14.1 C
İstanbul
Salı, Kasım 12, 2019
Ana Sayfa Blog

8. Lojistik Eğitim Standartları Çalıştayı Bursa’da Gerçekleştirildi

Lojistik Derneği (LODER) , Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) işbirliği ile düzenlenen 8. Lojistik Eğitim Standartları Çalıştayı 9-10 Kasım 2019 tarihlerinde Bursa’da gerçekleştirildi.


İlki 9-10 Eylül 2017 tarihlerinde Dumlupınar Üniversitesi ev sahipliğinde Kütahya’da gerçekleştirilen seri çalıştayların sekizincisine; Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, LODER Başkanı ve Lojistik Eğitim Standartları (LES) Komitesi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, BTSO Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Koçarslan, LES Komitesi Üyesi ve Pîrî Reis Üniversitesi DMYO Öğretim Görevlisi Barbaros Büyüksağnak ile 150’ye yakın öğretim üyesi, öğretim görevlisi, sektör temsilcisi ve UNİ-LODER üyesi öğrenciler katıldı.


Bursa Teknik Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Doç.Dr. Hilal Yıldırır Keser, BTSO Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Koçarslan ve Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir’in hoş geldiniz konuşmalarıyla başlayan Çalıştay’da LODER Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, lojistiği genel olarak tanımlayarak hayatımızdaki önemini vurguladı ve ülkemizde lojistik eğitimi veren üniversitelerde bölüm ve programlar arasında asgari ortak noktaları ve buna bağlı temel meslek dersleri ve içeriklerini lojistik sektörünün gereksinmeleri doğrultusunda belirlemek üzere başlatılan çalışmalarda katılımcıların çok yoğun ve özverili çalışmaları sonucunda referans ders planlarının belirlendiği, ders izleklerinin ise Bursa’da tamamlanacağını belirterek başarılı bir çalıştay gerçekleştirmeyi arzu ettiklerini ifade etti.


Daha sonra LES Komitesi Üyesi ve Pîrî Reis Üniversitesi DMYO Öğretim Görevlisi Barbaros Büyüksağnak, çalışmaların güncel durumu hakkında katılımcılara bilgi vererek Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından “Önlisans ve Lisans diploma programlarının yeniden isimlendirilmesi ve sınıflandırılması” konusunda 2 Kasım 2019 tarihinde başlatıldığı duyurulan çalışmadan yaklaşık 3,5 yıl önce LODER bünyesinde lojistik alanında başlatmış oldukları bu girişimde ulaşılan noktanın memnuniyet verici olduğunu vurguladı.

İstanbul Kültür Üniversitesi İİBF Dekanı Prof.Dr. Ali Şen tarafından katılımcılara “Akreditasyon Faaliyetleri Üzerine Değerlendirme” konusunda çok verimli ve faydalı bir sunum yapıldı, ardından Bursa’da Lojistik Sektörünün Genel Durumu ve Sorunları konulu panel, Bursa Teknik Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Abdullah IŞIKLAR moderatörlüğünde, Sayın Hayati Çekiç (Sönmez Bustaş A.Ş. Bölge Müdürü), Sayın Ersan Keleş (Reis Grup İcra Kurulu Başkanı), Sayın Hakan Hacızade (Asset Gümrük Müşavirliği & Lojistik A.Ş. Bölge Müdürü) ve Sayın Galip A. Gökakın’ın (Koçaslanlar Sigorta Genel Müdürü) panelist olarak katılımlarıyla gerçekleşti.


Öğleden sonra ders izleklerinin tamamlanması çalışmalarına başlayan öğretim elemanları ardından Yenişehir Havalimanı’nda bulunan BTSO Lojistik A.Ş. tesislerine düzenlenen geziye katıldı ve tesis sorumlusu tarafından öğretim elemanlarına bilgi verildi. 10 Kasım sabahı konaklama yapılan Nihat Aslanoba Uygulama Oteli bahçesinde Lise öğrencileri tarafından yapılan Atatürk’ü Anma Töreni’ne iştirak edildi.

Törenin ardından ders izleklerinin hazırlanmasına devam edildi ve ders kitaplarının hazırlanmasına ilişkin çalışmalar konusunda bilgi verilen katılımcılar öğleden sonra 15.00’da BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay tarafından uğurlanarak başarılı bir çalıştayın daha ardından gururla yurdumuzun dört bir yanındaki üniversitelerine geri döndüler.

Open Event

Ford Otosan, F-MAX ile SANTEK Fuarı’ndaydı

Türkiye otomotiv sanayinin öncü şirketi Ford Otosan, Avrupa’nın en büyük ticari araç üretim üssü Kocaeli Fabrikalarında ürettiği Courier, Custom; Eskişehir’de ürettiği ve 2019 Uluslararası Yılın Kamyonu (ITOY) ödülüne layık görülen çekicisi F-MAX ve Ford’un Avrupa’nın en çok satan pick-up’ı unvanına sahip, şimdi yeni motoru ve yeni 10 vitesli otomatik şanzımanı ile sınıfına ‘ilk’leri getiren Yeni Ranger’ı SANTEK 2019 – Tüyap 6. Doğu Marmara Sanayi ve Teknoloji Fuarı’nda sergiledi.

Ford Otosan, bu yıl Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Uluslararası Fuar Merkezi’nde 6-9 Kasım tarihleri arasında 6’cısı gerçekleşen SANTEK 2019 – Doğu Marmara Sanayi ve Teknoloji Fuarı’ndaki 143 m2’lik standında ziyaretçilerle buluştu.

Fuarda Ford Otosan, Avrupa’nın en büyük ticari araç üretim üssü Kocaeli Fabrikalarında ürettiği ticari araç modelleri Courier ve Custom’ın yanı sıra, Eskişehir’de Türk mühendislerinin emekleri ile üretilen ve 2019 Uluslararası Yılın Kamyonu (ITOY) ödülüne layık görülen çekicisi Ford Trucks F-MAX’İ sergiledi.

Avrupa’nın en çok satan pick-up’ı Ranger, yeni motor seçenekleri ve benzersiz özellikleri ile ilgi topladı

Ford Otosan standında ayrıca, sınıfındaki benzersiz ve rakipsiz özelliklerle çıtayı iyice yükselten yeni Ford Ranger da ziyaretçilerle buluştu. Yeni nesil 2.0 litre EcoBlue dizel motoru ile yüzde 19’a varan yakıt verimliliği sunan Yeni Ranger, 10 vitesli otomatik şanzımanı ile yine sınıfına ‘ilk’leri getiriyor. Ford Ranger’da kullanılan yeni 2.0 litre EcoBlue turbo dizel motor performansla yakıt verimliliğini bir arada sunarken, bu motor giriş seviyesinde 170 PS güç ve 420 Nm tork üretiyor ve 7,0 lt/100 km yakıt tüketiyor.

Yeni Ford Ranger ilk kez Ford’un ‘Anahtarsız Giriş ve Çalıştırma’ özelliğiyle donatılırken, ‘Gelişmiş Otomatik Park Sistemi’ sürücü sadece gaz ve fren pedalını kontrol ederken direksiyon manevralarını otomatik olarak gerçekleştirerek aracı paralel park alanlarına park ediyor. Otonom Acil Frenleme (AEBS), Akıllı Hız Sistemleri (ISA), Çarpışma Önleme Yardımcısı, Şerit Takip Sistemi ve entegre navigasyonun yanı sıra daha kolay yükleme ve boşaltma yapma imkanı sunan Easylift arka bagaj kapağı gibi ileri teknolojik donanımlar sürücünün güvenlik, konfor ve rahatlığına katkıda bulunuyor.

Aynı zamanda gerçek bir yük taşıyıcısı olan Yeni Ranger, 1 ton taşıma kapasitesinin yanı sıra çeki demirine bağlı olarak 3.500 kg’a kadar römork çekme kapasitesi sunuyor. Yeni Ranger, ayrıca 800 mm (80 cm) ile sınıfının en yüksek su geçiş derinliğini sağlıyor.

Yenilenen Tourneo Custom daha fazla güç sunuyor

Yeni Tourneo Custom motor seçenekleri arasına, dokuz yolcu ve yük taşırken daha uyumlu performans ve daha yüksek çekiş gücü için 415 Nm torka sahip yeni EcoBlue Upgrade 185 PS motor seçeneği eklenirken, 2.0 litre EcoBlue motor ile birlikte 170PS, 130 PS ve 105 PS güç seçenekleriyle de sunuluyor.

Yeni Tourneo Custom sürücülerine ilk kez sunulan sürücü destek teknolojileri arasında şerit değiştirirken veya geri viteste giderken diğer yol kullanıcılarının varlığı konusunda sizi uyaran Çapraz trafik uyarı sistemi ile sunulan Kör Nokta Uyarı Sistemi, Trafik İşareti Tanıma Sistemi ile tespit edilen hız limitine göre otomatik olarak seyir hızınızı ayarlayacak Akıllı Hız Sınırlayıcı özellikli Adaptif Hız Kontrol sistemi, Elektrik Destekli Direksiyon (EPAS) ile desteklenen Şeritte Kalma ve Şerit Hizalama Yardımcısı, aracın paralel park ve dikey park alanlarına girmesine yardımcı olan Aktif Park Asistanı bulunuyor.

Yaya Algılama özellikli Çarpışma Önleme Yardımcısı, yoldaki yayaları ve araçları tespit etmek için ön görüş kamerasını ve radarı kullanıyor ve sürücünün uyarılara tepki vermemesi halinde otomatik olarak fren uyguluyor.

Open Event

ZF Aftermarket, ZF Oto Sanayi Günleri’nde Ustalarla Buluştu

ZF Aftermarket Türkiye; TRW, Sachs ve Lemförder markaları ile 5 gün boyunca, İstanbul’un merkezindeki 3 sanayi sitesinde ZF Oto Sanayi Günleri etkinliğini gerçekleştirdi.

ZF; güç aktarma organları, şasi teknolojileri ve ZF Aftermarket ile satış sonrasında sağladığı yedek parça uzmanlığı ile, sektörünün küresel öncüsüdür.

ZF Aftermarket bünyesinde yer alan, ticari yedek parça sektörünün lider markalarından TRW, Sachs ve Lemförder, geçtiğimiz Ekim ayında adından söz ettirecek bir etkinliğe imza attı. Türkiye pazarında ZF Aftermarket çatısı altındaki tüm markaların bir arada olduğu ilk etkinlik olma özelliğini gösteren ZF Oto Sanayi Günleri, katılımcılarından yoğun ilgi gördü.

21 Ekim’de Bostancı Oto Sanayi Sitesi’nde başlayan etkinlik, 22 – 23 Ekim tarihlerinde Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi’nde ve 24 – 25 Ekim’de Güngören Bağcılar Oto Sanayi Sitesi’nde devam etti. Otomotiv sektörünün merkezi olan bu 3 lokasyonda, 1.000’in üzerinde sektör çalışanının ağırlandığı etkinlikte, ZF Aftermarket ekibi katılımcılarla keyifli sohbetlerde, ürün eğitim ve tanıtımlarında, çeşitli oyun ve aktivitelerde bir araya geldi.

Etkinlikle ilgili “İstanbul’un merkezindeki 3 oto sanayide sektör çalışanları ile bir araya gelmek, onlarla birebir iletişimde ve sohbetlerde bulunmak, markalarımızla ilgili merak ettikleri konularda buluşmak oldukça keyifliydi. Aldığımız geri dönüşler, katılımcılarımızın yoğun ilgisi ZF Oto Sanayi Günleri’nin devamlılığını sağlamakta bizim için yol gösterici nitelikte oldu.“ sözlerini dile getiren İAM Türkiye Satış Müdürü Volkan Ağfaloğlu, ZF Aftermarket markaları TRW, Sachs ve Lemförder’in  etkinlik boyunca gördüğü yoğun ilgiden de son derece mutlu olduklarını paylaştı.

Türkiye’de 3 lokasyonda faaliyet gösteren ZF’nin, İstanbul’da Aftermarket Genel Müdürlüğü, Gebze’de Sachs ve İzmir’de Lemförder fabrikaları bulunmaktadır. Gebze ve İzmir tesislerinde yer alan AR-GE merkezleri, dünyanın farklı noktalarındaki diğer AR-GE merkezleri ile koordineli şekilde Türkiye’deki üreticilerle birlikte çalışmakta ve Türk otomotiv sanayisinin global seviyede rekabet edebilecek niteliklere gelmesine yardımcı olmaktadır.

Son dönemde gerçekleştirdiği birleşmeler, çatısı altına eklenen yeni markalar ve büyüyen ürün gamı ile farklı otomotiv segmentlerine de hitap etmeye başlayan ZF Aftermarket, etkinlik kapsamını önümüzdeki sene Türkiye çapında genişleterek daha çok sektör çalışanı ile bir araya gelmeyi hedeflemektedir.

Open Event

TTS Lojistik, Intermodal’de Tırsan dedi

Türkiye’den Avrupa’ya taşımacılık yapan TTS Lojistik, filosuna 10 adet Kässbohrer K.SWAU C+ Swap Body aracı kattı.

Güvenilir lider Tırsan, ödüllü Ar-Ge merkezinde geliştirdiği kaliteli ve son teknolojiyle donatılan geniş ürün gamıyla, lojistik firmalarının ilk tercihi olmayı sürdürüyor. Uluslararası karayolu taşımacılığı alanındaki yatırımlarını hızlandıran TTS Lojistik, filosunu 10 adet Kässbohrer K. SWAU C+ Swap Body aracı ile güçlendirdi. Tırsan’ın Samandıra lokasyonunda gerçekleştirilen teslimat törenine; Tırsan Treyler Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, TTS Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ferhan Demirel, TTS Lojistik CFO’su Şahver Demirel, TTS Lojistik Operasyon Müdürü Hakan Çil, TTS Lojistik Satış Müdürü Halil Şahbazoğlu, Tırsan Treyler Satış Koordinatörü Ertuğrul Erkoç ve Tırsan Treyler Satış Yöneticisi Akgün Nuhoğlu katıldı.

“Kaliteli Ürünlerimiz ve Geniş Satış Sonrası Hizmetlerimizle Müşterilerimizin Hep Yanındayız”

Teslimat töreninde açıklamalarda bulunan Tırsan Treyler Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, “Tırsan olarak 55’den fazla ülkedeki müşterilerimize hizmet veriyor, Ar-Ge merkezimizde geliştirilen yüksek kaliteli ve son teknoloji ile donatılmış ürünlerimiz ile onların rekabet gücünü artıracak çözümler sunuyoruz. Sahip olduğumuz geniş satış sonrası hizmetlerimizle müşterilerimizi operasyon süreçlerinde de yalnız bırakmıyoruz. Filo yatırımında tercihini Tırsan kalitesinden yana kullanan TTS Lojistik’i en kaliteli araçlarımız ve geniş satış sonrası servis ağımızdaki hizmetler ile desteklemeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

“Tırsan, Kalitesi ve Sunduğu Avantajlar ile Filomuz İçin En Doğru Tercih”

TTS Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ferhan Demirel de teslimat törenindeki konuşmasında şunları ifade etti: “TTS Lojistik olarak Türkiye’den İtalya, Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, İngiltere, İspanya ve İsviçre gibi Avrupa ülkelerine taşımacılık yapıyoruz. Özellikle kimyasal, ilaç ve ilaç hammaddesi, tekstil, havalandırma sistemleri, makine ve yedek parça taşımacılığında iddialıyız. Firma olarak bu yıl uluslararası karayolu yük taşımacılığında büyümemizi hızlandırıyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda filomuzu güçlendirme kararı aldık ve her zaman olduğu gibi tercihimizi Tırsan’dan yana kullanmaya karar verdik. Çünkü Tırsan, son teknolojiye sahip kaliteli ürünleriyle filomuzun verimliliğini artırıyor ve operasyonel işlerimizi kolaylaştırıyor. Son yatırımımız ile filomuzdaki Tırsan araç sayısı 30’a yükseldi. Kaliteli araçlarının yanı sıra Tırsan’ın sahip olduğu geniş satış sonrası servis ağı ve kaliteli hizmetleri de Tırsan’ı tercih etmemizde önemli rol oynadı. Bu başarılı iş birliğimizin ileriki yıllarda da devam edeceğine inancımız tam” dedi.

Open Event

Makine kiralamaya teşvik verilmesi, sanayide yatırımı artırır

Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,5 küçülürken, sanayide kiralamaya ağırlık verilmesi gündemde. TOBB bünyesinde Kiralama Komitesi kurulurken, takım tezgahları sektöründe makine kiralama hizmeti veren ilk firma Tezmaksan, makine kiralamada teşvikin düşünülebileceğini açıkladı. 3 yıldır başarıyla uygulanan model ile şirketlere toplamda 12.5 milyon dolarlık tasarruf sağlayan Tezmaksan’ın Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, makine kiralamanın teşvik kapsamına alınması halinde yatırımların daha da artacağını söyledi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesinde Kiralama Komitesi kurulurken, takım tezgahları sektöründe makine kiralama hizmeti veren tek firma olan Tezmaksan, sanayide yaşanan daralmaya dikkat çekerek, şirketleri yüksek yatırım maliyetlerinden kurtaran finansal enstrümanların son derece önemli olduğunu bildirdi. Tezmaksan Makine adına açıklama yapan Genel Müdür Hakan Aydoğdu, firma olarak araç kiralama modeline benzer bir şekilde operasyonel makine kiralama modeli geliştirdiklerini ve şirketleri yüksek yatırım maliyetlerinden kurtaran sistemde makine arıza ve bakımını da ücretsiz üstlendiklerini aktardı. Bu yeni sistem ile kira bedellerinin vergiden düşürülebildiğini söyleyen Aydoğdu, 3 yıldır uyguladıkları sistem ile 10 milyon dolarlık portföy oluşturduklarını kaydetti. Şirketlerin bu model ile 10,5 milyon dolar yatırımdan tasarruf sağladıklarını, yanı sıra 2 milyon dolar da vergi tasarrufu elde ettiklerini kaydetti.

‘Makine kiralamada teşvik düşünülebilir’

Otomotivden kalıpçılığa, savunma ve havacılıktan makine imalatına kadar pek çok sektöre hizmet verdiklerini dile getiren Aydoğdu, kiralama modelinin bir finansal enstrüman olarak daha yaygın kullanılması için teşvik kapsamına alınmasının düşünülebileceğini ifade etti. Makine yatırımlarında belirli teşvikler bulunduğunu, bu teşviklerden en yaygının ise “Yatırım Teşvik Belgesi” olduğunu aktaran Aydoğdu, bazı markaların yatırımlardan yararlanabildiğini ancak makineye aktaracak sermayesinin olmadığını söyledi. Makine kiralamanın da teşvik kapsamına girmesiyle bu problemin çözüleceğine inandıklarını belirten Aydoğdu,Ancak şu anda yasal mevzuat buna müsaade etmiyor. Yatırım teşviki olan firmalar, sermaye sorununu aşıp daha çok yatırım yapmak istediklerinde teşviklerini kullanamıyorlar. Edinilmiş haklarını kaybediyorlar. Ya peşin ödemek zorunda kalıyor ya da leasing alternatifini kullanmak zorunda kalıyorlar. Halbuki ‘makine kiralama’ işlemlerinde de bu istisna uygulanabilse yatırımların artacağına inanıyoruz” dedi. 

Rekabet için önemli bir yatırım aracı

Türkiye’nin özellikle ihracattaki rekabetçi gücünü arttıracak katma değeri yüksek ürünlerin imalatı için firmalara bu modeli önerdiklerini kaydeden Aydoğdu, “Özellikle ihracata yönelik üretim yapan işletmeler hem giderlerini düşürmek hem de teknolojilerini daha sık yenileyebilmek adına makine kiralamaya yöneliyor. Bu yöntem şirketlere büyük avantajlar sağlıyor. İhracat odaklı işletmeler, rekabet edebilmek amacıyla teknolojilerini daha sık aralıklarla yenilemek durumunda oldukları için bu konularda kendilerine destek sağlıyoruz. Kiralama yöntemi ile işletmeler ihtiyacı olan yatırımı çok daha uygun imkanlarla gerçekleştirerek, herhangi bir nakit çıkışı olmadan teknolojisini yenileyebiliyor” diye konuştu.

Open Event

Kasko yaptırmayan araçların sayısı artıyor

Trafiğin ve araç sayısının çok olduğu şehirlerde her an bir kazaya karışmak olası. Böyle bir durumda kasko, araç sahipleri için kurtarıcı oluyor. Kaskonun kapsamı değişmekle birlikte genellikle çalınma, yangın ve doğal afetler için yapılıyor. Ancak her yıl kasko yaptıranların sayısı azalıyor. Sigorta fiyat karşılaştırma sitesi Tamoniki.com’a göre, kasko seçerken sigortanın kapsamı, kaza sonrası araç temini, tedavi masrafları gibi konulara dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Kaza geliyorum demez. Özellikle de motorlu araçlar için. Hele de trafiği bol, araç sayısı yüksek bir şehirde yaşıyorsanız her an bir kazaya karışmanız olası. Karşı tarafın değil, araç sahibinin hasarını karşılamaya yönelik olan kasko, bu nedenle büyük önem taşıyor. Yaptırılması zorunlu olmayan kasko, tamamen araç sahibine bırakılıyor. Bu nedenle insanlar genellikle kasko sigortası yaptırmak yerine sadece zorunlu trafik sigortası yaptırmakla yetiniyor. Masraftan kaçınmak amacıyla yapılan bu eylem, yaşanan kazalar sonucunda çok daha masraflı bir hale dönüşebiliyor.

Kasko yaptıran otomobil ve araç sayısı düşüyor

Türkiye Sigortalar Birliği verilerine göre 2019 Eylül ayı itibariyle trafikteki kaskolu otomobil sayısı 2.968.091. 2018 yılının Eylül ayında ise bu sayı 3.046.764 idi. Yani geçen yılın aynı ayına göre 78 bin araç kasko yaptırmaktan vazgeçti. Kaskolu motosiklet sayılarına bakıldığında ise 2018 yılının Eylül ayında 18.102 olan sayı 2019’un Eylül ayında 16.591’e düşmüş. Tüm motorlu araçlara bakıldığında ise 2018’de kaskolu araç sayısı 4.404.264 iken 2019’da bu sayı yaklaşık 200 bin düşerek 4.207.636 oldu.

Kapsamı genişletilebilir Zorunlu trafik sigortası karşı tarafın hasarını karşılamak üzerine kurulmuş bir sistemken sizin gördüğünüz hasarı hiçbir şekilde karşılamıyor. Sizi ve aracınızı korumak için devreye giren kasko sigortası, kapsamına göre değişmekle beraber genel olarak trafik kazası, çalınma, yangın ve doğal afet durumlarında aracınızda meydana gelen zararları karşılıyor. İsteğe bağlı olarak bu kapsam genişletilebiliyor da.

Open Event

5G Teknolojisiyle Araçlar Mobil Cihaz Olacak

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen “Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC”, her biri alanında uzman mühendislerin katılımlarıyla gerçekleşti. Otomotiv endüstrisindeki elektrikli araçların dönüşümünün tüm yönleriyle ele alındığı etkinliğin ana teması “Elektrikli Araç Teknolojileri ve Geleceği” oldu. OSD, OİB, OTEP ile TAYSAD tarafından organize edilen ve SAE International’ın da desteklediği konferansın ana konuşmacısı ise dünyanın en büyük lityum batarya üreticisi CATL şirketinin kıdemli yöneticisi Robert Lai’ydi.

Konferansta elektrikli araçların yakın geleceğiyle ilgili dikkat çekici bir sunum yapan Robert Lai, son 10 yılda batarya menzillerinin 4 katına çıktığını ve batarya maliyetlerinin yüzde 80 düştüğünü vurguladı. Konuşmasında 5G teknolojisine dikkat çeken Robert Lai, “Kısa bir süre içerisinde 5G teknolojisiyle otomobiller daha iyi bir iletişim aracına dönüşecek. Artık sadece tek başına bir araç değil, aynı zamanda akıllı bir mobil cihaz haline gelecekler” diye konuştu. Robert Lai ayrıca, 2030 yılında elektrikli araçlarla konvansiyonel araçlar arasındaki satın alma tercihlerinin de yarı yarıya dengeleneceğini söyledi.

Her biri alanında uzman yerli ve yabancı mühendisler, otomotiv endüstrisindeki elektrikli araç dönüşümünü tüm yönleriyle ele almak üzere ‟Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC” için İstanbul’da buluştu. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Teknoloji Platformu (OTEP) ile Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından düzenlenen ve Amerikan Otomotiv Mühendisleri Birliği’nin (Amerikan Society of Automotive Engineers – SAE International) desteklediği IAEC 2019’un bu yılki ana teması “Elektrikli Araç Teknolojileri ve Geleceği” oldu. Elektrikli araçlardaki mevcut durum ve gelecekte dünyayı bekleyen gelişmelerle ilgili ufuk açıcı bilgilerin verildiği konferansta; Li-Ion bataryalarda gelinen nokta, elektrikli araçlarda teşvik sistemleri, elektrikli araç güç aktarma organlarındaki yenilikçi trendler, Türkiye elektrikli araç pazarı, Türkiye’de batarya üretimi, yakıt hücre sistemleri, ticari araç elektrifikasyonu eğilimleri, batarya durum tespitleri, şebeke ve ağ dağıtım sorunları, şarj teknolojileri, ve batarya teknolojilerinin tedarikçilere etkileri konularında oturumlar düzenlendi.

“Avrupa ve ABD, Çin’i takip ediyor”

Konferansın açılış konuşmasını yapan Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı ve IAEC 19 Konferansı Başkanı Günay Anlaş, dünyada elektrikli araçlara olan ilginin artarak devam ettiğini belirterek, “Yaklaşık 10 yıl önce 1 yılda satılan elektrikli araç sayısı binler mertebesindeyken, günümüzde milyonlardan bahsediyoruz. Bu konuda en büyük paya sahip olan Çin’in ardından Avrupa ve ABD gelmekte. Türkiye’de ise geçtiğimiz yıl, devlet ve sanayicilerin işbirliği ile elektrikli otomobil üretimi için çalışmalara başlandı. Bununla birlikte elektrikli araç bataryalarının nerede dolumunun yapılacağı, elektrikli araçların menzilleri, elektrikli araçların ve üretimlerinin çevreye zarar verip vermediği, kullanılan   elektriğin hangi kaynaklardan üretileceği ve araç maliyetleri gibi pek çok soru gündemi oluşturmaktadır” dedi.

“Menzil 4 kat arttı, maliyetler yüzde 80 düştü”

Konferansa ana konuşmacı olarak katılan dünyanın en büyük lityum batarya üreticisi CATL şirketinin kıdemli yöneticisi Robert Lai,Günümüzde elektrikli araçların pazara giriş oranları yüzde 5’lere kadar çıktı ve elektrikli araçların pazar adetleri 1 milyonu aştı. Toyota, VW ve BMW gibi elektrikli araç teknolojilerini çok erken bir dönemde kabul eden üreticiler, performans ve maliyet açısından önemli geliştirmelere imza atıyorlar. Şarj altyapısına bakıldığında dünya çapında 350 kWh değerlerine ulaşan istasyonlar kurulmaya çalışılıyor. Geçtiğimiz 10 yıla göre batarya menzilleri dört katına kadar çıktı. Bunu yaparken de yaklaşık yüzde 80 oranında batarya maliyetleri düşürüldü. Yakın gelecekte elektrikli araçlar bu anlamda konvansiyonel araçlarla eş değer rekabete ulaşacak, hatta daha iyi fiyatlara satışa çıkacak” diye konuştu.

“Satın alma dengesine baktığımızda ise, 2025 yılında elektrikli araçlar ve içten yanmalı araçların dengeli bir seyir izleyeceğine inanıyoruz” diyen Robert Lai sözlerine şu şekilde devam etti: “2030 yılına geldiğimizde elektrikli araçlarla konvansiyonel araçlar arasındaki satın alma tercihlerinin de yarı yarıya dengeleneceğini söyleyebiliriz. 2040 yılına gelindiğinde ise artık elektrikleşme çok daha artacak. Diğer taraftan 5G dünyada teknolojiyi çok farklı bir boyuta taşıyacak ve bu durum otomotiv endüstrisini de önemli oranda etkileyecek. Çok kısa bir süre içerisinde 5G teknolojisiyle otomobiller daha iyi bir iletişim aracına dönüşecek. Artık sadece tek başına bir araç değil, aynı zamanda akıllı bir mobil cihaz haline gelecekler. Büyük olasılıkla otonom kullanım oranı da yüksek düzeylere çıkacağından, elektrikli araçlara bu özellikler katıldığında çok daha hızlı yaygınlaşacağına inanıyoruz.”

IAEC 2019’un“Elektrikli Araç Teknolojileri” başlıklı oturumunun konuşmacıları arasında BorgWarner Başkan Yardımcısı ve Teknolojiden Sorumlu Başkan Hakan Yılmaz, Hyundai Ticari Araçlar Elektrik Yakıt Bataryası Geliştirme Başkanı Nabil Nachi yer aldı. “Ticari Araçlarda Elektrifikasyon” başlıklı oturumun konuşmacıları ise FEV ASIA Başkan Yardımcısı Dr. Taner Göçmez, Mitsubishi Fuso Truck and Bus Corporation Genel Araç Kıdemli Müdürü Lars Schroeter, ZF Friedrichshafen AG Ticari Araç Teknolojileri Kıdemli Yöneticisi Dr. Frank-Detlef Speck oldu.

Konferansın ikinci gününde düzenlenen “Bataryalar ve Batarya Yönetim Sistemleri” başlıklı oturumda ise Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Gülin Vardar, Tdinamik Enerji Depolama Birimi Direktörü Doç. Dr. Muhsin Mazman, AVL E-Mobility Başkanı Fredrik Haag konuşma yaptı. “Elektrikli Araç Şarj Altyapısı ve Şebekesi” başlıklı oturumda ise Vestel Ar-Ge Program Yöneticisi Görkem Özvural, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Dr. Değer Saygın, Eşarj Üst Düzey Yöneticisi Cem Bahar konuşmacı olarak yer aldı. Başarı öykülerinin yer aldığı oturumun ardından da “Elektrikli Araçlar ve Türkiye’de Otomotiv Sanayiine Etkisi” konuları ele alındı.

Open Event

Maxion İnci, metalürji duayeni Prof. John Campbell’i ağırladı

Döküm endüstrisinde önemli bir bilgi birikimi bulunan Akademisyen-Yazar Prof. John Campbell, Maxion İnci Alüminyum çalışanlarıyla özel bir çalıştay için bir araya geldi.  Globalden ve Türkiye operasyonlarından sorumlu üst düzey yöneticilerin de bulunduğu çalıştayda, metal üzerine yeni trendler ve gelişen teknolojiler ile ilgili bilgi alışverişinde bulunuldu.

Çalışanlarının iş ve sosyal alanda yetkinliklerini geliştirmelerine destek olan Maxion İnci Jant Grubu, dünyaca ünlü Akademisyen-Yazar, Birleşik Krallık Birmingham Üniversitesi, Döküm Teknolojisi Metalurji ve Malzeme Bölümü Fahri Profesörü John Campbell’i ağırladı. Fabrika içi alüminyum kabulünden, dökümhanenin son prosesine kadar olan süreci daha verimli hale getirmek amacıyla gerçekleşen çalıştaya katılan çalışanlar, teorik bilgileri pratiğe dönen uygulamalarla deneyimleme fırsatı buldu.

Maxion İnci Alüminyum fabrikasında gerçekleşen çalıştayda, kariyer sürecinin çoğunu döküm endüstrisinde geçiren ve hala üniversitelerin ilgili bölümlerinde kitapları okutulan Campbell, alüminyum ergitme-döküm metalürjisi, metal temizliği-kalitesi ve ölçüm yöntemleri üzerine paylaşımlarda bulundu. Çalışanlar, gelişen döküm teknolojileri ve trendleriyle ilgili bilgilenirken, inovatif metalürjik yaklaşımlarla birlikte farklı bakış açıları edinme şansı yakaladı.

Çalışanların gelişimine verdikleri önemin altını çizen Maxion İnci ve Maxion Jantaş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Zaim: “Bilgi birikimini üniversiteden özel sektöre kadar pek çok platformda paylaşan ve yazdığı kitaplarla hem üniversiteli gençler hem de kurumlar tarafından oldukça iyi tanınan metalürji konusunun duayeni Prof. John Campbell’i fabrikamızda ağırlamaktan mutluluk duyduk. En önemli değerimiz olan çalışanlarımızın büyük ilgi gösterdiği çalıştayımız, tüm arkadaşlarımıza farklı bir vizyon kazandırması bakımından önemli bir fırsattı. Maxion İnci Jant Grubu olarak, mevcut teorik bilgilerimize ek olarak, bizi kutuların dışında düşündürecek, yeni gelişmeleri ve inovatif yaklaşımları takip edip, ilham alabileceğimiz bu gibi etkinlikleri düzenlemeye devam edeceğiz.” dedi.

Maxion İnci çalışanlarının motivasyonlarını ve öğrenme azimlerini çok ilham verici bulduğunu belirten Campbell, “Teknoloji, insanların hayat kalitesini geliştirecek şekilde çok hızlı gelişiyor. Bu gelişmeleri iş süreçlerine uygulayan bir şirket olarak, Maxion İnci Jant Grubu’nun çok önemli bir potansiyeli olduğunu ve bu potansiyeli hedefleri doğrultusunda çok iyi değerlendirdiğini düşünüyorum. Dolayısıyla bugün burada olmaktan dolayı çok mutluyum.” dedi.

Alüminyum alaşımlarının geleceğinin parlak olduğunu söyleyen Campbell sözlerine şöyle devam etti: “Alüminyumun, gelecekte de en iyi seçenek olmaya devam edeceğini, önümüzdeki 20 ila 50 yıl boyunca bu trendi sürdüreceğini düşünüyorum. Otomobiller ve ulaşım konusu hayatımızda oldukça alüminyum üretimi gelecekte de önemini koruyacaktır.”

Open Event

Çobantur/Boltas İveco Starlisleri Teslim aldı

IVECO yetkili satıcısı IVECO Otomotiv Stralis çekicileri  ÇOBANTUR / BOLTAS Grubu’na teslim etti. IVECO’nun İstanbul Anadolu yakası yetkili satıcısı IVECO Otomotiv, IVECO ikinci el markası OK TRUCKS üzerinden satışını gerçekleştirdiği 60 adet Stralis AT440S46 T/FP LT çekiciyi Uluslararası lojistik sektörünün önde gelen firmalarından ÇOBANTUR / BOLTAS Grubu’na törenle teslim etti.

Teslimat törenine ÇOBANTUR / BOLTAS Grubu Olarak İcra Kurulu Üyesi Burhan GÜLTAY, IVECO Türkiye genel müdürü Hakkı Işınak , IVECO OK Trucks müdürü Haluk Korucan  ve IVECO yetkilileri katıldılar.

Firma yetkilileri şunları ifade ettiler: “bilindiği üzere Uluslararası lojistik hizmeti, günümüzde büyük bir sorumluluk ister ve ancak profesyonel firmaların altından kalkabileceği bir sektör haline gelmiştir. Dünya ve özellikle Ülkemiz için ithalat ve ihracatın can damarlarıdır ve ülkemizde Döviz Kazandırıcı Hizmetler alanında önemli bir katma değer yaratmaktadır. Stralis’in ikinci elde de sınıfının en iyilerinden birisi olması sebebiyle IVECO markasını tercih ettik”

Firma yetkilileri şu şekilde devam etti: “Filosunda yeni yatırımlarla Çekici, Konteyner, Swap body ve Treyler olarak toplam 1017 adet araç filosu bulunan, hem yurt içi hem de yurt dışı Lojistik Sektöründe faaliyet gösteren ÇOBANTUR / BOLTAS Grupu satın almış olduğu 60 adet Stralis’i Yurt içi ve Yurt dışında Uluslararası taşımalarında kullanacaktır. Bu işbirliğinin her iki taraf için de hayırlı olmasını temenni ederiz”

Open Event

Savunma Sanayinde Tedarik Zinciri Yönetimi, Millileştirme ve Dijitalleşmenin Rolü Konferansı

TEDAR ve ASELSAN iş birliğinde, Tepe Servis ve Meteksan Savunma sponsorluğunda, Ankara’da, 13 Kasım 2019 tarihinde, “Savunma Sanayinde Tedarik Zinciri Yönetimi, Millileştirme ve Dijitalleşmenin Rolü” konulu konferans düzenlenecektir.

Değerli panelist ve konuk konuşmacıların katılımı ile Ankara’da ilk kez düzenleyeceğimiz konferansın detaylı programını ekte bilgilerinize sunarız.

Konferansımızda sizleri aramızda görmekten mutluluk duyarız. Katılım ve kayıt için bizlere iletişim bilgilerimizden ulaşabilirsiniz.

Banu Varcan

Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği (TEDAR)

Yakacık Caddesi No:111 34870 Kartal / İstanbul

0216 459 25 44 – 0530 321 62 53

banu.varcan@tedar.org.tr

www.tedar.org.tr

Open Event