Ana Sayfa Makaleler İHA’ların Hayatımıza Giriş Hızının Artması için Mevzuatın Önemi!

İHA’ların Hayatımıza Giriş Hızının Artması için Mevzuatın Önemi!

2228

21. yüzyıl ile birlikte bilim ve teknolojinin akabinde yapay zekanın hızla ilerlemesi, havacılık ve uzay alanındaki teknolojik gelişmelerin de hız kazanmasını sağlamıştır. Mezkur alandaki gelişmelerin ilerlemesinde, kuşkusuz yapılan yatırımların büyük ölçekli olması da etki göstermiştir. İHA’ların sivil ve askeri kapsamdaki oyun değiştirici niteliğinin yanında, kişisel verilerin gizliliğini ihlal edebilecek taraflarının mevzuatsal anlamda törpülenmesi de elzemdir. Bu sayede, İHA’ların gündelik yaşamımızı kolaylaştıracak iş modeli inovasyonlarının önemli bir parçası olabilmesi için gerekli süreyi kısaltabiliriz. Böylelikle, İHA eksenindeki oyunun dışında da kalmamış oluruz. İHA’ların merkezinde yer aldığı iş modeli inovasyonlarına imza atacak birçok startup’ın ortaya çıkacağını tahmin etmek hiç de güç değil. Dolayısı ile, söz konusu mevzuata hakim startup‘ların ruhundan, dilinden anlayan hukukçuların yani startup hukukçularının önemini yadsıyabilmek mümkün değil.

Gelişmelerin gün geçtikçe artması ile birlikte, havacılık ve uzay hukuku da ortaya çıkmış ve gelişmiştir. Havacılık ve uzay hukuku, hem ulusal hem de uluslararası boyutta kendini göstermektedir. Zaman ile gelişen teknoloji ile birlikte, insansız hava araçları (İHA) geliştirilmiştir. İnsansız hava araçlarını basit bir şekilde tanımlamak gerekir ise, içinde aracı kullanan bir pilot veyahut yolcusu olmayan uzaktan kumanda edilen ya da otomatik bir şekilde amacına uygun hareket eden araçlardır.

“İHA Sistemleri Talimatı”

Türk Hukuku’nda İHA’lar ile ilgili hususlar, İnsansız Hava Aracı Sistemleri Talimatı (SHT-İHA) ile düzenleme altına alınmıştır. Söz konusu bu Talimat, İHA’lar hususunda mevzuatımızda yer alan en güncel düzenlemeleri içermektedir. Bahsi geçen Talimat ile, İHA sistemlerinin ithali, satışı, kayıdı ve tescili, uçuşa elverişliliğinin sağlanması ve sistemleri kullanacak kişilerin sahip olacağı nitelikler belirlenmiştir. Hava trafik hizmetleri ve İHA operasyonlarına ilişkin usul ve esaslar da belirlenmiş olan hususlar arasında yer almaktadır.

Önceden askeri amaç çerçevesinde, keşif, görüntü alma gibi işlevler gören İHA’lar, zaman ile sadece askeri amaç ile değil, ticari ve bilimsel yani sivil amaçlar ile de kullanılmaya başlanmıştır. Öyle ki, İHA’lar ile tarım, ulaşım, kargo ve enerji gibi hizmetler de sağlanmaktadır. Örneğin; Alphabet Şirketi’nin bünyesinde bulunan Makani Şirketi, yenilenebilir enerji ve rüzgar türbinleri üretmektedir. Uçağa benzeyen ve son teknolojiye sahip uçurtmaların kanatları ile, havadaki rüzgarın en kuvvetli olduğu yerden rüzgar enerjisi toplanmaktadır. Wing Şirketi ise, insansız hava araçları ile yiyecek ve içecek servisi yapmaktadır. Örneklerden anlaşılacağı üzere, İHA’ların kullanımı zaman ve mekan konusunda da pek tabii önemli ölçüde tasarruf ve kolaylık sağlamaktadır. Sivil hayatta İHA’ların kullanılır olması, beraberinde şu soruyu akıllara getirmektedir: İHA’lar kişisel veri gizliliğini ihlal edebilir mi?

İHA’ların Kullanımı ve Kişisel Verilerin Gizliliği

Hava sahası, yeryüzünden itibaren uzaya doğru hava tabakaları ile kaplı olan saha anlamına gelmek ile birlikte, Türk Hukuku’nda bu terim kullanılmaktadır. Doktrinde tartışmalı olan iki görüş olsa da, günümüzde geçerli olan hakim görüş, hava serbestisinin aksine hava sahasının devlet egemenliğinde olduğu görüştür. Paris Sözleşmesi’ne göre, ülkelerin hava sahalarında münhasır egemenliğe sahip oldukları ortaya konulmuştur. Ulusal hava sahası ise, bir devletin egemenliği altında yer alan kara sularının bittiği çizgidir. Uluslararası Sivil Havacılık Komisyonu’na göre, her devlet kendi ülkesi üzerindeki hava sahasında mutlak egemenlik hakkına sahip olacaktır. Ancak, uluslararası hukuk kapsamında, bir devletin kara sularının dışında kalan deniz alanları uluslararası hava sahasını oluşturmaktadır. Peki, ulusal hava sahası içerisinde uçan insansız hava araçlarının, özel hayatı ihlal edip etmediğine ilişkin bir düzenleme mevcut mu?

T.C. Anayasası’nın 20. Maddesinin üçüncü fıkrasına göre, herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak, kişinin kendisi ile ilgili kişisel veriler hakkında, bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsamaktadır. Avrupa Birliği’nin Temel Haklar Şartı’nın 7. Maddesine göre, herkes, özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşme özgürlüğüne saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.

Avrupa Birliği ve Türkiye genelinde, kişisel verilerin gizliliğine ilişkin hukuki düzenlemeler yapılmıştır. Aynı zamanda, ülkeler tarafından hava sahası alanında İHA sistemleri ile ilgili talimatlar düzenlenmiş olup, gelişen teknoloji ile de düzenlemeler devam etmektedir. Ancak, İHA’ların mahremiyet olgusunu ne derecede etkileyeceği, hangi durumların kişisel verilerin ihlali noktasında etki doğuracağı hususunda bir çalışma mevcut değildir.

Teknolojinin hızla gelişmesi, dijitalleşme, big data kavramları ile birlikte, kişisel veri mahremiyetinin aşılması da söz konusu olmaktadır. Teknolojinin belki de neden olduğu en önemli sorunlardan biri kişisel veri ihlalidir. Türkiye’de İnsansız Hava Aracı Sistemleri Talimatı’nın (SHT-İHA) 17. Maddesinde, uçuş izni gereklilikleri, 18.Maddesinde özel izne tabi bölgeler düzenlenmiştir. Bunlara ilave olarak, 19. Maddesinde ise, uçuş şartları ve alan gereklilikleri düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemelerin, kişisel mahremiyetim muhafazası mı, yok ise hava sahasına ilişkin güvenlik önlemleri amacıyla mı olduğu ele alınmalıdır. İHA’lar sahip oldukları teknik donanım sayesinde, video, kamera, görüntü ve ses kaydı alabilmektedir. İHA’ların söz konusu bu işlevleri, kişilerin özel alanlarında özel hayatlarının gizliliğinin ihlalini doğurabilmektedir.

Sonuç olarak, İHA’ların sivil ve askeri kapsamda bir çok alanda oyun değiştirici nitelikte fayda ve kolaylık sağlayabileceği görülmeye başlanmıştır. Ancak, Türk Hukuk mevzuatına, mahremiyet kapsamında, insansız hava araçları tarafından özellikle sivil amaçlar ile kullanım neticesinde elde edilen, işlenen, depolanan, paylaşılan, arşivlenen kişisel verilerin gizliliğine ilişkin bir düzenlemenin getirilmesi gerektiği de aşikardır. Bu kapsamda elde edilen verilerin mahiyeti iyi değerlendirilmelidir. Yine, İHA’ların kamu veya şahıslar tarafından mı kullanıldığı, hangi amaç ile hangi verilerin elde edildiğine göre de detaylı bir ayrım yapılmalıdır. İlgili düzenlemelerin bir an önce yapılarak, İHA’ların gündelik yaşamımızı kolaylaştıracak iş modeli inovasyonlarının önemli bir parçası olacağı zamanın en kısa sürede gelmesini arzu ediyoruz.

Kaynak: https://www.binovative.com/girisimcilik/iha-mevzuati/

Open Event