TÜRKİYE’DE LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜN SWOT ANALİZİ

1322

Ülkeler arası sürdürülebilir rekabet piyasasında belirli bir güce sahip olması gereken ve küresel anlamda ticaretten daha çok pay alabilmesinin öneminin fazla olduğu sektörlerin başında lojistik sektörü gelmektedir. Global anlamda ticaretten fazlaca pay alan ülkelere baktığımızda lojistik ağ yapısını tamamladıkları görülmektedir. Kaliteli, liman kapasitesini arttırmış ve başta havayolu olmak üzere, deniz ve özellikle yurtiçi demir yolu taşımacık ağlarının geliştirilmiş olması ticarette çok pay almasının yanında ekonomik kalkınmayı da gerçekleştiren ülkeler arasına yer aldıkları görülmektedir.

Türkiye’nin coğrafi konum açısından barındırdığı özellikler onu birçok alanda ön plana çıkardığı gibi özellikle lojistik alanında da değerli kılmaktadır. Ancak bu değerli coğrafi konuma rağmen Türkiye de lojistik anlamında yeterli gelişmenin sağlanmadığı ortadadır.

Yapılan lojistik performans endekslerine bakıldığında (2018) Türkiye’nin gerilerde kalarak 47. Sırada yer aldığı görülmektedir.

PricewaterhouseCoopers’ın yaptığı araştırmaya göre bu merkezler sayesinde 2017 yılında 300 milyar olan Lojistik sektörünün Türkiye’deki büyüklüğü 2018 yılında 2 milyar lira artarak 372 milyar liraya yükselmiştir.

Yapılan incelemede görülmüştür ki özellikle deniz yolundaki taşıma yüzdesinin arttırılması bu yükselişe büyük pay sağlamıştır.

Verimli taşımacılık ağını kurabilen ülkeler küresel anlamdaki rekabette ön plana çıkabilmektedir. Dünya Bankası’nın ülkelerdeki gümrükleme altyapı uluslararası gönderim lojistik kalitesi ve yetkinliği, takip ve izleme, zamanlama ölçütlerine göre oluşturduğu Lojistik Performans Endeksine bakıldığında üst sıralarda bulunan Ülkerlerin gelişmiş ekonomilerde yer aldığı, küresel ticarette paylarının yüksek olduğu görülmektedir.

Bu endekse göre 2010-2014 ve 2018 yıllarında yapılan araştırtmada Almanya ilk sırada yer almaktadır.

Bu endekste sağlanabilecek maksimum puan 5’tir.

 Lojistik altyapı,  Gümrük sürecinin verimliliği,  Lojistik hizmetlerin kalitesi ve rekabet gücü,  Zamanında teslimat,  Rekabetçi maliyetlerle taşıma organizasyonu kolaylığı,  Sevkiyatın takip edilebilirliği, kriterlerine göre ülkelerin lojistik performansları değerlendirilmektedir.

Türkiye bu Lojistik Performans Endeksi (LPI)  sıralamasına göre; 2007 yılında 3. Sırada yer alırken 2012 yılında 27. Sıraya yükselmiştir. 2018 yılı itibariyle ise 47. Sırada yer alarak ciddi bir düşüş yaşamıştır.  Bu da açıkça göstermektedir ki Türkiye de sevkiyat kriterleri ve lojistik hizmetlerinin kalitesinde ciddi bir gerileme olmuştur.

Yükseliş veya düşüşlerde istikrarın sağlanması için her firmanın yapması gereken SWOT analizi Türkiye’de lojistik sektörü üzerinden son yıllarda düşüş sebebi ile yapılmaktadır.

Yapılan bu analiz sonucunda, Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konumu lojistik anlamında verimli kullanamadığı görülmüştür. Özellikle son 2 yılda ciddi düşüş yaşayan ve sahip olduğu potansiyel ile orantılı olarak lojistik performansı sergileyemeyen Türkiye, öncelikli olarak lojistik üslerini geliştirmeli kanısında varmak zor değildir. Türkiye’nin özellikle ülke genelinde alt yapıyı geliştirmesi ve “lojistik veri tabanı” kurarak koordinasyonu harekete geçirmesi gerekmektedir.

Gümrük Türkiye için bir sorun teşkil etmektedir. Bekleme süresi sorunu özellikle en problemlerden biridir. Gümrük standartları iyileştirilerek ülkeler arası ürün akışı hızlandırılmalıdır.

Lojistik küreselleşme ile orantılı ilerlemelidir. Sektörün gelişimi için teknoloji ile paralel seviyede hareket etmek ve hizmet kalitelerinin arttırılması adına teknolojik gelişmelere uyum sağlamak ve tüm bunlarla birlikte dijitalleşmek önemlidir. “Lojistik veri tabanı” kurularak koordinasyon etkinleştirilmelidir.

Kaynakça: https://www.researchgate.net/publication/344148637_TURKIYE’DE_LOJISTIK_SEKTORUNUN_SWOT_ANALIZI

Hazırlayan: Ezgi GENÇ, Uşak Üniversitesi Lojistik Yönetimi Öğrencisi, Lojistikçilerin Sesi Proje Koordinatörü.

Sponsor