Ana Sayfa Makaleler İLK GOL

İLK GOL

1953

Bir işletmeye ilk golü kim atar?

İlginç bir soru oldu sanıyorum, personel yönetimine önem vermeyen şirketler maalesef personellerini geliştiremedikleri gibi kendilerini de rakiplerine oranla geliştiremeyip ilk krizde yok olup gidiyorlar.

Şu an bırakın şirketleri, dünya üzerinde ülkeler yok olup gitme aşamasına gelmişken varsın tek derdimiz personel yönetimi olsun diyorsanız, size cevabım yükseliş ve düşüş noktamızın kesiştiği yer süreç yönetimi olduğu ve bu süreçlerin iyi yönetilemediği olur.

Kaldı ki Covıd-19 konusunda dünya liderlerinin sınıfta kaldığını düşünüyorum, o koltukta oturuyorsanız ve tüm imkânlar elinizin altındaysa birden çok planınızın olması ve süreçlere göre ani kararlar alıp uygulamanız gerekiyor, aksi durumda lider olduğunuzu kimseye savunamazsınız.

Covİd-19 ile ilgili geçmiş yazılarımda görüşlerimi açıkça belirtmiştim.

Kötünün kötüsüne hazırlıklı değilseniz Covid-19 ile uğraşırken olası deprem anında olabilecekleri bugünden öngörmezseniz yaşanacakların sorumlusu siz olursunuz, kimse beni felaket tellalı olarak görmesin, felaket tellallığı yapmıyorum aksine unuttuklarımızı tekrar anımsatıyorum.

Afet (AFAD) lojistiğinde sınıfta kaldığımızı bu ve benzeri salgınların her zaman olabileceğini dünyanın eski dünya olmadığını ve kötü insanların silahtan daha tehlikeli olduklarını yinelemek istiyorum.

Tarihin en sevdiğim tarafı gerçekleri belgeleri ile yansıtıyor olması, 28.04.1936 yılında Mısır’da Kral Fuat’ın beklenmeyen ölümü üzerine 16 yaşındaki Prens Faruk kral olmuştu, diyeceğim o ki sistemleri kişiler üzerinden kurgularsanız yok olur gidersiniz, şirketinizin sizden sonraki kuşaklara aktarılmasını istiyorsanız benden sonra tufan anlayışından acilen vazgeçmeniz gerekiyor.

Yarınlara damga vurmak istiyorsanız her zaman birden çok planınız olmak zorunda, Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabından bir alıntı, bilge bir atasözü yeni dönem beraberinde yeni şarkılar getirir der, ısrarla bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

Personeli işe alınırken karşılarında sanki müşteri varmış gibi şirketi allayıp pullayan insan değerleri uzmanları ilk golü şirketlerine atmış olmakla kalmayıp, oyuna bir sıfır mağlup başlamalarına da çanak tutmuş oluyorlar.

O allayıp pulladıkları yani personele aktarım yaparken gerçeği çarptırdıkları şirketlerde özellikle beyaz yaka personel, daha önceki kurum kültüründen yeni kurumun kültürüne geçişi sırasında adapte olmakta oldukça zorlanıyor bu aşamada insan değerleri yetkilileri personele oryantasyon (uyum) sürecinde gerekli destekleri sağlamadığı zaman sonuç kaçınılmaz oluyor.

Uyum sağlayamayan daha acısı, kokuşmuş sisteme göz yummayan personel çarkların arasında ezilip ufalanırken kervan yolda düzülür diyen yönetimin sesi neden çıkmıyor/ çıkamıyor?

Hatta aynı koltuk için 3 ayda bir personel değişiminin faturası giden personelin başarısızlığına kesilirken, acaba hata bizde olabilir mi diyen neden yok?

Daha acısı insan değerleri yönetimi süreci yönetemediği için 1 kişilik istihdam için neden onlarca personelle görüşüyor?

Hadi görüştü diyelim bundan bana ne diyebilmem için ayrı gemilerde olmamız gerekmez mi?

Yani yapması gereken asıl işini yapmadığında tek mağdur olanın kendisi olmadığı için soru sorabilme hakkımın/ hakkımızın da olduğunu düşünüyorum, gemi motor bölümünden su alırken kaptan köşkünde oturan muhterem bana ne su bana gelene kadar anlayışı içerisinde olduğu sürece biz ülke olarak olmamız gereken yere gidemeyiz.

Çok işim var yoğunum diyenlere her zaman sorum şu olmuştur, iş gerçekten çok mu yoksa süreci mi yönetemiyoruz?

Kaldı ki 8 saat içerisinde bitmeyen iş yoktur süreçleri yönetemeyen yönetici vardır, eğer gerçekten olası ekstra bir yoğunluk varsa süreç mutlaka gözden geçirilmelidir.

Aslında buraya kadar olan kısmı toparladığımızda insan kaynaklarını işe alan ve işletme kültürünü çalışanlarına doğru aktaramayan patronlar işletmelere ilk golü atmış oluyorlar, tekrar ediyorum iyi patrona değil iyi liderlere ihtiyacımız var.

İyilik görecelidir sözümü harika bir hikâye ile perçinlemek istiyorum, hikâyeyi uzun uzadıya anlatmayacağım internete kelebek kozası yazarsanız onlarca yorumla karşılaşacaksınız benim vurgulamak istediğim balık vermek yerine balık tutmayı öğretin ki birileri sizin elinize bakmasın ya da verdiklerinizle onu köleniz yapmayın.

Hadi gelin birazda şirketlerdeki ego ve vurdumduymazlığın nelere mal olduğuna bakalım.

Mutsuz, ruhsuz, umutsuz, günü kurtaran, kimin ne yaptığı bilinmeyen işletmelerde, personelin ayakları işe gelirken geri geri gider, hal böyle olunca ego ve vurdumduymazlık batış hızını arttıran bir etken olur, sonuç olarak ego ile şirkete verilen zarar neyse onu görmezden gelmekle eş değerdir.

Süreçler sorunsuz nasıl işler?

Bunun tek cevabı var her bölüm koyulan kurallar ışığında, senin işin benim işim demeden işleri sahiplenmesi gerekiyor, burada en çok iş yönetime düşüyor kaptan geminin dümeninde güven verdiği sürece o geminin batmaması için personel elinden gelenin fazlasını yapacaktır.

Müşteri memnuniyet oranı neye göre belirlenmeli?

Standartlarınız yoksa müşterilerinizi memnun edemeyeceğinizi üzülerek belirtmek isterim. Ticaretin asıl amacı kar etmek olduğuna göre, müşteri ve rakiplerinizin gücüne bakmadan önce kendi gücünüzün farkına varmanızı öneriyorum.

Siparişten teslimata işleyiş nasıl olmalıdır ?

Planlama, Satın alma, Depo ve Satış bu dört bölüm koordineli bir yapıda çalışmalı üretim yapan şirketlerde ise ilk malzeme şirket giriş kapısından girip satılmak üzere şirket kapısından çıkana kadar ürün kimin/kimlerin elinden geçiyorsa bu bölümlerin hepsi saatin içerisindeki dişliler gibi çalışmalıdır.

Aksi durumda saatin içindeki en küçük parça olan zemberek yayını çıkarttığınızda saat nasıl durursa sisteminiz de işlemeyecek duruma gelir.

Üretim yapan firmalar sistem kurmakta neden zorlanıyorlar ona bakalım.

En önemli sebeplerden bir tanesi kalifiye personelin olmaması.

İşletmeler endüstri 4.0 la birlikte makine parkurlarını çok geliştirip yatırım yapmış olsalarda, bünyelerinde işten anlayan bir kalifiye personel bulundurup diğer personelin sıradan olmasına pek aldırmıyorlar, onlara göre zaten sadece düğmeye basıyor olması nedeniyle kalifiye personel yerine yarı insancıl robotlar yetişmiş oluyor.

Bir şirkette, giriş ne kadar düzenli olursa çıkış işlemi de o denli sorunsuz olur.

Konumuzu açalım;  müşterinin ne istediğini doğru analiz edebilirsek, geriye neyi nasıl üretmemiz ya da tedarik etmemiz gerektiğini bilmemiz kalacaktır.

*SATIŞ PROFORMA SİPARİŞİ ALMALI SİSTEM ÜZERİNDEN PLANLAMAYA İLETMELİ.

*PLANLAMA ÜRÜNÜ FİYATLANDIRIP TERMİN TARİHİ İLE SATIŞA BİLDİRMELİ.

*SATIŞ TARAFINDAN ALINAN SİPARİŞ SİSTEME (CRM- NETSİS-WMS) SİPARİŞ NUMARASI İLE GİRMELİ.

*PLANLAMA TARAFINDAN STOKTAN VE DIŞARIDAN TEDARİK EDİLECEK ÜRÜNLER SİSTEME GİRİLİP BİRİMLERE BİLDİRİLMELİ.

*EKSİK ÜRÜNLER SATINALMA TARAFINDAN SİPARİŞ EDİLİP SİSTEM ÜZERİNDEN SİPARİŞ GİRİLMELİ.

*DEPO GELEN ÜRÜNLERİ FİZİKİ VE İRSALİYE ÜZERİNDEN SİSTEM İLE EŞLEŞTİRMELİ.

*DEPO TARAFINDAN UYGUN DEPO VE BARKODLAMA YAPILMALI.

*KYS TARAFINDAN KABÜL, ŞARTLI KABÜL, RED İŞLEMLERİ UYGULANMALI.

*PLANLAMANIN TALEBİNE GÖRE ÜRÜNLER HAZIRLANMALI ÜRETİME D.T.İ YAPILMALI.

*ÜRETİM TARAFINDAN YARI MAMÜL, MAMÜL İŞLEMLERİ TAMAMLANMALI.

*ÜRETİMİN TAMAMLADIĞI ÜRÜNLER DEPO TARAFINDAN TESLİM ALINMALI.

*ÜRETİM TARAFINDAN ÜRETİM SONU KAYDI İŞLEMLERİ TAMAMLANMALI.

*TAMAMLANAN SİPARİŞ D.T.İ İLE SEVK DEPOYA GÖNDERİLMELİ.

*MUHASEBE TARAFINDAN İRSALİYE/FATURA KESİLMELİ.

*LOJİSTİK BİRİMİ TARAFINDAN SEVKİYAT YAPILIP KYS SİSTEMİNE GÖRE TAKİP YAPILIP İŞLEM SONLANDIRILMALI.

Bundan sonrası neyi ne kadara mal ettiğiniz ve kaça satacağınız, tekrar ediyorum ürününüzün fiyatını rakiplerinize göre değil maliyet analizlerine göre yapmalısınız ki sektöre yön verebilesiniz. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok, gelişmiş markalara bakın hangi politikaları izlemişler, benim önerim şirket içindeki tüm ekibi hassasiyetle izleyin müthiş fikirlere tanıklık etmiş olacaksınız.

Okuması oldukça sizi yorduysa işleyişi anlamanızda sizi bir hayli yoracaktır ben sonuca bakmak istiyorum diyorsanız öncelikle davul ve tokmağı teslim edeceğiniz bir profesyonel ekip liderine ihtiyacınız olacak siz ne istediğinizi belirleyin yarınları planlamak ve yönetme işini bize bırakın.

‘’Unutmayın ayrıntılar detaylarda saklıdır’’

Şirketinizin sorunlarını çözüme kavuşturmak ve geleceğe yön vermek için www.recepkoca.com iletişim adresinde kahve içme davetinizi bekliyor olacağım.

Sağlıklı günlerde Sevgiyle kalın

Recep Koca

A Yangın Güvenlik Sistemleri A.Ş

Depo ve Lojistik Müdürü

Makale Organizasyonunu Yapan:

Ayşe KARAKAYA

Lojistikcilerinsesi.biz

Open Event