Ana Sayfa Lojistik Haberleri 2020 Lojistik Sektörü ve 2021 Trendlerin’de Neler Konuşuldu ?

2020 Lojistik Sektörü ve 2021 Trendlerin’de Neler Konuşuldu ?

1648

Lojistikçilerin Sesi Dijital Haber sitesi ve 4PL Danışmanlık & Lojistik Hizmetleri olarak hazırladığımız “2020 Lojistik Sektörü ve 2021 Trendleri” organizasyonumuzu, Hizmet alan ve veren lojistik firmalarının üst düzey yöneticilerinin ve değerli akademisyenlerin katılımlarıyla, online platformda gerçekleştirdik.

İstanbul Medipol Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Dr. Öğretim üyesi Murat Düzgün ilk konuşmayı gerçekleştirdi.

“Lojistik sektörü olarak güzel yurdumuzun ihtiyaçlarını el birliğiyle yukarı çekebileceğimize inanıyorum.”

İstanbul Medipol Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Dr. Öğretim üyesi Murat düzgün,lojistik sektörü hakkında şunları belirtti:

“Lojistik sektörüne ne kadar gerekli değer verirsek insan ihtiyaçlarına o kadar uygun miktarda ve zamanda ulaşabileceğimize inanıyorum. O açıdan bu tür faaliyetlerde yapılan tüm konuşmalar oldukça önemli. Lojistik sektörü olarak güzel yurdumuzun ihtiyaçlarını bu şekilde el birliğiyle yukarı çekebileceğimize inanıyorum. Çünkü jeopolitik olarak baktığınız zaman yurdumuz gerçek anlamda çok güzel bir konumda yer alıp, lojistiğe anormal derecede bir zemine sahip. Bu açıdan ileriki zamanlarda özellikle gençlerimizin bunu fazlasıyla önemeyerek çıtayı yukarıya taşıyacağına inanıyorum.”

“Lojistiğin ne kadar hayati önem taşıyan bir sektör olduğunu bir kez daha gözlemledik.”

Organizasyonun genel moderetörlüğünü gerçekleştiren İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Alkin, Covid-19’un lojistik sektörü üzerindeki etkisi hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu:

“Dünyanın ciddi manada hazırlıksız yakalandığı ve halen de çok büyük bir mücadele ortaya koyduğu covid-19 küresel virüs salgını süreci, dünyada lojistik endüstrisinin ne kadar Hayati önem taşıdığını ciddi manada kanıtlayan, süreçlerin belki de en önemlisi oldu. Gerek yurt içinde gerekse uluslararası düzeyde lojistik endüstrisinin bir ülkenin ayakta durabilmesi adına, bir ülkenin insanlarının ihtiyaçlarının karşılanması adına, uluslararası ticaretin sürdürülebilirliğini gerçekleştirmek adına ne kadar Hayati önem taşıyan bir sektör olduğunu bir kez daha gözlemledik. Üstelik de 18 trilyon dolar düzeyinde olan küresel ticaretin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi adına kaç milyar metreküplük bir ürünün dünyada nereden nereye taşındığına baktığınızda, ortalama ürün taşıma mesafelerinin 6500-7000 kilometre olduğu bir dünyadan söz ediyoruz ortalama olarak. Dolayısıyla da önümüzdeki dönemde bu sektör Hayati önemini daha da arttırarak sürdürecek. Çünkü bugün, 18 trilyon dolar düzeyinde konuştuğumuz küresel ticaretin önümüzdeki dönemde 2060’lara geldiğimizde artık 36 trilyon dolarları, 2080’lere geldiğimizde neredeyse 60 trilyon dolarları, 2100lerde de 80 trilyon dolarları gösterdiği bir süreci yaşayacağız ve bu anlamda da bu kadar devasa bir küresel ticareti, dünyanın bir noktasından bir noktasına taşımak yine bu endüstrinin profesyonelleri, çalışanları ve bu konuda fikir yoran akademisyenlerce gerçekleşecek. Dolayısıyla bugün bu toplantıyı gerçekleştirirken bir kez daha vurgulamak açısından, aslında covid-19’un bu kadar kritik önemdeki bir sektörün vazgeçilmezliğini bir kez daha perçinlediği bir sürecin içinden geçiyoruz.”

“Lojistik, Türkiye Cumhuriyetinin en büyük Kabiliyeti olmalı.”

Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, Küresel ticaret ve büyümede Türkiye’nin durumu hakkında:

“Türkiye ciddi bir ihracatçı ülkedir ve küresel ticaret baltalanırsa, Türkiye’nin de milli geliri de baltalanır.” Şeklinde konuştu.

Covid-19’un sektöre etkisi hakkındaysa:

“Pandemi ile beraber lojistik ağlarımızın özellikle bölgesel anlamda kuvvetlendirilmesi gereğini ortaya çıkarmış bulunuyor. Bu lojistik ağlarının güçlü ve rasyonel olması lazım” dedi.

Sözlerine Sanayi değer ve miktar endeksi konusuyla devam eden Prof. Dr. Emre Alkin şunları aktardı:

“Ülke olarak üretmeyi başarıyoruz ama değer endeksinde sıkıntı var. Ama bu değer sadece malı yanlış üretmemizden ya da markalaşmamaktan kaynaklanmıyor. Biz lojistik ağımızı da düzgün yapmıyoruz, tedariği de düzgün yönetemiyoruz. Mal ve hizmeti üreten kişilerin uygun maliyetle tedarik yapıp uygun fiyatla satmalarına engel olacak birçok faktör var Türkiye’de.  Lojistik, Türkiye Cumhuriyetinin en büyük Kabiliyeti olmalı.”

“İyi bir yıl geçirdik”

Taner Timirci, 2020’de lojistik sektörünü nasıl değerlendirdiğini ve 2021’den neler beklediğini ifade etti:

” Mart ayıyla beraber başlayan bu dönemde, en az etkilenen sektörlerden biri olduk. Dünya’da 2020’de bizim baktığımız alanda özellikle dağıtım bizim için kargo uygulamaları çok kritik öneme sahipti. 2020’de hem biz hem diğer oyuncuların, kargo şirketlerinin bu alanda yaptığı yatırımları neticesinde bu Kasım ayında yine hacimler yine inanılmaz şekilde artmıştı normal olağan aylara göre. Fakat şimdiye kadar herhangi, majör bir sıkıntıyla karşılaşmadık. Bu da müşterilere iyi bir deneyim sunduğumuzu gösteriyor.  yatırımların çok sıkı bir şekilde yapıldığı Dolayısıyla iyi bir yıl geçirdik. 2021’de de aynı hızı ve büyümeyi yatırımları bekliyoruz.”

“Pandemi ile beraber Maslow’un ekonomik piramit’i değişti.”

DSV Genel Müdürü Ozan Önder, Covid-19’un Lojistik sektöründe nasıl bir etki yarattığını aktardı:

“Türkiye’nin ana problemi verimlilik. Bu konu hakkında çeşitli çalışmalar yürüttük. Bu 1 yıllık süreçte daha fazla ne yapabiliriz veya bu kârlılığı nasıl arttırabiliriz derken maalesef pazarı değiştiremeyeceğimiz anladık. 2000’li yılların öncesinde yüksek enflasyon olduğunda yatırım maliyetlerinin geri dönüş hızları çok daha yavaş ve faizlerin yüksek olması nedeniyle, kaba tabirle ‘eskiye nur yağardı’ Yani kimse yeni bir yatırım yapamaz, yatırım maliyetleri ile eski araçlarla dağıtım yapardı. Yine öyle bir döneme maalesef ki giriyoruz. Çünkü bugün bir yatırım yaptığınızda mishal; 1 milyon liraya bir tır aldığınızda bunun,  şu anki maliyet analizleriyle geri dönüşünüzü 10 yıldan önce alamıyorsunuz ve kimse bunu yapmak istemiyor. Bu dönemde yine pandemi ile beraber hepimizin bildiği Maslow’un ekonomik piramit’i değişti.”

“Hayatlarımızı enflasyon biçimlendirdi”

Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Ferman, Enflasyon ve ekonomi hakkında şunları ifade etti:

“Geçmiş yıllarda 70’li 80’li yıllarda ve 90’lı yılların belki de ilk yarısında, hata son çeyreğine kadar enflasyon Türkiye ekonomisinde, Türkiye yaşamında vazgeçilmez bir fenomen, bir dinamikti hayatlarımızı enflasyon biçimlendirdi, servetleri enflasyon sayesinde kazandık, yatırımları enflasyondan birlikte gerçekleştirdik. Enflasyon her seferinde vatandaşı ‘mış’ gibi yaparak sanki zenginleşmiş gibi, sanki cebi para görmüş gibi, sanki etrafta çok bol para varmış gibi yapıp, aslında enflasyon  ‘vergisiyle, enflasyonun yıpratıcı etkisiyle o verilen çok ama aslında yok parayı geri almaktan ibarettir. Yani her devalüasyon, halkın alın teri ile kazandığını ümit ettiğimiz her Türk lirasının yeniden iskonto edilmesi, cebindeki zenginliğin tırtıklanması, bir parça yontulmasından ibarettir.”

“Lojistik insanlık tarihi boyunca var olan, kritik öneme sahip bir sektör.”

Arkas Lojistik Genel Müdürü Serhat Kurtuluş, konuşmasında Covid-19 ve Lojistik sektörünün geleceği hakkında ifadelere yer verdi:

“Covid-19 sonrası tekrar normal hayatımıza dönüşte bazı eski alışkanlıklarımız değişecek hem üreticiler için, hem lojistik sektörü için. Yaptığımız bazı şeyleri yapmayacağız, yeni bir yaşam şeklimiz olacak ama yaşamımız devam edecek. İnsanların tüketim talepleri devam edecek. Lojistik de insanlık tarihi boyunca var olan, kritik öneme sahip bir sektör. Covid-19 ile beraber gelişen yeni taşıma sisteminde Türkiye için bazı avantajlar söz konusu.”

Döviz kuruna da değinen Serhat Kurtuluş:

“Türkiye’nin döviz kuru sebebiyle ihracatta daha fırsatçı bir şekilde yeni pazarlarda yeni alanlar bulmasıyla, taşımaların artmasını bekliyoruz.” Dedi.

“En küçük metrekareli bile değerlendirmek durumunda kaldık.”

Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Gürkan Gürbüz, 2020 yılında Lojistik sektörünün Salgına nasıl bir reaksiyon verdiğini anlattı:

“2020 inanılmaz dalgalanmalar ile geçti. krizlere çok alışık bir ülkeyiz ama böylesi hiçbir yerde görülmüş bir şey değil. Üretim durmadı. Üretim bir anda düşen talebe karşı çok çabuk adapte olamıyor. Dolayısıyla üretilen malların stok alanları ve büyük bir depo açlığıyla karşılaştık bu pandemi döneminde. Bütün depolar doldu, raflar arasında birçok firma ürün stoklamak zorunda kaldı. En küçük metrekareli bile değerlendirmek durumunda kaldık. Dolayısıyla mağazaların kapanması, AVM’lerin kapanması bir sel gibi buralara yoğun sevkiyat yapan firmaları, gıda ticaret hacmi olarak bir miktar üzdü.

Konuşmasında Lojistik emekçilerini unutmayan Gürkan Gürbüz,

 “Bu süreçte lojistik sektöründeki ve kargo sektöründeki arkadaşlarımızın değerini hem tüketici hem de firmalar olarak biraz daha anlamış olduk. ” dedi.

“İstanbul hava limanının alt yapısı İstanbul’u ve Türkiye’yi yakın gelecekte dünyanın en büyük hava kargo hublarından biri yapmaya aday.”

Turkish Cargo Genel Müdürü Turhan Özen, Salgın döneminde İhtiyaçların karşılanması yönünde açıklamada bulundu:

“2020 yılının Mart ayında Türkiye’deki ve dünyadaki gelişmelere paralel 3 hafta içerisinde kapasitemizin neredeyse yarısını oluşturan yolcu uçakları yere inmek zorunda kaldılar. Mart başı itibarıyla covid-19 ile mücadelenin;  hem sağlık sektörü, ilaç test kiti, ilaç hammaddesi, koruyucu malzemeler, maske,  eldiven,  tulum gibi acil ihtiyaçlarının Türkiye’de ve dünyadaki bütün müşterilerimiz adına karşılayabilmek.  Hem de diğer yandan kapasitemizin yarısını kaybetmiş durumda, bu hizmeti verirken de Türkiye’nin temel ihracatını ve üretiminin temel ara mamül ithalatını devam ettirmek zorunda kaldık.”

2021 ve sonrası planları hakkında da konuşan Turhan Özen:

“Türkiye’nin ve İstanbul’un dünya hava kargo ve ticaretinin ağırlık merkezi olduğunu daha önce söylemiştim. İstanbul hava limanının alt yapısı İstanbul’u ve Türkiye’yi yakın gelecekte dünyanın en büyük hava kargo hublarından biri yapmaya aday. Bizde Turkish Cargo olarak bunun %80-90 kapasite olarak karşılamak üzerine hazırlıklarımızı yapıyoruz. Yeni havalimanında smartist adını verdiğimiz, dünyanın da en büyük hublarından bir tanesi olacak tesisimizin inşaatı bitmek üzere. Bittiğinde ise yıllık 4 milyon üzerinde bir kargo kapasiteye sahip ulaşacağız. İstanbul Havalimanı’nda kargo kapasitesi 6 milyon tona ulaşmış olacak.” Dedi.

“Dijital çağ dönemindeyiz.”

Organizasyonumuzun devamında Prometeon Türkiye, Rusya, Orta Asya ve Kafkaslar Ticaret Direktörü Gökçe Şenocak, Lojistik sektörü hakkında konuştu:

“Biz Türkiye’de karayolundaki taşımada bir artış bekliyoruz. E ticaretin büyümesi temmuz sonu itibariyle havacılık tarafındaki daramla bu oranın artışını tetikliyor. Dijital çağ dönemindeyiz. Her şey daha hızlı ilerliyor. Bu trendleri yakından takip etmeliyiz.”

“Çalışan nüfusunu çok ciddi boyutlarda kaybeden ekonomiler açısından gelecek, çok büyük zorlukları beraberinde getirecek gözüküyor.”

İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Alkin, 2. Konuşmasında risk analizleri hakkında uzun ve detaylı bir sunuma yer verdi. Dikkat çeken ifadeler şunlardı:

“Covid-19 dünyada genel olarak gündem maddesi haline gelmiş olsa da, Aksa’nın yaptığı küresel risk analizi yayınına baktığımızda, bu yıl itibariyle bulaşıcı hastalıklarla ilgili risk algısının 1. sıraya oturduğunu görüyoruz. Siber güvenlik ve siber saldırı en önemli 2. başlık olduğunu görüyoruz. 3. başlık ise hiç bitmeyen bölgesel çatışmalar ve iç karışıklıklarla ilgili risk algısı olarak karşımıza çıkıyor. Bu çerçevede önümüzdeki dönem açısından baktığımızda hiç kuşkusuz; dünya, bu ve buna benzer başlıkları ciddi manada tartışmaya devam ederken, kritik konulardan bir tanesi hiç şüphesiz küresel nüfus projeksiyonlarının nasıl şekilleneceği yönünde.”

Sözlerinin devamında Global nüfus genişlemesi hakkında analizleri ve ön görüleri paylaşan Prof. Dr. Kerem Alkin Türkiye hakkında şunları belirtti:

” Türkiye, 2078 yılına kadar nüfusunu arttıracak bir ülke olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye için yapılan analizlerde görebileceğimiz muhtemelen en yüksek nüfus 128 milyon olarak gözüküyor. 2078’den sonra olağanüstü yaşlanan nüfusu ile birlikte Türkiye, 2100’lerde tekrar nüfusu 110 milyonla altına inen bir ülke olarak karşımıza çıkmakta. Bugün itibariyle baktığımızda yaklaşık 30 milyon civarında çalışan nüfusu olan Türkiye. 2060’larda bu rakamı 56 ile 60 milyona taşımasını beklendiğini ifade etmek lazım. Çalışan nüfusunu çok ciddi boyutlarda kaybeden ekonomiler açısından ise gelecek çok büyük zorlukları da beraberinde getirecek gözüküyor.”

“İlk Covid-19 vakasıyla beraber dijital bir dönüşüm başladı.”

Tırport Operasyon Direktörü Barış Anıl, Covid-19 ile hızlanan dijital dönüşüm hakkında şunları belirtti:

“İlk Covid-19 vakasıyla beraber dijital bir dönüşüm başladı. Öğrencilerin hayatlarına zoom gibi, eba gibi platformlar girdi. Dersler ev ortamına döndü. Bu dönüşüm biz çalışanlara da yansıdı. İş yerlerimiz, evlerimiz oldu. Mart itibariyle evden çalışmaya başladık. Hayatlarımıza bunların dışında, dijital turlar, sanal gerçeklik, dijital ödeme sistemleri daha fazla girdi.

Lojistiğin Dijitalleşmesinin avantajlarıyla ilgili olarak da:

“Dijitalleşen lojistikte, Daha az insan gücü vardır ve bu verimliliği arttırır. Maliyetler zaman yönetiminin hızlanmasıyla beraber azalıyor.” Dedi.

Modern İpek Yolu konusuna da dikkat çeken Barış Anıl konu hakkında şunları ifade etti:

“Türkiye eğer bir hub olma görevini ve bunun gerekliklerini doğru yerine getirirse çok başka yerlere gelebilir. Türkiye’yi bir, ara hub üretim merkezi olarak da değerlendirecek alt yapılara sahibiz.”

“E-ticarette doğru konumlanan firmaların Pazar paylarını büyüteceğini düşünüyoruz.”

Dinçer Lojistik Perakende Çözümler Direktörü Mehmet Alp, Covid-19’un etkisi hakkında şunları aktardı:

“Covid-19 öncelikle tüketici alışkanlıklarında birçok değişime yol açtı. E-ticaret platformları üzerinde alışverişler arttı. Tahmin edilmesi zor ve değişken trend talebi ile birlikte bunun yönetimine yönelik daha farklı aksiyonlar alınması gerekti. Sipariş yapısı daha yüksek frekansta ve daha düşük adette siparişlere dönüştü. Hızlı teslimatların önemi daha çok arttı.”

2021 yılı hakkında şu ifadelere yer verdi:

” 2021 yılında e ticaret hacmi daha artacaktır. Salgının etkisinin kısa sürede kaybolmayacağı gözüküyor. Tüketici alışkanlıklarının kısa sürede değişmeyeceğini, tam tersi bu yönde artışın devam edeceğini ve e-ticarette doğru konumlanan firmaların daha çok pazar paylarını büyüteceğini düşünüyoruz.”

“Arzın bol, talebin ise kısıtlı olduğu ve herkesin aynı müşterinin talebine talip olduğu bir dünyaya doğru gidiyoruz.”

Ziylan Group IT ve Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Burak Aktaş, Perakende sektörü ve lojistik ilişkisine Değindi:

“Ticaret artık müşterinin kalkıp satıcıya gittiği modelden, satıcının müşterinin ayağına geldiği modele doğru bir evrim içerisinde. Pandemi ile beraber bu durum daha da hızlandı. Belki de 5 yıl sonra geleceğimiz noktaya bir senede gelmiş olduk. Geleneksel ticarette faturayı kestiğiniz anda müşteriyle ilişkinin bittiği bir bakış açısından, ürünü satıp faturayı kestikten sonra müşteriyle ilişkinin yeni başladığı bir noktaya eviriliyor. Bu çerçevede yine geçmişle kıyaslayacak olursak; daha önce lojistikçiler perdenin arkasındayken, bugün tam anlamıyla sahneye çıkmış durumdalar.  Arzın bol, talebin ise kısıtlı olduğu ve herkesin aynı müşterinin talebine talip olduğu bir dünyaya doğru gidiyoruz. Dolayısıyla burada talebi arttırma, talebi, çeşitlendirmek, farklı pazarlara açılmak kritik.”

“Belirli bir kanalda yaşanan kapasite kaybı, zincirleme olarak diğer kanalları da etkileyebiliyor.”

Turkcell Lojistik Müdürü Ömer Faruk Erkal, Corona’nın sektörde ne gibi yönelimlere sebep olduğu hakkında konuştu:

“Dijital taraftan yapılan her şeyi satış içinde bulunduğumuz dönemde lojistik sektörünün durumuyla bire bir bağlantılı etkileniyor. Özellikle kargo kurye tarafında yaşanabilecek her türlü kapasite problemi firmalara satış kaybı olarak yansıyor. Biz de benzer durumlarla karşı karşıya geldik. Belirli bir kanalda yaşanan kapasite kaybı, zincirleme olarak diğer kanalları da etkileyebiliyor.  Öyle bir noktaya geldik ki artık şunu görüyoruz; firmalar lansman dönemlerini planlarken lojistik sektörünün durumunu çok dikkate almak zorunda kalıyorlar.”

Katılımcıların çok önemli ve verimli konuşmalarının ardından organizasyonumuz son buldu. Lojistikçilerin Sesi olarak, katılımcılara ve dinleyicilere ayrı-ayrı teşekkür ederiz.

Open Event