanıcıların büyük beğenisiyle karşılandı.

Mitsubishi L200, ilk kez lanse edildiği 1978 yılından bu yana dünya çapında 4,7 milyon adet, Türkiye’de ise 75.000 adetten fazla satıldı. Mitsubishi Motors Corporation’ın en önemli pick-up pazarları arasında bulunan Türkiye, dünyanın en büyük 20 pick-up pazarından birisi olarak kilit bir rol üstleniyor.

Lider L200, yeni tasarımıyla dikkat çekiyor

Yeni nesil L200, güvenlik donanımları, geliştirilmiş yol ve arazi performansı, tam zamanlı “Super Select 4WD II” dört tekerlekten çekiş sistemi, yeni eklenen “Off Road” modu, “Yokuş İniş Kontrolü” sistemi ve otomobil konforunu aratmayan iç tasarım özellikleriyle en iddialı 4×4 pick-up modeli olarak sınıfında standartları belirliyor. L200’ün yeni versiyonunda ön kaput yüksekliği artarak daha maskülen, güçlü ve karizmatik bir görünüm sunuyor.

Keskin çizgilere sahip gövde hatları, genişletilmiş çamurlukları ve parlak vurguları ile yeni nesil L200, sağlam ve güçlü pick-up algısını, modern bir görünümle birleştiriyor. Dayanıklı, sağlam ve dinamik yeni nesil L200, Mitsubishi Motors’un dünya çapındaki yük taşıma performansı en üst düzeyde olan modeli. Yeni nesil L200 geliştirilen dört yeni renk alternatifleriyle tüketicilere sunuluyor; Elmas Beyaz, Bakır Turuncu, Grafit Gri ve Opak Kırmızı.

Bilgi için: İpek Yılmaz | ipek.yilmaz@ogilvy.com | 0549 787 0685

Temsa Motorlu Araçlar Hakkında:

Otomotiv sektöründe köklü bir geçmiş ve deneyime sahip olan Temsa Motorlu Araçlar, 1984 yılından bu yana teknik lisans ve distribütörlük anlaşması yürüttüğü Mitsubishi Motors’un binek ve ticari araçlarının satış, pazarlama, servis ve yedek parça faaliyetlerini sürdürmektedir. Temsa Motorlu Araçlar’ın portföyünde; Mitsubishi Motors binek araçlar grubunda Outlander, ASX, Eclipse Cross ve Space Star bulunurken, ticari araçlar grubunda ise L200 pick-up yer almaktadır. ODD verilerine göre segmentinde lider olan Mitsubishi L200, Türkiye pazarında son 2 yıldır en çok satılan pick-up unvanına sahiptir.

RENAULT YILIN İLK YARISINDA BİNEK OTOMOBİL LİDERİ

Renault, 2020 yılının ilk yarısını 36 bin 305 satış adedi ve 17,8 pazar payı ile binek otomobil pazarında lider kapattı. 20 yıldır binek otomobil pazarının değişmeyen lideri olan marka, böylece 21’inci yılının ilk yarısında da bu unvanını korudu.

2020 yılının ilk 6 ayında Renault, toplam pazarda gerçekleştirdiği 37 bin 444 satış adedi ile 14,7 pazar payı elde etti. Renault, 36 bin 305 satış adedi ve 17,8 pazar payı ile binek otomobil pazarının lideri oldu.

Renault Grubu, aynı dönemde binek otomobil pazarında kaydettiği 46 bin 83 satış adedi ile toplam pazardan yüzde 22,6 pay elde etti. Grup, toplam pazarda ise 49 bin 43 satış rakamı ile 19,3 pazar payı elde etti.

Dacia markası, 2020 yılının ilk yarısında kaydettiği 11 bin 599 satış adedi ve toplam pazardan elde ettiği yüzde 4,6 pay ile marka sıralamasında 8’inci sırada yer aldı. Dacia’nın öne çıkan modeli Duster, 5 bin 752 adet satış ve 13,6 segment payı ile C-SUV segmentinde dikkat çeken bir performans sergiledi.

Türkiye’nin en çok satan ilk 3 otomobilinden 2’si Renault

Türkiye’de en çok satılan model sıralamasında ilk 3 modelden 2’si OYAK Renault Fabrikaları’nda üretilen Clio HB ve Megane Sedan oldu. OGD tarafından “Türkiye’de Yılın Otomobili” seçilen Yeni Clio HB, Şubat ayındaki lansmanından bu yana kısa sürede 10 bin 659 satış adedi kaydetti. Türkiye’de en çok tercih edilen model sıralamasında 2’nci sırada yer alan Clio, 21 farklı modelin yer aldığı B-HB segmentinde, en yakın rakibinden yaklaşık beş kat fazla satış kaydederek açık ara liderliğini ilan etti. Model, yılın ilk yarısında Clio IV ile birlikte toplamda 17 bin 268 satış adeti elde ederek segmentini domine ederken, B-HB segmentinde satılan her 2 araçtan 1’i Clio oldu.

2020 yılının ilk altı ayında elde ettiği 14 bin 46 adet satış adedi ile Megane Sedan ise 22,1 segment payı elde etti.

“Yeni Clio HB büyük talep görüyor”

Binek otomobil pazarındaki sürdürülebilir başarılarının altını çizen Renault Mais Genel Müdürü Berk Çağdaş, “20 yıldır elde ettiğimiz binek otomobil liderliğini, 2020 yılının ilk yarısında da, birlikte tecrübe ettiğimiz olağanüstü pandemi sürecine rağmen korumaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bugüne kadar, OYAK vizyonu çerçevesinde memnuniyetlerini birincil önceliğimiz olarak belirlediğimiz müşterilerimizin ve çalışanlarımızın sağlığını korumak için; Mart ayından itibaren tüm Yetkili Satıcılarımız ile birlikte her türlü tedbiri aldık ve almaya devam ediyoruz. Yılın başında Türkiye pazarına sunduğumuz Yeni Clio HB modelimiz, rakamların da kanıtladığı gibi müşterilerimiz tarafından büyük bir talep görüyor. Yeni Clio’nun, Mayıs ayında* Avrupa’da da en çok tercih edilen model olması, global başarısını da ortaya koyuyor. Türkiye’nin en çok tercih edilen ilk üç modelinin ikisi Renault markasına ait. İhracatın lokomotif sektöründe yerli üretim yapan bir marka olarak, OYAK Renault Fabrikaları’nda üretilen Megane Sedan ve Clio HB ile pazarda yerlilik oranının yükseltilmesine yaptığımız katkıdan ayrıca memnunuz” dedi.

“Otomotiv pazarına dinamizm geldi”

Çağdaş ayrıca, “Mart ve Nisan 2020 döneminde ertelenen talep, pandemi etkisi ile artan toplu taşımadan kaçınma eğilimi ve ulaşılabilir faiz koşulları ile birlikte pazara büyük bir dinamizm geldi. Yılın ikinci yarısında bu ritmin devam etmesi ve olası bir ikinci dalga yaşanmaması durumunda, pazarın 650 bin seviyelerinde tamamlamasını öngörüyoruz ifadelerini kullandı.

EYVAH ÜNİVERSİTELİ OLUYORUM !

Üniversite sınavı geldi çattı.  Sınava nerede gireceğim, acaba kaç puan alacağım gibi sorulardan daha önemli şeyler var.

Bana göre odaklanmanız gereken konu hangi mesleği yaparsam mutlu olurum?

Hangi meslekte daha başarılı olurum?

Hangi mesleğe yatkınım?

Sonra bu mesleği seçersem iş olanakları nedir?

Kendimi bu meslekte geliştirirsem kariyerimde nereye kadar ilerleyebilirim?

Hangi şehirlerde iş imkanı var?

İş tercihim devlet mi özel sektör mü olmalı?

Eksi yanlarım ve artı yanlarım nedir?

Seçeceğim bölümün okulu hangi şehirlerde?

Bu ilk basamağı geçtikten sonra seçtiğiniz meslekte sizi en iyiye taşıyacak okul sıralamanızı yapınız?

Sonrasında hedefinize ulaşmak için hangi dersten ne kadar soruyu doğru cevaplamanız gerekiyor bunun araştırmasını yapınız.

Sınav günü geldi çattı herkes heyecan içerisinde lakin siz ne istediğinizi biliyor ve kendinizden emin bir şekilde sınava giriyorsunuz, yapmanız gerekenleri günler evvelinden tatbik ederek hatalarınızı önceden öngörüp önlemlerinizi aldınız.

Sınav bitti; sevdiklerinizden ilk soru hazır mısınız?

Sınav nasıl geçti…

Tam tahmin ettiğim gibi ne eksik ne fazla istediğim XXX okulun XXX bölümünü kazandım ve hedeflerime ulaşmak için yapmam gerekenleri zaten çok öncesinden defterime yazmıştım, sevdiklerinize hadi kahve içelim dediğinizi duyar gibiyim.

Sınav sonuçları açıklandı ve sonuçlar istediğiniz gibi çıktığı gün beni arayın yarınları konuşalım.

Benim uzmanlık alanım depo ve lojistik dilerseniz lojistik sektörüne gönül vermiş gençlerin meraklarını giderecek konulara geçelim.

Lojistik nedir?

İş imkanları nelerdir?

Hangi şehirlerde okulları var?

Okulları kaç yıllık?

Lojistik bölümünü neden tercih etmeliyim?

Lojistik sektöründe akademisyen olabilir miyim?

Amacım dileyen herkese destek olmak, pdf yollayabilir ya da okullarına uzak bağlantı ile kariyer basamaklarındaki ilk adım için ücretsiz bilgi paylaşımı yapabilirim.

Benim uzmanlık alanım Depo ve Lojistik olduğu için dilim döndüğünce gençlere ücretsiz katı sağlamak için bir yazı ve slayt hazırladım. Ayrıntılara  aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

PDF sunumunu mail yoluyla istemeyi unutmayınız, faydalı olacağını ümit ediyorum.

Sağlıklı Günlerde Lojistikle Kalın.

Recep KOCA

A Yangın Güvenlik Sistemleri  A.Ş

Depo ve Lojistik Müdürü

Makale Organizasyonunu Yapan:

Ayşe KARAKAYA

Lojistikcilerinsesi.biz