11.4 C
İstanbul
Çarşamba, Nisan 14, 2021
Ana Sayfa Blog

Lojistik 5.0: Lojistik Sektörünün Geleceği

Başta otomotiv, lojistik ve üretim olmak üzere tüm endüstriyel sektörlerde operasyonel verimliliği artırmak için tasarlanmış giyilebilir teknoloji ürünleri ve yazılımları geliştiren, IoT cihazlarıyla makine-insan etkileşimi sağlayan Thread In Motion (TIM) kurucu ortağı ve CEO’su Kadir DEMİRCİOĞLU ile 1995 yılında Lojistik İş yaşamına Inchcape Retrans Uluslararası Dağıtım firmasında başlayan, daha sonra Betek Boya (Filli Boya), Toys “R” Us  Oyuncak firması, TNT Lojistik, Netlog Lojistik,  İzlog Lojistik gibi firmalarda orta ve üst kademelerde yöneticilik yaptıktan sonra, 2012 yılında Sektörde Lojistik  danışmanlık hizmetleri sunmak üzere, 4PL  Danışmanlık ve Lojistik Hizmetlerini kuran Tuncay AYDIN‘ın katıldığı, “Lojistik 5.0: Lojistik Sektörünün Geleceği” adlı etkinliğin tekrarını buradan takip edebilirsiniz.

https://www.linkedin.com/events/6784805671104765952/

Sertrans Logistics Almanya’da 5 bin metrekare depo açtı

rhdr

Tedarik zinciri yönetiminde verdiği katma değerli lojistik hizmetleriyle 31 yıldır ulusal ve uluslararası markaların çözüm ortağı olan Sertrans Logistics, yurt dışı büyüme hedefleri doğrultusunda bir adım daha atarak Almanya’da 5 bin metrekarelik bir depo açtı. Yurt dışına açılmak isteyen Türk markaların lojistik operasyonlarını bu depo üzerinden yönetecek olan Sertrans Logistics, yeni deposuyla özellikle Almanya ve çevre ülkelerde pazar payını hızla artırmayı hedefliyor.
 
Dijitalleşme ve e-ticaretteki olağanüstü büyümenin etkisiyle ticaret hayatında tarihin en büyük değişimi yaşanıyor. Sertrans Logistics, yeni ticaret ortamına uygun büyüme stratejisi kapsamında yatırımlarına devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Almanya ofisinin açılışıyla markasının gücünü yurt dışına taşıyan Sertrans Logistics, şimdi de yaklaşık 2,5 milyon avro yatırım yaparak Almanya’da 5 bin metrekarelik bir depo açtı.
 
Uluslararası nakliyelerde bir hub, toplama-dağıtma merkezi noktası olan Almanya’daki depoda, e-com ve e-ihracat alanında da hizmet verilecek. Türkiye’deki e-ihracatın büyüme sürecine destek olacak deponun kapasitesinin kısa süre içinde 10 bin metrekareye çıkartılması hedefleniyor.
 
Almanya deposunun yurt dışına açılmak isteyen Türk markaları için önemli bir imkân sunduğunu söyleyen Sertrans Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Keleş, “Almanya deposu uluslararası nakliyede bir hub olacağı gibi, aynı zamanda e-com ve e-ihracat alanında da hizmet vereceğimiz bir merkez olacak. Almanya’nın yanı sıra Avrupa’da yakın bir zamanda ikinci depomuzu da açacağız. Yurt dışında açacağımız her bir depo özellikle yurt dışına açılmak isteyen Türk markaları için büyük imkân sunacak.  Zira artık onların ihtiyaçlarını daha yakından bilen ve bunlara yönelik çözümleri hızlı bir şekilde ortaya koyacak bir muhatapları olacak. Türk markalarının yurt dışında büyümelerine destek vereceğiz. Bu sektörde hizmet veren her şirket birer dış ticaret elçisi gibi çalışmak durumunda. Sertrans olarak biz de bu anlayışla yolumuza devam ediyoruz” dedi.
 
“Yurt dışında yerelleşmeye kararlıyız”
Sertrans’ın; İspanya, Portekiz ve Fransa başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinde varlığını yaklaşık 30 yıldır sürdüren bir marka olduğuna dikkat çeken Nilgün Keleş, “Ticaret hayatında tarihin en büyük değişimi yaşanıyor. Sertrans olarak adımlarımızı bu yeni ticaret ortamına uygun atmaya çalışıyoruz. Almanya deposunun açılışıyla birlikte bizim için önemli bir eşik aşılıyor. Zira artık Avrupa’da yerleşik düzene geçiyoruz. Sertrans, Avrupa’nın birçok ülkesinde uzun süredir var olan bir marka. Örneğin bugün Fransa’dan gelen her 100 arabanın 25’i Sertrans’ın. Portekiz’de pazar payımız yüzde 40’a yakın. İspanya’da yüzde 30’un üzerinde bir pazar payımız var. Bu ülkelerin globalde dev markları uzun yıllardır bizimle çalışıyor. Almanya çok önemli bir pazar, lojistik sektöründeki gücü herkesin malumu. Sertrans bir Türk markası olarak 30 yılı aşkın bilgi birimi, yetişmiş insan kaynağı ve güçlü finansal yapısıyla bu zorlu pazarda rekabet etmeye hazır. Elbette amacımız sadece Almanya değil. Avrupa’nın birçok ülkesinde Almanya operasyonuna benzer hamleleri yakın zamanda atacağız” dedi.

“Farklı coğrafyalardaki e-com operasyonlarını yönetebilmeliyiz”
Teknolojinin ilerlemesi ve pandemiyle birlikte daha da öne çıkan e-com dönüşümünün, firmaların küresel rekabetten pay alma ve sürdürülebilir kârlılık için iş modellerini değiştirme ihtiyaçlarını kaçınılmaz kıldığını belirten Keleş, “Bir lojistik firmasının, müşterilerinin tüm tedarik zinciri süreçlerini tek elden yönetme ihtiyacı bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış durumda. Bu süreçte ister e-com, ister normal depo operasyonları olsun, müşterilerimizin stoklarını tek çatı altında yönetebilme kabiliyetine sahip olmamız gerekiyor. Ancak sadece bu da yetmez. Aynı müşterinin farklı coğrafyalardaki e-com operasyonlarını yönetebilme, buna istinaden uluslararası nakliye ve antrepo hizmetlerini tek çatı altında toplayabilme kabiliyetlerini de kazanmalıyız. Gerek Almanya depomuz gerekse önümüzdeki dönemde Avrupa’nın diğer ülkelerinde açılacak olan depolarımız bu anlayışa uygun atılmış adımlardır. Zira Sertrans’ın amacı hizmet verdiği her bir iş ortağının tüm lojistik ihtiyaçlarını tek bir çatı altında dünyanın her coğrafyasında yönetebilme kabiliyetine ulaşabilmektir. Yeni ticaret hayatında ihtiyaç da bu yöndedir” ifadelerini kullandı.

Sertrans Logistics Hakkında 
Sertrans Logistics, uluslararası parsiyel ve multimodal taşımacılık hizmetlerinin yanında, tedarik zinciri yönetiminde verdiği katma değerli lojistik hizmetleriyle 31 yıldır ulusal ve uluslararası müşterilerinin güvenilir çözüm ortağıdır. Sertrans Logistics, sektöründe sağladığı yüksek müşteri memnuniyetini; tedarik zincirinin her aşamasında uyguladığı doğru, hızlı, hatasız, sürekli ve şeffaf iş yapma prensibiyle oluşturmuştur. Sahip olduğu deneyimli ve uzman kadrosu, güçlü araç filosu ve ekipman donanımı, ileri IT teknolojileri, Ar-Ge grubu, yurt içi ve yurt dışına yayılmış ofisleri ve sahip olduğu yüksek kapasiteli depo ve antrepoları ile Sertrans Logistics, müşterilerinin dünya çapındaki lojistik ihtiyaçlarına küresel ölçekte çözüm getiren güçlü ve deneyimli bir yönetim uzmanıdır. Avrupa’daki direkt hatlarıyla 19 ülkeye ve 80’den fazla noktaya direkt parsiyel taşımacılık hizmeti veren Sertrans Logistics, uluslararası kara-hava-deniz yolu ve multimodal taşımacılık hizmetleriyle dünyanın 200’e yakın ülkesine, 1.800’den fazla noktaya hizmet vermektedir. 

OTAM, TOSB’DA YENİ TEST MERKEZİNİ AÇIYOR

OTAM (Otomotiv Teknolojileri Araştırma Geliştirme Merkezi) yeni test şubesini Kocaeli’nde bulunan TOSB Otomotiv Tedarik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde hizmete açıyor. Sektöre her zaman yetkin ve hızlı çözümler sunmayı hedeflediklerini belirten OTAM Genel Müdürü Ekrem Özcan, “Bu doğrultuda, yeni açacağımız OTAM TOSB Şubemize 2021 yılı içerisinde, kendi imkanlarımızla finanse ettiğimiz 5 milyon TL değerinde cihaz ve teknoloji yatırımı yapıyoruz. Otomotiv Parça Test Merkezi olarak hizmet verecek şubemizi başlangıçta 1000 m2 kapalı bir alana kuruyoruz. Nisan ayı itibariyle şube kurulum çalışmaları başladı. Yıl içerisinde cihazlarımızın gelmesiyle yeni şubemiz hizmete girecek” dedi.

OTAM, yeni test şubeleriyle müşteri ağını daha da büyütmeyi hedefliyor. OTAM’ın 2021 yılı içerisinde hizmete açmayı planladığı yeni şubesi TOSB Otomotiv Tedarik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alıyor. Yeni şube ile otomotiv sektörü dışında savunma sanayi, havacılık ve beyaz eşya sektörüne de hizmet verilmesi hedefleniyor. 

TOSB, Otomotivin Tek Global İhtisas Organize Sanayi Bölgesi

TOSB’nin, TAYSAD’ın 40 üyesinin ortak girişimi ile kurulduğunu, şu an 90 otomotiv tedarik firmasının faaliyet gösterdiği tek Global İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olduğunu belirten OTAM Genel Müdürü Ekrem Özcan, “OTAM olarak ülkemiz için böylesine önemli bir merkezde şube açarak, yetkin kadromuzla sektörümüze daha hızlı, daha ekonomik çözümler sunabileceğimize inandık. TOSB içerisinde şube kurulum çalışmasını da Nisan ayı itibariyle başlattık. İstanbul İTÜ Maslak’taki şubemiz Motorlar ve Taşıtlar Test Merkezi, Kocaeli TOSB’daki şubemiz de Otomotiv Parça Test Merkezi olarak yine 3 vardiya şeklinde hizmet verecek. Test şubemizi başlangıçta 1000 m2 kapalı bir alana kuruyoruz. Kendi imkanlarımızla finanse ettiğimiz 5 milyon TL değerinde cihaz ve teknoloji yatırımı yapıyoruz. Yıl içerisinde yeni şubemizin hizmete girmesini planlıyoruz” dedi.

Otomotiv Parça Testleri ve Doğrulama Hizmetleri Verilecek

Ekrem Özcan, OTAM TOSB Şubesi’nde yapılacak testlerle ilgili şu bilgileri verdi: “OTAM TOSB Şubemizde Otomotiv parçalarının test ve doğrulama hizmetleri ile çevresel testler başta olmak üzere, titreşim, şok, dayanım ömür gibi testler yapılacak. Örneğin, -70 derece ile +150 derece arasında çeşitli boyutlarda otomotiv parçalarının nasıl tepki verdiğini, 70kNa kadar güç uygulandığında parçamızın yaşam döngüsünü teknik olarak raporlayacağız. Test cihazlarımızla, tek ya da birden fazla çevre koşullarını aynı anda gerçeğe uygun olarak uygulayacağız. Sıcaklık, nem, yükseklik, güneş ısısı, ısıl döngü gibi koşulları, bilgisayar destekli veri kontrol ve toplama sistemiyle takip edilip raporlanacak. Titreşim ve şok testleri, kombine testler, sıcaklık, yükseklik, nem ve ısı döngüsü testlerini gerçekleştireceğiz” dedi. 

Dışa bağımlılık azalacak, maddi tasarruf sağlanacak

OTAM’ın yetkin ekibi, gelişen hizmet ağı ve müşteri odaklı yaklaşımı sayesinde ülkemizin ve otomotiv endüstrisinin kazanımlar sağlayacağına dikkat çeken Özcan; “Büyüyen hizmet ağımızla birlikte otomotiv parça testlerinde de dışa bağımlılığı azaltabileceğiz. Bu sayede firmalarımızın test sürelerini kısaltacak ve onlara maddi tasarruf da sağlayacağız. TAYSAD üye firmalar başta olmak üzere sektörümüzdeki firmalarımız araştırma geliştirme çalışmalarının sonuçlarını kısa sürede doğrulama imkanı bulacaklar. Parça Test Merkezimiz, otomotiv sektörüne olduğu gibi, savunma sanayi, havacılık, beyaz eşya gibi sektörlere de hizmet verecek.” dedi. OTAM’ın 100’den fazla iş ortağının bulunduğunu belirten Ekrem Özcan, “OTAM’ın 2003te kurulmasını sağlayan, sektörümüzün çatı kuruluşları TAYSAD, OSD, OİB’e ve değerli iş ortaklarımız başta Ford Otosan, Oyak Renault olmak üzere, BMC Power, Tümosan, AVL, FEV, Alkor, Birinci, Cavo, Ditaş, Optival, GCS, Farplas ve diğer 100’e yakın iş ortağımıza teşekkürlerimizi iletiyorum.” dedi.

OTAM Hakkında

Faaliyetlerini İTÜ Ayazağa yerleşkesinde gerçekleştiren OTAM, Motorlar ve Taşıtlar Test Merkezi’nde; araç ve güç aktarma organları, titreşim ve akustik, dayanım ve ömür testlerinin yanında; elektrikli ve hibrit araçlar, bağlantılı-otonom araçlar, batarya yönetim ve şarj sistemleri geliştirilmesi, taşıt elektrikli motoru geliştirme ve aracın gerçek yol koşullarına en yakın şartlarda simülasyon tabanlı test gibi alanlarda da mühendislik çözümleri sunuyor. İTÜ Vakfı şirketi OTAM (Otomotiv Teknolojileri Araştırma Geliştirme Merkezi) 2020’de yaşanan pandemi sürecine rağmen cirosunu da % 42 büyütmeyi başardı. OTAM’da bugüne kadar yapılan test sayısı 10 bini geçti. Elektrikli araç testlerinde de öncü olan şirket, 10.000nci testini, geçtiğimiz ay elektrikli ticari araca yönelik gerçekleştirmişti.

Demiryolu taşımacılığında % 30’luk artış

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, bu yılın ilk çeyreğinde yurtiçi ve yurtdışı demir yolu taşımalarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 arttığını söyledi.

Karaismailoğlu, “2020 yılında bir önceki yıla göre Avrupa yönündeki demir yolu yük taşımalarında yüzde 25 artış kaydedildi ve bu yıl da aynı ivme devam ediyor” diye konuştu.

Türkiye ile Avrupa arasında TIR kasası taşımacılığının da giderek arttığına dikkati çeken Karaismailoğlu, Türkiye ile İran arasındaki yük taşımacılığında da 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 60 artış sağlandığını söyledi. Türkiye-İran taşımalarının bu yıl 1 milyon tona çıkarılması ve İran üzerinden Pakistan, Afganistan ve Çin’e yük taşınabilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Karaismailoğlu, dost ve kardeş ülkelerin iş birliğiyle çok güzel projelerin de hayata geçirildiğini, bunun en somut örneğinin BTK Demir Yolu Hattı olduğunu bildirdi. Karaismailoğlu, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan’a, ayrıca Rusya ve Çin’e yönelik blok yük trenleri işletildiğini ve yakın zamandaki Süveyş Kanalı krizinin Türkiye’den geçen Orta Koridor’un önemini de ortaya koyduğunu ifade etti.

EKONOMİK KAZANÇ

Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demir Yolu Hattı ve Orta Koridor üzerinden geçen yıl, 2019’a göre yüzde 104 artışla toplam 396 bin 778 ton yük taşındığı bilgisini veren Karaismailoğlu, şöyle konuştu: “2020’nin ilk çeyreğinde yaklaşık 78 bin ton olan BTK yük taşıması, bu yılın ilk çeyreğinde toplamda 2 bin 468 vagonla 154 bin 836 tona ulaştı. Dünya demir yolu taşımacılığına yeni bir yön veren BTK Demiryolu Hattı’nda ve Orta Koridor’da salgın sebebiyle büyük bir yük talebi bulunuyor. Orta Koridor, ülkemizin liman bağlantıları sayesinde Asya’daki yük trafiğinin Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz Bölgesi’ne ulaşması için önemli fırsatlar sunuyor. Yıllık 710 milyar dolar tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden Orta Koridor’un geçtiği ülkeler önemli miktarda ekonomik kazanç sağlayacaktır.”

KITALAR ARASI TAŞIMACILIK

Kıtalar arasında kesintisiz demir yolu taşımacılığına imkan sağlayan Marmaray’ın yük taşımacılığında da milat olduğuna, böylece yurtiçi ve yurtdışına toplam 766 yük treni ile 335 bin 455 ton yük taşındığına dikkati çeken Karaismailoğlu, “Marmaray, ayrıca uluslararası ticarette BTK Demir Yolu Hattı’nın ülkemize kazandırdığı ekonomik gücün yanı sıra zaman ve enerji tasarrufu sağlayarak, çevreci ve hızlı ulaşımın en büyük destekçisidir” diye konuştu.

AVIS’E HALKIN OYLARIYLA “YILIN YÜKSELEN ARAÇ KİRALAMA MARKASI” ÖDÜLÜ

Araç kiralama sektörünün lider şirketi Avis, pandemi dönemi boyunca farklı metriklerde halkın oyları sonucu belirlenen Rise Of Brands Ödülleri’nde “Yılın Yükselen Araç Kiralama Markası” seçildi.

Pazarlama Türkiye tarafından bu sene ilk kez halk oylaması ile gerçekleşen Rise of Brands Ödülleri’nde 179.340 oy kullanıldı. Adaylar, Pazarlama Türkiye ekibi tarafından pandemi döneminin başlangıcından itibaren birçok alanlarda büyüme sağlayan markalar arasından belirlendi. 

Otokoç Otomotiv çatısı altında hizmet veren, “En İyisi Kirala, Avis ile Kirala” sloganıyla müşterileriyle buluşan Avis, Türkiye’de en iyi müşteri deneyimi ve memnuniyetini yaşatmak hedefiyle 47 yıldır yenilikçi uygulamalara imza atıyor. Avis, sektörde yaptığı öncü çalışmalar, müşterisine sunduğu güven, marka bilinirliği, sosyal sorumluluk faaliyetleri, iletişim ve reklam çalışmalarındaki beğeni ve farklılaşma gibi birçok kriterde lider olmayı sürdürüyor.

Online olarak yayınlanan ödül törenine mesajıyla katılan Otokoç Otomotiv Pazarlama Müdürü Esra Arslanbaş Kaynak, “Bir yılı aşkın süredir içinde bulunduğumuz pandemi dönemi herkes için oldukça zorlu geçiyor. Bu dönemde önceliğimiz müşterilerimiz, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızın sağlığı ile güvenliği oldu. 47 yıldır olduğu gibi müşterilerimizin ve paydaşlarımızın yanında olmaya ve onlara değer katmaya devam edeceğiz. Bu zorlu dönemde halkımızın oylarıyla sonuçlanan bu ödül ile takdir edildiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Başarının mimarı olan tüm ekip arkadaşlarımıza, paydaşlarımıza ve kıymetli müşterilerimize çok teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

Avis sektör liderliğini ödüllerle tescillemeye devam ediyor

Avis, Rise Of Brands’den önce The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde, “Araç Kiralama Kategorisinde Yılın İtibarlısı”, ECHO Awards’da “Araç Kiralama” kategorisinde “E-Ticaretin En İyisi” ödülüne layık görüldü. Uzak Rota Küresel Seyahat Ödülleri’nde “Dünyanın En İyi Araç Kiralama Şirketi” kategorisinde birincilik elde ederken, Social Media Awards da “Araç Kiralama” kategorisinde Altın ödülün kazananı oldu. İşitme Engelliler Eğitim Faaliyetleri Derneği ile birlikte başlatılan ve dört yıldır yürütülen “Aynı Dili Konuşuyoruz” projesi ile Avis 12’inci Kurumsal Sosyal Sorumluluk Zirvesi’nde “Eşitsizliklerin Azaltılması” kategorisinde Platin ödülün sahibi oldu. Ayrıca Avis Web Sitesi ve Mobil Uygulama ile CXO Medya ve CIO Update tarafından düzenlenen CIO Ödüllerinde “Yılın CIO Ödülü”ne layık görüldü. IDC Türkiye tarafından düzenlenen CIO Summit’te ise Future of Work – Reskilling kategorisinde Avis Web Projesi ile ödül kazandı.

AVIS Türkiye Hakkında

Türkiye’nin mega otomotiv perakendecisi ve araç kiralama şirketi Otokoç Otomotiv’in çatısı altında faaliyet gösteren global araç kiralama markası Avis, Türkiye’nin ilk araç kiralama markasıdır. Pazara giriş yaptığı 1974 yılından bu yana sektörünün lideri olan Avis Türkiye, ülkenin en yaygın araç kiralama ağına ve en geniş araç filosuna sahiptir. İlk ve öncü olmanın getirdiği sorumlulukla, geliştirdiği yeni konsept ve iş birlikleriyle sektörün ve bu sektörü besleyen diğer sektörlerin gelişmesinde önemli katkı sağlamaktadır.

Sağladığı müşteri memnuniyeti ile müşterileri tarafından zirvede tutulmakta ve ödüllerle başarılarını taçlandırmaktadır. Avis Türkiye, EMEA ülkeleri arasındaki müşteri memnuniyeti sıralamasında liderliğini korumaktadır. Yurt dışında da Yunanistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Kuzey Irak’ta hizmet vermektedir.

Yalın İK Zirvesi devam ediyor

Tırport Başkanı Dr. Akın Arslan,

“Teknoloji tek başına hiçbir şey, İnsan her şeydir”

Türkiye’deki yönetim kalitesini geliştirmek için çalışan Yalın Enstitü, geleneksel yıllık zirvesini bu yıl “İnsan Kaynakları” temasıyla dijital ortamda düzenliyor. 8 Nisan’da başlayan ve 3 gün süren zirvede, insan kaynaklarının geleceği önde gelen sektör temsilcileri ile Yalın Enstitü organizatörlüğünde masaya yatırılıyor.

İşimiz, hayatımız, eğitim sistemlerimiz, iletişim tarzlarımız, alışkanlıklarımız hızla dönüşüyor. İnsan olarak biz dönüşüyoruz ve teknoloji baş döndürücü bir şekilde kendini yeniliyor. Bu yıl zirvenin gündeminde, İnsanın kendiyle ve işiyle olan ilişkisi nereye gidiyor?, Dijitalleşen dünyada insan faktörü?, Yapay zekayı yaratan “insan”a ne olacak?, Teknoloji yoğun iş ortamında “insan” olarak biz ne yapacağız?, Hızla dönüşen dünyada işin içindeki insanın sürdürebilirliğini nasıl sağlayacağız?,  Yeni dünyanın yeni organizasyonları nasıl yönetilecek, nasıl liderlik yapılması bekleniyor? gibi konular yer alacak. 

Zirvede, 9 Nisan 2021 Cuma günü yapılan oturumda, Türkiye’deki önde gelen teknoloji yatırımcılarından Tırport Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları AŞ İnsan Kaynakları Direktörü Tolga Görgülü konuşmacı olarak katılıyor.

Bir teknoloji girişimi, 5-6 yıl içinde 1 milyar dolar değerlemeyi geçebiliyor

Startup ekosistemi içinde insan kaynaklarının rolünü farklı bakış açılarıyla ortaya koyacak olan Tırport Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları anlatacak:

“Startup dünyası hızla büyüyor. Dünyada bir milyar dolar değerlemeyi aşan ve “Unicorn” olarak tanımlanan startup sayısı 700’ü geçti. 2021 yılı ilk çeyreğinde Avrupa’da 21 startup daha Unicorn eşiğini geçmeyi başardı. Bunlardan birisi de ne mutlu ki Türkiye’den çıktı. Onlarca yıldır var olan, binlerce kişi çalıştıran geleneksel şirketlerin yerlerini sadece 3-5 yıl geçmişi olan teknoloji Startup’ları almaya başladı. Geleneksel şirketler ve iş modelleri ömürlerini hızlı adımlarla tamamlıyor. Bugünlerde baş döndürücü bir deneyim yaşanıyor. 5 yıl önce 500 bin dolar etmeyen bir teknoloji girişimi, 5-6 yıl içinde 1 milyar dolar değerlemeyi geçebiliyor. Tamamen elektrikli otomobile ve yüksek sürüş teknolojilerine odaklanmış bir otomobil şirketi, onbeş yıl içinde yaptığı atakla geleneksel tüm otomobil devlerinden çok daha büyük bir değere ulaşabiliyor.  Teknoloji çalışanlar için zaman, mekan, ırk, kültür, eğitim gibi temel ayırt edici kavramları da globalleşiyor. Dünya vatandaşlığı ve dünya pazarı kavramları ön plana çıkıyor. Aynı proje grubunda farklı ülkelerde ikamet eden insanlar görev yapabiliyor. Ortak amaçla uzaktan birlikte çalışmayı yeniden öğreniyoruz. Proje yönetimi gibi kavramlar aplikasyon teknolojilerinin verdiği iş yönetim gücüyle bambaşka bir boyuta taşındı. Artık bir çalışanınız dünyanın neresinde olursa olsun, onu ve işini anlık olarak yönetebiliyorsunuz. Onlarla toplantılar yapabiliyor, etkileşime girebiliyor, hatta bir grupla beyin fırtınası bile yapabiliyorsunuz. İşiniz aksamıyor, eş-zamanlı mühendislikle hız artıyor. Gana’daki lojistik operasyonunuzu, İstanbul’dan uzaktan uçtan uca yürütebiliyor, Paris’teki mikro dağıtımı organize edebiliyor, Türkiye’de haftaya kullanacağınız pazarlama planını Yeni Delhi ve Ukranya’da konuşlu ekiplerinizle hazırlayabiliyor, aplikasyonlarınızdaki hatalara (bug’lara) Estonya’dan hükmedebiliyorsunuz. Bunların hepsini neredeyseniz oradan yönetebiliyorsunuz. Hepsi teknoloji sayesinde ama teknolojiyi iyi kullanan takımlarınızla. Çalışan kalitesi çok ön plana çıkıyor, etkili liderlik de. Teknoloji startuplarında liderin en önemli sorumluluklarından birisi projenin proje planına uygun olarak yürümesini sağlamak. Tabi bunu yapabilmek için, ekibini iyi oluşturması, yakından tanıması, yetkinliklerine tam hakim olması ve proje kilometre taşlarını iyi yönetebilmesi gerekiyor. Nitekim hızla dijitalleşen dünyamızda değişmeyecek tek kavram var: Teknoloji tek başına hiçbir şey, insan her şeydir” diye konuştu.

Wipelot öğrencilere yapay zeka ve gerçek zamanlı izleme teknolojilerini anlattı

Türkiye’nin endüstriyel IoT alanında üretim yapan öncü teknoloji şirketi Wipelot, Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulübü tarafından düzenlenen “Dijital Z” etkinliğine Gümüş Sponsor olarak katıldı. Pandemi nedeniyle online olarak düzenlenen etkinlikte öğrencilerle bir araya gelen Wipelot Yönetici Ortağı Onur Yılmaz, “Endüstriyel IoT ve Lokasyon Takip Teknolojileri” başlıklı sunumuyla, Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT), yapay zekâ (AI) ve gerçek zamanlı izleme teknolojilerinin geleceği konusunda güncel gelişmeleri aktardı. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak yeni mesleklerin oluşacağını ve gençlerin hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Yılmaz, öğrencilere kariyer planlamaları konusunda tavsiyelerde bulundu.

Dünyanın önde gelen firmalarına gerçek zamanlı izleme teknolojileri ile çözüm sunan Wipelot, Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme kulübü tarafından pandemi nedeniyle online olarak düzenlenen “Dijital Z” etkinliğine Gümüş Sponsor oldu. Etkinlik kapsamında “Endüstriyel IoT ve Lokasyon Takip Teknolojileri” başlıklı sunumuyla konuşmacı olarak yer alan Wipelot Yönetici Ortağı Onur Yılmaz, Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT- Industrial Internet of Things), yapay zekâ (AI-Artificial Intelligence) ve gerçek zamanlı izleme teknolojilerinin geleceği konusunda öğrencileri bilgilendirdi.

Sektöründe öncü kurumların tercihi Wipelot

Endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT) aracılığıyla yüksek verimlilik, enerji tasarrufu, hız, güvenlik, zamanında bakım ve analiz gibi pek çok kazanım elde edileceğini vurgulayan Onur Yılmaz, “Biz de Wipelot olarak IIoT, RTLS (Real Time Location System-Gerçek Zamanlı Konum Belirleme Sistemi), RFID (Radio Frequency Identification-Radyo Frekansı ile Kimliklendirme) ve UWB (Ultra Wide Band- Ultra Geniş Bant) teknolojileri alanlarında çözümler sunan bir teknoloji şirketiyiz. Dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye’de sektöründe öncü kurumlar tarafından tercih ediliyoruz. Maden, inşaat, sanayi, havacılık sektörleri başta olmak üzere çimento, denizcilik, enerji, gıda, metal, otomotiv, sağlık ve tekstil gibi çok sayıda sektörde faaliyet gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Görünmeyeni görünür hale getiriyor

Endüstriyel firmaların en çok önem verdiği konunun verimlilik olduğunu dile getiren Yılmaz, “Sahadan alınan gerçek zamanlı verilerden yola çıkarak analizler gerçekleştiren Wipelot; personel, araç, iş makinası, ekipman ve ürünleri, riskli çalışma ortamlarının sıcaklık, nem, gaz, ışık gibi değerlerini anlık olarak takip ederek verimlilik ve iş güvenliği sağlıyor, kaza anlarında ilgili birimlere uyarı sinyali gönderiyor. Personellerin ve motorlu/motorsuz ekipmanların konumlarını anlık olarak takip ederek hangi saatte nerede bulunduğunu, hangi alanda ne kadar vakit geçirdiğini Wipelot yazılımında ısı haritası olarak anlık ve geçmişe dönük olarak çıkarıyor. Özetle; işletmelerde görünmeyen konuları görünür hale getiren Wipelot, bu sayede enerji tasarrufu, kalite, hız, verimlilik ve ciro artışına katkı sağlıyor” dedi.

Teknolojik gelişmeler yeni iş alanlarını doğuracak

Teknolojiyle iç içe yaşayan Z kuşağına yönelik tavsiyelerde bulunan Yılmaz, “Dünya hızla değişiyor. Buna paralel olarak yaşayış biçimimiz de değişiyor. Teknolojinin oldukça hızlı ilerlemesi yeni iş alanlarının ortaya çıkmasını sağlıyor. Özellikle robotik teknolojilerin ve otomasyonun yaygınlaşmasıyla üretimin niteliği ve verimliliği artarken maliyetler azalıyor. Buna bağlı olarak da yeni iş alanları ve meslekler doğuyor. Önümüzdeki yıllarda da daha çok inovasyon, kritik düşünme ve yaratıcılığın ön planda olacağı meslekler karşımıza çıkacak. Geleceğin karar vericileri olarak bu noktada siz öğrencilere büyük görevler düşüyor. Teknolojiyi üreten ve kullanan kişiler olarak eğitiminize önem vermeniz ve kendinizi bu yönde geliştirmeniz gerekiyor. Wipelot olarak biz de sağladığımız staj olanaklarımızla öğrencilerin kişisel ve mesleki gelişimlerini destekliyoruz. Stajını başarıyla tamamlayan öğrencilere ilerleyen dönemlerde iş imkânları sunarak istihdama katkıda bulunuyoruz. Aynı zamanda üniversite etkinliklerinde öğrencilerle bir araya gelmeyi çok önemsiyoruz. Öğrencilerin bulunduğu platformlarda daha fazla yer alarak hem eğitime hem de insan kaynağımıza katkı sağlamayı sürdüreceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Wipelot Hakkında

Türkiye’nin endüstriyel IoT alanında üretim yapan öncü teknoloji şirketi Wipelot, kuruluş tarihi olan 2005 yılından bu yana dijital dönüşümün temelini oluşturan gerçek zamanlı kişi, ekipman ve ortam izleme alanlarında yazılım, donanım ve danışmanlık hizmetleri veriyor. Endüstri 4.0 evresinin yapıtaşı olan endüstriyel IoT, RTLS (Real Time Location System-Gerçek Zamanlı Konum Belirleme Sistemi), RFID (Radio Frequency Identification-Radyo Frekanslı Tanıma), UWB (Ultra Wide Band- Ultra Geniş Bant), mobil teknolojiler ve iletişim teknolojileri alanında yoğun Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiren şirket, yüzde 100 yerli ürünler üretiyor. Global şirketlerin ve Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu konumundaki firmaların dijitalleşen iş süreçlerinde verimlilik, hız artışı ve iş güvenliği sağlayan gerçek zamanlı izleme teknolojileri ile öne çıkan Wipelot; otomotiv, beyaz eşya, metal, enerji, gıda, sağlık, ilaç, kozmetik ve tekstil gibi sanayi kollarının yanı sıra madencilik, inşaat, havacılık, savunma sanayi gibi pek çok farklı sektöre yüksek katma değer sunuyor. Sahadan alınan gerçek zamanlı verilerden yola çıkarak analiz gerçekleştiren Wipelot; personelleri, araçları, iş makinelerini, ekipmanları, yarı mamul ürünleri ve riskli çalışma ortamlarının sıcaklık, nem, gaz, ışık gibi değerlerini anlık olarak takip ederek verimlilik ve iş güvenliği sağlıyor. Wipelot’un Ultra Geniş Bant Teknolojisi (UWB) ile donanım ve çözüm üreten dünya çapındaki teknoloji firmalarının bir araya geldiği UWB Alliance, FiRa Consortium ve OMLOX üyelikleri de bulunuyor. Cirosunun büyük bir kısmını Ar-Ge’ye ayıran şirket, Tasarım Merkezi olma statüsüne sahip. 2019 yılında bir yapay zeka (AI) şirketine ortak olan Wipelot, işletmelerin özel ihtiyaçlarına yanıt veren AI-Native çözümler de geliştiriyor. 2020 yılını pandemiye rağmen yüzde 50 büyüme ile kapatan ve 2021 yılı için büyüme hedefini yüzde 60’a çıkaran şirket, çalışan sayısında da yüzde 20’lik bir büyüme bekliyor. İhracatını da bir önceki yıla göre yüzde 50 artıran Wipelot, ABD, Fransa, Suudi Arabistan, Kanada, Hindistan ve Katar başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. 2021 yılında Avrupa ve Amerika pazarlarındaki yurt dışı satış faaliyetlerine hız vermeyi planlayan şirket, hedef pazarları arasına Ortadoğu ülkelerini de aldı. Hali hazırda dünyanın önde gelen firmalarına gerçek zamanlı izleme teknolojileri ile çözüm sunan Wipelot, RTLS (konum belirleme), ISG (iş sağlığı ve güvenliği) ve SafeZone (iş makinesi-yaya ve iş makinesi-iş makinesi çarpışma önleme sistemi) alanlarında dünya markası olmaya odaklanmış durumda.

www.wipelot.com

Wipelot için sosyal medya hesapları:

https://panel.basinlistem.com/UrlRedirect.ashx?Mail=haber@lojistikcilerinsesi.biz&MailID=14348498&url=https%3a%2f%2fwww.linkedin.com%2fcompany%2fwipelot%2f

https://panel.basinlistem.com/UrlRedirect.ashx?Mail=haber@lojistikcilerinsesi.biz&MailID=14348498&url=https%3a%2f%2fwww.facebook.com%2fWipelotIoT%2f

https://panel.basinlistem.com/UrlRedirect.ashx?Mail=haber@lojistikcilerinsesi.biz&MailID=14348498&url=https%3a%2f%2ftwitter.com%2fwipelot%2f

https://panel.basinlistem.com/UrlRedirect.ashx?Mail=haber@lojistikcilerinsesi.biz&MailID=14348498&url=https%3a%2f%2fwww.instagram.com%2fwipelot%2f

Perakendeci akıllı raf etiketleriyle ekstra maliyetten kurtuluyor, hız ve verimlilik kazanıyor

Pandemiyle birlikte giderek artan dijital dönüşüm ihtiyacı, perakende sektöründe Elektronik Fiyat Etiketi’ne yönelik ilgiyi artırdı. Zaman kaybı ve ek maliyete neden olan etiket değiştirme işlemi Elektronik Etiketler ile tek bir merkezden, saniyeler içinde tamamlanıyor, raf-kasa-online mağaza arasındaki fiyat farklılıkları da son buluyor. Etiket değiştirme için ayrılan iş gücü farklı alanlara yönlendirilerek operasyonel verimlilik sağlanırken fiyat değişiminde yaşanabilecek insani hataların da önüne geçiliyor.

Pandeminin etkisiyle perakende sektöründe yeni trendler oluştu. Pek çok firmanın, mağazaların yanı sıra e-ticaret kanalında da faaliyet göstermeye başlaması, buna paralel olarak tüketicinin de elektronik ödeme sistemlerine yönelmesi, mağazalarda dijital dönüşüm ihtiyacını artırdı. Elektronik Fiyat Etiketleri, tüm bu trendleri destekleyen, ihtiyaçlara cevap verebilen çözümlerden biri olarak öne çıkmaya başladı.

Fiyat yönetimi merkezileşiyor

Elektronik Fiyat Etiketi’nin perakende sektöründe pandemiyle hızlanan dijital dönüşüme hizmet eden bir çözüm olduğunu belirten Sensormatic Pazarlama Direktörü Pelin Yelkencioğlu, “Bu çözümle artık fiyatları bir ekran üzerinden merkezi olarak güncelleyebiliyorsunuz. Üstelik bunu hem online hem de fiziksel mağazada eş zamanlı yaparak, iki kanal arasında fiyat farkı yaşanmasını da engelliyorsunuz. Farklı lokasyon ve kanallardaki tüm ürünlerinizin fiyatlarını tek bir merkezden yönetebiliyorsunuz” dedi.

Zaman ve maliyet avantajı

Mağazalardaki fiyat etiketlerinin değişmesi için yapılan işlemler büyük bir maliyet ve zaman kaybı unsuru olarak dikkat çekiyor. Örneğin; bugün büyük bir mağazada ayda en az 25-30 bin kâğıt etiket değişimi yapılıyor. Yoğun kampanya dönemleri düşünüldüğünde bu rakam 50 bine kadar yükseliyor. Bu etiketleri mağazada çalışan personele değiştirtmek ise çok yoğun bir işgücü kullanımını gerektiriyor. Bu durum hem ciddi bir zaman ve maliyet kaybını ortaya çıkarıyor hem de çalışan memnuniyetsizliğine yol açıyor.

Elektronik Fiyat Etiketi çözümü, etiket değişiminden kaynaklı işgücü ve maliyet kayıplarını ortadan kaldırıyor. Fiyat güncellemesinin yanı sıra raf yönetimi, sipariş toplama, promosyon kampanyaları için de kullanılabiliyor. Hızlı fiyat değişikliğine imkan verdiği için, sık kampanya yönetimi yapan indirim marketleri ya da kozmetik mağazaları gibi perakendecilerde karlılık ve rekabette ciddi avantajlar sağlıyor. Merkezi yönetim sayesinde insani hatalar da en aza iniyor. Ayrıca operasyona ayrılan sürenin düşmesi ile personel verimliliği ve memnuniyeti kayda değer oranda artıyor.

Elektronik Fiyat Etiketi, ürün sergilemeyi de şık hale getiriyor. Süpermarketler, çocuk marketler, mutfak ve ev gereçleri satan mağazalar ya da eczaneler için farklı ürünler sunuluyor. Kozmetik mağazaları için farklı çerçeve tipleri ile dikkat çeken ürünler tasarlanıyor.

Etiket yönetmeliğine uyum artıyor

Elektronik Fiyat Etiketi sayesinde, etiketleme yönetmeliği gereğince etikette olması gereken üretim yeri, üretimin izin tarihi, seri numarası ya da parti numarası gibi zorunlu bilgilerin paylaşılması da kolaylaşıyor. Yapılan yanlış fiyat etiketlemeleri nedeniyle herhangi bir cezai durumla karşılaşma ihtimali ortadan kalkıyor. Manav reyonu için sebze-meyve halinin internet sitesiyle entegrasyonu mümkün kılıyor. Yelkencioğlu, “Elektronik Fiyat Etiketi çözümü yasal düzenlemelere dijital ortamda adapte olmayı en hızlı şekilde sağlıyor” diyor.

Hem tasarruflu hem de çevre dostu

Perakendede kağıt etiketlerin yerini Elektronik Fiyat Etiketi’nin alması nedeniyle hem çevre dostu bir adım atılmış hem de işletme maliyetlerinde önemli oranda düşüş sağlanmış oluyor. Ayrıca kâğıdın yazıcısı, toneri, raf düzenlemesi gibi işletim giderleri de son buluyor.

Adım adım dijitalleşme

Sensormatic Pazarlama Direktörü Pelin Yelkencioğlu, dijitalleşmenin ilk adımlarından biri olan Elektronik Fiyat Etiketi’ne, özellikle süpermarketlerin manav, kasap, kozmetik gibi farklı reyonlarında adım adım geçilebileceğini vurguladı. Yelkencioğlu, perakende sektöründe bu çözüme yapılan yatırımın geri dönüş süresinin 12-15 ay arasında değiştiğini de sözlerine ekledi.

Hem hızlı hem uzun ömürlü

Pelin Yelkencioğlu, çözümde özel bir protokol kullanıldığını kaydederek şunları söyledi: “Bu protokole göre sistem doğrudan komut gönderiyor, resim göndermiyor. Bu nedenle güç tüketimi, alternatiflerine göre daha az oluyor. Günde bir kez kullanımla 5 yıllık pil ömrüne sahip. Wi-Fi teknolojisini kullanan diğer alternatiflere oranla Sensormatic Elektronik Fiyat Etikerlerinin pil ömrü çok daha yüksek. Fiyat güncellemesinde ise daha hızlı. Tüm erişim noktalarının aynı anda güncelleme yapması ve öncelikle en yakındaki etiketi güncellemesi hızlı olmasını sağlıyor. Soğuk alanlar için de özel etiketleri var. Etiketler üzerinde 7 farklı renk seçeneğiyle flash yakılabiliyor. Bu şekilde mağazada kampanya yapılan ya da stoğu azalan ürünler net olarak ayırt edilebiliyor.”

Yelkencioğlu, pandemiyle birlikte dijitalleşme ihtiyacının artmasına paralel olarak bu yılın ilk yarısında 21 mağazada Elektronik Fiyat Etiketi uygulaması gerçekleştireceklerini açıkladı.

Mercedes-Benz StartUP 2021 başvuruları devam ediyor

  • Mercedes-Benz’in, StartUP Programı çerçevesinde düzenlediği “Mercedes-Benz StartUP” yarışmasının dördüncüsü, başvuruları toplamaya devam ediyor.
  • Mercedes-Benz StartUP Programı hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler 15 Nisan Perşembe günü gerçekleştirilecek “Bilgilendirme Buluşması”nda bir araya gelecek.
  • Mercedes-Benz StartUP’a hayatı kolaylaştıran; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan bir veya birkaçına katkıda bulunan, topluma ve çevreye fayda sağlayan, teknolojiyle bağı olan iş planı ve prototipi hazır startup’ların başvuruları kabul ediliyor.
  • 30 Nisan tarihine kadar başvurulara açık olan Mercedes-Benz StartUP’ta, 3 farklı kategoride en iyi 3 startup’a toplamda 150.000 TL’lik ödül verilecek.

İlki 2017 yılında hayata geçirilen StartUP programı kapsamında düzenlenen Mercedes-Benz StartUP yarışmasının, 2021 yılı için başvuruları toplamaya devam ediyor. 2017 yılında para ödülü verilen 500 startup’a ek olarak 2018 yılından itibaren iş geliştirme eğitimleri, atölye çalışmaları, para ödülü, ulusal ve uluslararası network geliştirme imkânı gibi farklı yollarla 170’nin üzerinde startup’ı destekleyen Mercedes-Benz, bu yıl StartUP programının dördüncüsünü düzenliyor. Mercedes-Benz StartUP’a, Birleşmiş Milletler “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları”nın bir veya birkaçına katkıda bulunan, topluma ve çevreye fayda sağlayan, teknolojiyle bağı olan startup’lar davet ediliyor. Yarışma jürisi tarafından fikir aşamasını geçmiş, iş planı netleşmiş, prototipi üretilmiş ya da prototip planı hazır olan startup’lar değerlendirmeye alınıyor.

Akıldaki sorular Mercedes-Benz StartUP Bilgilendirme Buluşması’nda yanıt bulacak

Mercedes-Benz StartUP Programı hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler 15 Nisan Perşembe günü gerçekleşecek “Bilgilendirme Buluşması”na davet ediliyor. Buluşmaya katılanlar, program ve başvuru süreciyle ilgili detaylı bilgiye ulaşabilecek. Etkinlikte düzenlenecek soru & cevap seanslarında ise akıllara takılan sorulara yanıt bulunacak.

Toplantıya katılmak isteyenler aşağıdaki linkten kayıt olabilecekler.

Mercedes-Benz StartUP Bilgilendirme Buluşması Tickets, Thu, Apr 8, 2021 at 5:00 PM | Eventbrite

3 farklı kategoride en iyi 3 startup’a toplamda 150.000 TL’lik ödül verilecek

“Sosyal Fayda” ve “Jüri Özel Ödülü” kategorilerinin yanı sıra yarışmanın bu yılki 3 ödülünden biri, yeni açılan “Ulaşım Çözümleri” kategorisinde verilecek. Kriterleri sağlayan ve yaptığı işin sonuçlarıyla ulaşım çözümleri geliştiren bir startup, ödülün sahibi olacak.

“Sosyal Fayda” kategorisinin değerlendirilmesinde; COVID-19 pandemisinin olumsuz etkilerini çevreye duyarlı bir şekilde onarmayı hedefleyen “Yeşil Kurtarma” (Green Recovery) alanında çalışan startup’lara öncelik verilecek.

3 farklı kategoride belirlenecek 3 startup, 50’şer bin TL para ödülünün sahibi olacak.

Ağustos ayında ödül töreni gerçekleşecek

Mercedes-Benz StartUP yarışması için başvurular 30 Nisan 2021 gece yarısına kadar istanbul.impacthub.net/MBStartUP adresi üzerinden online olarak kabul edilecek. 31 Mayıs 2021 tarihinde sonuçlanacak ön elemeyi geçen startuplar, 7 Haziran’da eğitim kampında bir araya gelecekler. Mentorlar eşliğinde pazarlama, network ve iş planı oluşturma eğitimleri verilen bu programın ardından nihai iş planı sunumları hazırlanacak ve çalışmalar jüri tarafından değerlendirilecek. Bu değerlendirmenin ardından ilk 10’a kalan yarışmacılar, Temmuz ayında, 2 hafta sürecek StartUP Boost programına katılacak. Mercedes-Benz uzmanları, ilk 10 startup’a program süresince mentorluk desteği de sunacak.

Mercedes-Benz StartUP’ın kazananları Ağustos ayında düzenlenecek özel ödül töreniyle sahiplerini bulacak. Ödül töreninin ardından ilk 10’a kalan yarışmacılar Eylül ayında, Almanya startup ekosisteminin önemli aktörleri ile birebir görüşmeler yapacakları, girişimlerini geliştirebilmek adına, alanında ismini duyurmuş başarılı girişimcilerle fikir alışverişi yapabilecekleri ve startuplarının yurtdışı görünürlüklerini arttıracak ve hikayelerini paylaşabilecekleri postlardan oluşan, kendilerine özel düzenlenen dijital Almanya Ekosistem Modülü’ne katılacaklar.

Boston Dynamics introduces ‘Stretch’, new warehouse worker robot

Stretch is the first robot for one task that the company has built, based on requests received from companies around the world, said Michael Perry, vice president of business development for Boston Dynamics.

“We heard pretty much universally across warehousing that truck unloading is one of the most physically difficult and unpleasant jobs … And that’s where Stretch comes into play,” Perry told Reuters.

Stretch has a small mobile base that allows it to move around tight spaces in existing warehouses without having to reconfigure them for automation. It is equipped with an arm and a smart-gripper with advanced sensing and computer vision cameras that can identify and handle a large variety of boxed and shrink wrapped cases.

“We’re looking at picking up boxes around 50 pounds (23 kilograms), and our maximum rate of picking up and moving boxes can reach up to 800 cases per hour. So, it’s a fast moving, highly versatile robot,” Perry said.

The Waltham, Massachusetts-based company is known for YouTube videos of its dog-like ‘Spot’ and humanoid ‘Atlas’ robots.

Hyundai Motor Group recently agreed to buy a controlling stake in Boston Dynamics from SoftBank Group Corp in a deal that values the robot maker at $1.1 billion.

And Perry said the time is ripe for the new “bot on the block” to capitalize on an ever-increasing consumer demand for speedy home delivery.

Analysts say the warehousing sector experienced an extremely strong 2020, with growth expected to continue this year. They point to the dynamics of 2020, as online shopping amid the pandemic drove the need for a massive expansion in order fulfillment services.

Boston Dynamics hasn’t released any pricing for Stretch, but said the system can be installed “without requiring costly reconfiguration or investments in new fixed infrastructure.”

Bibliography: REUTERS

Picture: Baston Dynamics

Berkay Yanarateş

Balıkesir Üniversitesi Temsilcisi

lojistikcilerinsesi.biz