Ana Sayfa Lojistik Haberleri Dr. Murat Düzgün, koronavirüs krizinin en ağır vurduğu sektörlerin başında gelen havacılık...

Dr. Murat Düzgün, koronavirüs krizinin en ağır vurduğu sektörlerin başında gelen havacılık sektörünün geleceğine dair açıklamalarda bulundu.

2173

1-Moody’s, koronavirüs salgınından etkilenen havacılık sektörünün 2023’ten önce tamamen toparlanamayacağını ve sektörün derin yapısal değişikliklerle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Bu noktada Türkiye havacılık sektörünün uluslararası rekabeti nasıl etkilenir?

Moody’s açıklamış olduğu 2023 tarihi, zannediyorum tıbbi ve toplumsal temele dayanan bir tahmin ile verilmiş bir süreç. Fakat hız, konfor ve düzenli seferler olarak bakıldığında, alternatifi özellikle yurtdışında bulunmayan bir taşıma modu olarak havacılık vazgeçilmezliğini sürdüreceğinden, bu uzun süreç’te kendini bir an önce yolcu ve yük hacmi olarak büyük oranda toparlayacağını tahmin ediyorum. Kısaca sayısal olarak tahmini bilgi verilirse ve 2019 toplam hacmi üzerinden hareket edecek olursak, 2020’de %40 – %60, 2021’de %80 ve 2022’nin ilk 8 ayında %100 oranında ve hatta takip eden her yıl, yaklaşık 2022’de elde edilen hacmin %6 -%8’i kadar büyüyerek bu şekilde sürecin devam edeceğini düşünüyorum. 2028 yılına gelindiğinde, 2019 yılının %45’i oranında bir büyüklüğe ulaşacağını tahmin edebiliriz.

Pandemi döneminin sadece büyümeyi yavaşlattığını fakat sonraki yıllarda ivmesi artarak sektörün çok daha fazla gelişeceğini düşünmek doğru bir yaklaşım olacaktır. Bir Hava yolculuğunun 3 önemli aşamasını düşünürsek, Kalkış Havalimanı – Uçak içi süre (Uçuş dahil) – Varış Havalimanı olarak, her 3 safhada da yapılan hijyenik çalışmalar ve alınan tedbirler bu seyahatlerin güvenirliliği ve kalitesini artıracaktır. Özellikle en çok korkulan uçak içi geçen sürede, yapılan hijyenik çalışmalar dahilinde, kapalı bir alan olmasına karşın kalabalık toplumsal açık alanlardaki duruma göre daha güvenilir olduğunu söylemek kesinlikle yanlış değildir. Uçak havalandırma sisteminin temizliği, Kabin içi dezenfektasyon çalışmaları ve maske gibi alınacak bir takım tedbirler bu kanıya varmamız için yeterlidir.

Hızla gelişmekte olan Türk Havacılığının, tüm dünyadaki rakipleri gibi kaçınılmaz şekilde bu süreçte bazı mali kayıpları olacaktır. Fakat ülkemizde bu konuda yapılan doğru yatırımlar düşünüldüğünde bazı iş hacimlerinin ülkemize yönlenmesi söz konusu olabileceğinden, yakın zaman süreleri içinde, bu krizin bir fırsata dönüşmesi söz konusu bile olabilir. Bu nedenle özellikle artan hacme karşı tüm hazırlıkları yapıp, çok kısa bir süre içinde talebi beklemek şu an için yeterli olacaktır.

2-Türk Hava yolları ve diğer yerli firmalar finansal olarak bu krizi atlatabilir mi?

Burada sayılar vererek konuyu açıklamak, THY ve diğer havacılık kurumları açısından doğru bir yöntem olmaz. Bu nedenle, tüm havacılık kurumlarının toplam işletme maliyetleri göz önüne alındığında (Filo uçak sayısı, Personel sayısı, yatırımlar vd.) zararın devlet destekli olarak takip eden 15 – 19 ay arasında kapatılacağını ve bu süreden sonra kâr odaklı operasyonların yapılabileceğini düşünüyorum. Çünkü özellikle THY ve havacılık konusundaki güçlü altyapısı ve yüzyıla yakın tecrübeleri düşünüldüğünde bunun mümkün olduğunu tahmin ediyorum.

3- Koronavirüs salgınından dolayı sektörde yeni satın almalar, birleşmeler ya da küçülmeler bekleyebilir miyiz?

Dünya’da genel lojistik sektörüne baktığınızda, özellikle denizcilik alanında, büyük özel şirketlerin rekabet gücünü artırmak ve piyasa paylarını büyütmek için satın alınmalar yolu ile değişmekte olduğunu görürsünüz. Aynı şekilde bu konunun 2025’ten sonra bilhassa uzun mesafeli Anahat uçuşların artması ile beraber havacılık sektöründe yaşanacağı tahmin ediliyordu. Fakat Pandemi süreci bu konunun biraz öne çekilmesi için önemli bir etken olmuştur.

Dolayısı ile zararların kapatılması ve daha önce yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, satın alınmaların 2021’den (Mart ayı) itibaren özellikle mevcut en büyük 3 adet Havayolları Birlikleri (Star Alliances, Skyteam ve One world) içinde birleşme (Merge) veya politik yakınlığı bulunan bölgesel havayollarının kendi içlerinde satın alınmalar (Acquisition) şeklinde yapılmaya başlanacağını tahmin ediyorum.

Saygılarımla,

Dr. Öğr. Üyesi Murat DÜZGÜN

İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi

Havacılık Yönetimi Bölüm Başkanı

Open Event