Yaşamımızın Tedarik Zinciri.

102

Tedarik zinciri bir ürünün, hammaddesinin başlangıcından, tüketimine kadar geçen süreç boyunca her türlü hareketinin, verilen servis hizmetlerinin ve bilgilerin etkili ve verimli bir şekilde planlanması, yerine getirilmesi ve kontrol edilmesi ve sonunda uzun dönem performanslarımızın arttırılması olarak tanımlanıyor. Üretimin bile tüketim için yapıldığı günümüzde insan hayatı da başlangıcından bitimine kadar geçen süre boyunca bir süreç olarak değerlendirilmektedir. 

Yaşayan her insan için doğum bir başlangıçtır. Doğan her bebek işlenecek bir hammadde olarak düşünülebilir. Yaşam, bu bebeğin ileride başarılı ve iyi bir insan olmasına kadar geçen süreç olarak tanımlanmaktadır. Yaşamın ürünü ise artık çalışmamızı gerektirmeyen koşulları sağladığımız güne, yani yıllar boyu maddi ve manevi birikimlerimizle birlikte emekli olduğumuz ana ulaşabilmektir.

Her ürünün bir değeri olduğu gibi kazanılan emekliliğin de değeri vardır. Bu değer, ürünlerin üretim sürecinde, katma değer katılması gibi, önce aile içi eğitimizle, daha sonra akademik çalışmalarımızla kazandığımız teorik bilginin, çalışmaya başladığımız andan itibaren iş tecrübesi ile birleşmesi ile arttırılır. İyi bir terbiye, güzel bir eğitim ve iş hayatında başarılı bir çalışma süreci içinde hammaddemiz bebek büyüyecek, emekliliği ile kendi ve çevresi için bir ürün haline gelecektir. 

Bu sürecin sonunda gelinen noktada, kalite tüm yaşam sürecinin toplam kalite felsefesi içinde en güzellere sahip olunarak geçirilmesidir. Her şeyden önce hammaddemizin içindeki genlerimizin kalitesi söz konusu olmaktadır. Daha sonra üretimin yardımcı malzemelerinin kalitesi gibi doğru ve düzgün beslenmemiz konu edilecektir. Ara kalite kontroller gibi sahip olduğumuz bedenimiz, bir yarı mamul olarak sağlık açısından kontrol edilmeli, hiç olmazsa yılda bir yapılacak check-up’larla ürün kalitesini bozabilecek risklerden arındırmalıdır. 

Üretim sürecince malzemelerin korunması, zaman zaman dinlendirilmesi gibi aklımızın ve bedenimizin çevrenin yıpratıcı bozucu etkilerinden korunması, sağlıklı beslenme, hareket, dengeli yaşam ve yeterli uyku ile desteklenmesi gerekmektedir. 

Nihai ürünün tüketildiği noktaya kadar korunması için ambalajlanması örneği, emekliliğe ulaşan bir insanın da kendisini emekliliğinde koruyacak gelire, yaşam ortamına, hobilerine, sosyal çevreye de ihtiyacı olacaktır. Çalışma yaşamı boyunca bu değerleri de sağlamak ürünün ambalajına kaynak ayırmaktan farklı değildir. 

Tedarik Zinciri kavramı da yaşamımızda bu sürecin optimizasyonu olarak kullanılmaktadır. Öncelikle hammaddenin kaliteli olması yani eğitimleri, tecrübeyi, bedenin ve aklın korunmasını, sağlamak zorundayız. İkinci yapılacak işlem bu sürecin planlanmasıdır. Hedeflerimizin olmasıdır. Emekli olduğumuzda bir tatil şehrinde yaşayacağız, kendimize bir kitap dükkanı açacağız, üniversite ders vereceğiz, yazı yazacağız, resim yapacağız, bahçe ile uğraşacağız gibi farklı hedeflerden birini belirlememiz gerekir. Daha sonra bu hedefe ulaşacak yolu, yaşam sürecimizi yani üretim modelimizi seçmek noktasına gelmekteyiz. Bu seçimimizi, kat edeceğimiz yolu yazıya dökmek, yaşarken geldiğimiz her noktayı bu süreç haritası üzerinde işlemek, performanslarımızı ölçmek, diğer ürünlerle karşılaştırmamızı yapmak, zaman zaman risklerle, atılımlarla üretimi yani yaşamı hızlandırmak, kimi noktada birikmeye engel olmak için dinlendirmek gereklidir. Yaşam süresince dışarıdan sağlayacağımız hizmetleri, eşimizi, sevdiklerimizi, dostlarımızı da aynı dikkatle seçmek söz konusu olacaktır. 

Her üretilen ürünün tüketime ulaşamaması gibi, yaşam da bizi zaman zaman genlerimizden gelen hammaddelerdeki kalitemizi düşüren sağlık sorunlarımız nedeniyle zamanından önce, sona götürür. Ürün haline gelmeden tükeniriz. Zaman zaman da iş kazalarında olduğu gibi, nedeni ne olursa olsun çevresel kazalara uğrarız ve emekliliğimize ulaşamayız. 

Sonunda elde ettiğimiz ürün kendimiz içindir, ailemiz içindir. Tüketilinceye kadar yani kalp atışlarımız duruncaya kadar rafta kalacaktır. Tedarik zinciri bildiğiniz gibi tüketimle de sona ermemektedir. Geri dönüş lojistiği dediğimiz süreç başlar bizler için. Ya bir tahta kutu içinde eller üzerinde yaşamın başladığı yere, toprağa döneriz ya da bazı inançlara göre artık bir atık haline gelen bedenimiz yakılarak dumana ve küle dönüşür. 

Nefes aldıkça, beş duyumuz çalıştıkça üretimin parçası olmayı, ürün haline gelmeyi kaliteli ve zevkli bir hale getirmeliyiz. Hem kendimiz hem de çevremiz için.

Atilla Yıldıztekin

atilla@yildiztekin.com

https://www.lojistikcilerinsesi.biz/wp-content/uploads/2023/01/atilla2.jpg

Sponsor