Sayfa 148

Sektör Turquality için gün sayıyor

0
Lojistikçilerin Turquality ve Marka Destek Programı kapsamına alınmasının önü açıldı. 15 milyar dolardan fazla ihracat yapan Ekol, Kıta, Mars, Logitrans gibi büyük şirketler başvuru için sıraya girdi.

Lojistikçilerin Turquality ve Marka Destek Programı kapsamına alınmasının önü açıldı. Ekol, Kıta, Mars, Logitrans gibi büyük şirketler başvuru için sıraya girdi. UTİKAD Başkanı Erkeskin, Turquality’nin standartlarına sahip olup bu desteklerden yararlanabilecek en az 20 lojistik firması olduğunu ifade etti.

“Döviz Kazandırıcı Hizmet Sektörleri Markalaşma Destekleri Hakkında Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu Kararı” 2 Haziran 2015 yılında Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Böylece, hizmet sektörlerinin markalaşma destekleri programı Turquality kapsamına alınmasının yolu da açılmıştı. Ancak lojistiğin kapsama alınıp alınmadığı tartışma konusuydu. Ekonomi Bakanlığı gözetiminde, Türkiye İhracatçılar Meclisi Sekretaryası’nda kurulan Turquality Çalışma Grubu’nun bir üyesi olarak Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) gibi sektörün sivil toplum örgütleri desteklerden bir an önce yararlanabilmek amacıyla yoğun bir çalışma yürütmüştü. UND, sitesinden üyelerine yaptığı duyuru ile sektörün de bu kapsama kesin olarak alındığını, bu hafta itibariyle Turquality ve Marka Desteklerine başvuruların başladığını duyurdu. Başvurular, Turquality web sayfası üzerinden yapılıyor.

Firmaların marka bilinirliği artacak

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİ-KAD) Başkanı Turgut Erkeskin, “Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticaretinin Desteklenmesi Hakkındaki kararla lojistik sektörünün Turquality’den yararlanabilmesinin önünü açan bir süreç başladı. Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre turizm sektöründen sonraki en büyük hizmet ihracatı sektörü olan lojistik sektörünün önemli oyuncuları da Turquality desteklerinden yararlanmak için hazırlık yapıyor. Başvuru süreci başladı” dedi. Erkeskin, Turquality kapsamına alınmanın Türk lojistik markalarının dünya genelinde daha çok tanınmasına katkıda bulunacağına vurgu yaptı. Erkeskin, “Ölçek kapsamında Turquality kapsamında değerlendirilecek üyelerimizin yurt dışında yapacakları ve marka bilinirliğini artıracak harcamalarında devlet desteği almaları sağlanacak” dedi.

‘İhracat hedefine büyük katkı sağlayacak’

Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul ise “Dünyada ilk ve tek devlet destekli markalaşma programı olan Turquality’nin ülkemizin ihracatını artırma hedefine çok ciddi katkı sağladığı açık. Programın başlangıç noktası olan üretimden sonra lojistik gibi coğrafya bağımsız sektörlere de açılması Turquality’ye ikinci bir boyut kazandırarak, Türkiye markalarının global pazarlarda daha görünür olmasını sağlayacak. Kurumsal gelişimini tamamlamış güçlü sektör temsilcilerinin alacağı bu destek sadece programa dahil olan kurumlara değil Türkiye markasına büyük katkı sağlayacak” diye konuştu.

Her fırsatta sektörün Turqualtiy kapsamına alınması gerektiğini dile getiren Kıta Lojistik Genel Müdürü Emre Eldener de konuyla ilgili değerlendirme yaparak, “Lojistik sektörünün Turquality kapsamına alınması uzun zamandır beklediğimiz bir konuydu. Bunun önünün açılmış olmasını Kıta olarak büyük memnuniyetle karşılıyoruz. Özellikle yurtdışı fuar desteğinin verilmesi sektör için çok önemli. Yurtdışında kendimizi tanıtma imkanı artacak. Sektörü kısıtlı imkanlarla yurtdışında pazarlama faaliyeleri yürütebiliyor. Turquality kapsamına alınmamız markalaşmayı ve sektörde büyümeyi hızlandıracaktır” dedi.

Hazırlığını tamamlayan firmalar başvuru yaptı

Türkiye’de Turquality desteklerden yararlanabilecek yaklaşık 20 firma olduğunu belirten UTİKAD Başkanı Erkeskin, “Lojistik sektörü; Türkiye’nin ihracatına olan katkısının yanı sıra üçüncü ülkeler arası taşımalardan daha fazla pay alarak net hizmet ihracatçısı olma potansiyeline sahip bir sektör” dedi. Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul, “Turquality programının hizmet sektörlerine açılmasının gündeme geldiği ilk gün itibariyle Ekol olarak kurum içi bilinçlendirme çalışmalarımıza ve ilgili tüm iş süreçlerimizi Turquality modeline göre gözden geçirmeye başladık. Türkiye haricinde 13 ülkede daha bayrağımızı dalgalandıran, bir kurum olarak Turquality için yaptığımız bu ön çalışmaların bile markalaşma yolculuğumuza ivme kazandırdığını söyleyebiliriz. Programın sektörümüze açılması ile birlikte de başvurumuzu yaptık ve çalışmalarımızı hızlandırdık. Bizim çok net bir hedefimiz var, bu da Avrupa’nın ilk tercih edilen lojistik markası olmak. Turquality kapsamına alınmamız bize çok büyük bir ivme kazandıracak” diye konuştu. Logitrans CEO’su Sertalp Demirağ, Turquality kapsamına girmek için hazırlık yaptıklarını ve bu gerekli standartlara ulaştıklarını söyledi. Kıta ve Mars Lojistik gibi diğer büyük lojistik firmaları da Turquality kapsamına alınmak için hazırlık yapıyor.

‘Sektöre özel teşvik bekliyoruz’

Lojistiğin sektör bazında desteklenmesi gerektiğini vurgulayan UTİKAD Başkanı Turgut Erkeskin, “Türk lojistik sektörünün Turquality kapsamına alınmasının önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Ancak çoğunluğunu küçük ve orta boy işletmelerin oluşturduğu lojistik sektörünün bütünsel bir yaklaşımla sektör bazında desteklenmesi için daha cesur adımların atılması gerektiğinin de altını çizmekte fayda var. Lojistik sektörünün tümünün döviz kazandırıcı hizmet ürettiğini dikkate alınarak ölçek ayrımı yapmadan değerlendirilmesinde fayda var. UTİKAD olarak Ekonomi Bakanlığı ile bu yöndeki görüşmelerimizi sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

128 marka Turquality destek programında

TURQUALITY® Projesi, Dünyada ilk kez uygulanan, devlet destekli markalaşma programı. Proje Türkiye’nin uluslararası pazarda, kendi markalarıyla ayakta durabilen global bir oyuncu olması amacıyla ve “10 Yılda 10 Dünya markası yaratmak” vizyonuyla oluşturulan bir destek platformu. Tohumları 2003 yılında atılan proje 23 Kasım 2004 tarihinde başlatılan altyapı çalışmaları ile birlikte yürürlüğe girmiş oldu. 2011 yılı sonu itibariyle dayanıklı tüketim ürünleri, endüstriyel makina, hazır giyim, kuyum/mücevherat, otomotiv ve tekstil sektörlerinde 77 şirketin 87 markası TURQUALITY® programı, 28 şirketin 31 markası da Marka Programı kapsamında destek altına alınmıştı. Bugün ise Türkiye’deki 118 firmanın, 128 markası TURQUALITY Destek Programı’nda, 66 firmanın 66 markası Marka Destek Programı’ndan faydalanıyor. Altınbaş, Bellona, Koton, Polisan, Alfemo, Arzum, Banvit, Elvan bu markalardan bazıları.

Koton Uluslararası Lojistik Direktörlüğüne Cidal Koçak Atandı

0

Global marka olma yolunda hızlı adımlar ile ilerleyen ve bu doğrultuda kadrosuna yeni isimler katan Koton, Uluslararası Lojistik Direktörlüğüne Cidal Koçak’ı atadı.

Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Koçak, kariyerine 2006 yılında Eczacıbaşı Beiersdorf Kozmetik’te “Satınalma Uzman Yardımcısı” olarak başladı.

2013 yılına kadar Tedarik Zinciri bünyesinde çeşitli pozisyonlarda (Tedarik ve Talep planlama, Uluslararası ve Yerel lojistik, Depolama, Satınalma, İthalat ve İhracat) çalışan ve son olarak da “Tedarik ve Talep Planlama Direktörü” görevini yürüten Koçak, bu görevinde tüm Nivea ürün gruplarının Asya, Avrupa ve Afrika Tedarik zinciri planlama süreçlerini yönetti. Kariyerine 2013 yılından itibaren NIVEA Beiersdorf Turkey’de devam eden Cidal Koçak, son olarak Beiersdorf Almanya Hamburg Merkez Ofisinde Nivea, 8×4, Eucerin, La Prairie, Labello, Hansaplast markalarından sorumlu “Kuzey Amerika ve Avrupa Tedarik Zinciri Planlama Direktörü” görevini yürütüyordu.

Taşımacılıkta ‘yeşil lojistik’ dönemi

0

Türkiye’de ve dünyada alanında önde gelen firmalardan olan Mars Logistics, kullandığı çevre dostu taşımacılık modeliyle karbondioksit salınımını yüzde 36 oranında azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlıyor.

Çevre dostu taşımacılık modelinde, Türkiye’de çeşitli noktalardan alınan yükler önce treylere yükleniyor. Treyler İstanbul, İzmir veya Mersin limanlarından gemi yoluyla İtalya’nın Trieste limanına ulaşıyor. Ardından buradan tren yoluyla güzergâhına devam eden yükler, Bettembourg Multimodal terminalinden geçtikten sonra, karayolu ile Avrupa’nın Lüksemburg, Belçika, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Almanya’daki çeşitli varış noktalarına ulaşıyor.

Mars Logistics, sektörde yeşil lojistik ve sürdürülebilirlik kavramlarıyla öne çıkan bu hizmetini 2012 yılından bu yana veriyor. Otomotiv, gıda, tekstil, kimya, enerji ve kozmetik gibi pek çok sektöre hizmet veren Mars Logistics, araç filosunu da çevre dostu araçlarla yenileyerek doğayı korumaya katkı sağlıyor.

Arkas, AOSB ile Mersin ve İskenderun limanlarına konteyner taşımaya başladı

0
Arkas lojistik yeni konteyner terminalini devreye alarak AOSB ile Mersin- İskenderun limanları arasında konteyner taşımalarına başladı.

 Arkas Lojistik, kurduğu 6 bin metrekarelik konteyner terminali ile yeniden çalışır hale gelen Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) demiryolu hattından Mersin ve İskenderun limanlarına ithalat ihracat amaçlı konteyner taşımalarına başladı.

Arkas Lojistik, AOSB ile limanlar arasında haftanın beş günü karşılıklı seferler düzenliyor; her sefer yaklaşık dört saatte tamamlanıyor.

Konteyner terminalinin, daha az maliyetli ve çevre dostu demiryolu taşımaları sağlamanın yanı sıra Adana’daki ihracatçı firmaların dünya pazarındaki rekabet gücünü artırması da hedefleniyor. Arkas Lojistik’in yeniden etkin hale getirdiği demiryolu hattının, Adana-Mersin arasındaki yoğun karayolu trafiğini rahatlatarak kazaların azalmasında da önemli bir rol oynaması bekleniyor.

Yük taşımacılığı sektörü eTA ile dijitalleşti

0

Yeni nesil taşımacılık modeli olarak 4 yıl önce pazara hızlı bir giriş yapan eTA, kısa zamanda 35 bini aşkın kamyoncu esnafı ve 6 binin üzerinde yük sahibi KOBİ’ye hizmet verir hale geldi. SMS ile başlayan hizmet yolculuğunu teknoloji ile bütünleştiren eTA, nakliye sektörünü dijitalleştirerek, KOBİ’lere ve kamyonculara maliyet avantajı sağlamayı başardı.

 

Borusan Holding şirketlerinden, yeni nesil taşımacılık modeli Elektronik Taşımacılık Ağı (eTA), 4 yıl içerisinde 35 bini aşkın kamyoncu esnafı ve 6 binin üzerinde yük sahibi KOBİ’ye ulaşmayı başardı. İşe SMS atarak başladıklarını, mobil teknolojilerin gelişmesiyle hizmet sürecini teknoloji ile bütünleştirdiklerini belirten eTA Genel Müdürü Hamdi Erçelik, “Bizi rakiplerimizden ayıran en büyük özelliğimiz SMS ile teknolojiyi aynı anda hizmet olarak sunabilmek. Bu özelliğimiz ile dünyanın ilk elektronik taşımacılık şirketi oluyoruz” dedi. Nakliye sektörüne inovatif bir hizmet ürettiklerini de belirten Hamdi Erçelik, sektörü dijitalleştirerek aracıları ortadan kaldırdıklarını, bu sayede KOBİ’ler ile kamyoncuların maliyetlerini düşürdüklerini bildirdi.

Türkiye pazarında 300 bin ticari araç bulunduğunu ve bu araçların yüzde 10’luk kısmına ulaştıklarını açıklayan Hamdi Erçelik, yılsonuna kadar 10 bin kamyoncu esnafını daha eTA sistemine dahil edeceklerini bildirdi. eTA’nın “Hayatı Yollarda Geçenler İçin Yollardayız” sloganıyla yeni bir etkinlik başlattığını da açıklayan Hamdi Erçelik, etkinlikle birlikte 13 şehir ve 24 farklı noktada 5.000 kamyon ve tır şoförüne ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.

 

Günlük 200 araç çıkışı yapılıyor

Türkiye’nin nakliye anlamında çok büyük bir pazar olduğunu söyleyen Hamdi Erçelik, “800 bin araç parkı olan bir ülkeyiz. Bu araçların 300 bini ticari faaliyet yapıyor. Rakamlar bize sektörün önünün ne kadar açık olduğunu gösteriyor” dedi. eTA olarak günlük 200 araç çıkışı yaptıklarını açıklayan Hamdi Erçelik, aylık ortalama yüzde 15 büyüme ile yola devam edeceklerini bildirdi. Günlük 500 ile 1000 araç çıkışına ulaştıklarında, belirledikleri hedefe de ulaşmış olacaklarını kaydeden Hamdi Erçelik, “Bu yılsonu için 20 milyon dolar ciro öngörüyoruz. Bu rakam geçen yılki ciromuzun neredeyse 3 katı kadar. Aylık yüzde 15 büyümemiz, hedefimizin tutacağı ile ilgili de bize olumlu sinyaller veriyor” dedi.

 “Türkiye’yi dolaşıyoruz”

eTA’nın “Hayatı Yollarda Geçenler İçin Yollardayız” sloganıyla yeni bir etkinlik başlattıklarını da açıklayan Erçelik, “13 şehir ve 24 farklı noktada 5.000 kamyon ve tır şoförüne ulaşmayı hedeflediğimiz “Yol Arkadaşım eTA” isimli etkinliklerimizde bir yandan sistemimizi tanıtıp, diğer yandan da keyifli yarışmaların yer aldığı aktiviteler gerçekleştireceğiz. Kamyon ve tır şoförlerimiz bizim çözüm ortaklarımız ve onlara faydalı olabilmek adına etkinliğimizde spor eğitmenleri de bize eşlik ediyor olacak. Spor eğitmenleri, şoförlerimize araç kullanırken doğru beden duruşlarını ve uzun yol sonrası yorgunluk, uykusuzluk hallerinde yapabilecekleri pratik spor hareketlerini anlatacaklar. Etkinliğimiz Ağustos ve Eylül ayları süresince İstanbul’dan başlayarak sırasıyla Kocaeli, Adapazarı, Düzce, Bolu, Ankara, Eskişehir, Kütahya, Afyon, Uşak, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de düzenlenecek” şeklinde konuştu.

 

KOBİ’ler ve kamyonculara maksimum fayda sağlıyor

eTA, www.etasimacilik.com, Borusan’ın lojistik sektöründeki deneyimi, satın alma gücü ve teknolojik altyapısını paylaştığı kamyoncu esnafı ile KOBİ’ler arasında ilave maliyet yaratan tüm aracıları ortadan kaldırıyor. Kamyonların sürekli hareket etmelerini sağlayacak iş fırsatları yaratarak kaynak (zaman ve para) tasarrufu sağlıyor. Sağladığı tasarrufu KOBİ’lere maliyet avantajı olarak sunuyor. Bu avantaja dinamik fiyatlama alt yapısı ile desteklenmiş online web sitesi üzerinde hızlı fiyatlama kolay satınalma ile yalın bir süreçle hemen ulaşılmasını sağlıyor. Diğer bir deyişle, KOBİ’ler hiçbir ücret ödemeden yüklerini taşıyacakları güvenilir, sigortalı, 7/24 izlenebilen bir nakliye hizmetini en iyi fiyata alıyor. Ücretsiz olarak eTA üyeliğine katılan kamyoncu esnafı da ödemelerini zamanında, güvenli bir şekilde ve istedikleri noktalardan alıyor. Ayrıca dönüş yükü planlaması yapılması; hatta daha yoldayken eTA mobil uygulaması üzerinden bir sonraki işlerini tercih ederek düzenleyebilmeleri gibi kolaylık getiren hizmetlerden de faydalanıyor.

Lojistik Sektöründe Kesintisiz Hizmet Vermek için Clonera

0

Clonera, lojistik ve ulaştırma sektörlerindeki markalara önerdiği felaket kurtarma ve iş sürekliliği hizmetleriyle, kesintisiz iş yapma olanağı sunuyor.

 

Lojistik ve ulaştırma sektörlerinde dijital kayıplara karşı iş sürekliliğinin sağlanması için bütünleşik servisler sunan Clonera, müşterilerinin BT hizmetlerini paylaşarak ya da üstlenerek, ana işlerine odaklanabilmelerine olanak tanıyor. Sektör şirketleri, sistem arızalarının yanı sıra, veri kaybı ya da bozulması gibi dijital risklere karşı, Clonera ile tüm verilerini güvence altına alarak kesintisiz hizmet verebiliyor.

Günümüzde işletmelerin hızla artan dijitalleşmeye uyum göstermeleri gerektiğinin altını çizen Clonera Bilişim Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Evren Ballı, “Lojistik ve ulaştırma sektörlerindeki şirketler, müşterilerinin beklentilerindeki artan çeşitlilik ve değişimlere hızla uyum gösterebilmek üzere, dijital dönüşüm yaşıyor. Yapılan istatistiklere göre felaket ve büyük veri kaybı yaşayan şirketlerin %93’ü, faaliyetlerine en fazla 5 yıl içerisinde son vermek durumunda kalıyor. Dolayısıyla şirketlerin artık bu riski alma lüksü kalmadı. Biz bu ihtiyacı %100 Türk sermayesiyle karşılayan bir çözüm geliştirdik. Ana çıkış noktamız ve felsefemiz; bu hizmeti kullanacak olanların hiçbir kayba uğramadan işlerini sürdürebilmeleri…” dedi.

Geleneksel felaket kurtarma çözümlerini kullanan kurumların, verilerine ulaşsalar da uygulamalarını sürdüremediklerine dikkat çeken Ballı, “Şirketlerin doğal afetlere uğrama olasılığı sadece %5’ken, veri kaybı ya da bozulması, sunucu ya da sistem odası arızaları, insan hatası, doğal afet, hırsızlık, siber saldırı, güç kaybı gibi dijital risklerle karşılaşma olasılığı %95. Clonera ile tüm risklere karşı BT hizmetlerini güvence altına alarak her koşulda çalışmasını sağlayan hazır, kolay, gerçek bir felaket kurtarma ve iş sürekliliği çözümü sunuyoruz. Clonera ile yalnızca altyapı ve yazılım katmanına değil, felaket kurtarma için gerekli olan tüm bileşenlere %70 daha az maliyetle sahip olunuyor. Kullanım kolaylığı, güvenlik, hızlı devreye alma gibi özelliklerle fark yaratıyoruz. Kurumlar, Clonera ile 1 günde tüm felaketlere hazır hale gelebiliyor. İstenilen zamanda test yapma olanağı da bulunuyor. Tüm bu hizmetleri bir arada ve uluslararası standartlarda sağlayan tek sistem Clonera. BT departmanları, iş sürekliliğinin karmaşık süreçlerini işinin uzmanına bırakarak kurumlarının vizyonuna yönelik iş geliştirmeye daha çok zaman ayırabiliyor.” dedi.

 

Clonera ile işiniz kesintiye uğramasın!

Clonera’da kullanılan teknolojiyle veri kayıpları, internet hızına bağlı olarak sıfıra kadar düşüyor. 7/24 çağrı ve e-postalara yanıt veren destek ekiplerini arayanlar, dakikalar içinde mühendislere ulaşabiliyor. Clonera ayrıca, ISO 27031 konusunda süreç danışmanlığı hizmeti vererek kurumların BT departmanlarına bu standardın kılavuzluğunda iş sürekliliğini sağlamaları konusunda da destek veriyor.

DHL’den lojistik sektörünün geleceğini şekillendirecek iki yarışma

0

DHL, dünyanın dört bir yanından araştırmacılar, öğrenciler ve şirketleri sürdürülebilir lojistik ve robotbilim alanlarında yeni fikirleriyle sektörün geleceğini şekillendirmeye davet ediyor. Kazananların para ödülünün yanı sıra çözümlerini 17 Kasım DHL İnovasyon gününde sergileme ve DHL ile fikirlerini hayata geçirme fırsatı yakalayacağı yarışmalar için son başvuru tarihi 28 Eylül 2016.

 

DHL’in sürdürülebilir lojistik ve robotbilim alanlarında yeni fikirleri olan üniversiteler, öğrenciler, şirketler başta olmak üzere tüm mucit ve vizyonerlere yönelik olarak düzenlediği iki inovasyon yarışması için başvurular başladı. “Adil ve Sorumlu Lojistik” ve “Robotbilim” yarışmalarına katılarak yenilikçi fikirleri ile lojistik sektörünün geleceğinde söz sahibi olmak isteyenlerin başvurularını 28 Eylül 2016 tarihine kadar iletmesi gerekiyor.

Toplum, çevre ve şirketler için değer yaratacak fikirler

“Adil ve Sorumlu Lojistik Yarışması”na katılanlardan yarının dünyasına yönelik sürdürülebilir lojistik çözümleri ortaya koyan bir konsept tasarım sunmaları bekleniyor. Yarışmada, çevresel ve sosyal zorlukları yeni ve inovatif lojistik tabanlı iş modelleri ile ele alıp çözen orijinal fikirler ve pratik çözümler aranıyor. Yeni bir ürün ve hizmetten ambalaj konseptine uzanan geniş bir yelpazede tüm fikirlerin değerlendirileceği yarışmada asıl olarak fikrin toplum, çevre ve işletmeler için değer yaratması bekleniyor.

 

Bill Meahl: “Şirketler ortak değer yaratmaya odaklanmalı”

DHL CCO’su Bill Meahl, konuya ilişkin değerlendirmesinde “Biz, iyi durumda olmak için iyi işler yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu yarışma ile adil davranma ve sorumluluk kavramlarını iş odaklı bir yaklaşımla bir araya getiriyoruz. Konseptimiz, şirketlerin ortak değer yaratmaya ve sosyal-çevresel zorlukların sürdürülebilir, adil ve potansiyel olarak karlı iş modellerine dönüştürülmesine odaklanması gerektiği fikri üzerine kurulu. Adil ve Sorumlu Lojistik Yarışması, bu vizyonu geliştirmek için yeni ve inovatif fikirler bulmayı hedefliyor” diye konuştu.

 

Yolları kendi kendine kat edecek teslimat arabaları

“Robotbilim Yarışması”nda ise DHL çalışanlarına adrese teslim aşamasında eşlik edecek, kendi kendine hareket eden bir teslimat arabası prototipi geliştirilmesini amaçlıyor. Meahl, “Çalışanlarımız, giderek artan sayıda dağıtılması gereken paketle başa çıkmak zorunda. Kuryelerimiz bu artan sayıdaki paketi hala manuel olarak ittikleri araçlarla yapmak durumunda olduğu için bu konuda çalışanlarımıza yardımcı olacak konseptleri teşvik ediyoruz” dedi. Yarışmaya sunulacak prototiplerin bir yandan paketleri taşırken diğer yandan kentsel ve kırsal alanlardaki yol koşullarına uyum sağlayarak her iki yönde ve yürüme hızında hareket etmesi gerekiyor.

 

Toplam 20 bin Euro’luk para ödülü

Yarışmaya sunulan projeler, fonksiyonellikleri, sorun çözme potansiyelleri ve ticari uygulanabilirlikleri bazında bir ön seçim sürecinde gözden geçirilecek. Ön seçimin ardından, lojistik uzmanlarından oluşan jüri her iki yarışma için de üçer finalist belirleyecek. Finale kalan projeler 17 Kasım’da gerçekleştirilecek DHL İnovasyon Günü’nde fikir veya prototiplerini 180 kıdemli tedarik zinciri profesyoneline sunma fırsatı yakalayacak. Kazanan isimler, canlı oylama süreci ile belirlenecek. En yüksek oyu alarak birinciliği kazanan fikirlerin sahipleri, toplam 20 bin Euro’luk ödülün sahibi olacak ve fikirlerini Almanya’nın Troisdorf kentinde ve Singapur’da yer alan DHL İnovasyon Merkezleri’nde sergileme imkanına kavuşacak.

Amazon hızlı kargo için 40 uçak kiraladı

0

Amazon’dan yapılan açıklamada, Atlas Air ve ATSG adlı hava nakliye şirketlerinden toplam 40 adet kargo uçağı kiralanması için anlaşmaya varıldığı belirtilirken, kiralanan uçaklardan Boeing 767-300 modele sahip ilkinin Amazon’un merkezinin bulunduğu Seattle kentinde bugün düzenlenecek olan Seafair Hava Gösterisi’nde tanıtılacağı bildirildi.Açıklamada, Amazon Dünya Operasyonları Kıdemli Başkan Yardımcısı Dave Clark, “Hava taşımacılığı ağı yaratmak, Amazon Prime müşterilerimize hızlıteslimat yapabilme kapasitemize uzun yıllar yardımcı olacak” ifadesini kullandı.

Amazon, teslimat için halihazırda toplam 11 kargo uçağı ve 4 bin kamyon treyleri kullanıyor. Ayrıca, Amazon Flex mobil uygulamasıyla dileyen bireyler eğitimden geçtikten sonra Amazon için teslimat görevlisi olabiliyor. Şirketin, yüksek robot teknolojisinin kullanıldığı 20 tane ürün ayrıştırma ve 125 tane de sipariş hazırlama merkezi bulunuyor.

İKİNCİ ÇEYREK NET KAR VE GELİRLERİNDE ARTIŞ

Amazon, temmuz sonunda açıkladığı 2016 ikinci çeyrek bilançosunda, gelirinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artışla 30,4 milyar dolara yükseldiğini duyurmuştu. Şirketin geçen yılın nisan-haziran döneminde geliri 23,2 milyar dolar olmuştu.Ayrıca, geçen yılın ikinci çeyreğinde 92 milyon dolar net kar elde eden Amazon, bu yılın aynı döneminde 857 milyon dolarlık net kar açıklamıştı.

UPS ikinci çeyrekte güçlü sonuçlar elde etti

0

UPS, 2016 yılı ikinci çeyrek seyreltilmiş hisse başına kazancını, geçen senenin aynı dönemine kıyasla %6’lık bir artışla, 1.43 dolar olarak açıkladı. Uluslararası faaliyet marjı da iki haneli büyümenin yaşandığı altıncı ardışık çeyreği temsilen %11 artarak 613 milyon dolara ulaştı. 

Geçen yıl aynı çeyrekteki toplam gelir %3.8’lik bir artışla 14.6 milyar dolar olarak açıklanmıştı. Gelir büyümesi yakıt ek ücretleri ve döviz kuru oranlarındaki değişiklikler nedeniyle azaldı. Döviz kurundan bağımsız hesaplandığında gelirin %4 arttığı görüldü. Düşük yakıt ek ücretleri gelir büyümesini yaklaşık 120 baz puan azalttı.

UPS Yönetim Kurulu Başkan ve CEO’su David Abney “Küresel ağımızı genişletmek için yatırım yapıyor, yeni teknolojileri uyguluyor ve yüksek büyüme gösteren pazarlarda yeni gelirler elde ediyoruz” şeklinde konuştu ve ekledi: “İşimizdeki bu çeşitli stratejik yatırımlar yine bu çeyrekte de müşterilerimiz ve paydaşlarımız için güçlü değerler yarattı. ”

Nakit Akışı

30 Haziran’da sona eren altı aylık dönemde UPS, 1 milyar dolar tutarındaki sermaye harcamalarından sonra, operasyonlarından 4.7 milyar dolar tutarında nakit ve serbest nakit akışında ise 3.7 milyar dolar elde etti. Şirket, 2015 yılının aynı çeyreğine göre hisse başına %6.8’lik bir artışla yaklaşık 1.3 milyar dolar bedelinde kâr payı ödedi. Ayrıca UPS 13.3 milyon adet hisseyi 1.3 milyar dolara yakın bir fiyatla yeniden satın aldı.

ABD Yurt içi Paket Gönderimi

ABD Yurt İçi faaliyet kârı 1.2 milyar dolarıa ulaştı ve marj 10 baz puan artarak %13.7 oldu. Verimlilik gelişmelerinin teknoloji tarafından desteklenmesi ve buna düşük yakıt maliyetlerinin de eklenmesiyle, 2015 yılı aynı çeyreğine oranla birim başına maliyet %0.2 azaldı.

2015 yılının ikinci çeyreğinde toplam gelir %2.4 artarak 9 milyar dolarıa ulaştı. Ertesi Gün Hava Kargosunda %5.6 ve karayolu hizmetlerinde %2.4’lük artışla, ortalama günlük paket hacmi %2.5 arttı. İşletmeden tüketiciye olan teslimatlardaki (B2C) güçlü büyüme eğilimi bu çeyrekte de devam ederek işletme teslimatlarının büyümesini 1’e 5 olarak geride bıraktı.

Paket başına gelir, geçen yılın aynı dönemine göre daha sabitti. Yakıt ek ücret oranları getiri büyümesini 100 baz puandan fazla azalttı. Baz oranlardaki büyüme ürün ve müşteri karmasındaki değişiklikleri dengeledi.

Uluslararası Paket Gönderimi

Uluslararası faaliyet kârı %11’den fazla artarak 613 milyon dolara ulaştı ve ikinci çeyrek rekoru kırdı. Tüm ürünlerdeki hacim artışı, disiplinli fiyatlandırma ve ulaştırma ağındaki verimlilik kazanımı kârlılıktaki bu artışa katkıda bulundu.

Gelir bir önceki yıla oranla %1.1 yukarıdaydı ama para birimi 40 baz puan geride kaldı. Düşük yakıt ek ücretleri gelir büyümesini yaklaşık 170 baz puan azalttı. Avrupa ve Asya’daki artış ABD’deki düşüşü dengeleyince Günlük İhracat paketlerinde %3.9 artış yaşandı. Doların gücünden faydalanmak isteyen müşteriler UPS ağını kullanınca, Avrupa’dan ABD yönündeki ticaret hattında iki haneli bir hızla artış yaşandı. İhracat gönderileri tüm ürün kategorilerinde arttı ve premium ürünler premium olmayan ürünleri geride bıraktı.

Paket başına gelir %1.9 düştü ve döviz kuru oranları göz ardı edilerek yapılan hesaplamalarda paket başına gelirin %1.4 azaldığı görüldü. Düşük yakıt ek ücret oranları paket başına gelir büyümesini 140 baz puan civarında azalttı. Baz oran gelişmeleri ticaret hattı ve müşteri karmasındaki değişiklikleri dengeledi.

Tedarik Zinciri ve Nakliye

Tedarik Zinciri ve Nakliye geliri %13’ten fazla artarak 2.5 milyar dolara ulaştı. Bunun temel nedeni geçen yılın üçüncü çeyreğinde Coyote Logistics şirketinin satın alınmasının sonucuydu. Havayolu Kargo Taşımacılığı ve LTL  pazarlarındaki zayıf pazar koşulları önemli bir büyümenin önüne geçti.

Forwarding birimi, gelir kalitesi ve işletme gideri kesintileri sayesinde faaliyet marjlarını genişletti. Düşük varlıklı, LTL brokeraj ise süregelen hassas pazara rağmen iyi bir performans sergiliyor.

Dağıtım birimi Sağlık Hizmetleri, Uzay ve Otomotiv sektörlerinde güçlü bir gelir büyümesi yaşadı. Çeyrek esnasında, Sağlık Hizmetleri, sözleşmeli lojistik hizmetlerimiz arasında en yüksek gelirli sanayi sektörü oldu. Faaliyet kârı arttı ve faaliyet marjı bir önceki yıl dönemine göre büyüdü.

Elli kg. başına UPS Freight LTL geliri geçen yılın aynı dönemine göre %2.9 arttı. Toplam tonaj ise mevcut pazar koşulları karşısında mücadele etmeye devam ediyor. İş birimi de disiplinli gelir yönetimi ve kârlı ticaret hatlarına odaklanmayı sürdürüyor.

Genel Bakış

UPS Mali İşler Müdürü Richard Peretz “Makro ekonomide süregelen belirsizliğe rağmen UPS ikinci çeyrekte güçlü sonuçlar ortaya koydu” dedi ve ekledi: “Entegre edilmiş ağımızdaki teknoloji ve verimlilik yatırımları sağlam sonuçlar veriyor. 2016 tam yılına ilişkin seyreltilmiş hisse başına kazancı hedef aralığının 5.70 dolardan 5.90 dolara çıktığını yeniden onaylıyoruz.”

Naturelgaz, Scania’dan Türkiye’nin ilk CNG’li çekicisini aldı

0

Türkiye’de CNG (Sıkıştırılmış Doğal Gaz) pazarının yaratıcısı ve lideri Naturelgaz, Scania’dan Türkiye’nin ilk yüzde 100 CNG ile çalışan, çevre dostu çekicisini satın alarak filosunu güçlendirdi.

 

Global Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren Naturelgaz, Türkiye’de CNG dağıtım pazarının yaratıcısı ve lideri olarak yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Doğal gaz boru hattının gitmediği noktalara doğal gazı CNG formunda taşıyan şirket, filo yenilemeye yönelik yatırımları kapsamında son olarak Scania’dan Türkiye’nin ilk CNG’li çekicisini aldı. Naturelgaz filosuna katılan yeni çekicisi yüzde 100 CNG ile çalışıyor.

Emiroğlu: “Türkiye’de oto CNG işinin büyüme potansiyeli yüksek”

Naturelgaz CEO’su Kanat Emiroğlu, Scania ile imza attıkları iş birliğinin Türkiye’de lojistik sektörüne örnek ve öncü olacak nitelik taşıdığını belirterek, “Naturelgaz, bir CNG firması. Bu alanda Avrupa’daki en büyük firmayız. Aynı zamanda Türkiye’de CNG dağıtım pazarının yaratıcısı ve lideriyiz. Boru hattının gitmediği yere doğal gaz götürüyoruz. Böylelikle karbon emisyonu yüksek olan, ağır metal emisyonları taşıyan dizelin, kömürün, Fuel Oil’in kullanılmasını engelliyoruz. Ayrıca tüm araçlara CNG sağlıyoruz ve bu sektörün Türkiye’de büyüme potansiyeline sahip olduğunu öngörüyoruz.

Son dönemde doğal gazın araçlarda sağladığı kazanımların farkındalığıyla orijinal CNG’li çekiciler Türkiye’ye gelmeye başladı. Bunu da ilk yapanlardan biri, Scania oldu. Bu konudaki ilk adımı attıkları ve çevreci yaklaşımları bizimle uyuştuğu için, filomuzu yenilemek amacıyla Scania’nın ürettiği çekiciyi operasyonumuz için tercih ettik” şeklinde konuştu.

Çevre dostu, temiz ve gürültüsüz bir araç…

Doğuş Otomotiv Scania Genel Müdürü İlhami Eksin de Naturelgaz filosuna katılan yeni çekici hakkında şu bilgileri verdi: “G kabinli ve 340 beygir gücündeki bir aracımız yüzde 100 doğal gaz ile çalışıyor. Araçlarımız çevre dostu, güvenli ve gürültüsüzdür.

Modüler yapımız sayesinde, doğal gazlı aracımızı, farklı aks konfigürasyonu, kabin, beygir gücü ve şanzımanlarda sunabiliyoruz. Scania, doğal gazlı ve diğer alternatif yakıtlı araçlarda sektörde öncü üreticilerden biri. Diğer bütün ürün gamımız gibi, doğal gazlı araçlarımızda da yüksek tork-düşük devir teknolojimiz mevcuttur.

Doğal gazlı araçlar Avrupa’da da Türkiye’de de daha çok bölgesel dağıtım kamyonları, çöp kamyonları ve çekici olarak kullanılıyor. Scania’nın Avrupa’da doğal gazlı kamyon satışlarının bu yıl 500 adedi geçmesi bekleniyor. Bu rakam her yıl ciddi seviyede artış gösteriyor. Naturelgaz’a verdiğimiz bu araç, bizim Türkiye’deki ilk doğal gazlı aracımız, hatta Türkiye’deki ilk yüzde 100 doğal gaz ile çalışan çekici. Doğal gaz ile çalışan kamyonların yakın bir gelecekte ülkemizde önemli bir segment olacağına inanıyoruz. Scania olarak ürünlerimize çok güveniyoruz. 125 yıllık Scania tecrübesi ve 2011 yılından beri geliştirilen alternatif yakıtlı araçlarımız ile müşterilerimizin çözüm ortağı olmaya devam ediyoruz. Türkiye’de ilk CNG’li çekicimiz ile Naturelgaz filosunda yer alacak olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Mercedes Benz Trucks

En Yeniler

Hava Durumu

İstanbul
açık
26.5 ° C
29 °
25 °
42%
5.7kmh
0%
Sal
27 °
Çar
27 °
Per
26 °
Cum
27 °
Cts
27 °