-1 C
İstanbul
Pazar, Ocak 17, 2021
Ana Sayfa Blog

Mikro İşletmeler için hijyen farkındalığı sağlaya “İşimiz Temiz Projesi”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu tarafından Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve OPET’in desteğiyle geliştirilen “İşimiz Temiz Projesi” hayata geçiyor.  “İşimiz Temiz Projesi” ile hizmet sektöründe faaliyet gösteren mikro işletmelere hijyen eğitim programları oluşturularak faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için destek verilecek. Üç ilde pilot çalışmaların başlatıldığı proje ile ilk etapta yeme- içme, konaklama ve ulaşım alanında faaliyet gösteren 31.500 işletmeye ulaşmak ve eğitimler sonunda verilecek sertifika ile hijyen normlarının belgelenmesi hedefleniyor. Eğitimlerin tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması ve projenin sadece pandemi dönemiyle sınırlı kalmayıp sürdürülebilir olması hedefleniyor.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu tarafından mikro işletmelerin hijyen kapasitelerini artırarak işlerinin sürdürülebilirliği için fırsat eşitliği yaratma hedefiyle hayata geçirilen “İşimiz Temiz Projesi”, Türkiye’nin turizm açısından en hareketli illerinden İzmir, Muğla ve Antalya’daki pilot çalışmalar ile başlıyor. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu liderliğinde, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve 21 yıldır yürüttüğü Temiz Tuvalet Kampanyası ile bu alanda önemli bir deneyime sahip olan OPET işbirliğiyle yürüyecek olan “İşimiz Temiz” Projesi ile hizmet sektöründeki mikro işletmeler için hijyen odaklı eğitim programları oluşturarak tüm Türkiye’de temiz, hijyenik, sağlıklı hizmet sunan işletmelere sahip olmak amaçlanıyor. “İşimiz Temiz Projesi” ile mikro işletme olarak adlandırılan; yıllık çalışan istihdamı 10 kişiden az olan, yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri ise 3 milyon TL’yi aşmayan işletmelerin hijyen kapasitelerini artırmak ve işlerinden duydukları memnuniyetle birlikte gelirlerinin yükselmesi hedefleniyor. 

KONAKLAMA, ULAŞIM, GIDA SEKTÖRLERİNDE FARK YARATACAK EĞİTİM PROGRAMI

Mikro işletmelerin fark yaratması ve normlar dahilinde çalışması için geliştirilecek olan projede Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü iş birliğinde, özel olarak yapılandırılmış hijyen odaklı eğitim programları oluşturulacak. Bu eğitim programları, pilot illerdeki Halk Eğitimi Merkezi eğitmenleri tarafından Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Uzaktan Eğitim Platformu kanalıyla mikro işletmelerle buluşturulacak. Turizm potansiyelinin yüksek olduğu İzmir, Antalya ve Muğla’da pilot olarak başlatılan projede toplumda farkındalık oluşturarak hizmet sektörüne dahil olan; yeme- içme, konaklama ve ulaşım alanında faaliyet gösteren mikro işletmelerin öne çıkmalarına destek verilecek. Üç ilde toplam 31.500 işletmeye ulaşmanın hedeflendiği proje, 2022 yılının Haziran ayı sonuna kadar devam edecek. Pilot illerdeki çalışmaların ardından Türkiye geneline de yaygınlaştırılacak olan projede, Temiz Tuvalet Kampanyası ile 21 yılda 10 milyonu aşkın kişiye ulaşarak hijyen bilincinin oluşması için önemli adımlar atan OPET’in bu konudaki deneyimlerinden faydalanılacak.

“İşimiz Temiz Projesi”’nin basın toplantısı, bir sonraki gün Dünya Hijyen Günü olması nedeniyle 15 Ocak 2021 tarihinde TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Yusuf Büyük, OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk’ün katılımıyla online olarak gerçekleştirildi.  

TOBB BAŞKANI M. RİFAT HİSARCIKLIOĞLU:                                                                 “TEMİZLİK SAĞLIKLI BİR YAŞAM VE SAĞLIKLI BİR NESİL İÇİN MECBURİYETTİR. SAĞLIKLI NESİL DE ÜLKENİN GELECEĞİDİR.”

Toplantıda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu şöyle dedi: “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sayın Nurten Öztürk öncülüğünde “İşimiz Temiz Projesi”ni başlatıyoruz. Proje, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve OPET’in katkıları ile hayata geçiriliyor. Bildiğiniz gibi, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, herkes için daha iyi ve daha sürdürülebilir bir geleceğe ulaşmayı hedefliyor. Bu kapsamda gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak için özel sektör, sivil toplum ve vatandaşların ortak amaçla bir araya gelmesi gerekiyor. Bizler temizlik imandan gelir sözleri ile büyüdük. Temizlik sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir nesil için mecburiyettir. Sağlıklı nesil de ülkenin geleceğidir. Pandemi döneminde hijyen önemini daha da artırmıştır. Bu dönemde toplumun her kesiminde, her yaşta temizlik ve hijyen konusunda ciddi bilinç artışı yaşanmıştır. İşimiz Temiz Projesi ile de özellikle bu kritik dönemde, hizmet sektöründeki yeme içme, konaklama ve ulaşım alanında faaliyet gösteren mikro işletmelerin öne çıkmalarına destek verilecektir. 81 ilde, 7000 üyesi ile dünyanın en geniş kadın girişimci ağlarından biri olan TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Üyelerimiz ile de Dünya Hijyen Günü nedeniyle 3 pilot ilde başlatılan, daha sonra tüm illere yayılması planlanan projeyi, ülkemizin her yerine ulaştıracağız.” 

MEB HAYAT BOYU ÖĞRENME GENEL MÜDÜR YUSUF BÜYÜK: 

İŞİMİZ TEMİZ PROJESİ, İÇİNDE BULUNULAN DÖNEMDE ÖNEMİ DAHA DA ARTAN HİJYEN KONUSUNDA YENİ BİR BAŞLANGIÇ OLACAK”

Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Yusuf Büyük, misyonlarının öğrenen topluma dönüşüm sürecinde her zaman her yerde herkese rehberlik hizmeti sunan; bireyin yetkinliklerini geliştirerek insanlığın kalkınmasında sorumluluk almasını destekleyen; belgelendirilebilen, izlenebilen kaliteli eğitimler sunmak olduğunu belirterek hijyen konusunda  yeni bir başlangıç olan İşimiz Temiz Projesi’nin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kadın Girişimciler Kurulu işbirliği ve OPET’in desteğiyle hayata geçirilecek olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Büyük, Genel Müdürlüğümüz olarak salgın döneminde hijyen eğitimi ve uygulamalarına ilişkin birçok çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek; bu proje kapsamında da geliştirilecek eğitim programlarının halk eğitimi merkezi öğretmenleri tarafından Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün uzaktan öğrenme portalı üzerinden mikro işletmelerle buluşturulacağını söyledi. Büyük ayrıca, “Salgın döneminde önemi daha da artan hijyen konusunda yeni bir başlangıç olan İşimiz Temiz projesiyle amacımız, hizmet sektöründe faaliyet gösteren mikro işletmeler için hijyen normları oluşturmak, bu normların içselleştirilmesine yönelik eğitim programları geliştirmek ve söz konusu hijyen normları kapsamında Türkiye genelinde farkındalık yaratmaktır” dedi.

TOBB KADIN GİRİŞİMCİLER KURULU BAŞKANI NURTEN ÖZTÜRK: 

“HİJYEN KONUSUNDA FARKINDALIK YARATARAK, BU ZORLU DÖNEMDE MİKRO İŞLETMELERİN KAPASİTELERİNİ VE GELİRLERİNİ YÜKSELTMEYİ HEDEFLİYORUZ”

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı ve OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, toplum sağlığını korumak ve geliştirmek, yaşam kalitesini yükseltmek, temizlik ve hijyen konusunda yeterli eğitim almış sağlıklı nesiller yetiştirmek konusunda, başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere her bir birey ve şirketin temel görev ve sorumluluğa sahip olduğunu söyledi. Öztürk, “OPET olarak paydaş katılımı esasıyla “yaşayan”, toplumsal sorunlara çözüm arayan, uzun vadeli projeler üretiyor ve birçok projeye de tam destek veriyoruz. Temiz ve sağlıklı bir toplum yaratmak amacıyla 2000 yılından bu yana sürdürdüğümüz Temiz Tuvalet Kampanyası ile bugüne dek 10 milyonu aşkın kişiye hijyen ve temizlik eğitimleri verdik. Pandemiyle geçirdiğimiz bu zor günler, mekan-insan ilişkisinin bulaşta ne kadar önemli olduğunu ve hijyenin her ortam için ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Hijyen; güvenli temizlik yaratılmış, sağlıklı ortamdır ve büyük-küçük tüm toplu yaşam alanlarında işyeri ve çalışanı güvenliği açısından ilk öncelikli konu olmalıdır. İşimiz Temiz Projesi’nde de proje ortaklarımızla birlikte hizmet sektörüne yönelik hijyen eğitimleri düzenleyerek mikro işletmelerin temiz, hijyenik ve sağlıklı hizmet sunmalarını amaçlıyoruz. Türkiye genelinde ulusal bir dönüşüm ilan etmek amacındayız. Ülkemizin, insanımızın ve turizmimizin en önemli değerlerinden biri olan misafirperverliğimizi hijyenik kurallarla daha güvenli hale getirmek istiyoruz. Toplumda farkındalık yaratarak, bu zorlu dönemde mikro işletmelerin kapasitelerini artırmayı, gelirlerini yükseltmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. 

ÜÇ İLDE TOPLAM 31.500 İŞLETMEYE HİJYEN EĞİTİMİ VERİLECEK 

Proje kapsamında İzmir’de yeme-içme sektöründen 6.000, konaklama sektöründen 6.000 ve ulaşım sektöründen 6.000 olmak üzere toplam 18.000, Antalya’da yeme-içme sektöründen 3.000, konaklama sektöründen 3.000 ve ulaşım sektöründen 3.000 olmak üzere toplam 9.000 ve Muğla’da ise yeme-İçme sektöründen 1.500, konaklama sektöründen  1.500 ve ulaşım sektöründen 1.500 olmak üzere toplam 4.500 mikro işletmeye ve toplamda ise 31.500 mikro işletmeye toplum sağlığı açısından hayati önem taşıyan hijyenik koşulların oluşturulması ve işletilmesi amacıyla hijyen eğitimleri düzenlenecek. Üç farklı alan için online çalıştayların düzenleneceği proje ile uygulamaların öncesi ve sonrasında gerçekleştirilen araştırmalarla hedef kitlenin bilgi, tutum ve değişiklikleri raporlanacak. Eğitimlerini tamamlayan kişiler ‘Hijyen Eğitim Sertifikası’nı almaya hak kazanırken işletmesi de “İşimiz Temiz Hijyen Eğitimi” belgesini alarak işletmesinin görünen uygun yerinde sergileyebilecek. Ayrıca proje sürecinde yarattığı etkinin ölçümlenmesi amaçlı sosyal etki araştırması da yapılacak. Proje kapsamında geliştirilecek 3 farklı sektöre özel hijyen eğitimleri ve diğer proje uygulamaları pilot iller olan İzmir, Antalya ve Muğla’da yürütülecek olup; geliştirilen online eğitim içerikleri sayesinde eğitimlerin, MEB online eğitim platformları yoluyla tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılması hedefleniyor. 

ARAŞTIRMA İLE ÖNCELİKLİ BEKLENTİLER BELİRLENDİ

Proje kapsamında hizmet sektöründeki mikro işletmelerin ve mikro işletmelerden hizmet alanların temizlik ve hijyen konusundaki iç görülerini belirlemek üzere kalitatif bir araştırma gerçekleştirildi. Araştırma sonucunda korona dönemi ile birlikte hijyen ve temizlik algılarının değişime uğradığı özellikle hizmet alan katılımcıların bulundukları ortamlarda kendilerini rahat, huzurlu ve güvende hissetme ihtiyacının öne çıktığı belirlendi. Buna paralel hizmet alanların pandemi sonrası bir işletmeden beklediği hijyen seviyesinin pandemi öncesine göre yüksek öncelik kazandığı da görüldü. Ayrıca hizmet alan katılımcılar kadar işletme sahiplerinin de rutin önlemler dışında kendilerinin yöntemler geliştirdiği gözlendi.  

Bu doğrultuda araştırmadaki bulgulara göre:

  • Konaklama sektörü için temizlik denildiğinde en önemli unsurlar mefruşatın beyazlığı ve ortamın hoş kokulu olması ile ilişkilendirilirken;  
  • Kafe-restoran sektörü için personelin bone, eldiven kullanması, ekipman vb. somut göstergelerle bağdaşmaktadır.  
  • Ulaşım sektörü için ise dış görünüşün temizliği, havalandırmanın ve ortamın hoş kokulu olması gibi somut göstergeler ön plana çıkıyor. 
  • İnsan trafiğinin yoğun olduğu bu 3 sektördeki ortak beklenti ise yine; insanların en çok temas ettiği yüzeylere (kapı kolları, musluk kol ve başları, baharatlık, tutamaçlar vb.) yönelik özel önlemler alınması…  

Araştırmada hizmet verenler ise personelin eğitimi konusunda yapılandırılmış ve uygulama önerilerini içinde barındıran bir eğitim programının hazırlanmasına ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Mikro işletme sahipleri, adlarını ve içeriklerini bilmemekle beraber bir takım hijyen sertifikalardan haberdar olmalarına rağmen yoğun iş tempoları nedeniyle ilgi gösteremediklerini vurgulamıştır. İşletme sahipleri İşimiz Temiz projesinde MEB sertifikasıyla sunulacak eğitimlere ilgi göstereceklerini bildirmişlerdir. Bu eğitimlerle doğru temizlik ve hijyenin nasıl yapılacağına dair bilinç oluşturmasına, işletmenin bilinirliğinin artırılmasında ve görünür kılınmasına ve tüketici zihninde güven algısı oluşturulmasına katkı sağlayacağını paylaşmışlardır. Eğitimlerin online olması olumlu karşılanırken projenin kamu ve özel sektör tarafından desteklenmesinin de projenin güvenirliğini artırdığı vurgulanmıştır.  

Kamyonlar tozu dumana kattı, Dakar’ı Goodyear kullanan KAMAZ-Master Ekibi kazandı

507 Sotnikov Dmitry (rus), Akhmadeev Ruslan (rus), Akhmatzianov Ilgiz (rus), Kamaz, Kamaz - Master, Camion, Truck, action during the 2nd stage of the Dakar 2021 between Bisha and Wadi Al Dawasir, in Saudi Arabia on January 4, 2021 - Photo Antonin Vincent / DPPI

Goodyear lastikleri kullanan KAMAZ-Master Takımı dünyanın en zorlu rallisi olan Dakar’ı bir kez daha kazandı. Ekip, 12 günlük uzun ve macera dolu rally-raid yarışını 18. kez kazanmakla kalmayıp, aynı zamanda ilk 3 sırayı da alarak podyumu domine etti ve resmi lastik ortağı Goodyear ile birden fazla rekoru aynı anda kırmış oldu.   

Bu zafer, Dmitry Sotnikov’un bugüne dek Dakar’da kazandığı ilk Altın Madalya oldu. Co-Pilot Ruslan Akhmadeev ve mekanik ustası Ilgiz Akhmetzianov ile beraber ilk aşamadan itibaren liderliği ele alan 507 numaralı ekip, genel sıralamada da liderliği bırakmayarak, 2021 yarışında zafere ulaşan taraf oldu. 501 numaralı ekipten Anton Shibalov, takım arkadaşı Sotnikov’un arkasından üst üste ikinci kez gümüş madalyayı kazandı ve KAMAZ-master takımı adına Dakar yarışında bir zafere daha imza attı.  509 Numaralı ekipten Dakar rallisinin deneyimli ismi Airat Mardeev ise yarışta bronz madalyayı alan isim oldu. 

Otoritelerce  dünyanın en zorlu rallisi olarak nitelendirilen Dakar Rallisi bu yıl da soluksuz mücadelelere sahne oldu. KAMAZ-master yöneticisi Vladimir Chagin Dakar Rallisi ile ilgili olarak şunları söyledi; “Dakar Rallisi çok önemli bir yarış. Titiz bir hazırlık, operasyon disiplini ve olağanüstü bir takım çalışması gerektiriyor. 2021 Dakar Rallisi’nde kamyonlar, sürüş ve yol saptama becerileri ve mekanik teknisyenlerinin uzmanlığı birçok kez sınanmış oldu. En küçük detaylarla dahi ilgilenmemiz gerekti ve takım, bu inanılmaz sonucu elde etmek için gece gündüz çalıştıFirma olarak geliştirdiğimiz ileri düzey kamyon teknolojisinin yanında takımımızın yoluna devam etmesini sağlayan hayati  unsurlardan biri sağlam lastikler. Hız son derece önemli olsa da, zorlu yol koşullarında yarışabilecek durumda olmak ve rakiplerin önüne geçmek için lastikler çok önemli bir etken. Güvenilir ortağımız Goodyear ile takımlarımız, ne kadar beklenmedik durum veya zorlu bir mücadele ile karşılaşırlarsa karşılaşsınlar, standart Goodyear OFFROAD ORD lastiklerin olağanüstü dayanıklılığı ve mükemmel yol tutuşunun onları bitiş çizgisinde zafere taşıyacağını bilir.”

Goodyear Ticari İş Birimi Avrupa Pazarlama Direktörü Maciej Szymanski ise konuyla ilgili olarak; “KAMAZ-Master takımını tebrik ediyorum. Dakar rallisi kamyon segmentinde Altın, Gümüş ve Bronz madalyaların sahibi olmak inanılmaz bir başarı olmanın yanında, takımın olağanüstü yarış uzmanlığı ile bu kamyonlar ve ekipmanlarındaki teknik ustalığın en büyük göstergesi. Böylece, araçların bu yıl tamamen yenilenen rota ile tek temas noktası olan lastiklerimizin üstün performansı da bir kez daha test edilmiş oldu. Lastiklerin dayanıklılığı, zorlu zemin koşullarına karşı direnci ve geliştirilmiş yol tutuşu, ekibin kusursuz performansında büyük rol oynadı. Biz de, müşterilerimize bu yarışlarda geliştirdiğimiz teknolojilerden yola çıkarak her türlü yol koşulunda aynı şekilde destek veriyoruz”  diye konuştu.

FIA Avrupa Kamyon Yarışları Şampiyonasının da tek lastik sağlayıcısı olan Goodyear, yollarda kullanılan standart ürün grubunun son derece zorlu kullanım koşullarında test etmekle tanınıyor.   Özellikle gelişmiş karkas teknolojisinin sağladığı dayanıklılık, daha fazla kullanım süresi ve toplam sürüş mesafesi ile daha uzun toplam servis ömrü elde edilmesine doğrudan katkı sağlayan ve böylece, sektörün sürdürülebilir taşımacılık hedeflerini destekleyen önemli bir test kriteri.

Goodyear hakkında:

Dünyanın en büyük lastik şirketlerinden The Goodyear Tire & Rubber Company’nin, 21 ülkede 47 fabrikası, ABD ve Lüksemburg’da iki inovasyon merkezi ve bünyesinde yaklaşık 63.000 çalışanı bulunmaktadır. The Goodyear Tire & Rubber Company’nin Türkiye’deki iştiraki olarak 1961 yılında kurulan Goodyear Lastikleri Türk A.Ş.; 2.000’e yaklaşan çalışanı ile Adapazarı ve İzmit fabrikalarında Goodyear, Fulda, Sava, Debica ve Kelly markaları çatısı altında, tüketici lastikleri ve ticari lastikler üretmektedir. İstanbul Sanayi Odası’nın sıralamasında Türkiye’nin en büyük ilk 100 şirketi arasında yer alan Goodyear Lastikleri T.A.Ş. aynı zamanda Türkiye’nin en büyük ihracatçıları arasındadır. Hisseleri Borsa İstanbul’da “GOODY” sembolüyle işlem gören Goodyear Lastikleri Türk A.Ş.’nin ürünleri ve faaliyetleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için www.goodyear.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Aygaz ve McKinsey Aykargo İle Kargo Sektöründe

 

Tüketicinin en çok tercih ettiği, LPG sektörünün lider markası Aygaz, kurumiçi girişimcilik ve inovasyon faaliyetleri kapsamında çalışanlarının fikir önderliğinde oluşturulan ve yenilikçi bakış açısıyla hayata geçirdiği Aykargo’yla kargo sektöründe güçlü bir adım attı. Aygaz’ın 81 ilde bulunan yaygın dağıtım ağı ve tecrübesiyle hizmet verecek olan Aykargo, teknoloji odaklı yeni nesil altyapısıyla müşteri memnuniyetini ön planda tutacak. 

Koç Holding Enerji Grubu Başkanı ve Aygaz Yönetim Kurulu Üyesi Yağız Eyüboğlu yaptığı değerlendirmede “Aykargo’nun kargo sektörüne yeni ve güçlü bir soluk getireceğine inancım tam” dedi. Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel ise,  “McKinsey iş birliği ile hayata geçirdiğimiz Aykargo ile güçlü lojistik altyapımızın verdiği imkânlardan da faydalanarak müşteri memnuniyetini bu alanda en üst seviyeye çıkaracağımıza inanıyorum.” dedi.

İstanbul, 15 Ocak 2021, Türkiye LPG sektörünün lideri konumunda bulunan Koç Topluluğu şirketlerinden  Aygaz, yenilikçi bakış açısıyla  inovasyon ve kurum içi girişimcilik projesi olarak başlattığı süreci geliştirmek için bağlı ortaklığı Aykargo altında kargo sektörüne adım attı. 

Aykargo’nun, Aygaz’ın mevcut bayi ağı ve eve teslimat tecrübesini kullanarak, e-ticaret ve büyüyen kargo dağıtım sektöründe faaliyetlerini geliştirmesi ve daha etkin yürütmesi amacıyla Aygaz, Aykargo ve McKinsey & Company arasında Ortaklık Çerçeve Sözleşmesi imzalandı. 15 Ocak 2021 tarihinde gerçekleşen imza törenine Koç Holding Enerji Grubu Başkanı ve Aygaz Yönetim Kurulu Üyesi Yağız Eyüboğlu, Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel, Aykargo Genel Müdürü Özgün Şahin, McKinsey & Company Ortağı Bengi Korkmaz ve McKinsey & Company Kıdemli Ortağı Can Kendi katıldı. 

Taraflarca Aykargo’ya ilk 5 yılda toplam 75 milyon ABD Doları’na kadar yatırım yapılması ve ortaklık yapısının %80 Aygaz, %20 McKinsey & Company olarak belirlenmesi öngörülen Aykargo’nun, B2C odaklı ve teknolojik son nokta teslimat şirketi olma hedefiyle yola çıkarak Aygaz’ın tecrübesi, yaygın bayi ve alt yapısı ile 81 ilde hizmet vermesi planlanıyor.

Aygaz ve McKinsey & Company ortaklığıyla faaliyet gösterecek Aykargo ile ilgili konuşan Koç Holding Enerji Grubu Başkanı ve Aygaz Yönetim Kurulu Üyesi Yağız Eyüboğlu, şunları söyledi: “Koç Enerji Grubu şirketlerinden olan ve Türkiye LPG sektörünün lideri konumundaki Aygaz, 

Türkiye’nin dört bir yanına uzanan geniş bayi ağıyla 60 yıldır her gün binlerce konut ve işyerinin kapısını çalıyor. Verdiği kaliteli ve güvenli hizmetin en somut ve gurur verici kanıtının ise halkımızın kurulduğu ilk günden itibaren sektör liderliğini markamıza teslim etmesi olduğunu söyleyebilirim. İşte Aygaz’ın bu köklü deneyimi ve 81 ile yayılan güçlü lojistik altyapısı ile temelleri atılan Aykargo’nun kargo sektörüne yeni ve güçlü bir soluk getireceğine inancım tam. Bu kapsamda, McKinsey & Company gibi çeşitli sektörlerde ulusal ve uluslararası çapta köklü deneyime sahip güçlü bir marka ile oluşturduğumuz iş birliğinin Aykargo’ya olduğu kadar ülkemizde kargo sektörüne de  önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.”

Aykargo’nun Türkiye’nin en güçlü teknoloji odaklı kargo şirketi haline gelmesi hedefi ile çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel,  konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “İnovasyon faaliyetlerimiz kapsamında projelendirdiğimiz işlere liderlik ediyoruz. Aykargo gibi kargo sektörüne kazandırılan bu girişimi hayata geçirmekten son derece gururluyuz. 81 ilde 4 bine varan tüpgaz bayimiz ve otogaz istasyonumuzla her gün 60 binden fazla konuta ve 1 milyonu aşkın araç sahibine ürün temin ediyoruz. Türkiye’de tüketicilerin en çok tercih ettiği, uluslararası alanda saygın ve güçlü bir konuma sahip olan bir marka olarak, sektöre önemli bir kazanım olduğunu düşündüğümüz Aykargo ile güçlü lojistik altyapımızın verdiği imkânlar ve McKinsey’nin uzun yıllara dayanan tecrübesinden faydalanarak müşteri memnuniyetini bu alanda en üst seviyeye çıkaracağımıza inanıyorum. 

McKinsey & Company şirket ortağı Bengi Korkmaz ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada Aygaz ile yapılan iş birliğini değerlendirdi ve “Aygaz ile gerçekleştirdiğimiz stratejik iş birliği ile büyümekte olan kargo dağıtım sektöründe farklılık yaratacak ve tüketicileri merkeze koyacak hizmetler vermek amacındayiz. Aykargo’nun ülkemize hayırlı olmasını dileriz.” dedi.

KUMPORT 2019 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORUNU YAYIMLADI

Kumport Liman İşletmeleri, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla bağlantılı olarak devam ettirdiği çalışmalarında sürdürülebilirliği yaşam tarzına dönüştürerek, aldığı kararların ve gerçekleştirdiği projelerin sürdürülebilir geleceğe hizmet etmesine özen gösteriyor.

Kumport, 2019 yılına ilişkin ekonomik, çevresel ve sosyal performansını yansıtan sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. Şirketin üçüncü raporu olan ve 1 Ocak 2019-31 Aralık 2019 tarihleri arasındaki faaliyetlerini kapsayan rapor, GRI Standartları’nın ‘Temel’ seçeneğine uygun olarak hazırlandı.

Kumport CEO’su Kaan Anul, 2017 yılında yürütülen kapsayıcı bir paydaş katılımıyla belirledikleri sürdürülebilirlik önceliklerini bu rapor sürecinde ‘Öncelikli Sürdürülebilirlik Konuları’ başlığı altında yenilediklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Kumport’ta sürekli gelişimi gözeten yenilikçi, insana ve çevreye saygılı, etik ve şeffaf liman işletmesi anlayışıyla fiziki ve teknik kapasiteyi artırarak kaliteli ve tüm paydaşlarımız için ortak değer yaratan hizmet sunmayı hedefliyoruz. Çevreye ve en önemlisi insana verdiğimiz değer sayesinde, gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakma hedefimiz doğrultusunda hareket ediyoruz. Bu kapsamda, sürdürülebilir iş modelleri ile operasyonlarımızın çevre üzerindeki etkilerini en aza indirecek çalışmalar planlıyoruz. Çevreye karşı sorumluluk bilincimizi Yeşil Liman/Eko Liman belgesi ile kanıtlarken, ISO 14064-Karbon Ayak İzi belgelerimizin sürekliliğini sağlıyoruz. Ülkemizde 2019 yılında başlatılan Sıfır Atık seferberliği kapsamında sıfır atık projesini hayata geçiren ilk liman olarak geri dönüşüm verimliliği, emniyetli çözümler ve atık azaltımı gibi konuları yakından takip ediyoruz. Teknoloji odaklı yatırımlarımız sayesinde enerji tüketimini minimuma indiriyoruz. İnsana ve doğaya saygılı olma görüşünden yola çıkarak Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla bağlantılı olarak devam ettirdiğimiz çalışmalarımızda sürdürülebilirliği yaşam tarzına dönüştürerek, aldığımız kararların ve gerçekleştirdiğimiz projelerin sürdürülebilir bir geleceğe hizmet etmesine özen gösteriyoruz.”

TÜRKİYE’DE ‘KOMPOST TESİSİ’ KURAN İLK LİMAN İŞLETMESİ

Kumport Sürdürülebilirlik Raporu 2019’dan öne çıkan başlıklar şöyle:

  • Enerji verimliliğine yönelik olarak, mobil vinçlerin boşta çalışma kayıplarını minimize etmek için ekipman çalışmaz durumdayken, OG enerjisi kesik tutularak enerji kaybı en aza indirilmektedir. Kumport Operasyon departmanı tarafından hibrit makinaların dizelde minimum seviyede hareket yapma politikası devam ettirilmektedir. Çekicilerin oto-stop özelliği ile yakıt tüketimi minimize edilmektedir.
  • Emisyon kaynaklarından oluşan karbon salımı hesaplamaları düzenli olarak yapılmaktadır. Yıllık raporlar hazırlanmakta ve akredite kurumdan doğrulama hizmeti alınmaya devam edilmektedir. 2018 yılından 2019 yılına TEU başına emisyon miktarı hesaplanmış ve 0,011 tCO2e’den 0,010 tCO2e’e azaltım gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.
  • Tehlikeli atıklar, Bakanlık yetkili firmalarca taşınmaktadır. Gerek Çevre Bakanlığı gerekse ADR (Tehlikeli Maddelerin Uluslararası Taşımasını Düzenleyen BM Anlaşması) kapsamındaki uygunlukları sorumlular tarafından takip ve kontrol edilmektedir. Kumport Atık Yönetim Planı kapsamında, geri dönüşümle yeniden kazanılan ambalaj atıklarımız sayesinde kurtarılan ağaç sayısı 2019 yılında 278, son 3 yılda 815 adet olmuştur.
  • Kumport’ta organik (biyobozunur) atıklar, çöpe atmak yerine doğayla buluşturuluyor. Organik atıklar, Kumport Sıfır Atık Kompost Tesisi sayesinde biyolojik olarak parçalanarak çok kıymetli toprak iyileştirici bir madde olan komposta yani doğal gübreye dönüştürülmektedir. Tek seferde 1.000 kişilik organik atığı geri dönüştürebilecek kapasitede olan tesiste, 24 saatte kompostlaştırılarak organik gübreye dönüşen atıkların miktarı %90 oranında azaltıldığından, bu sayede organik atıkların toplanma ve taşınma maliyetlerinde tasarruf sağlanmakta ve karbon ayak izi azaltılmaktadır.
  • Kumport, İş Sağlığı ve Güvenliği eğitim programlarıyla sektörde ve hatta Türkiye’de örnek olacak bir eğitim modeline sahip. İSG Eğitimlerindeki başarılı uygulamaları nedeniyle, Bahçeşehir Üniversitesi tarafından düzenlenen EDUCORP AWARDS 2019 kapsamında İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri İyi Uygulama Ödülü’nü almaya hak kazandı.
  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yürütmüş olduğu ‘Hedef Bir Milyon Amatör Denizci Projesi’ne kurum olarak destek verilmiş olup, tüm katılımcıların başvuru masrafları Kumport tarafından karşılanmış ve proje kapsamında 284 kişi belgelendirilmiştir.
  • Güvenlik için yapılan yatırımlar (kamera sistemleri, aydınlatma vb.) ile sağlanan iyileştirmeler, güvenlik personeline düzenli olarak verilen eğitimlerle 2004 yılından itibaren sahip olduğumuz ISPS Kod Standartları belgemizin sürekliliğini sağlamıştır. ISPS Denetim uygunsuzluk sayısında sıfır hata seviyesine erişilmiştir.

PROMETEON LASTİK GRUBU’NDA GÖKÇE ŞENOCAK’A ULUSLARARASI BİR GÖREV DAHA

Dünyanın endüstriyel lastik odaklı tek şirketi Prometeon’un Türkiye, Rusya, Orta Asya ve Kafkaslar Ticaret Direktörü Gökçe Şenocak’ın sorumluluk alanı daha da genişledi. Şenocak, yeni görevlendirmenin ardından yönettiği bölgeler arasına Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölgesi’ni de ekleyerek, Prometeon MEA, Türkiye ve Rusya Bölgesi Ticaret Direktörü (CCO – Chief Commercial Officer) oldu.

Tüm dünyada endüstriyel lastik odaklı tek şirket olan Prometeon Lastik Grubu’nun Türkiye, Rusya, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesi Ticaret Direktörü Gökçe Şenocak, mevcut sorumluluk bölgesine ek olarak Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölgesi CCO’su olarak da görevlendirildi. 

Yeni görevlendirmenin ardından Şenocak, toplam 75 ülkenin içinde yer aldığı ve Türkiye’den yönetilen Prometeon MEA ve Rusya Bölgesi’nin Ticaret Direktörü (CCO) oldu. Tüm bu bölgelerdeki ticari operasyonlarla beraber iş ortakları yapılanması, satış ve pazarlama faaliyetlerini yönetecek olan Şenocak yenileme pazarı ile beraber orijinal ekipmandan da sorumlu olacak.  

Gökçe Şenocak kimdir? 

İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Gökçe Şenocak, iş hayatına 2002 yılında Goodyear’da başladı. Goodyear’da çeşitli görevlerde bulunan Şenocak, 2008-2015 yılları arasında Tatko Grubu’nda Genel Müdürlük görevi üstlendi. Şenocak, Ocak 2016 itibariyle Pirelli’de Ticaret Direktörü olarak görev yapmaya başladı. 2018’den bu yana Prometeon Türkiye, Rusya, Orta Asya ve Kafkaslar Bölgesi Ticaret Direktörlüğü görevini yürüten Şenocak, evli ve iki çocuk babasıdır.

Prometeon Lastik Grubu

Prometeon Lastik Grubu, tüm dünyada endüstriyel lastik (kamyon, otobüs, tarım ve iş makinesi) odaklı tek şirket olup, Anteo, Eracle, Tegrys markalarının yanı sıra Formula ve Pirelli lisansıyla endüstriyel ve ticari lastiklerinin üretimini gerçekleştirmektedir. Grubun ürün yenilikçiliğini temsil eden dört fabrikası (ikisi Brezilya’da, biri Mısır’da, biri Türkiye’de), üç Ar-Ge Merkezi (İtalya, Brezilya, Türkiye) ve Mısır’da bir Geliştirme Merkezi bulunmaktadır. Prometeon Lastik Grubu, beş kıtada 7000’den fazla çalışanı bünyesinde bulundurmaktadır. Türkiye’de 1960 yılında İzmit’te kurulan ilk lastik fabrikasını da yöneten Prometeon Türkiye ise, 75 ülkenin içinde yer aldığı “Türkiye, MEA (Orta Doğu-Afrika) ve Rusya” Bölgesi’nin yönetim merkezi olarak, 3.000’e yakın çalışana istihdam sağlıyor.  

Öğrencilerin Sesi Platformu Dijital Pazarlamaya Bakış 2021 için sizleri bekliyor!

Öğrencilerin Sesi Platformu Dijital Pazarlamaya Bakış 2021 için sizleri bekliyor!

Öğrencilerin Sesi Platformu’nun düzenlediği 23 Ocak Cumartesi günü Pazarlama ve Girişimcilik alanlarında başarılı ve profesyonel eğitmenlerle gerçekleştireceği etkinliğe ;

Şahin Uzunşimşek ile E- Ticaret ve Dijital Pazarlama,

Hakan Şık ile Pazarlama İletişimi,

Emrah Kozan ile Dijital Girişimcilik,

Zeynep Kömürcü Bulut ile Dijital Pazarlamada Kariyer ;

konularını konuşacak.

ZOOM platformu üzerinden yapılacak olan ve eş zamanlı şekilde Youtube üzerinden yansıtılacak olan Dijital Pazarlamaya Bakış adlı etkinliğe aşağıdaki link üzerinden kayıt olabilirsiniz.

* Telegram hesabı linkini aşağıda mevcuttur. Tarih yaklşaşınca link paylaşımı için bu hesaba kayıt olabilirsiniz .Başta Dijital Pazarlamaya Bakış Etkinliği olmak üzere diğer tüm etkinlikleri Telegram kanalından da takip edebilirsiniz.

Telegram Linki 👉🏼 https://lnkd.in/dvR-FBG

*Etkinlik sonunda formda yazan şartları sağlamış kişiler Katılım Sertifikası almaya hak kazanacaklardır.

Kayıt Formu 👉🏼 : https://lnkd.in/dfkF5_P

DHL Express 8 ilave Boeing 777 Kargo Uçağıyla küresel havacılık ağını güçlendirmeye devam ediyor

DHL Express satın aldığı sekiz ilave Boeing 777 Kargo Uçağıyla küresel havacılık ağını güçlendirmeye devam ediyor

  • Deutsche Post DHL Group Ekspres Kargo Birimi zamana duyarlı uluslararası taşımacılıktaki sürekli artışa yanıt vermek amacıyla önemli bir yatırım yaptı 
  • Filonun yüksek düzeyde verimli uçaklarla modernizasyonu Strateji 2025 ve Sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunuyor 
  • Boeing ve DHL Express dört ilave kargo uçağı satışı için opsiyonlu olarak anlaşmaya vardı

     

Dünyanın lider ekspres kargo şirketi DHL Express ve Boeing tarafından bugün yapılan bir açıklamayla sekiz yeni Boeing 777 kargo uçağı sipariş edildiği duyuruldu. DHL Express, bu yatırımla hızla büyüyen uluslararası ekspres kargo pazarlarındaki müşteri talebini karşılamak için kıtalararası uçuş ağını genişletme yönünde bir adım daha atıyor. İlk teslimatın 2022 yılında gerçekleşmesi planlanıyor.

“Devam eden sağlık krizi hayatın çeşitli alanlarında kesintilere yol açsa da küresel ticaret durmadı,” diyen DHL Express CEO’su John Pearson şöyle devam etti: “Küreselleşme, dijitalleşme ve geçen yılın en yoğun dönemindeki eşi görülmemiş düzeydeki müşteri talebinin de etkisiyle global e-ticaret hacmimiz dördüncü çeyrekte yüzde 40’ın üzerinde büyüme kaydetti. Sekiz yeni geniş gövdeli kargo uçağı sipariş ederek e-ticaretin kalıcı bir mega trend olduğuna dair inancımızı vurguluyoruz. Bu doğrultuda, erken hareket etmeye ve geleceğimize yönelik bu yatırımla 2021’e hızlı bir giriş yapmaya karar verdik.”

Dünyanın en büyük ve en yetkin çift motorlu kargo uçağı olan B777, geleceğe yönelik büyümeyi desteklerken üstün güvenirliğiyle de öne çıkıyor. Uçak ayrıca yerini aldığı eski B747-400’lere kıyasla CO2 emisyonlarını yüzde 18 oranında azaltan ve verimli yakıt tüketen teknolojiler sayesinde taahhüt edilen sürdürülebilirlik amaçlarına da katkıda bulunuyor.

DHL Express Global Ağ Operasyonları ve Havacılık Başkan Yardımcısı Travis Cobb, şunları söyledi: “Yüksek düzeyde verimli ve güvenilir bir havacılık ağı, gelecekte büyümeyi mümkün kılan hizmet yetkinliklerimizde kilit bir role sahip. Müşterilerimize en üstün kaliteli ve verimli hizmetleri olabildiğince kısa sürede sunma taahhüdüyle hareket ediyoruz. Öte yandan, filomuzu sektörün en verimli uçak tipiyle modernize ederek karbon emisyonlarımızı düşürmeyi de amaçlıyoruz. Kıtalararası uçuş ağımız için ideal bir uçak olan Boeing 777, 2050 yılı itibarıyla net sıfır emisyona ulaşmayı da içeren sürdürülebilirlik hedefimizi mükemmel bir şekilde tamamlıyor.”

Dünyanın en büyük, en uzun menzilli ve en yetkin çift motorlu kargo uçağı olan 777 Freighter, 9.200 km (4.970 deniz mili) menzile ve maksimum 102.010 kg (224.900 pound) yük taşıma kapasitesine sahip. DHL Express’in uzun mesafelerde daha az aktarma yapmasını ve dolayısıyla havalimanı masraflarının azalmasını sağlayan 777 Freighter, dev kargo uçakları arasında en düşük uçuş maliyetiyle öne çıkıyor. 

The Boeing Company Ticari Satış ve Pazarlama Kıdemli Başkan Yardımcısı Ihssane Mounir şu açıklamada bulundu: “DHL, on yıldan uzun süredir 777 Freighter’ın dünya standartlarındaki menzilinden ve verimliliğinden yararlanan çok güçlü bir uluslararası ağla faaliyette bulunuyor. DHL’in işini büyütmek ve sürdürülebilir operasyonlar aracılığıyla hayatları birbirine bağlama ve geliştirme taahhüdünü desteklemek için yüklü bir 777 Freighter siparişi vermesinden onur duyuyoruz. DHL’in Covid-19 aşılarının dağıtımında ve giderek artan ekspres kargo talebini karşılamada üstlendiği kritik rol düşünüldüğünde, bu taahhüt bugün daha da önem kazanıyor.” 

DHL Express, bugün açıklanan yeni siparişten önce 2018’de verdiği 14 yeni uçak siparişinin ilk on B777F modelini teslim almış bulunuyor. Teslimatın zamanında yapılması, geçen yıl kaydedilen son derece yoğun taşıma döneminde DHL’in eşi görülmemiş düzeydeki müşteri talebini karşılayabilmesini de sağladı. 

Boeing’in 2020 Dünya Hava Kargo Tahminine (2020 World Air Cargo Forecast) göre önümüzdeki 20 yıl içinde yeni ve dönüştürülmüş kargo uçağı talebinde ciddi artışın yanı sıra filonun da yüzde 60’ın üzerinde büyüyeceği öngörülüyor. Bu durum, DHL Express’in halen yaşadığı zamana duyarlı uluslararası taşıma talebindeki artışı da yansıtıyor. Bu doğrultuda, iki şirket ilave dört uçak daha satın alma opsiyonu için de anlaşmaya vardı. 

DHL Express, attığı bu adımla global ticaretin kolaylaştırıcısı olmaya yönelik uzun vadeli taahhüdünün altını bir kez daha çiziyor. Şirket, 260’tan fazla uçaktan oluşan filosu, 17 anlaşmalı havayolu ve her gün 600’ü aşkın uçuşla 220 ülkeye hizmet götürüyor. 

Kordsa, elektrikli araçların bataryalarını hafifletiyor

Kompozit alanındaki yetkinliklerini her geçen gün yeni yatırımlarla geliştiren güçlendirme lideri Kordsa, İngiliz TRB Lightweight Structures firmasına elektrikli araçların batarya kutularının seri üretimi için karbon fiber kumaşı tedarik ediyor.

Günümüzde hafif kompozitler, elektrikli araçların ve sürdürülebilir ulaşım çözümlerinin geliştirilmesi için büyük önem taşıyor. Sürdürülebilirliği faaliyetlerinin merkezine koyan güçlendirme lideri Kordsa, sürdürülebilir bir gelecek için sektörün önde gelen şirketleriyle iş birliği yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda Kordsa, yüksek hacimli küresel kompozit üreticisi olan TRB Lightweight Structures firmasına karbon fiber kumaş tedarik ediyor. TRB, Kordsa’nın karbon fiber kumaşlarını elektrikli araçlara yönelik ürettiği kompozit batarya kutularının üretiminde kullanıyor.

Öncelikle İngiltere’deki TRB tesislerindeki seri üretimde kullanılmaya başlanan karbon fiber kumaşlar, şirketin Kentucky’deki ABD tesislerinde de kullanılacak. Kordsa, güçlü küresel tedarik zinciri sayesinde TRB’ye hem Türkiye’den hem de ABD’deki şirketi Fabric Development Inc.’den karbon fiber kumaş tedarik edebilecek. Kordsa, TRB’nin elektrikli araç batarya kutularının seri üretimi için İngiltere’ye karbon fiber kumaş sevkiyatına Kasım ayında başladı. 

TRB iş birliği ile ilgili değerlendirmede bulunan Kordsa CEO’su Ali Çalışkan, “Kompozit alanındaki iş birliklerimize bir yenisini ekleyen bu proje ile artık daha geniş bir yaşam alanını güçlendiriyoruz. TRB ile imzaladığımız bu tedarikçi anlaşması kapsamında karbon fiber kumaşlarımız, elektrikli araçların batarya kutusu üretiminde kullanılarak kaliteden ve performanstan ödün vermeden araçların hafifletilmesine katkı sunacak.  Sürdürülebilir bir gelecek için benzer bir vizyonu paylaştığımız TRB ile dünyanın sürdürülebilir ulaşım çözümlerine geçişine katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi.

Anadolu Isuzu ProEye ile satış sonrasında da araçlarına gözü gibi bakıyor

Anadolu Isuzu, ProEye online destek hizmeti ile satış sonrası müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutma yolunda yeni bir dönem başlatıyor. Satış Sonrası Hizmetler alanında hayata geçirilen ProEye ile servis destek personeli gerek yurt içi gerek yurt dışı servislerinin  cep telefonuna ya da sanal gerçeklik gözlüğüne bağlanarak aracın yanındaymış gibi destek sağlıyor, servisi yönlendirip sorunun çözümünü hızlandırıyor. 

Türkiye’nin önde gelen ticari araç üreticilerinden Anadolu Isuzu, teknolojiye yaptığı yatırımlarla sektörde satış sonrası hizmet standartlarını üst seviyeye taşımaya devam ediyor. İnovasyonu ve teknolojik yenilikleri ürün ve hizmetlerine adapte etmeye odaklanan Anadolu Isuzu, Ar-Ge ve inovasyon konusundaki yetkinliği sayesinde ticari araç sektörüne öncülük ediyor. Anadolu Isuzu, Satış Sonrası Hizmetler alanında hayata geçirdiği ProEye online destek hizmeti ile hem Türkiye hem yurtdışına yayılmış servislerinin ihtiyaç duyduğu her an yanlarında olarak, yaşayabilecekleri problemlere anında müdahale ediyor. 

ProEye ile Satış Sonrası Hizmetler servis destek personeli servisin cep telefonu ya da sanal gerçeklik gözlüğüne bağlanarak aracın yanındaymış gibi destek sağlıyor, servisi yönlendirip sorunun çözümünü hızlandırıyor. ProEye hizmetinin Anadolu Isuzu’nun satış sonrasında da araçlarına tam destek vaatlerinin bir parçası olduğunu belirten Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan “Anadolu Isuzu olarak Ar-Ge ve inovasyondaki gücümüzle hem sürücülerin, hem bayilerimizin hem de yetkili servislerimizin hayatını kolaylaştırıyoruz. Yapılan çalışmaların kaydedilebildiği ve arızanın giderilmesi için gerekli video ve doküman desteğinin sağlandığı ProEye ile hizmet kalitesini ve müşteri memnuniyetini üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. ProEye in kapsamı sadece bununla kalmayacak, hem eğitimlerde hem de araç ve parça kontrollerinde kullanılarak süreçlerimize önemli bir katma değer yaratacağız. Dijital transformasyon kapsamında müşterilerimize sağlayacağımız katkılar ProEye gibi başka projelerle de devam edecek” dedi

2021 şirketlerin yüzde 70’i için dijitalleşme yılı olacak

2021 şirketlerin yüzde 70’i için dijitalleşme yılı olacak

Deloitte tarafından gerçekleştirilen 2021 Küresel Pazarlama Trendleri anketine göre, şirketlerin yüzde 70’inden fazlası, müşterilerle kurdukları bağları dijital çözümlerle güçlendiriyor. Araştırma, şirketlerin yüzde 63’ünün salgın sonrasında  teknolojiyi daha sık kullanmayı planladığını gösteriyor.

Deloitte tarafından 2 bin 447 tüketici ve 405 şirket yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, yöneticilerin yüzde 41’i, teknoloji ve dijital platformlardan daha fazla yararlanarak müşteri ihtiyaçlarının daha hızlı karşılanabileceğini ifade ediyor.

Şirketlerin yüzde 63’ü “dijital” dedi

Yapılan ankette, üst düzey yöneticilere 2021’de hangi alanların kritik fonksiyonları olacağı sorulduğunda en çok teknoloji ve pazarlama cevaplarının verildiği belirlendi. Yöneticiler, şirketlerinin yüzde 68 oranında teknoloji, yüzde 63 oranında ise dijital stratejileri ile ön plana çıkacağını düşünüyor. 

Artık müşteri de dijitalde şirketler de

Yeni normalin iş yapış modellerini değiştirdiğine ve dijital pazarlamanın stratejik önemine değinen EG Bilişim Teknolojileri CEO’su Gökhan Bülbül, “İşletmeler, COVID-19’un tüketici davranışları üzerinde yarattığı etkinin sonucu olarak pazarlama stratejilerinde önceliği dijital pazarlamaya veriyor. Dijital pazarlama yatırımlarına ağırlık veren işletmeler, müşteri sadakati konusunda kalıcı avantajlar sağlıyor. Yeni normalde dijital dünyanın dinamiklerini yakalayan ve senaryoyu iyi okuyan şirketler kazanacak. EG Bilişim Teknolojileri olarak buradaki rolümüz, doğru tarafta olan ama yanlış yöne bakan şirketleri, sonuç odaklı dijital pazarlama stratejileriyle hedefledikleri sonuçlara ulaştırmak.” açıklamasında bulundu. 

EG Bilişim Teknolojileri hakkında:

2011 yılında kurulan EG Bilişim Teknolojileri, Google reklamları, SEO çalışmaları ve sosyal medya reklam yönetim hizmetleri konusunda küçük ve orta büyüklükteki kurumlara hizmet veriyor. 2016 yılında Google SMB Premier Partner Programı’na dahil olan EG Bilişim Teknolojileri, dijital pazarlamayı maliyet olmaktan çıkarıp yatırıma dönüştürme amacıyla çalışıyor. EG Bilişim Teknolojileri, müşterilerine dijital pazarlamayla ilgili yeni stratejiler sunarken, dijital pazarlama alandaki gelişmeleri değerlendirerek yeni yol haritaları da belirliyor.