0.7 C
İstanbul
Pazar, Şubat 5, 2023
Ana Sayfa Blog

“Akıllı Depo Sistemleri ve Raf Seçiminin Önemi” 08.02.2023

Akın Saka, 1979 yılında Almanya’da doğmuştur. 

İlk, orta ve lise eğitimini Bursa da tamamladıktan sonra sırasıyla; İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi / Makine Konstrüksiyon Bölümü ve Anadolu Üniversitesi / İşletme Bölümünü bitirmiştir. Akın Saka, Netkent üniversitesi / Sistem Mühendisliği Bölümünde eğitimine halen devam etmektedir. 

2006 yılından beri ÜÇGE firmasında çeşitli pozisyonlarda çalışmaktadır.  Şuan ÜÇGE’de, “Robotik Sistemler Projeler Müdürü” görevini üstlenen Akın Saka bu sıfatla bir çok tam otomatik akıllı depo projesini tasarlamış ve proje yöneticiliği yapmıştır. 

8 Şubat 2023 Çarşamba günü akşam 20:00’de , Instagram canlı yayınımıza konuk olan Akın Saka; “Akıllı depo sistemleri ve Dünyada ve Türkiye’de, depo içerisinde kullanılan raf sistemleri hakkında bilgi almak isterseniz sizler canlı yayınımıza bekleriz.

Mercedes-Benz Türk PEP’23 başvuruları başladı.

  • Mercedes-Benz Türk’ün, üniversitelerde okuyan gençlerin profesyonel hayata hazırlanmasını sağlamak amacıyla 2002 yılından bu yana sürdürdüğü “PEP” uzun dönem staj programına başvurular başladı.
  • Üniversite öğrencilerinin, yeni mezunların, genç profesyonellerin ve profesyonellerin verdiği oylarla “en beğenilen yetenek programı” seçilen PEP için başvurular 15 Ocak 2023 – 15 Mart 2023 tarihleri arasında https://bit.ly/PepBasvurulari adresinden yapılabiliyor.

Mercedes-Benz, 2002 yılından günümüze üniversite son sınıf öğrencilerine ve yüksek lisans öğrenimi gören öğrencilere yönelik “PEP” (Professional Experience Program) adını verdiği uzun dönem staj programını yürütüyor. PEP kapsamında öğrenciler, değerlendirme merkezi uygulaması ve envanter değerlendirmeleri ile ilgi duydukları ve başarılı olabilecekleri alanlarda yarı zamanlı çalışma imkânı elde ediyor. PEP takımında yer alan stajyerler, 11 ay süren stajları süresince, kendilerine verilen projeler ile yeteneklerini ortaya koyma fırsatını buluyor ve iş hayatıyla ilgili özel deneyimler kazanıyor. Mezuniyetlerinden sonra ise, şirketin seçme ve yerleştirme sürecinin aranan adayları olarak Mercedes-Benz kadrosunda yer alma fırsatını elde ediyorlar.

PEP kapsamında yer alan öğrenciler, yaz aylarında tam zamanlı, öğrenim gördükleri sömestre zamanlarında ise 3 gün devam koşulu ile; Üretim, Satış-Pazarlama, AR-GE, Satış Sonrası Hizmetler, Bilgi Teknolojileri (IT) ve diğer departmanlarda (Finans, Muhasebe, Controlling, İnsan Kaynakları, Satınalma, Kurumsal İletişim) görev alıyor.

Üniversitelerin son sınıflarında öğrenim gören, en az bir yabancı dile hakim, Mercedes-Benz’in uyguladığı seçim süreçlerinde başarılı olan adaylardan oluşan PEP takımı, uzun vadede şirkette oluşacak yeni mezun istihdamı için uygun pozisyonlarda değerlendirilmek üzere öncelikli aday havuzunu da oluşturuyor. Mercedes-Benz Türk PEP takımında yer alan stajyerler, 11 aylık stajları süresinde, kendilerine verilen projeler ile yeteneklerini ortaya koyma fırsatı yakalarken kariyer yolculuklarında çeşitli deneyimler edinme imkânına sahip oluyor.

Mercedes-Benz’in uzun yıllardır devam eden staj programına katılacak stajyerler, yöneticilerinin rehberliğinde gerçekleştirecekleri projelerle teorik eğitimlerini pratik hayatta uygulama fırsatını buluyor. Mercedes-Benz’in sağlam dijital alt yapısı sayesinde sunulan bu program çerçevesinde; vaka çalışmaları, mentorluk oturumları, kariyer sohbetleri ve proje sunumları gibi birçok faaliyet gerçekleştiriliyor.

PEP (Professional Experience Program) uzun dönem staj programının başvuru değerlendirme koşulları şu şekilde:

  • 4 yıllık bir üniversitede öğrenim görüyor olmak veya yüksek lisans öğrencisi olmak.
  • Lisans/yüksek lisans programlarından gelecek 1 yıl içerisinde mezun olabilecek durumda olmak.
  • En az bir yabancı dili (İngilizce ve/veya Almanca) çok iyi seviyede kullanıyor olmak.
  • Gerçekleştirilecek mülakat, test ve değerlendirme merkezi uygulamalarında başarılı olmak.

Blok zincirinin dış ticaretteki kullanımı yaygınlaşıyor.

Dış ticaret işlemleri sırasında birçok belge üretimi ve bu belgelerin taraflar arası paylaşımı gerçekleşiyor. Dış ticaret süreçlerinde 313 belge ve bu belgelerin kamu tarafında 24 muhatabı bulunuyor. Tüm bu belgeleri ve taraflar arasındaki süreçleri güvenli bir şekilde dijitalleştiren blok zinciri teknolojisi dış ticarette de hızla yaygınlaşıyor. KPMG Türkiye’nin Bilişim Vakfı (TBV) ile ortak çalışması sonucu, Blockchain Türkiye Platformu (BCTR) tarafından hazırlanan raporda, dış ticarette blok zinciri üzerinden dünyada hayata geçirilen dikkat çekici projeler paylaşıldı.

Blok zincirinin dış ticaretteki kullanımı yaygınlaşıyor
 
Dış ticaret işlemleri sırasında birçok belge üretimi ve bu belgelerin taraflar arası paylaşımı gerçekleşiyor. Dış ticaret süreçlerinde 313 belge ve bu belgelerin kamu tarafında 24 muhatabı bulunuyor. Tüm bu belgeleri ve taraflar arasındaki süreçleri güvenli bir şekilde dijitalleştiren blok zinciri teknolojisi dış ticarette de hızla yaygınlaşıyor. KPMG Türkiye’nin Bilişim Vakfı (TBV) ile ortak çalışması sonucu, Blockchain Türkiye Platformu (BCTR) tarafından hazırlanan raporda, dış ticarette blok zinciri üzerinden dünyada hayata geçirilen dikkat çekici projeler paylaşıldı.
 
Günümüzde son derece hızlı ilerleyen dijitalleşme sürecinde en çok ilgi çeken konularından biri de blok zinciri teknolojisi. Kayıtların değiştirilememesi, merkezi olmayan sistemleri, güvenli ve şeffaf olma özellikleri nedeniyle blok zinciri teknolojisinin birçok alanda kullanımına yönelik çalışmalar yapılıyor. Blok zincirin dış ticarette kullanımı ile ilgili de başta tedarik zinciri yönetimi, gümrük işlemleri ve dokümanların dijitalleştirilmesi gibi alanlar olmak üzere farklı uygulamalara yönelik araştırmalar ve projeler de devam ediyor.
 
KPMG Türkiye ve Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) yaptıkları ortak çalışması sonucu Blockchain Türkiye Platformu (BCTR) Üretim, Lojistik ve Ulaşım Çalışma Grubu tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Tedarik Zinciri İçin Blokzincir Uygulamaları” raporunda dış ticarette blok zinciri teknolojisinin kullanımının gelecekte yaygınlaşacağı alanlara ve katacağı faydalara dair önemli bilgilerin yanı sıra dünya genelinde bu teknoloji ile hayata geçirilmiş proje örneklerine de yer veriliyor. 
 
Konuyla ilgili açıklamada bulunan KPMG Türkiye Ülke Başkanı Murat Alsan, “Dış ticaret süreçlerinde birçok tarafın bir araya geldiği bir ekosistem söz konusu. Dış ticaret süreçlerindeki aktörler; ithalatçı/üretici firma, müşteri, banka, gümrük müşavirliği, ticaret bakanlığı, nakliyeci, iç nakliyeci, antrepolar, özel antrepolar, sınır gümrük idareleri ve tek pencere sistemine dâhil olan eşyanın ticareti ile ilgili izinlerin alınmasına dâhil olabilecek tüm paydaşlardır. Dış ticaret işlemleri sırasında birçok belge üretimi ve bu belgelerin taraflar arası paylaşımı gerçekleşir. Dış ticaret süreçlerinde 313 belge ve bu belgelerin kamu tarafında 24 muhatabı bulunuyor. Bu belgelerin blok zinciri teknolojisi ile entegre edilmesi ve devlet tarafındaki süreçlerin dijitalleşmesi ile birlikte zaman ve maliyet etkin bir ekosistemin kurulması ticareti kolaylaştıracak ve dış ticaretteki taraflar arası güven sağlanacaktır.” dedi.
 
Blok zincirinin dış ticarette kullanımının artacağı alanlar ve faydaları
Rapora göre blok zinciri kullanımının, dış ticaret ekosisteminin şu alanlarında ilerleyen yıllarda artacağı öngörüyor: Mevzuata uyumun artırılması, ticaretin kolaylaştırılması, hata ve ihlallerin tespiti, beyannamenin hazırlanması, kurumlar arasında veri değişimi, yasal zorunlulukların/sertifikaların otomasyonu, kimlik tespiti, vergi tahsilatı, sonradan kontrollerin etkinliğinin artırılması. Raporda blok zinciri kullanımının faydaları ise aşağıdaki gibi sıralanıyor: Bilgi alışverişi yoluyla şeffaflığı arttırma, Kâğıt yoğunluklu görevleri ilgili blok zinciri uygulamalarıyla değiştirme, Gümrük operasyonlarının maliyetini ve süresini kolaylaştırma ve azaltma, İthalatçıların gümrük vergilerini kolayca ödeme olanağı ve gümrük makamları için vergi ödemeleri üzerindeki kontrolü kolaylaştırma, İzinli bir blok zinciri aracılığıyla beyan amacıyla birincil kaynaklardan bilgi çıkarma sürecini iyileştirme, Özellikle, gümrük idareleri idari iş yükünün azalması, Blok zincirinde depolanan dağıtık defter ve onaysız değişiklik yapılmasına dayanıklı verilerin, bilgilerin özgünlüğünü garanti edebilmesi ve ithalatçı ülkenin yetkililerine aktarımını güvenilir hale getirebilmesi, Blok zinciri tabanlı platformların, gümrük mallarının varış öncesi sürecini ve ilgili bilgilerin gerçek zamanlı olarak paylaşılmasıyla hızlı bir şekilde serbest bırakılmasını da optimize edilmesi.  
Dış ticarette blok zinciri üzerinden hayata geçirilen projeler
“Sürdürülebilir Tedarik Zinciri İçin Blokzincir Uygulamaları” raporunda dünyadaki blok zinciri girişimleri ise şu şekilde sıralanıyor: Blocklab Projesi: Proje kapsamına, Güney Kore’den yola çıkan bir konteyner, blok zinciri aracılığıyla takip edilerek Rotterdam Limanı’na sorunsuz şekilde ulaştırıldı. Bu süreçte, blok zinciri ile ticaretin finansmanı, konteynerin kesintisiz takibi ve işlemlerin kâğıtsız olarak yürütülmesi sağlandı. Bu proje ile blok zinciri teknolojisi kullanılarak ilk sevkiyat da gerçekleştirilmiş oldu. Robob Projesi: Geleneksel uygulamada ithal edilen ürünün limandan alıcıya sevk edilmesi için ürünün mülkiyetine sahip olduğunun ispat edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu durum birçok kanıt gerektiren bilgi akışına yol açıyor ve birden fazla taraf sürece dâhil oluyor. Blok zinciri teknolojisi bu noktada dijital ve zaman damgalı imzalar sayesinde izlenebilir ve doğrulanabilir bir kanıt sağlıyor. Böylece yük konteynerlerinin serbest bırakma işleminin daha kısa sürede gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında, 2018 yılının ortalarında ithal edilen 17 ton badem Avustralya’dan Hamburg Limanı’na blok zinciri teknolojisi kullanılarak ulaştırıldı. Kore Gümrük İdaresi Projesi: Proje blok zinciri tabanlı bir gümrük platformu geliştirmek için yapıldı. Proje sonucunda, malların gümrükten geçirilmesine ilişkin sürecin, veri paylaşımı ve gümrük beyannamelerinin otomatik olarak üretilmesi yoluyla basitleştirilmesi ve böylece genel olarak daha şeffaf ve verimli bir gümrük hizmetinin sağlanması öngörüldü. ABD Gümrük ve Sınır Koruma İdaresi (CBP) Projesi: İhraç edilen ürünlerin fikri mülkiyet haklarının korunması, lisansların doğrulanması ve izlenebilmesi amacıyla dokümantasyon süreçlerinde resmi kayıtların kâğıtsız olarak üretilmesi çalışması yapılıyor. Singapur Uluslararası Ticaret Odası Projesi: Menşei sertifikalarının ve bu kapsamda faturaların, üretim beyannamelerinin ve fabrika lisansları gibi gerekli belgelerin dijital ortama taşınması ilk kez gerçekleştirilen bir uygulama olmasa da blok zinciri tabanlı bu yeni uygulamada menşei sertifikası dijital olarak kaydediliyor, blok zinciri üzerine gömülüyor ve basılı sertifikaya bağlı bir QR (Quick Response) kod üretiliyor. Tradelens Projesi (IBM & Maersk İş Birliği): Küresel deniz taşımacılığının maliyetini azaltmak, tedarik zincirleri arasındaki şeffaflığı artırmak ve doküman oluşturma sürecinde kâğıt kullanımı nedeniyle oluşan verimsizliği ortadan kaldırmak amacıyla yapılan bir projedir. Cadena Projesi: Karşılıklı tanıma düzenlemelerinin/anlaşmalarının (MRA’lar) etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak için Kosta Rika, Meksika ve Peru’daki gümrük idareleri arasında yetkili ekonomi operatörleri (AEO’lar) hakkında bilgi paylaşımı sağlayan projedir. Küresel Ticaret Bağlantı Ağı (GTCN): Küresel bir bilgi otoyoludur. Şu an için Singapur Para Otoritesi ile Hong Kong’daki muadili arasındaki ticaret finansmanı hakkında bilgi alışverişiyle sınırlı. Mercury II Projesi: Mercury II Projesinin bir parçası olarak inşa edilen arayüz projesinde, ATA karnesinin kaydileştirilmesi bağlamında kullanılan ve karnenin kâğıt prosedürlerini yeniden üreten bir proje. Tradetrust Projesi: IBM ile Singapur Hükümetinin iş birliği ile doğan bu girişimde, uluslararası ticaret işlemlerinde kullanılan dokümanların elektronik ortamda güvenli bir şekilde kaydedilmesi, eş zamanlı olarak paydaşlar tarafından görüntülenmesi hedefleniyor. Basılı dokümanların yazım ve taşıma maliyetlerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bu platform ile uluslararası ticaret işlemlerinin daha kısa sürede tamamlanacağı öngörülüyor. Silsal Platformu: Birleşik Arap Emirlikleri sınırları içerisinde bulunan Abu Dabi Limanı ile Belçika Antwerp Limanı arasında gerçekleşen iş birliği, lojistik operasyonlarının otomatize edilerek, kargo aktarım ve doğrulama süreçlerinin kolaylaştırılmasını amaçlıyor.  
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
 

KPMG Hakkında 
KPMG, geçmişi 1867 yılına dayanan, üye firmalar ağı sistemiyle 143 ülkede 265 binin üzerinde çalışanıyla faaliyet gösteriyor. Finansal hizmetler, tüketici ürünleri, otomotiv; endüstriyel sektörlerden gıda, perakende, enerji, telekomünikasyon, kimya gibi pek çok sektöre danışmanlık hizmeti sağlıyor. KPMG Türkiye ise İstanbul merkez ofisinin yanı sıra Ankara, İzmir ve Bursa ofisleriyle, 1982 yılından beri yaklaşık 1.800 çalışanıyla her sektörden 4 binin üzerinde firmaya sektörler özelinde hizmet veriyor. 2020 yılında küresel ağın Lighthouse lisansını alarak yeni teknolojilerde dünyadaki mükemmeliyet merkezleri arasına giren KPMG Türkiye, müşterilerine değer yaratan çözümler sunuyor. Detaylı bilgi için www.kpmg.com.tr adresine başvurabilirsiniz.
 
Türkiye Bilişim Vakfı Hakkında
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), merkezi İstanbul’da bulunan ve “Türkiye’yi bilgi toplumuna dönüştürme” temel amacı ile çalışan bir sivil toplum kuruluşudur. 14 Nisan 1995 tarihinde, 114 kurum ve bu kurumlara üye 178 kişi tarafından kurulan bugün itibarıyla 400’ün üzerinde üyesi bulunan vakfımızın hedefi; Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşebilmesi için gerekli altyapının oluşturulmasına katkıda bulunmak, bilimsel araştırma ve geliştirme etkinlikleri gerçekleştirmek ve özellikle yeni teknolojilerin sosyal ve ekonomik yaşam üzerine etkilerini inceleyip nitelikli ve saygın paydaşlar ile birlikte projeler üretmek ve uygulamalarını sağlamaktır. Detaylı bilgi için: http://tbv.org.tr
 
Blockchain Türkiye Platformu Hakkında
Blockchain Türkiye Platformu, Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) liderliğinde Türkiye’de sürdürülebilir blokzincir ekosistemi oluşturarak, bu teknoloji ile yeni dönem iş yapış biçimlerinin önündeki zorlukların giderilmesine yönelik bir paylaşım platformu oluşturmak amacıyla kurulmuştur. Detaylı bilgi için: https://bctr.org
 

Renault Trucks Türkiye, 2022 yılını ithal ürünler arasında lider olarak tamamladı. 

Renault Trucks Türkiye, son yılların en yüksek başarısını sağlayarak hem çekici hem de 16 ton üzeri segmentinde 2022’yi ithal ürünler arasında lider olarak tamamladı. 

Türkiye ağır ticari araçlar pazarının gerçek hacmine dönmeye başladığı 2022 yılında, Renault Trucks, pazarın üstünde bir büyüme ile hedeflerini gerçekleştirdi. Renault Trucks, Türkiye ağır ticari araçlar sektöründe son beş yılda satış hacmini en hızlı arttıran marka olarak 2022’yi ithal kamyon ve çekici segmentinde liderlikle tamamladı. 

Küresel ekonomiden kaynaklanan dalgalanmalar, jeopolitik gerginlikler, tedarik zincirindeki zorluklar, ham madde maliyetlerindeki artış gibi olumsuzlukların tüm dünyada ticari araçlar sektörünü etkilediğine değinen Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastien Delepine; “2022, ticari araçlar sektöründe elektromobilite ve dijitalleşme anlamında dönüm noktasıyken tüm üreticilerin, özellikle tedarik zinciri yönetimindeki engellerle mücadele ettiği bir yıl oldu. Tüm bu zorluklara rağmen Renault Trucks olarak globalde başarılı bir yıla imza attık. Türkiye ticari araçlar pazarı ise çok büyük bir ivme kazanarak hacim anlamında Avrupa’nın dördüncü pazarı olmayı başardı. 2017-2018’de Türkiye’de daralan ve zorlaşan pazar, çok büyük bir artış ile 2022’de normal seviyelerine gelmeye başladı ki bizce Türkiye 16 ton üzeri ticari araçlar pazarının olması gereken yer, 32.000 araç hacmiyle aslında tam olarak da burası” diye belirtti.  

2022 yılı, tablomuzda altın yılımız olarak yer aldı 

Sebastien Delepine, 2022 yılında Renault Trucks Türkiye olarak farklı başarılara imza attıklarının altını çizdi; “Türkiye, büyüyen bir pazar olsa da pek çok zorluğu aşarak rekor araç satışları elde ettik ve pazarın üzerinde büyüme gösterdik. Türkiye’de hem 16 ton üzeri hem de çekici segmentinde, ithal araç üreticileri arasında lider olduk. Satış sonrası hizmetlerde rekor seviyede performans gösterdik. Renault Trucks Finansal Hizmetler ise 2022’de en iyi performansını sergiledi. Tüm bunlarla doğru orantılı olarak en yüksek müşteri memnuniyetini sağladık ve böylece altın bir yılı geride bıraktık. Öte yandan bu başarıyı geride bırakılan olarak değil, bir dönemin başlangıcı şeklinde görüyoruz.” 

Türkiye ağır ticari araçlar pazarındaki gelişmelerin detaylarına değinen Renault Trucks Bayi Ağı Ticari Direktörü Özgür Fırat; “Genel olarak pazara baktığımızda 6 ton üzeri segment, bir önceki yıla göre yüzde 23 büyüme göstererek 37.780 adetlik araç satış rakamlarına yaklaştı.16 ton pazarı ise uzun yıllar sonra 30.000 rakamını aştı ve bir önceki yıla göre yüzde 25 büyüyerek 32.000 adetlere yaklaştı. 16 ton pazarındaki bu adetlerde çekici satışları ise yüzde 73 oranını temsil ediyor. Yani 2020’den bu yana uluslararası lojistiğin gelişimine paralel olarak çekici satışlarının artma trendi devam etti ve bir önceki yıla göre yüzde 33 büyüyen bir çekici pazarı gerçekleşti” dedi. 

Renault Trucks, Türkiye’de 25.yılına başarılarla başlıyor 

Renault Trucks Türkiye, 2022’de gerçekleştirdiği 2.430 araç satışı adedi ile Türkiye’de 25.yılına rekor bir başlangıç yapıyor. Ürün ve hizmet sundukları 6 ton, 16 ton üzeri ve çekici segmentleri olmak üzere üç alanda da pazar paylarını arttırdıklarını belirten Özgür Fırat; “16 ton ticari araçlar alanında, yüzde 7.1’lik pazar payı ile ithal markalar arasında birinci olduk. Çekici segmentinde de aynı başarıyı tekrar ettirdik ve yüzde 8.6 pazar payı ile yine ithal markalar arasında lider konuma geldik. Adet olarak baktığımızda 6 ton, çekici ve 16 ton pazarlarında satışlarımızı adetsel olarak ortalama yüzde 35 artırarak her segmentte pazarın büyüme hızından fazla gelişim gösterdik” şeklinde açıkladı. 

Türkiye pazarında odak noktamız, tüm ürün gamımız 

Renault Trucks, 2022 yılına yeni T,C,K EVO serisi araçlarını sunarak hızlı bir giriş yapmıştı. Yeni T, T High, C ve K EVO serileri, yakıt verimliliği, güvenilirlik, dayanıklılık, maksimum çalışma süresi gibi önemli özellikleri ile Türkiye’de de büyük talep gördü. Özgür Fırat açıklamasında; “Bu araçlarımız ile uluslararası lojistik, yurt içi taşımacılık, ağır yük ve proje taşımacılığı, inşaat, altyapı ve maden uygulamalarının beklenti ve ihtiyaçlarını en ideal şekilde karşılayan bir ürün gamı sunduk. Geçmişte sadece çekici segmentine odaklanırken artık tüm ürün gamımız ile Türkiye’de varlığımızı arttırıyoruz. 2022’de Renault Trucks D serimiz ile yurt içi ve şehir içi dağıtım görevlerine ağırlık verdik. D serisiyle daha önce çok odaklanmadığımız perakende alanında temas ettiğimiz müşteri sayısını yükselterek D serisinin bilinirliğini arttırdık. Tüm segmentleri kapsayan bu iş planımız, başarılarımızın katlanmasını sağladı” dedi. 

Turbo Compound, 2023 yılının temel argümanlarından biri olacak

Renault Trucks, yakıt tüketimi ve CO2 emisyonlarını daha da düşürmek üzere T, T High, C ve K serilerini yeni DE11 ve DE13 motorlarla donatıyor. Turbo Compound araçlarının satışına 2022 yılı sonu itibariyle başladıklarını belirten Özgür Fırat; “Turbo Compound ile bir önceki seriye göre yüzde 10’a varan yakıt tasarrufu ve aynı şekilde daha az CO2 salınımı sağlayabiliyoruz. Turbo Compound teknolojisi, 2023 yılında konsantre olacağımız temel argümanlarımızdan biri olacak. Bir diğer önemli ürünümüz ise Prestige. Yine 2022 yılı sonunda, yüksek konfor ve performans sağlayan özel tasarım Prestige modelimizi müşterilerimize sunduk ve çok olumlu geri bildirimler aldık. Yüksek donanımı ile üst düzey bir sürüş konforu sunan Prestige, aynı zamanda Turbo Compound teknolojisi ile yakıt tasarrufu açısından da cazip bir ürün” diye ekledi.  

Bu başarının arkasında bayi ağı teşkilatımızın gücü gözardı edilemez 

Renault Trucks Türkiye olarak bayi ağımızı güçlendirmek her zaman önceliğimizdi diyen Özgür Fırat; “Türkiye’de yaygın bir satış ve servis ağına eriştik. 17 noktada olan servis hizmetlerimizi 2023’de 19 noktaya ulaştırmayı planlıyoruz. Ayrıca Gürcistan’daki iş ortağımızla Azerbaycan ve Ermenistan için anlaştık ve buralarda da yapılanmamız olacak. Sadece yeni yatırımcılarla değil mevcut bayilerimizle de büyüyoruz. Hem yeni illere, hem de mevcut tesislere yapılan yatırımlar, markamıza olan güveni gösteriyor” şeklinde açıkladı.

Başarılarımız, şans değil   

Sebastien Delepine; “Son derece profesyonel, kararlı, müşteri odaklı Renault Trucks iş ortakları ile son yıllarda büyümeye devam eden bayi ağımız sayesinde dinamik ekip çalışması ve işbirliği, bizi başarıya götürdü. Pazar kapsamımızı artırmaya devam ettik. İkinci El Kamyon satışlarımızın da bu pazar kapsamında önemli bir rol oynadığını ve bu yıl çok iyi sonuçlar elde ettiğini belirtmemiz gerekir. T, C, K EVO ve D serisi  araçlarımızın pazar ve müşterilerimiz tarafından gördüğü ilgi, ürün yelpazemizi çeşitliliği, müşteri portföyümüzü genişletmemiz başarılarımızı katladı. Müşteri çözümlerimizi geliştirerek müşterilerimizin toplam sahip olma maliyetini optimize eden müşteri çözümleri sunduk” diye belirtti. 

2023’te pazarın büyüklüğünü talepten çok arz belirleyecek 

Sebastien Delepine son olarak 2023’te müşteri memnuniyetine daha da fazla odaklanacaklarının altını çizdi; “Yakıt verimliliğinde son teknoloji olan yeni Turbo Compound araçlar ve çalışma süresini iyileştirmek için yeni çözümlerle 360 derecelik bir yaklaşım sunarak müşterilerimize en ideal iş çözümlerini sağlamaya devam edeceğiz.”

2023 yılında da talep artışının devam edeceğini öngördüklerini paylaşan Sebastien Delepine; “2023, karmaşık bir makro ekonomik ortamda zorlu bir yıl olabilir. Sektör, tedarik zinciri türbülansından etkilenmeye devam edecek diye düşünüyoruz ancak Türkiye pazarı için olumluyuz. 2023 yılında, 2022 yılına paralel bir pazar öngörüyoruz. 2023, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yılını, Renault Trucks’ın ise Türkiye ile ortak tarihinin 25. yılını kutlayacağımız için bizim için özel bir yıl olacak” şeklinde belirtti.

EKOL CUMHURİYET’İN 100. YIL COŞKUSUNU KALBİNDEN LOGOSUNA TAŞIYOR.

Ekol Lojistik, Cumhuriyet’in 100. yılının coşkusunu gururla taşımak için logo kullanımını Ekol 100. yıl özel logosu ile güncelledi.

Ekol’den “Her yıl olduğu gibi Cumhuriyetimizin 100. yılında da Atamızdan aldığımız ilhamla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bize emanet edilen bu kıymetli mirasa sahip çıkmayı en büyük sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Güvencemiz olan hukuk, egemenlik, laiklik, demokrasi, eşitlik, hürriyet haklarının büyük fedakârlıklar ve zorluklar neticesinde Cumhuriyet sayesinde elde edilen kazanımlar olduğunu aklımızdan hiç çıkarmıyoruz.” diye belirtildi.

Ekol’ün 100. yıl özel logosu için bir film de hazırlandı. Film, Ekol’ün sosyal medya hesaplarının yanı sıra YouTube üzerinden https://youtu.be/63yYC1EkQTg linki ile izlenebiliyor.

 EKOL HAKKINDA: 

Ekol, 1990 yılında kurulan; taşımacılık, kontrat lojistiği, dış ticaret, gümrük ve tedarik zinciri yönetimi alanında 12 ülkede kusursuz hizmet anlayışıyla faaliyet gösteren entegre bir lojistik şirketi.

Aklı, duyguyu ve bilinci birleştiren iş yapış modelini teknolojiden aldığı ilhamla destekleyen Ekol, her zaman müşterilerine entegre, esnek ve en etkin çözümleri sunuyor. Ekol ‘ün hep bir adım ileride oluşu, yeterince iyiyle yetinmemesi müşterilerinin başarılarına hizmet ederken aynı zamanda çevresel, ekonomik ve sosyal faydalar da sağlıyor.

Türkiye, Almanya, İtalya, Yunanistan, Fransa, Ukrayna, Romanya, Macaristan, İspanya, Polonya, Slovenya ve İsveç’te olmak üzere, kapalı alanı 1.000.000 m²’nin üzerindeki dağıtım merkezinin yanı sıra Intermodal taşımacılığa fırsat veren haftalık 52 sefer yapan blok trenleri ve 7 bin 500 aracıyla da Ekol, Avrupa’nın önde gelen lojistik sağlayıcıları arasında.

Dağıtım alanındaki gücünün yanı sıra Ekol‘ün vaatlerini gerçekleştirmedeki en önemli gücü sahip olduğu insan kaynağı. Kusursuz müşteri memnuniyeti için bitmeyen bir enerjiyle hizmet veren 8 binin üzerinde çok uluslu çalışanı, Ekol’ü başarıya taşıyan yolda çok önemli bir rol oynuyor. Ekol, Dünya’nın en iyisi değil, Dünya için en iyisi olmayı amaçlıyor.

Eleman.net ‘ek iş’ anketi sonuçlarını açıkladı.

Portrait of a happy waitress standing at restaurant entrance holding digital tablet. Happy mature woman owner in grey apron standing at coffee shop entrance leaning while looking away with copy space.

Ek iş arayanlar yoğun fiziksel aktiviteden uzak duruyor

  • Paketleme, E-Ticaret, Temizlik, Kuryelik, Garsonluk ve Tamircilik

Ülkemizin mavi yaka ve ara kademe pozisyonlarda en büyük dijital istihdam platformu Eleman.net, çalışan adaylarının katılımıyla gerçekleştirdiği “ek iş” anketinin sonuçlarını açıkladı. Ek iş yapmak isteyen çalışan adaylarının çoğunluğu paketleme ve e-ticaret gibi alanlarda iş aradıklarını belirtirken, ankete katılan kullanıcılardan ek iş yapmayı düşünen kadın-erkek sayısı ise eşit çıktı.

Eleman.net, tüm dünyada yaşanan ekonomik gelişmelerle  birlikte hem mevcut yaşam standartlarını korumak hem de bir tık ileriye taşımak isteyen çalışan adaylarının katılımıyla bir anket gerçekleştirdi. Ankette çalışan adaylarının en çok hangi alanlarda ve özelliklerde ek iş aradıklarıyla birlikte bekledikleri ortalama gelir seviyeleri gibi sorular soruldu. Anket sonuçlarında ek iş yapıyorum ya da yapmayı düşünüyorum diyen kadın-erkek sayısı neredeyse yarı yarıya çıkarken, çalışan adaylarının öncelikli tercihleri paketleme, e-ticaret, temizlik, kuryelik, garsonluk ve tamircilik gibi işler oldu. 

“Yoğun fiziksel aktiviteden uzak duruyorlar”

Eleman.net’in düzenlediği ankette yönelttiği “Hangi alanda çalışmak istersiniz?” sorusuna çalışan adaylarının yüzde 20’si paketleme, yüzde 14’ü e-ticaret, yüzde 8’i temizlik, yüzde 7’si kuryelik ve yüzde 5’i garsonluk cevabını verirken yüzde 40 civarı da ‘diğer’ meslek gruplarında çalışmak istediklerini belirtti. Kullanıcıların yüzde 52’si ek iş yaptığını veya yapmayı düşündüğünü belirtirken, ek iş ücreti konusunda bireylerin beklentisi de değişiklik gösterdi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Eleman.net CEO’su Murat Günay, “Günümüzde artık tüm dünyada yaşam şartları değişim gösterdi. İnsanlar bireysel standartlarını korumak veya bir tık ileri taşımak için ek işlere başvuruyorlar. Kimisi eskiyen telefonunu yenilemek, kimisi yazın veya kışın rahat bir tatil yapabilmek, kimisi de yükselen kirasını ödeyebilmek için ek iş yapıyor. Bölgelere ve yaşam şartlarına göre de değişiyor tabii bu durumlar. Ancak ek iş yapanlar veya yapmak isteyenler yoğun fiziksel aktivite gerektiren işlerden uzak duruyorlar. Bunun için başta paketleme, e-ticaret, temizlik gibi çeşitli işleri tercih ediyorlar“ dedi.

Ek iş düşünenlerin çoğunluğu 25-35 yaş aralığında

Ankete katılarak ek iş yaptığını veya yapmak istediğini belirten kullanıcıların yüzde 29’u 16-24, yüzde 41,3’ü 25-35, yüzde 21,2’si 36-45, yüzde 8,5’i de 56-65 yaş aralığında yer aldı. Cinsiyete göre dağılıma bakıldığında, ek iş yapmayı düşünenlerin yüzde 50,07’si erkek, yüzde 49,92’si de kadın oldu. Eleman.net, anket sonuçlarında en çok hangi meslek dalında işverenlerin arayışta olduğu bilgisini de paylaştı. Listenin ilk sırasında yüzde 5,41 ile temizlik elemanı ilk sırada yer alırken, yüzde 2,47 ile garson ikinci sırada ve yüzde 1,37 ile kurye üçüncü sırada yer aldı. Listenin devamında 0,75 ile paketleme elemanı ve yüzde 0,07 ile tamirci yer aldı. Çalışan adaylarının yaş oranları ve işverenlerin beklentileri üzerine konuşan Eleman.net CEO’su Murat Günay, “ Anketimizle birlikte iş arayışlarının genellikle uzmanlık veya yoğun fiziksel aktivite gerektirmeyen alanlar olduğunu gözlemledik. Ek iş konusunda cinsiyet bir fark yaratmazken, en çok 25-35 yaş arası ek iş yapmayı tercih ediyor. Ankete katılıma baktığımızda yaş ilerledikçe ya da gençleştikçe çalışma isteği oranının düştüğünü görüyoruz. Ancak çalışan adaylarının ek iş olarak düşündüğü meslek kolu ile işverenlerin yayınladığı ilanlar rakamsal noktada birebir tutmuyor tabii ki” dedi.

Eleman.net Hakkında

2005 yılında kurulan Eleman.net, firmalara aradığı nitelikli elemanı sağlarken, adayların en hızlı şekilde istihdam edilmesini amaçlıyor. Kolay ve anlaşılır web sitesi kullanım yapısı ile 350.000 üye firma ve 15 milyondan fazla iş arayana hizmet veren Eleman.net, ara kademe ve mavi yaka pozisyonlarda Türkiye’nin lider istihdam platformudur.  “Türkiye’nin İstihdam Kaynağı” misyonumuzdan hareketle, her sektördeki firmalar için milyonlarca aday sunan Eleman.net, geride bıraktığı 17 yılda 2 milyon iş ilanı ve 120 milyon başvuru ile 700 bin kişiye istihdam olanağı sağladı.

CEVA Lojistik Global Bitmiş Araç Lojistiğine İddialı Giriyor.

İddialı Giriyor

CEVA Lojistik, 2022 yılında alımını gerçekleştirdiği GEFCO’nun operasyonları ile global bitmiş araç lojistiği (FVL) için özel birim kuruyor. 4 bin kişinin görev yapacağı, 1.600 kamyon, 3.000 araç nakliye vagonu ve 100’den fazla araç bileşiminden oluşacak birim, GEFCO COO’su Emmanuel Cheremetinski tarafından yönetilecek. GEFCO’nun diğer faaliyetleri ise mevcut CEVA operasyonları ile birleştiriliyor.

1949 yılında Fransız otomotiv şirketi Peugeot tarafından kurulan lojistik lideri GEFCO, 47 ülkede 11.500 çalışanı ile faaliyet gösteriyordu. Avrupa’da bitmiş araç lojistiği ve multimodal uluslararası taşımacılıkta uzman olan GEFCO yılda beş milyondan fazla araç sevkiyatı gerçekleştiriyordu.

GEFCO şirketinin satın alınması ve entegrasyonu sonrasında CEVA, en büyük lojistik şirketi ve otomotiv lojistiği çözümleri alanındaki lider global isimlerden biri oldu. 2022 yılı Ekim ayında dünya genelinde başlanan GEFCO faaliyetlerinin entegrasyonunu ve marka değişim süreçlerinin 2023 yılı içinde tamamlanması planlanıyor.

CEVA, halihazırda en büyük 15 global otomotiv üreticisinden 14’üne ve sayısız global otomotiv parçası tedarikçisine; inbound’dan üretime, bileşenden satış sonrası hizmetlere kadar çeşitli lojistik çözümleri sunuyordu. GEFCO’nun satın alınmasının ardından tüm araç dağıtım ve taşımacılığı hizmetlerinin eklenmesiyle CEVA, global otomotiv sektörüne ürün yaşam döngüsünde ihtiyaç duyulabilecek çözümleri eksiksiz olarak sunacak duruma geldi.

CEVA Logistics hakkında:

Üçüncü parti lojistik hizmetleri alanında dünyanın önde gelen isimlerden biri olan CEVA Logistics, dünyanın her yerinde insanları, ürünleri ve tedarikçileri birbirine yakınlaştırmak için global tedarik zinciri çözümleri sunuyor. Şirket genel merkezi Fransa’nın Marsilya şehrinde bulunan CEVA Logistics, 170’i aşkın ülkedeki 1300’den fazla tesisinde görev yapan yaklaşık 110.000 çalışanıyla dünyanın her yerinde kontrat lojistiği ve de havayolu, denizyolu, karayolu ve bitmiş araç taşımacılığı alanlarında uçtan uça ve ihtiyaca özel tasarlanmış geniş bir hizmet yelpazesi sunuyor. 2021 yılında 17 milyar ABD Doları proforma gelir elde eden CEVA Logistics, denizyolu, karayolu, havayolu ve lojistik çözümleri alanında global lider isimlerden biri olan CMA CGM Grup bünyesinde faaliyet gösteriyor.

LOJİ&TED Konferansı 19 Ocak 2023 İSTANBUL HİLTON Maslak Hotel’da yoğun katılımla gerçekleşti.

360 CNP’ nin gerçekleştirdiği 6. LOJİ&TED Konferansı 19 Ocak 2023 günü Hilton Maslak Hotel İstanbul’da kapılarını açtı. Pandemi’den sonra yoğun katılımın olması dikkat çekti. Çok başarılı bir etkinlik oldu.

Altur Turizm, Mercedes-Benz yıldızlı yatırımlarına devam ediyor

Mercedes-Benz Türk, Altur Turizm’e 23 adet Tourismo 15 2+2’yi teslim etti

  • Mercedes-Benz Türk’ün ürettiği 100 bininci otobüs olan Mercedes-Benz Travego’yu 2022 yılında özel bir törenle filosuna ekleyen Altur Turizm, yıldız transferine devam ediyor.
  • Personel taşımacılığı sektörünün Türkiye’deki öncü şirketlerinden biri olan Altur Turizm, son olarak 23 adet Mercedes-Benz Tourismo 15 2+2’yi daha araç parkına ekledi.
  • Mengerler tarafından satış işlemleri gerçekleştirilen araçlar için 20 Ocak’ta Altur Turizm Yenibosna Garajı’nda teslimat töreni düzenlendi.

Personel taşımacılığı sektörüne ilk adımını 1976 yılında atan ve günümüzde sektörün Türkiye’deki öncü şirketlerinden biri olan Altur Turizm, yıldız transferine hız kesmeden devam ediyor. Mercedes-Benz Türk’ün ürettiği 100 bininci otobüs olan Mercedes-Benz Travego’yu 2022 yılında özel bir törenle filosuna ekleyen şirket, son olarak 23 adet Tourismo 15 2+2’yi modern ve geniş araç parkına ekledi.

Mengerler tarafından satış işlemleri yapılan araçlar için 20 Ocak 2023 tarihinde Altur Turizm Garajı’nda teslimat töreni düzenlendi. Gerçekleştirilen törende araçlar; Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Otobüs Pazarlama ve Satış Direktörü Osman Nuri Aksoy, Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu, Mercedes-Benz Türk Otobüs Satış Operasyonları Grup Müdürü Özgür Taşgın, Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Koordinatörü Can Okumuş, AVM Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ergin İmre, AVM Holding Yönetim Kurulu Üyesi Nusret Güldalı, Mengerler İstanbul Genel Müdürü Güven Onan, Mengerler Otobüs Satış Müdürü Günay Eren ve Mengerler Otobüs Satış Müdürü Hüseyin Tilki tarafından, Altur Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Albayrak ve Altur Turizm Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hikmet Albayrak’a teslim edildi.

Altur Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Albayrak teslimat töreninde yaptığı konuşmada, “Hepinizin hatırlayacağı üzere; geçtiğimiz yılın Kasım ayında hem Altur Turizm hem de Mercedes-Benz Türk ailesi için çok özel bir an olan 100 bininci otobüsün şirketimize teslim edildiği törende buluşmuştuk. Ürettiği 100 bininci otobüsü Altur Turizm’e teslim ederek bize çok büyük bir gurur ve mutluluk yaşatan Mercedes-Benz Türk ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz iş birliğimize bugün yeni bir sayfa daha eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Mercedes-Benz Türk tarafından üretilen 23 adet Tourismo model araç, bugün itibarıyla resmen filomuza katılıyor. Daha önce de birçok kez ifade ettiğim gibi; personel taşımacılığı sektörüne ilk adımımızı 1976 yılında Mercedes-Benz marka bir araçla atmıştık. O anki heyecanımızı ve mutluluğumuzu her teslimat töreninde bize tekrar hissettirdikleri için Mercedes-Benz Türk ailesine teşekkür ediyorum. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada sahip olduğu kalite, teknoloji, güvenlik özellikleri ve konforu ile ilk akla gelen markalardan olan Mercedes-Benz ile gelecekte de kol kola yürümeyi hedefliyoruz” dedi.

AVM Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ergin İmre ise, “Yarım asra yaklaşan bir süredir personel ve servis taşımacılığı sektöründe başarıyla hizmet veren Altur Turizm, yeni araç yatırımında bir kez daha Mercedes-Benz Türk’ü tercih ederek 23 adet Tourismo 15 2+2’yi geniş ve modern araç parkına ekledi. Sürekli yapılan geliştirmelerle yolcu ve sürüş konforunun her geçen gün üst seviyeye çıkarıldığı araçlarımızın, ekonomik işletim maliyetleri ve 2.El değerleri ile de Altur Turizm ailesine önemli kazanımlar sağlayacağına gönülden inanıyorum. Altur Turizm’in araç parkına eklediği son teknolojiye sahip yeni araçların her iki şirkete ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün de teslimat töreninde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “56 yıllık şirket tarihimizin 47 yılında Altur Turizm ile yaptığımız iş birlikleri var. Bu sebeple Altur Turizm’in firmamız için yerinin çok ayrı olduğunu söylemem yanlış olmaz. Altur Turizm ile sahip olduğumuz bu uzun soluklu gönül bağının, her bir teslimatla daha da güçlendiğini hissediyoruz. Bu teslimatla birlikte, iki firma arasındaki uzun soluklu dostluğa çok özel bir halka daha ekliyoruz. Biliyoruz ki; Abdurrahim Albayrak önderliğinde her geçen gün büyüyen Altur Turizm ile gelecekte daha nice iş birliklerine imza atarak hep birlikte ülkemizin ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz. En son teknolojiye sahip yeni araçlarının Altur Turizm’e hayırlı olmasını ve bol kazançlar getirmesini temenni ediyorum.”

Anadolu Isuzu’ya The ONE Awards’da “Yılın İtibarlı Markası” Ödülü

Anadolu Isuzu, pazarlama sektörünün en prestijli ödülü olarak kabul edilen The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödüllerinde Ticari Otomotiv Kategorisinde “Yılın İtibarlı Markası” seçildi.

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, yurt içi ve yurt dışında kazandığı ödüllere yenilerini eklemeye devam ediyor. Anadolu Isuzu, ihracat, tasarım, Ar-Ge ve inovasyon alanında aldığı ödüllere son olarak Marketing Türkiye dergisi tarafından düzenlenen The ONE Awards ödül organizasyonu kapsamında aldığı ödülü ekledi. Anadolu Isuzu, farklı sektörlerden birçok şirketin yer aldığı ödül organizasyonunda ticari otomotiv kategorisinde “Yılın İtibarlı Markası” ödülünün sahibi oldu. 

The ONE Awards bütünleşik pazarlama ödülleri, “İtibar ve Marka Değer Performans Ölçümü” araştırması baz alınarak düzenleniyor.  Pazarlama ve iletişim sektörünün en önemli ödül organizasyonlarından biri olan ve kapsamı her yıl büyüyen The ONE Awards’da “Yılın İtibarlıları” bu yıl dokuzuncu kez halk jürisi tarafından belirlendi. The ONE Awards’da skorlar, 70’e yakın kategoride gerçekleştirilen İtibar ve Marka Değer Performans Ölçümü sonuçlarına göre belirleniyor.

Türkiye’de geliştirip ürettiği modern ve çevre dostu ticari araçları dünyanın 45 ülkesine ihraç eden Anadolu Isuzu ülkemizde ve dünyada birçok prestijli ödül kazandı. 

Anadolu Isuzu, Çayırova’daki “akıllı fabrika” özelliklerine sahip modern tesislerinde “terzi işi imalat” modeli ile ürettiği araçları müşterilerinin istek ve ihtiyaçlarına göre özelleştirerek tam zamanında teslimatını gerçekleştiriyor. 

Şirket, tamamen elektrikli ve %100 Biogas uyumlu CNG motorlu çevreci araçlar da dahil olmak üzere otobüs ve midibüs segmentinde 12 farklı model ve toplam 47 farklı versiyonun üretimini gerçekleştiriyor.