DIŞ KAYNAK KULLANIMI

819

Geçtiğimiz yüz yılın son çeyreğinde yapılan araştırmalar 21. yüzyılın en hızlı gelişen sektörlerinin başında “Lojistik” sektörünün olacağını ortaya çıkartmıştır. Prof. Martin Christopher’in “Gelecekte kurumların rekabeti ürettikleri ürünlerde veya tüketilen ülkelerde değil, kullandıkları tedarik zincirleri arasında olacaktır” sözüne inanıyoruz. Teknolojinin hızla değiştiği ve çok çabuk kopyalanabildiği bir çağda yaşıyoruz. Geçmişte her 2-3 yılda bir pazara sürülen yeni otomobil modelleri günümüzde 3-4 ayda sunulabilir hale gelmiştir. Teknolojik gelişmeler üreticilerin değil danışman şirketlerin veya üniversitelerin faaliyet alanı içine girmiştir artık. Böylece her yenilik anında piyasada uygulanabilmektedir. Üretim teknolojilerinin birbirine benzediği, üretim ölçeklerinin birbirine yakınlaştığı küresel üretim ortamında hammadde, işgücü ve sermaye maliyetleri de eşitlenmiştir. Üretilen ürünler de içerik ve ambalaj olarak da birbirlerine benzemektedir.

Rekabet artık daha ucuz ham madde teminiyle, daha ucuz enerji kullanımıyla veya daha ucuz iş güçü bulunmasıyla, ürün maliyetinin indirilmesiyle sağlanılamamakta. Rekabet son satış noktasında ürünün hazır bulunması, son satış fiyatında payı olan taşıma, depolama, ambalajlama, dağıtım gibi gider kalemlerinin azaltılması ile satış fiyatının aşağı çekilmesiyle elde edilebilmektedir.  Kısaca lojistik giderler diye nitelendireceğimiz bu vazgeçilmez giderleri minimuma indirebilecek olan kuruluşlar pazarda büyük payı alacaklardır.

Lojistik giderler üreticilerin temel iş konusu değildir. Dünya üzerinde ana iş konusu lojistik olan 3PL (3. Parti Lojistik) kuruluşları kendilerini bu alanda ihtisaslandırmış ve gerek alt yapıları gerek sektör bilgileri ve iş tecrübeleri ile tüketiciye ulaşan ürünün en uygun zamanda, en uygun şartlarla, en uygun fiyata ulaşmasını garanti altına almaktadırlar. Lojistik giderlerini azaltan, ürünlerinin bulunabilirliği artan ve müşteri memnuniyetleri çoğalan üretici kuruluşlar da pazarda liderliği sağlamış ve sağlıklı büyüme periyoduna girmişlerdir. Lojistik bu sayede 8 yılda 2 kata artan bir büyüme hızı yakalamıştır.

Outsourcing genel olarak dış kaynak kullanımı olarak dilimize çevrilmiştir. Taşımacılık ve lojistik hizmetler alanında günümüze kadar  “Tedarikçiden satıcıya giden ürün hareketinin bu amaçla yapılanmış kuruluşlar tarafından yerine getirilmesi” şeklinde kullanılmıştır.  Günümüzde sadece hizmetin dışarıdan temin edilmesi outsourcing olarak nitelendirilmemektedir. Outsourcing lojistik alanında bilgi akışını, planlamayı, ölçmeyi, kontrol etmeyi, elde edilen sonuçlardan süreç analizleri ve yeniden yapılandırmalarla artı değer yaratmayı öngörmektedir. Üreticiler için yeni depo kiralamak, zaman zamana ilave kamyon bulmak, deniz , hava ve demiryolu nakliyelerini başkasına yaptırmak bir outsource olayı değildir.  Lojistik alanında outsourcing “Lojistik hizmetlerin müşteri memnuniyeti ve artı değer yaratmak amacıyla, ana iş konusu lojistik olan kuruluşlar tarafından yerine getirilmesi için, üretici kuruluşlarla yapılan uzun süreli, stratejik iş ortaklığıdır” şeklinde tanımlanmaktadır.

Lojistik hizmetlerin outsource edilmesi üreticilere şu avantajları sağlamaktadır;

  1. Üreticilerin temel işi üretmektir. Bu nedenle üretim dışındaki işlerin outsource edilmesi ile ana iş kollarında konsantre olma şansı kazanır zamanlarını, kaynaklarını ve konsantrasyonlarını üretime yönlendirebilirler.
  2. Maliyetleri değişken maliyetten çıkar ve sabit maliyet haline gelir. Bu sayede sattıkları ürün üzerindeki net lojistik giderlerini bilerek kampanyalarını veya fiyat artışlarını gerçekleştirebilirler.
  3. Outsource edilen hizmetler 3PL kuruluşlarında birleştirilerek daha büyük ölçeklerde hizmet üretilmesi ve verimliliklerin arttırılarak maliyetlerin azalması sağlanır. Mevsimsel veya dönemsel sapmaların getirdiği kaynak yetersizliği veya verimsiz çalışma sorunları biter. Her durumda en verimli çalışabilme ortamına kavuşurlar.
  4. Temel işi lojistik olan kuruluşlar bu konudaki yatırımları ve hizmet anlayışları ile kalitelerini artırır ve müşteri memnuniyeti yaratırlar.
  5. 3PL kuruluşlar yeni teknolojiyi daha iyi takip etmeleri ve yatırım yapmaları sayesinde verimliliği arttırıp kaliteyi yükseltebileceklerdir.
  6. Üretici kuruluşlar yeni depo, yeni araç, IT alt yapısı gibi kar merkezli olmayan yatırımlara kaynak ayırmayacaklar mevcut işlerine yatırım yapacaklardır. Mevcut ekipmanların araçların 3PL kuruluşlara satılması da şirketlere yeni kaynak girişi sağlayacaktır.
  7. Lojistik hizmetleri işletme içindeki üretim hizmetleri ile karşılaştırıldığında daha düşük değerli işlemlerdir. Bu nedenden dolayı işçilik ücretleri arasında büyük fark oluşmaktadır. Bu fark da yönetimde sorunlar yaratmakta işçiler arasında sürtüşmelere neden olmaktadır. Düşük değerli hizmetlerin outsource edilmesi işçi sorunlarını da azaltmaktadır.
  8. Lojistik hizmetler 3PL kuruluşları tarafından yerine getirilirken kontrol altında hizmet verilmekte ve düzgün raporlamalar elde edilebilmektedir. Diğer kuruluşlarla  benchmarking yapılabilmesi de sağlanan avantajlardan birisidir.

Her şeye rağmen ülkemizde outsource kolay bir işlem değildir. Her kuruluş zaten depolamasını, taşımasını ve değer katıcı işlemleri şu veya bu şekilde kendisi yapmakta veya kısmen dışarıdan temin etmektedir. Yapılan işin en uygun sistemde yapıldığına inanmış bir işletmenin lojistik hizmetlerinin daha başka şekilde yerine getirilmesini kolay kolay kabullenmesi mümkün olmamaktadır.

Üreticiler genellikle dışarıdan temin ettikleri hizmetleri yeteri kadar değerli görmemekte ve hizmeti alacakları kurumları taşeron veya müteahhit gözü ile görmektedirler. Bu durumda da birlikte proje yapmak, bilgi paylaşmak gibi lojistiğin temelini oluşturan sistemler kurulamamaktadır. Üreticilerin değişikliğe olan tepkileri de outsource sürecini etkilemektedir. Hizmet alacakları kişi ve kuruluşlara güven duyulması da gereken bir faktördür.

Tüm zorluklarına rağmen outsourcing lojistik pazarının hızla gelişmesine etkisi olacak en büyük faktördür. Tüm 3PL kuruluşlar için gelecek 5 yıl outsourcing’i anlatma ve yayma süresi olarak  değerlendirilecektir.

Atilla Yıldıztekin

Tedarik Zinciri ve Lojistik Yönetim Danışmanı

atilla@yildiztekin.com

Hazırlayan: Ezgi GENÇ, Uşak Üniversitesi Lojistik Yönetimi Öğrencisi, Lojistikçilerin Sesi Proje Koordinatörü.

Sponsor