23.2 C
İstanbul
Salı, Ağustos 20, 2019
Ana Sayfa Blog Sayfa 148

Lojistik Ödülü ‘ATLAS’ İçin Online Aday Belirleme Sürecinde Sona Yaklaşıldı

Lojistik Ödülü ‘ATLAS’ İçin Online Aday Belirleme Sürecinde Sona Yaklaşıldı!

Lojistik dünyasını oluşturan tüm kesimlerin internet yoluyla 28 Ekim 2016 Cuma gününe kadar önereceği adaylar için online oylama süreci 31 Ekim 2016 Pazartesi günü başlayacak ve 6 Kasım 2016 tarihine kadar sürecek.
‘Lojistik Ödülleri’ne başvuru ve değerlendirme süreciyle ilgili bilgi aktaran Organizasyon Komitesi Üyesi Atilla Yıldıztekin, ödüllere başvuruların ve oylamanın online olarak yapıldığı yarışmaya ilginin her yıl katlanarak arttığını dile getirdi ve “Sektörlerde rekabetin yoğun olduğu iş kollarında büyük sayıda başvuru alıyoruz” dedi.

Atilla Yıldıztekin, “Bu yıl yedincisini gerçekleştirdiğimiz Atlas Lojistik Ödülleri için kurumsal dalda ve online yarışmada büyük bir ilgi olduğunu gözlemliyoruz.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “İnternet üzerinden yaptığımız oylamayla sektörün başarılı kişilerini dijital ortamda seçiyoruz. Yarışmacı adaylarımızı sektör çalışanları, lojistik hizmet alanlar, öğrenciler, kısacası her kesimden ilgililer öneriyor ve seçiyor. Bu nedenle online yarışmamızın da ayrı güzellikte bir değere sahip olduğunu düşünüyorum. İyi olanın ödüllendirilmesi gerektiğine inanan herkesin, adaylarını 28 Ekim 2016 Cuma akşamı süre dolmadan ödüllerin resmi web sitesi aracılığıyla önermelerini ya da bizzat adayların kendilerinin başvurmalarını bekliyoruz.”

Yıldıztekin sözlerinin sonunda kurumsal kategoride aday olma süreciyle ilgili her geçen yıl yenileştirme, değerlendirmede daha da objektif olabilme adına ciddi çalışmalar yaptıklarını kaydederek, “Performans verilerine dayanan değerlendirme kriterlerinde hızlı gelişen orta büyüklükteki firmaların da ödül şansı olsun diye 2 yıl içeri¬sindeki büyümelerine de belli bir oranda puan veriyoruz. Böylece her büyük firma her sene ödül alacak fikrini zihnimizden çı-kartmış olduk. Güzel bir ça¬lışma oldu.” diyerek sözlerini tamamladı.

Open Event

SCANIA, Ankara Lojistik Üssü yöneticileri ile bir araya geldi

????????????????????????????????????

Scania Yöneticileri ve Ankara Lojistik Üssü yönetim kurulu üyeleri bir araya gelerek, sektörün gelişimi hakkında fikir alışverişinde bulundular.

 

Scania, sürdürülebilir taşımacılığa geçişi kolaylaştırmak için çözümler üretmeye devam ediyor. Scania ağır vasıta sektörünün en önemli iş kollarından biri olan taşımacılığı daha da büyütebilmek amacı ile iş ortakları ile bir araya geliyor.

 

Ankara Lojistik Üssü’nde gerçekleşen toplantıya Kazan Lojistik Üssü Nakliyeciler Derneği Başkanı İsmet Beyazkılıç ve Doğuş Otomotiv Scania Genel Müdürü İlhami Eksin ile Ankara lojistik üssü yönetim kurulu üyeleri Ali İhsan Özdemir ve Bülent Kocabaş, İşletme Genel Müdürü Sahin Kantürk, Scania Çalışkan Grup Koordinatörü Ahmet Yaman, Scania Satış Müdürü Tunç Gömeçli, Scania Servis Müdürü Bayazıt Canbulat, Scania Yedek Parça yöneticisi Emre Bayral, Scania Satış Bölge yöneticisi Volkan Kahya, Scania Servis Bölge yöneticisi Ali Çalımlı ve diğer firma yöneticileri katıldı.

 

Kazan Lojistik Üssü Nakliyeciler Derneği Başkanı İsmet Beyazkılıç konuşmasında “Lojistik Üssünü kurmaktaki amacımız, Ankara kenti içerisinde dağınık olarak yer alan depo, antrepo, tır-kamyon park alanları ve destek birimlerini organize ederek tek bir yerleşkede bir arada olmalarını sağlamaktır. Yerleşim alanının Ankara çevre yolunda seçilmesi ile amaçlanan Uluslararası ve Yurtiçi nakliye araçlarının kent merkezine girmeden ulaşımlarını rahatça sağlamalarıdır. Böylelikle kentin ana aksları bu araçların verdikleri ekstra yük ve yoğunlukları ortadan kaldırdı. Tüm bunlara ek olarak Ankara üzerinden geçiş yapan tüm ağır vasıta kullanıcıları içinde konforlu bir tesis tasarlamış olduk” dedi.

 

“Lojistik, geleceğin en önemli sektörlerinden bir tanesi olacak”

Doğuş Otomotiv Scania Genel Müdürü İlhami Eksin sözlerine, böyle bir tesisin kurulumda emeği geçen herkese teşekkür ederek başladı ve “ Scania olarak nakliye sektöründeki iş ortaklarımıza destek sağlamaktan mutluluk duyuyoruz. Sayın başkan ile bugün bir araya gelerek birlikte ağır vasıta sektörüne nasıl daha fazla katkı sağlayabiliriz diye fikir alışverişinde bulunduk. Scania markası olarak Ankara Lojistik üssünün gelişimine katkı sağlayacak tüm teknolojik projelere destek vermek istiyoruz“ dedi. Eksin ayrıca globalleşen dünyada ürün sevkiyatının artması ile yurt içi ve uluslararası nakliye sektörünün daha da büyüyeceğini belirtti.

Open Event

EKOL, Sete-Paris Tren hattını devreye aldı

Çevreye saygılı iş süreçleri ve projeler geliştirerek sürdürülebilir kalkınmayı sağlamayı hedefleyen Ekol, intermodal taşımacılık hizmeti kapsamında kullandığı elektrikli blok tren seferlerine bir yenisini daha ilave etti. Hâlihazırda İtalya Trieste, Almanya Köln ve Ludwigshafen şehirleri, Çek Cumhuriyeti’nin Ostrava, Fransa’nın Sete şehirleri arası faaliyet gösteren haftalık toplam 44 blok tren seferine Sete-Paris hattı da dahil oldu.

Avrupa genelindeki demir yolu bağlantılarıyla haftada yaklaşık 1.500 treyler ve konteyner taşıyan Ekol, şimdilik haftanın bir günü faaliyet gösteren Sete-Paris hattını 2017’de iki sefere çıkartmayı planlıyor. İzmir-Sete arası mevcut deniz yolu bağlantısına 2017 yılında yeni bir Ro-Ro daha eklemeyi hedefleyen Ekol, Sete Limanı’nı Birleşik Krallık’a, Benelüks ülkelerine ve Almanya’ya bağlama çalışmalarını Avrupa’nın öncü demir yolu operatörü VIIA ile işbirliği yaparak sürdürmektedir.

Devreye alınan Sete-Paris tren hattı ile ilgili olarak Ekol Lojistik Taşımacılık Grubu Genel Müdürü Murat Boğ; “Fransa’da mega treylerlere de uygun olarak kuzey-güney yönündeki demir yolu taşımacılık koridorunun ilk ürünü olan bu hat sayesinde Türkiye ve İran’ın Avrupa bağlantısını, Kuzey Afrika ülkelerinin ise Paris bölgesi ile bağlantılarını güçlendirmeyi hedefiyoruz. Önemli bir yeşil lojistik yatırımı olarak değerlendireceğimiz bu yeni bağlantı ile, aylık emisyonda 180.000 kg CO2’lik bir azaltım elde edecek, 20 futbol sahası büyüklüğünde ormanı kurtarmış olacağız” dedi.

Open Event

Dünya Otomotiv Konferansı-29-30 Kasım 2016’da İstanbul’da

Dünyada ve Türkiye’de otomotiv sektörünün tüm yönleriyle ele alındığı Dünya Otomotiv Konferansı, 29-30 Kasım 2016 tarihlerinde Silence İstanbul Kongre Merkezi’nde sektörün önde gelenlerini bir araya getirecek. İki gün sürecek konferansta otomotiv ve lojistik sektörünün geleceği konuşulacak.

Ekonomi Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, TÜBİTAK MAM, Ford Otosan, Tofaş Fiat, Aston Martin, MAN, Anadolu Isuzu, GM, Mercedes Benz Turk, Audi AG, Adam Opel, Ekol Lojistik, IBM, Siemens, Assan Hanil, Bosch ve Panasonic gibi çok sayıda önemli firmanın üst düzey katılımları yanı sıra konferansa, Almanya ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra Amerika, Katar, İran ve Rusya gibi ülkeler de temsilcileriyle katılım sağlayacak.
Konferans Programı:

  • Konferansın ilk gününde; global trendlerin Türk otomotiv endüstrisini nasıl etkileyeceği, son yıllarda büyük öneme sahip olan Endüstri 4.0 ile beraber dijitalleşmede Türkiye’nin konumu ve sektöre etkileri tartışılacak. Transatlantik Anlaşması ve AB Gümrük Birliği’ndeki güncel bilgilerin de paylaşılacağı konferans, dijital dönemde tedarik zinciri ve lojistik firmaları ile işbirliğinin otomotiv sektörüne nasıl yön vereceğinin konuşulmasıyla ilk gününü tamamlayacak.
  • İkinci gün ise Türkiye ve dünyada akıllı ulaşım sistemi hakkındaki gelişmeler ve altyapı çalışmalarıyla teknoloji sektörü değerlendirilecek. Elektrikli araç ve batarya teknolojilerinin de konuşulacağı Dünya Otomotiv Konferansı, sürücüsüz ve bağlı araçlar hakkındaki çalışmaların paylaşılmasıyla son bulacak.
Open Event

Türk treyler sektörünün dünya yolculuğu, 9 Kasım’da “Zirveye” taşınıyor

TREDER’in 9 Kasım’da düzenleyeceği 2. Treyler Zirvesi, sektörün tüm paydaşlarını sektörün geleceği için bir araya getiriyor. “Türk Treyler Sektörünün Dünya Yolculuğu” mottosuyla yapılacak zirvede, kamu ve özel sektörün üst düzey katılımı ile Türk treyler sektörünün gelişimi masaya yatırılacak.

Türk treyler sektörünün tek temsilcisi olan Treyler Sanayicileri Derneği (TREDER), sektörün gelişimi için çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Bu doğrultuda TREDER, ilkini ADR mevzuatına yönelik gerçekleştirildiği Treyler Zirvesi’nin bu yıl ikincisini düzenliyor. Avrupa’nın üretim üssü olma yolunda hızla ilerleyen treyler sektörünün gelecek vaadeden gelişimi doğrultusunda fırsatları iyi değerlendirmek ve gerekli çözümleri üretebilmek adına ilgili kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarının üst düzey yöneticileri yine Treyler Zirvesi’nde buluşacak. “Türk Treyler Sektörünün Dünya Yolculuğu” konsepti ile gerçekleştirecek zirvede Uluslararası Standart ve Konvansiyonlara Uyum, Türk Treyler Sektöründeki Fırsatlar ve Tehditler ile Treyler Sektöründeki Yeni Yatırımlar konulu paneller düzenlenecek. Mercedes-Benz’in ana sponsorluğunda, Alcoa, Intermobil, Saf-Holland ve Shell firmalarının katkılarıyla 2.Treyler Zirvesi, 9 Kasım Çarşamba günü Sheraton Grand Otel, Ataşehir’de gerçekleştirilecek.

İhracat hedefi bir milyar dolar

TREDER Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Saltık, 2. Treyler Zirvesi için yaptığı çağrıda “Türkiye, Avrupa’nın ilk dört büyük treyler üreticisi arasında yer alıyor. Hedefimiz liderlik. Orta vadede 1 milyar dolarlık ihracat hedefimiz var.  Bu hedefe yerli ve yabancı yatırımlar sayesinde ulaşacağız. Ülkemizdeki regülasyonları doğru oluşturursak, kamunun da desteğiyle sağlıklı pazar şartları yaratırsak Türkiye bu sektöre damgasını vuracak” şeklinde konuştu.

Türkiye’de üretilen her üç treylerden biri ihraç ediliyor

Türkiye treyler ve üstyapı ihtiyacını ülke kaynakları ile sağlandığının altını çizen Saltık; “Treylerdeki ithal oranı yüzde 5’lerde kalırken Türkiye, treyler üretiminin önemli bölümünü de ihraç ediyor. Ülkemiz, her üç treylerden birini ihraç ediyor. Türkiye; başta Avrupa olmak üzere, Türki Cumhuriyetler, Rusya, Ortadoğu ve Afrika’da önemli pazar payına sahip. Ülke olarak gündemimizde Moody’s gibi yatırım anlamında negatif konular konuşulurken Treyler sektörü, hem yerli üretimi hem de yabancı yatırımın dikkatini çeken ve Türkiye’yi yatırım yapılması gereken ülke kategorisinde gören avantajları ile gelişime açık bir alan. Bu konuda kamunun da desteğini bekliyoruz” dedi.

Dünyada bir milyon 300 bin adet treyler üretiliyor

Dünya treyler üretimi bir milyon 300 bin adet olduğunu vurgulayan Başkan Saltık, Türkiye  ise 30 bin adet treyler ürettiklerine değinerek Türkiye için çok önemli bir fırsatın bulunduğuna işaret etti. Türkiye’de treyler üretim kapasitenin yeni yatırımlarla 100 bin adede çıkacağını kaydeden Saltık, “Türk Treyler Sektörünün Dünya Yolculuğu” mottosunu bu yüzden seçtik. Türkiye’nin treyler üretim merkezi olma yolunda hem fırsatı hem de potansiyeli var. Sadece sektör için değil ülke için bir fırsat” şeklinde konuştu.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü (TSE), ilgili Sivil Toplum Kuruluşları, sektör yetkilileri ve uzmanların katılımıyla gerçekleştirilecek zirvede çok önemli konular gündeme getirilecek. ADR, ATP gibi regülasyonların Türkiye’de uygulanmasının yanı sıra sektörün kanayan yarası olan sahtecilik, merdivenaltı üretim de gündeme taşınacak. Zirvede hurda teşviki, denetimler, Ar-Ge merkezi konulardaki öneriler de sektöre ışık tutacak.

Tarih  :  09 Kasım 2016, Çarşamba

Saat    :  09:30-17:30

Yer     :  Sheraton Grand İstanbul Ataşehir

   Barbaros Mah. Mor Sümbül Sok. No:1 Ataşehir/İstanbul

Open Event

DHL Express’ten, Leipzig’deki aktarma merkezine 230 milyon Euro’luk yatırım

DHL Express, Leipzig’de bulunan Avrupa hava taşımacılığı aktarma merkezinde 230 milyon Euro’luk yatırımla yüzde 50’ye yakın kapasite artışı sağladı. Her gün Türkiye’den gelen ve Türkiye’ye ulaşan yaklaşık 20 bin gönderiye de ev sahipliği yapan merkez, bu yatırımla sektörde bir ilke imza atarak ağır gönderiler için tam otomatik bir gönderi ayrıştırma merkezine de sahip oldu.

 

Uluslararası hızlı hava taşımacılık hizmetlerinde dünya lideri DHL, Leipzig’de bulunan ekspres aktarma merkezinde yeni bir ayırım merkezini hizmete açtı. Son teknolojiye sahip ayırım merkezi sayesinde, artık daha hacimli ve ağır gönderiler de Avrupa’nın en modern gönderi ayırım tesisinde tamamen otomatik olarak tasnif edilebilecek.

DHL’in alandaki işleme kapasitesini yaklaşık yüzde 50 artırarak saatte 150 bin gönderiye çıkaran yatırımın büyüklüğü 230 Milyon Euro olarak gerçekleşti. Şirket, aynı zamanda genişleme çalışmalarının başlangıcından bu yana 1.300 kişiye yeni iş yaratarak aktarma merkezinde istihdam ettiği toplam çalışan sayısını 4.900 seviyesine yükseltti.

Türkiye, dünyanın 220 ülkesine Leipzig üzerinden bağlanıyor

Her gün İstanbul’daki Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarından kalkan iki uçak Leipzig’e varıyor. Türkiye’den çıkıp dünyanın 220 ülkesine ulaşan ve bu ülkelerden çıkıp Türkiye’ye gelen günlük yaklaşık 20 bin gönderi Leipzig aktarma merkezinden geçiyor. Türkiye’nin ihracat noktalarının en önemlilerinden biri olan Avrupa’da gerçekleşen bu yatırım hem Türkiye’nin bu bölgeyle güçlü ticari ilişkilerini daha da geliştirecek hem de DHL’in bu bölgedeki operasyonlarını ciddi ölçüde güçlendirecek.

121016Hub_Leipzig_Presse001

Yeni gönderi ayrıştırma teknolojisi, sektörde türünün ilk örneği olma özelliğini taşıyor

Modern aktarma merkezinin daha da genişletilmesi, şirketin uluslararası hızlı hava taşımacılık sektöründe sürekli ve dinamik bir şekilde büyümesini de yansıtıyor. Merkezde kullanılan yeni gönderi ayrıştırma teknolojisi, sektörde türünün ilk örneği olma özelliğini taşıyor. Sistem normalde standart taşıyıcı kayışlar için çok ağır ve hacimli olabilecek 170 kilograma varan ağırlıktaki gönderiler için bile uygun, bir dizi inovatif taşıma teknolojisinin bileşiminden oluşuyor.

DHL Express’in, iyileştirme ve kapasiteyi artırma maliyetleri de dahil olmak üzere, Leipzig aktarma merkezine yaptığı toplam yatırım miktarı 655 milyon Euro’ya ulaştı. Yeni genişleme, Leipzig Aktarma Merkezi’nin Avrupa ve dünyanın dört bir yanındaki ticari faaliyetleri açısından sahip olduğu önemi de güçlü şekilde yansıtıyor. Genişleme, 40.000 metrekaresi depo binası, 4.000 metrekaresi ise modern ofis alanları olmak üzere toplam 44.000 metrekarelik bir alanı kapsıyor.

Deutsche Post DHL Group CEO’su Frank Appel, yeni yatırıma ilişkin değerlendirmesinde, “Genişletilen aktarma merkezi ve yeni gönderi ayrıştırma tesisinin başarılı şekilde açılması, Leipzig’in Avrupa’daki ana aktarma merkezi olarak önemini daha da pekiştiren yeni bir adım. Bu bölgede yeni iş fırsatları yaratabilmiş olmaktan son derece mutluyuz. Büyük bir işveren ve yatırımcı olarak, Leipzig ve civarındaki olumlu ekonomik gelişimi desteklemeyi sürdürüyor olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz” diye konuştu.

DHL Leipzig Aktarma Merkezi Genel Müdürü Ralph Wondrak ise, “Kapasitemizin genişletilmesi ve özellikle de yeni ayırım teknolojimizin hayata geçirilmesi, müşterilerimize iki ciddi avantaj sağlıyor: daha fazla güvenilirlik ve daha yüksek hızlar. Yatırımımız sayesinde sadece uçuşlarımızın günlük kapasitesini artırmakla kalmıyor, verimliliğimizi de daha üst seviyelere çekiyoruz. Leipzig’in global ticaret dünyasında merkezi bir rol oynamaya devam etmesini sağlıyoruz” dedi.

Open Event

Ali Tulgar; Lojistiğin özünde tüm kaynakları efektif olarak kullanmak var

????????????????????????????????????

Mars Lojistik Karayolu ve Demiryolu Genel Müdürü Ali Tulgar “2016 yılı için belirlediğimiz yüzde 12’lik büyüme hedefimiz doğrultusunda kararlı bir şekilde ilerliyoruz. Mars Logistics, yaklaşık 1200’ün üzerinde çalışanı olan global bir şirket ve yatırımları doğrultusunda her yıl ortalama yüzde 10 civarında istihdam artışı sağlıyoruz. 2017 yılı için ise stratejik planlarımız ve hedeflerimiz için çalışmalara başladığımızı söyleyebiliriz”dedi.

Mars Lojistik Karayolu ve Demiryolu Genel Müdürü Ali Tulgar ile Mars Lojistik ve Lojistik sektörü üzerine gerçekleştirdiğimiz röportajı keyifle okuyacağınızı umuyoruz.

Okuyucu ve takipçilerimiz için kendinizi kısaca tanıtırmısınız Ali Bey.

Ben Ali Tulgar 20 senedir Mars Logistics grup firmalarında operasyon, satış, grup pazarlama vb birçok noktada görev aldıktan sonra şu anda Mars Lojistik Karayolu ve Demiryolu Genel Müdürü olarak görev yapmaktayım.

Şirketinizin Lojistik hizmetleri olarak ne gibi hizmetler sunmaktasınız?

Mars Logistics olarak karayolu, denizyolu, demiryolu, havayolu ve Intermodal taşımacılık modelleriyle dünyanın her noktasına taşımacılık gerçekleştiriyoruz. Avrupa ülkelerine karayolu ile komple, parsiyel ve askılı olarak hizmet veriyoruz. Ayrıca denizyolu ve havayolu ile de Avrupa, Uzakdoğu ve Amerika ile sıklıkla çalışıyoruz. Eylül 2012 tarihinde çevreci taşımacılık modeli olan Intermodal Taşımacılık’ı hayata geçirdik. Bunun yanı sıra yine Milkrun taşıma modelimizle de otomotiv sektöründe müşterilerimize hizmet vermekteyiz.

Gerçekleştirdiğiniz önemli projeleriniz var mı? Var ise neler olduğunu belirtir misiniz?

Ekonomik, güvenli ve çevreci taşımacılık modeli dediğimiz Intermodal Taşımacılık’ı hayata geçirdik. Avrupa ülkelerine hizmet veren bu hat ile Türkiye’den deniz yoluyla İtalya Trieste’ye gelen römorklar, demir yoluyla Lüksemburg’a ulaşıyor. Trieste ile Bettembourg arasındaki tren seferleri, Türkiye’deki çeşitli yerlerden alınan malların yüklendiği römorkları taşıyor. Römorklar, İstanbul, İzmir ve Mersin limanlarından gemi yoluyla Trieste’ye ulaştıktan sonra, trenle yola devam ediyor ve Bettembourg Multimodal terminalinden geçtikten sonra, Lüksemburg’a ulaşıyor. Lüksemburg’dan ise karayolu ile Belçika, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Almanya’daki çeşitli varış yerlerine teslimat gerçekleştiriyor. Bu taşıma modelimiz de hem çevreye katkısı hem de transit sürelerde hizmet vermesi dolayısıyla müşterilerimiz tarafından tercih ediliyor.

Lojistik Yönetim sisteminiz var mı? Hangi aşamalarda Lojistik Yönetim Sistemi kullanıyorsunuz? Programın adı nedir? Sipariş planlama, araç – Nakliye planlama, Depo Yönetimi, (mal kabul, yerleştirme, toplama, hazırlama, yükleme, adres sistemi vs.), nakliye yönetimi, Isı, araç Takip vs.

1998 senesinden beri sektörümüzde de sıklıkla kullanılan SOFTTRANS yazılımını ERP programımız olarak kullanıyoruz. Bir çok uluslararası yazılımı düzenli olarak takip ediyoruz. Ancak mevcut ERP programımız tüm lojistik hizmetler ve finans hareketlerini tek bir platformda efektif bir şekilde takip etmemizi sağlıyor.

Şirketinizin önümüzdeki dönemlerdeki hedefleriniz nedir?

2016 yılı için belirlediğimiz yüzde 12’lik büyüme hedefimiz doğrultusunda kararlı bir şekilde ilerliyoruz. Mars Logistics, yaklaşık 1200’ün üzerinde çalışanı olan global bir şirket ve yatırımları doğrultusunda her yıl ortalama yüzde 10 civarında istihdam artışı sağlıyoruz. 2017 yılı için ise stratejik planlarımız ve hedeflerimiz için çalışmalara başladığımızı söyleyebiliriz.

Şirketiniz açısından geçtiğimiz yılı nasıl değerlendirmektesiniz?

Ülkemizin yaşadığı sıkıntılı dönemlere rağmen 2016 yılı bizim için olumlu geçiyor. İhtiyaçlarımız doğrultusunda filo ve depo yatırımlarımızı da yine sürdürüyor olacağız. Ayrıca bir süredir gündemimizde olan lojistik merkezimizi Hadımköy’e taşıma projemizi 2017 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Şuanda inşaat aşamasında olan bu yatırımımızın bedeli yaklaşık 30 milyon Euro.

Türk Lojistik Sektörünün kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız? Sektöre yaşadığınız en büyük problemleriniz nelerdir? Bu problemlerin çözümleri için hangi önlemleri almaktasınız?

Farklı taşıma yollarında farklı sorunlar ile karşılaşabiliyoruz. Denizyolunda en büyük sorunumuz coğrafi konumumuzun gücüne, 3 tarafımızın deniz olmasına rağmen limanlarımızın Avrupa’daki limanlar seviyesinde olmamasıdır. Limanlarımızın en kısa zamanda Avrupa seviyesine ulaştırılması gerekmektedir. Tren taşımacılığında ise coğrafi içyapımızın engebeli oluşu nedeniyle ray sisteminin tüm yurda yeterli düzeyde ulaşamamış olması istenilen oranda tren taşımacılığının kullanılmasına engel teşkil ediyor. Kara taşımacılığına gelecek olursak, son dönemde 3. Köprü’nün açılmasıyla maliyetlerimizin arttığını söyleyebilirim. 2023 senesinde 500 milyar dolar ihracat hedefleyen ülkemizde, bu hedeflerimize ulaşmak için lojistik sektörünün zayıf yönleri ve altyapı eksikliklerinin net olarak tespit edilip, nasıl iyileştirilmesi gerektiğinin planlanması gerekmektedir.

Genel olarak lojistik hizmet alan (veren veya alan ) firmalardan beklentileriniz nelerdir?

Müşterilerimizin gözünden bakacak olursak lojistik firmasından beklentileri zamanında teslimat, güvenli taşımacılık, kesintisiz bilgi akışı ve hizmet sonrası politikası gibi çeşitli başlıklar büyük öneme sahip. Mars Logistics olarak tüm beklentileri maksimum seviyede değerlendirerek bulunduğumuz lojistik sektöründe tercih edilebilirliğimizi artırmayı hedefliyoruz.

Hangi alanlarda dış kaynak (iş ortağı, taşeron, vd.) kullanmaktasınız?

Lojistiğin tüm alanlarında dış kaynak kullanabiliriz ve kullanmaktayız. Lojistiğin özünde tüm kaynakları en efektif olarak kullanmak var. Örneğin bugün Türkiye’nin en büyük kara filolarından birine sahip olmamıza rağmen yaptığımız kara uluslararası işinin ortalama %30 kadarını taşeronlarımız ile gerçekleştirmekteyiz.

SONY DSC

Personel alımında kriterleriniz nedir? Üniversitelerden yeni mezun olmuş/ olacak öğrencilere bir mesajınız var mı?

Personel alımında IK departmanımız çeşitli kriterleri belirliyor. Elbette her pozisyon için farklı kriterler bulunuyor. Üniversitelerin özellikle lojistik bölümlerinden yeni mezun olmuş veya olacak öğrencilere Mars Logistics olarak öncelikli mesajımız sektörü sahiplenmeleri ve geliştirmeleri olabilir. Lojistik sektöründe yeni mezun arkadaşlara ihtiyacımız var. Geçmişin tecrübesiyle yeni mezun arkadaşların dinamizmi sektörü de geliştirerek hareketlendirecektir. Bu doğrultuda Mars Logistics, her zaman yeni mezun arkadaşlara istihdam yaratmayı amaç edinerek sektörün geleceğine katkı sağlamayı hedeflemiştir.

Şirketinizin personel eğitimi hususunda gelişimini nasıl buluyorsunuz? Her personele yönelik bir eğitim planları var mı?

İnsan Kaynakları Bölümü, Mars firmasının amacını, hedeflerini ve stratejilerini gözden geçirerek, yönetim raporlarını, müşteri ve çalışan memnuniyetini, memnuniyetsizliğini ve takım çalışmaları sonuçlarını değerlendirerek eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesini Sağlar. Eğitim planı yıllık oluşturulur. Eğitimler Kişisel, Mesleki, Zorunlu ve Kalite eğitimleri olarak kategorilere ayrıştırılarak planlanır. Ayrıca sınıf içi eğitimlerin yanı sıra şirket içi bilgilendirme eğitimlerinde çoğunlukla e-learning eğitim sürecini kullanmaktayız.

Personelinize yönelik performans ölçümü sistemi, değerlendirme sisteminiz var mı? Varsa biraz anlatır mısınız?

“Takım Performans Yönetim Sistemi”  takım performansının ölçümü, bireysel çabanın takım performansına katkısının tespiti ve takım performansının ödüllendirmesi olmak üzere 3 aşamalı bir süreçtir. Bu sistem çalışanın performansını takip etmeye ve iyileştirmeye yöneliktir.

Performans değerlemenin ana amacı bireysel performansın önceden belirlenmiş kriterler aracılığı ile değerlenerek bu konuda çalışanların bilgilendirilmesi suretiyle kişisel performanslarının geliştirilmesine ve dolayısıyla örgütsel etkinliğin arttırılmasına yönelik çalışmalara zemin oluşturulmasıdır.

Takım Performans Yönetim Sistemi’nin ana aracı “Karneler”dir. Nihai performans, bu araçtan gelen sonuçlara göre belirlenir.

Şirketinizin personel kariyeri planlaması yapıyor mu? Yapılıyorsa nasıl uygulanıyor?

Şirketimizde her çalışanın bir kariyer planı bulunmaktadır. Çalışma sürelerine ve yetkinliklerine bakılarak yatay ya da dikey pozisyonlara geçiş durumları önceden belirlenmektedir.  Bu planlama doğrultusunda çalışan yöneticileri ve İnsan Kaynakları bölümü tarafında eğitimler vs. şekilde desteklenmektedir.

Open Event

Krone, filo kiralama hizmetine başladı

İzmir, Tire’deki 10 bin adetlik treyler fabrikasının ardından, geçtiğimiz Mayıs’ta Gebze’de ikinci el ve yedek parça merkezi açan Krone, artık Türkiye’de filo kiralama hizmeti de vermeye başladı. Krone, ilk olarak Grupaj Lojistik’e 50 adet Mega Liner kiraladı.   

Türkiye’de üretim fabrikası, ikinci el hizmeti, servis ve yedek parça ağıyla hizmet veren Almanya’nın lider treyler üreticilerinden Krone, hizmet döngüsüne bir yenisini daha ekledi. Krone Fleet ile filo kiralama hizmetini Türkiye’de başlatan Krone, ilk etapta Grupaj Servis Lojistik’e 50 adet treyler kiraladı. Grupaj firması tren taşımacılığına uygun Krone Megaliner tip treylerleri 5 yıllık süreyle kiraladı.

Türkiye’de filo kiralama alanında bir ihtiyaç olduğunu gördüklerini ve bu açığı kapatmak istediklerini kaydeden Satıştan Sorumlu Krone Int. Genel Müdürü Semih Pala, ilk yılda hedeflerinin 250-300 adet olduğunu söyledi. Pala, “Krone Fleet ile artık müşterinize iki farklı ürün sunma imkânına kavuştuk. İsteyen müşterimize 5 yıl vadeli araç veriyoruz, isteyene de kiralama seçeneğini sunuyoruz” dedi.

“Yaşam döngümüzü tamamladık”

Semih Pala, “Şu ana kadar Krone Türkiye’de üretim, kredilendirme, ikinci el, yedek parça hizmetlerini gerçekleştirdi ve uyguluyor. Bu hizmetlere filo kiralama da eklenince yaşam döngümüzü tamamlamış olduk. Kiralama işini de Gebze’deki merkezimizden yürüteceğiz. İkinci el hizmetimizle koordinasyonlu bir şekilde yürüyecek” şeklinde konuştu.

6 yıl önce Krone Gurubu olarak filo kiralama işine 2.800 treylerle başladıklarını dile getiren Krone Fleet Yönetim Kurulu Başkanı Karl Heinz Schweer, bugün tüm Avrupa’da 10 bin adet treylere ulaştıklarını söyledi. İlk olarak Danimarka ile başladıklarını belirten Schweer, “Sunduğumuz hizmetler aracın tüm yaşam döngüsünü kapsıyor. Yani bakımı, servisi gibi işlemler de Krone Fleet tarafından karşılanıyor. Kiralama süreleri ortalama 5 yıl. 5 yılın ardından treylerlerimizi geri alıyoruz ve treylerleri ikinci el olarak satışa sunuyoruz” dedi.

“Türkiye’de büyük potansiyel var”

28 yıldır treyler kiralama sektöründe olduğunu vurgulayan Schweer, “28 yıl önce Almanya’da kiralama diye bir hizmet yoktu. Bugün Danimarka treyler sektöründe tüm araçların kiralama payı yüzde 50’ye ulaştı. İngiltere’deki oran da buna yakın. Almanya’da yüzde 17’lere kadar geldi. Özellikle Doğu Avrupa’da sıfırla başladığımız ülkeler var. Türkiye’de bu konuda büyük potansiyel görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Open Event

SCANIA, güvenli sürüş için kullanıcının beyin dalgalarını takip ediyor

Södertälje, Sweden Photo: Kjell Olausson 2016

Otomasyon teknolojilerinin gelişmesiyle sürücüler ve araçlar arasındaki etkileşim daha fazla önem kazanıyor. Sesli ikazlar diğer uyarı türlerine göre öne çıkıyor. İkazlar sürücülere daha çabuk ulaşıyor ve sürücülerin daha doğru hareket etmelerini sağlıyor.

Scania Ar&Ge Departmanı, Almanya Biyolojik Sibernetik Max Planck Enstitüsü işbirliği ile beyin dalgalarının sürücü performansına etkilerini araştırdı. Araştırmalarda sürücülerin yol engeli, yük kayması, olumsuz hava şartları gibi durumlarda sesli ikazlara nasıl tepkiler verdiği takip edildi.

Elde edilen sonuçlara göre sürücülerin bazı seslere diğerlerine kıyasla daha fazla ve daha çabuk tepki gösterdikleri ortaya çıktı. Ayrıca sürücünün her gün seyir halinde verdiği tepkilerin, sesli sinyaller sonucu nasıl değiştiği takip edildi.

Araştırmaya 16 sürücü katıldı. Sürücülerin kafasına 64 elektrot bağlı EEG başlığı takıldı. Bu başlık ile sürücülerin özel beyin dalgaları ölçülerek verdikleri tepkiler kaydedildi. Her sürücü, iki kez olmak üzere aynı yolda ve simülatörde 25 dakika boyunca araç kullandı. Araç kullanımı sırasında on iki farklı uyarı sesi toplam 25 kez çalındı. Yol boyunca sürücüler uyarı seslerini duyduklarında onay butonuna bastılar.

Proje yöneticileri uyarı sesinin sürücüleri önlem almaları gereken eyleme hazırladığını belirterek “İyi bir uyarı sesi hızlıca anlaşılmalıdır. Sözlü komutlar açıkça anlaşılabilir, ama araştırmalar sonucu anlıyoruz ki sesli uyarıların sürücüye etkisi oldukça fazladır. Örneğin, bir ambulans sireni, acil hareket yönünün bir göstergesi olarak kabul edilir” açıklamasında bulundu.

Scania yapmış olduğu Ar&Ge çalışmalarına durmaksızın devam ederek teknoloji alanında liderliğini koruyor. Tüm sürücüler için daha güvenli yol koşulları sağlama hedefiyle geleceğin araçlarını tasarlayarak rekabete yön veriyor.

Open Event

Lojistik firmalarına teknolojik çözümler

Lojistik firmalarına teknolojik çözümler sunan Çözüm Yazılım’ın kurucu ortağı Özcan Öztürk ile lojistik sektörüne yönelik gerçekleştirdiğimiz röportajı keyifle izleyeceğinizi umuyoruz.

Open Event