TÜRKİYE’DEN FİLOLARIN MALİYETLERİNİ DÜŞÜRECEK TAVSİYELER

0

Geliştirdiği servis ve çözümleriyle lastik bakım yönetiminde uzman Pirelli marka endüstriyel lastiklerin lisanslı üreticisi Prometeon, Türkiye’deki filoların toplam maliyetlerinde lastik seçiminin etkisini gözler önüne seriyor. Filolar lastik konusunda atacakları doğru adımlarla maliyetlerini ciddi şekilde aşağıya çekebilir.

Pirelli kamyon, otobüs, tarım ve OTR lastiklerinin lisanslı üretici ve dağıtıcısı Prometeon Tyre Group’un Türkiye operasyonu Prometeon Türkiye, filoları lastik seçimi konusunda uyarıyor. Lastiklerin toplam gider içerisindeki payı yüzde 3 ile 5 iken, yakıt maliyetlerine olan etkisi azımsanmayacak oranlara ulaşıyor. Filoların toplam maliyetlerini kontrol edebilmesi için lastiklerden en yüksek verimi almaları önem kazanıyor.

Prometeon Türkiye Ticaret Direktörü Gökçe Şenocak, “Nakliye sektörü son dönemlerde özellikle işletme giderlerini düşürmek ve bu sayede rekabet avantajı elde etmek için ciddi yatırım ve emek harcıyor. Bunu yaparken de en büyük gider kalemlerinden ikisi olan yakıt ve lastik ön plana çıkıyor. Lastik konusunda atılacak doğru adımlarla, filolar toplam maliyetlerinde ciddi tasarruflar sağlayabilirler” dedi.

Ağır Vasıtalarda Lastik Seçimi 100 Km’de 1 ila 4 litre Arası Yakıt Tasarrufu Sağlıyor

Filoların kullandığı lastiklerin giderlere olan etkileri ilk olarak lastik seçiminden başlıyor. Ağır vasıta araçlarda lastiklerin, yakıt tüketimine 100 kilometrede 1-4 litre arasında (A En iyi – F En kötü etiket değerleri arasındaki maksimum fark) etkisi oluyor. Bu yüzden düşük dönme dirençli lastikler ile yakıt tasarrufu sağlamak filolar için büyük önem arz ediyor.

Filoların lastik seçimlerinde en önemli parametrelerden bir diğeri ise araç, yük ve yolcu güvenliğine direkt etki eden ıslakta frenleme değerleri oluyor. Güvenlik için santimetreler bile çok önemli iken ticari araçlarda ıslak zeminde frenleme mesafesi etiket değerine bağlı olarak 25 metreye kadar değişebiliyor.

Filolar bu iki parametrede en optimum lastiği tercih ettikten sonra, bu lastiklerden maksimum verimi almak için lastiğin bakımı ile ilgili çok kritik bir süreç başlıyor.

Doğru Basınç Hem Lastik Ömrü Hem de Yakıt Tüketimi İçin Önemli

Lastiğin bu serüveninde en yakın dostu ve aynı zamanda en büyük düşmanı hava basıncı oluyor. İdeal hava basıncında kullanılan lastikler kilometre performansında maksimum verimi sağlarken, yakıta olan etkiyi de sıfıra indirerek yakıt tüketiminde önemli bir avantaj sağlıyor.

Filolar için önemli parametrelerden bir diğeri ise lastiklerin düzenli aralıklarla rotasyon yapılması, yani doğru zamanda doğru lastiklerin birbiri arasında yer değişiminin gerçekleştirilmesi oluyor. Bu sayede özellikle yol yapısından kaynaklanan düzensiz aşınmanın önüne geçerek lastiklerin son ömrüne kadar kullanılması sağlanıyor.

Öte yandan düzenli aralıklarla araçların mekanik ayarlarının kontrolü ve kalibrasyonunu sağlamak; lastiğin tüm ömrü ve aracın sürüş konforunu arttırıyor. Ayrıca lastiğin doğrusal yuvarlanmasını sağlayarak yakıt kayıplarının ve düzensiz aşınmaların önüne geçiyor.

Lastik Etiket Değerleri Karşılaştırma Simülatörü

Tüm bu ana parametreler ve lastiğin düzenli olarak kontrolü sayesinde lastikten maksimum faydayı almanın kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Gökçe Şenocak, “Pirelli Endüstriyel lastiklerin üreticisi Prometeon Türkiye olarak tüm bu sürecin başından sonuna kadar müşterilerimizin yanında olmak için insanüstü bir çaba sergiliyor ve kendimizi işimize adıyoruz. İzmit fabrikamızda bulunan AR-GE merkezimizde kullanıcılarımıza en üstün performansı sunan ve en iyi etiket değerlerine sahip lastikleri üretiyoruz. Buna bağlı olarak etiket değerleri bilincini tüm kullanıcılarımızda oluşturmak amacı ile www.prometeon.com sayfamızda lastik etiket değerlerinin karşılaştırılmasını sağlayan bir simülatör sunuyoruz. Bu sayede filolar istedikleri iki etiket değeri arasındaki farkın kendilerine nasıl etki edeceğini görebiliyorlar” dedi.

Filo çözüm ve servisleri ile de müşterilerin en doğru lastiği seçmesinden lastiğin son ömrüne kadar kullanmalarına ve bu lastiklerden en yüksek verimi almaları konusunda destek olmayı amaçladıklarını söyleyen Gökçe Şenocak, “Bu bağlamda Fleet Mobile projemizde yer alan mobil araçlarımızla düzenli olarak lastik kontrollerini gerçekleştirip yerinde aksiyon alıyor ve özellikle hava basınçlarını kalibre ediyoruz. Fleet Cube ile birlikte müşterilerimize tam donanımlı bir mobil kademe hizmeti sunuyoruz. Fleet Tech yazılımımız ile müşterilerimizin lastiklerini ve kademelerini yönetip asıl işlerine odaklanmalarını sağlıyor ve istedikleri her an ihtiyaç duydukları her türden raporlamaları almalarını sağlıyoruz” dedi.

Krone rüzgârı Çobanoğlu Nakliyat’la devam etti

0

Türkiye’ye yaptığı yatırımlarla dikkat çeken Avrupa’nın treyler devi Krone, Anadolu’nun köklü firması Çobanoğlu Nakliyat’a 10 adet Profi Liner ve 10 adet Alüminyum Kapaklı Sal Dorse olmak üzere 20 adet treyler teslimatı gerçekleştirdi. Krone’nin Tire fabrikasında üretilen bu 2 model, Türk nakliyecisi tarafından sıklıkla tercih ediliyor.

Yurt içindeki pazar payını her geçen gün dikkat çekici bir şekilde arttıran Krone, Nevşehir’in saygın lojistik şirketi Çobanoğlu Nakliyat’a 10 adet Profi Liner ve 10 adet Alüminyum Kapaklı Sal Dorse olmak üzere 20 adet treyler teslimatı gerçekleştirdi. Krone Tire fabrikasında gerçekleşen teslimat törenine Krone Trailer International Genel Müdürü Semih Pala, Krone Türkiye Mali İşler Müdürü/CFO’su Burak Hepşengenç, Çobanoğlu Nakliyat firma sahipleri Bahattin Tay ve Caner Çetinel ve Krone Türkiye Satış Yöneticisi Kemal Sungar katıldı. Teslim edilen Krone treylerler, Çobanoğlu Nakliyat’ın filosundaki ilk Krone treylerler olma özelliği taşıyor.

Treylere ihtiyacı olan bizimle irtibata geçiyor

Yurt içindeki pazar paylarının yüzde 25’i geçtiğinin altını çizen Krone Trailer International Genel Müdürü Semih Pala, “Kendi ürün gamımızda yurt içinde satılan her 4 treylerden en az biri Krone imzası taşıyor. Diğer taraftan rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki yurt içinde kimin treylere ihtiyacı varsa artık bizimle irtibata geçiyor. Bu başarının altında yatan en büyük etken bizim herkesten farklı olarak yürüttüğümüz direkt satış yöntemimiz. Çobanoğlu Nakliyat ile de yürüttüğümüz sağlıklı iletişim sayesinde çalışma fırsatı bulduğumuz için çok sevinçliyiz. İnanıyorum ki ekibimiz, Krone’yi çok kısa sürede çok daha büyük bir pazar payına ulaştıracaktır” ifadelerini kullandı.

Hem sağlam hem fiyatı uygun

Çobanoğlu Nakliyat firma sahiplerinden Bahattin Tay ise, “Krone’yi, bu sektörde çalışıp bilmeyen bir arkadaşımız olduğunu sanmıyorum. Aynı şekilde treylerlerinin uzun ömürlü ve sağlam olduğu konusunda da birçok nakliyeci hem fikir olmuş durumda. Son 2-3 senedir Türkiye’de çok önemli işlere imza atmaya başladılar. Biz de kendileriyle çok kuvvetli bir diyalog yakaladık. Krone’yi tercih etmemizin diğer bir nedeni de ödeme seçeneklerinin bizim açımızdan oldukça avantajlı olması. Uygun fiyata, uygun ödeme koşullarıyla bu kadar kaliteli ve sağlam bir treyler alabilme fırsatı verdikleri için tüm Krone yetkililerine teşekkür ediyorum” dedi.

Mercedes-Benz Türk 125 adet Arocs inşaat aracını Denizli’ye teslim etti

0

Bu yıl 50.yaşını kutlayan Mercedes-Benz Türk, Euro 6 motorlu yeni ürün gamında yer alan ürünlerinin satışlarına hızla devam ediyor. Filo teslimatlarına bir yenisini daha ekleyen Mercedes-Benz Türk, 125 adet Mercedes-Benz Arocs çekici ve kamyonu Denizli şirketleri Akça Şirketler Grubu, Tıkıroğlu Hazır Beton ve Muslular Hazır Beton’a teslim etti. Denizlili şirketler topluluğu 100 adet Euro 6 motorlu Mercedes-Benz Arocs inşaat kamyonu ve 25 adet Mercedes-Benz Arocs çekici olmak üzere 125 araçlık filonun sahibi oldu. Araçlar Denizli’de Akça Şirketler Grubu tesislerinde düzenlenen törenle teslim edildi.

Akça Şirketler Grubu, bugün Türkiye’nin önde gelen hazır beton gruplarından biri olarak hafriyat, nakliye, kum ocağı, taş ocağı, asfalt/yol ve inşaat/taahhüt alanlarında 6 farklı tesiste görev yapan 450’nin üzerinde çalışanı ile hizmet veriyor. 125 adetlik Mercedes-Benz Arocs inşaat aracı yatırımı ile birlikte araç parkı 535’e yükselen Akça Şirketler Grubu yönetimi bu araçların yurtiçindeki beton santrallerinde, taş ve kum ocağı işletmelerinde kullanılacağını ifade ettiler.

Teslimat törenine Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Müdürü Bahadır Özbayır, Kamyon Filo Satış Müdürü Haluk Burçin Akı, Müşteri Hizmetleri Müdürü Mehmet Doğan, Finansal Hizmetler Kredi Müdürü Hatice Meltem Gürsoy, Akça Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Akça, Başkan Yardımcısı Semra Akça Acar, Yönetim Kurulu Üyeleri Şakir Akça, Hüseyin Akça ve Erol Akça, Tıkıroğlu Hazır Beton Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Tıkıroğlu ve Başkan Yardımcısı Erkan Tıkıroğlu katıldılar.

Satışın gerçekleşmesine aracı olan Mercedes-Benz Türk Yetkili Bayii Hases Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Menteşeoğlu, Genel Müdürü Adnan Öztürk ve Kamyon/Hafif Ticari Araçlar Satış Müdürü Mesut Negiz de teslimat töreninde hazır bulundular.

Bahadır Özbayır: İnşaat sektörü mega projelerle büyümeye devam ediyor

Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Müdürü Bahadır Özbayır törende Akça Şirketler Grubu’na, Muslular ve Tıkıroğlu Hazır Beton şirketlerinin yöneticilerine Mercedes-Benz markasına olan güvenlerinden dolayı teşekkür etti. Özbayır, “Mercedes-Benz Türk olarak 50.yılımızı kutladığımız bu önemli senede iş ortaklarımız ile bağlarımızın gittikçe güçlenmesinden çok mutluyuz. Uzun yıllardır iş birliği içinde olduğumuz Akça Şirketler Grubu, yine Mercedes-Benz araçlarına güvendi ve araç parkındaki Mercedes-Benz marka araç sayısını bu teslimatla 400 adede yükseltti. Bizim için çok anlamlı olan bu teslimat, Türkiye inşaat sektörü için de son derece önemli. Son 2 yıldır önemli mega projeler ile hızla büyümesini sürdüren inşaat sektöründe önümüzdeki yıllarda da büyüme bekliyoruz.” dedi.

Mercedes-Benz Arocs inşaat sektörünün her ihtiyacına yanıt veriyor

Özbayır, “Bugün teslimatını yaptığımız 125 adet araçla Mercedes-Benz’in Türkiye’de inşaat sektöründe sunduğu ürün yelpazesinin güzel bir örneğini görüyoruz. Bu araçların 33 adedi Arocs 3342 damperli araç, 30 adedi Arocs 4142 betonmikser, 21 adedi Arocs 4145 damperli araç ve 25 adet Arocs 1842 LS çekici araçlardan oluşuyor. Bunun dışında teslim edilen filoda Arocs 3242 damperli, Arocs 4142, Arocs 3342 ve Arocs 4442 beton pompası araçlar bulunuyor. Mercedes-Benz Türk olarak ürün gamımızı yeniledik, inşaat sektöründe yeni bir dönem başlattık. Bu sayedeher ihtiyaca uygun araçlarımız ile sektörün omzundaki yükü almayı hedefliyoruz. Mercedes-Benz markasına güvenen değerli Akça, Tıkıroğlu ve Muslular şirketleri yöneticilerine ve iş birliğinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” şeklinde konuşarak sözlerini tamamladı.

Ali Akça: 125 adet aracı Denizliye kazandırmış olmaktan gurur duyuyoruz

Şirketler topluluğunu temsilen konuşma yapan Akça Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Akça ise tören esnasında “Mercedes-Benz Türk ile uzun zamana dayalı iş birliğimiz var. Bundan önce 2013 ve 2015 yıllarında da Mercedes-Benz kamyon filo alımları gerçekleştirmiştik. Bugün ise 125 adetlik bu teslimattan büyük gurur ve onur duyuyoruz. Mercedes-Benz marka araçların düşük emisyon ve yakıt ekonomisi sağlayan motorlara, yaygın servis ağına sahip olması ve araçların güvenilir olması tercihimizin Mercedes-Benz Türk’ten yana olmasına neden oluyor. Verdikleri kaliteli hizmetten dolayı Mercedes-Benz Türk’e, bu satışın gerçekleşmesinde emeği olan Mercedes-Benz Finansal Hizmetler’e ve Mercedes-Benz Türk Yetkili Bayii Hases Otomotiv’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.” dedi.

Mercedes-Benz Arocs

Aksaray Kamyon Fabrikası’nda 2016 yılı başında üretilmeye başlayan Arocs kamyon ve çekiciler inşaat sektörü için özel olarak geliştirilen araçları temsil ediyor. Zorlu koşullarda kullanıma uygun Mercedes-Benz Arocs inşaat serisi kamyonları beton mikserden damperli kamyona, çekicilerden beton pompasına kadar uzanan geniş kullanım alanına sahip olma özelliği taşıyor.

Sağlamlıkları, güçleri ve üstün yakıt ekonomileriyle 120 yıllık tecrübenin ürünü olan Arocs kamyonlar, en zorlu koşullar için üretildi. Türkiye pazarına kamyon ve çekici olarak sunulan Arocs, yüksek beygir gücünde Euro 6 motorlar ile donatıldı.

Arocs kamyonlarda kullanılan şanzıman ve akslar motorla uyum içerisinde çalışarak optimum çalışma şartları sunuyor. Arocs kamyonlarda yer alan tekerleklerin kilitlenmesini engelleyen ABS ve patinajı engelleyen ASR’den oluşan elektronik fren sistemi EBS ve standart olarak sunulan üç kademeli güçlendirilmiş motor freni sürücünün işini kolaylaştırıyor. Araçlarda opsiyonel olarak sunulan PowerBrake sayesinde motor freni gücü % 50 oranında artırılıyor.

ÇALIŞANLARINIZ SİBER TEHDİTLER KONUSUNDA YETERİNCE BİLGİLİ Mİ?

0

ŞİRKETLERDEKİ SİBER GÜVENLİK TÜM ÇALIŞANLARIN SORUMLULUĞUNDA

ÇALIŞANLARINIZ SİBER TEHDİTLER KONUSUNDA YETERİNCE BİLGİLİ Mİ?

ÇALIŞANLARINIZIN İŞE GETİRDİĞİ TEHDİTLERE DİKKAT EDİN!

Global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, şirket içi sabotaj ve çalışan hataları bütün şirketler için hazırlıksız yakalanabilecekleri önemli bir risk olarak görülüyor. Dünyada 500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan Bitdefender Antivirüs, şirket yetkililerini siber güvenlik ile ilgili bilgi eksikliği olan çalışanların yarattığı riskler konusunda uyarıyor.

Global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs’ün ABD’de 1000’den fazla bilgisayara sahip işletmelerde görev alan 250 IT güvenlik satın alma profesyoneliyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre, şirketlerin %43’ü dışarıdan bir saldırıya, %38’i veri açığına, %35’i içeriden birinin sabotajına, %35’i kullanıcı hatalarına ve %35’i de kimlik avı dolandırıcılığı gibi tehditlere karşı hazırlıklı değil. Şirketlerdeki IT karar vericilerinin %73’ü bir güvenlik ihlali durumunda şirketin ödemesi gereken maddi tazminattan korkarken %66’sı ise işini kaybetme endişesi taşıyor.

Cihazların güvenliği ve veri hırsızlığının ortak risklerinin yanı sıra, çalışanlar farkında olmadan şirket verilerini kötü amaçlı yazılımlara maruz bırakabilirler. Saldırganların bir şirketin en değerli varlıklarına erişmek için kullandığı en etkili silahlardan biri olan insan ihmalkarlığı hala yaygın olarak istismar ediliyor. Bilinçsiz bir çalışanın dikkatsizliğini ya da farkındalık eksikliğini kullanarak bilgi sızdırmaya çalışmak, şirketin ağ güvenliğini hacklemekten daha kolay ve daha etkilidir.

Kendi Cihazınızı İşe Getirin Ancak Tehditlerinizi Değil

Kişisel bilgisayarları iş yapmak için kullanmak hem işletme hem de çalışanlar için karşılıklı bir kazanç gibi görünür. Çalışanlar kendi cihazlarının rahatlığında çalışırken, işverenler de artan verimlilik ve düşük teknoloji maliyetlerinden yararlanırlar. ABD’de BYOD veya BYOT olarak adlandırılan “kendi teknolojinizi getirin” programları hem şirketlere hem de çalışanlara fayda sağlamakta iken birçok şirket hassas verileri etkili bir şekilde koruyan programlar tasarlamak için mücadele etmektedir.

Çalışanlara ait cihazlarda saklanan çok sayıda müşteri ve çalışan verisi, şirket sistemleri ve güvenlik duvarlarının ulaşamayacağı bir yerdedir. Bir çalışan, kendi dizüstü bilgisayarını, tabletini veya akıllı telefonunu kullanarak işle ilgili bilgileri sakladığında veya ilettiğinde işverenler kontrolü çoğu zaman kaybeder.

Çalışanlar ayrıca, şirket verilerinin güvenliği için kendi cihazlarının yazılım güncellemelerini uygulamakta başarısız olabilirler. Bu gibi güvenlik açıkları, şirket ağına geçit olarak hizmet edebilir. İşverenler, iş ile ilgili içeriklerin kişisel cihazlardaki kişisel içeriklerden ayrılması gerekliliğini düşünmelidir.

Çalışanlarınızı Veri Güvenliği Konusunda Bilgilendirin

Şirket içerisinden şanssız bir çalışan, bilgi güvenliği risklerini dikkatsizliğiyle artırabilir. Bu yanlışlıkla bir kimlik avı e-postasını tıklayarak, hileli bir kablosuz ağ kullanarak, tehlikeli web sitelerini ziyaret ederek ya da uçtan uca paylaşım yaparak meydana gelebilir. Şirket sistemlerine sızmanın en kolay yolu hedef odaklı oltalama saldırılarıdır
Diğer riskli durumlar, bilgisayarları güvensiz bir kablosuz ağ üzerinden internete bağlamak, parola paylaşımı ve güvenli olmayan bir cihaz aracılığıyla iş yerinde çalışmak veya seyahat ederken çalıştığı cihazı kaybeden çalışanlardan oluşur. Bu nedenle, çalışanların internet temelli dolandırıcılıkları tanıması ve tehditlerden kaçınması şirket güvenliğini sağlamada hayati öneme sahiptir.

 

Siber Güvenlik Eğitimi Riski %90 Azaltabilir

IT departmanları şirket çalışanlarının eylemlerinin firmayı veri hırsızlığına nasıl açık hale getirebildiği ve siber güvenliği desteklemek için kişisel olarak ne yapabilecekleri konusunda eğitmelidir. Son araştırmalara göre, siber güvenlik eğitimleri ihlal riskini %90’a kadar azaltabilir.

Çoğu kuruluş kötü amaçlı yazılım, APT ve kimlik avı gibi tehditler konusunda daha çok endişe duymaktadır. Bu tehditlerin çoğunluğu doğrudan, yanlışlıkla ihlale izin veren veya talihsiz kullanıcıların sebep olduğu başka bir tehdit türü ile ilgilidir. Ancak çoğu şirket benzer tehditleri bu şekilde düşünmedikleri için geleneksel güvenlik önlemlerine odaklanır. Bu da saldırıları tespit etmek ve talihsiz çalışanların neden olduğu ihlalleri önlemek için yanlış yerlere baktıkları anlamına gelir

Hassas Verileri Uzak Tutun

Katı güvenlik protokollerine ve gelişmiş kimlik doğrulama mekanizmalarına bağlı kalmak koşuluyla kritik ve hassas verilere yalnızca yetkili personel erişmelidir. İki faktörlü kimlik doğrulamasının yanı sıra, iki veya daha fazla kişi tarafından yetkilendirilmesi gereken büyük işlemler ve kritik sistemler mevcut ise finansal kuruluşlar için iki kişilik kimlik doğrulaması bile kullanılabilir.

Çalışanların en sık yaptığı hatalardan biri, istenmeyen kişilere hassas belgeler göndermektir. İnsanlar çalışma belgelerini kişisel e-postalara aktarır, bunları tüketici sınıfı dosya paylaşım sitelerine yerleştirir veya USB bellekler gibi çıkarılabilir ortamlara kopyalayabilir. USB bellekler zararsız görünse bile, birinin virüslü bir USB belleği ofis ağına bağlaması bir solucanı ağa yükleyebilir ve çoğaltabilir.

Güvenlik ihlallerini azaltmak için şirketler mülkiyet verilerine kimlerin erişebildiğini izleyebilecekleri güvenlik denetimlerini uygulamaya başlamalıdır. Son kullanıcı ayrıcalıklarını yönetmek ve izlemek, ayrıcalıklı erişim vermeden önce çalışanların çevrimiçi etkinlikleri hakkında arka plan kontrolleri uygulamak, daha iyi kontrol ve güvenlik için ağ ayrımı yapmak veri güvenliği için diğer gerekliliklerdir.

Faaliyetleri takip edilmesi gerekenler sadece normal çalışanlar değildir. Çok yetenekli sistem yöneticileri bile bazen hata yapar. Araştırma raporları, yanlış sistem yapılandırmalarının, zayıf yama yönetimi uygulamalarının ve varsayılan adların ve şifrelerin kullanılmasının en yaygın hatalar arasında yer aldığını göstermektedir.

Laykon Bilişim ve Bitdefender Hakkında:

2016 yılının 3. çeyreğinden itibaren Bitdefender’in Türkiye Distribütörü olarak hizmet veren Laykon Bilişim, bilişim güvenliği alanında profesyonel ürün ve çözümleri ile bayilere satış ve destek veren bir teknoloji firmasıdır. Laykon Bilişim, bilişim sektöründe 10 yılı aşkın süredir müşteri sadakati ve bayi kanalı yapılanması çalışmalarında bulunmuş uzman kadrosu ile güvenlik ve iş sürekliliği çözümleri tarafında kullanıcılarına yeni teknolojileri götürmeye devam etmektedir.

Bitdefender, 100’den fazla ülkeye değer katan anlaşmalar, distribütörler ve satış ortakları üzerinden çözümler sağlayan global bir güvenlik teknolojisi şirketidir. 2001 yılından bu yana, ödüllendirilen kurumsal ve bireysel bilişim güvenliği çözümleri üreten Bitdefender, sanallaştırma ve bulut teknolojisi alanında liderlik eden bir güvenlik sağlayıcısıdır.

23-24 Ekim tarihlerinde Sapanca NG Hotel’de gerçekleşecek ‘Dijital Perakende Zirvesi 2017’nin lansmanını duyurmaktan mutluluk duyar.

0
Istanbul, Ekim18, 2017 – International Data Corporation (IDC), 23-24 Ekim tarihlerinde Sapanca NG Hotel’de gerçekleşecek ‘Dijital Perakende Zirvesi 2017’nin lansmanını duyurmaktan mutluluk duyar. Tek kanallı perakendecilikten dijitalleşmiş çoklu kanal perakendeciliğe geçiş konusundaki deneyimlerin paylaşılacağı etkinlik, sektör uzmanlarının bir araya geldiği, global perakende trendlerinin tartışıldığı eşsiz bir platform sunarak Türkiye’de sektörün geleceğine dair net bir bakış sağlayacak.

Dijital dönüşüm yatırımlarının önümüzdeki yıllarda üç kat artarak perakende sektörününün büyük bir kısmının derinden değişmesine neden olacağını söylüyor Nevin Çizmecioğulları, IDC ülke direktörü.: “Markalar tüketicilerin karmaşık beklentilerini karşılamak için zorlanıyor, ve geleceğin markaları müşteri deneyiminde oldukça rekabetci. Günümüzde, üstün müşteri deneyimini oluşturabilmek için, perakendeciler dijital dönüşümü etkili biçimde kullanmalı ve birbirine bağlı alışveriş deneyimini sağlayarak, yarının tüketicinin zihninde ve gönlünde yer eden, bire bir akıllı müşteri yolculuğu yaratmak zorunda.

400’den fazla sektör yöneticisinin katılımı ile düzenlenen geçen yılın ‘Dijital Perakende Zirvesi’, geniş bir yelpazede perakende odaklı BT tedarikçileri ile partnerlerin ilgisini çekti. Etkinlik çerçevesinde gerçekleştirilen bilgilendirici sunumlar, interaktif paneller ve alt sektör oturumları fikir paylaşımlarına olanak verip, perakende analitiği, müşteri zekası, e-ticaret platformları, satış noktası sistemleri, mobil ticaret sistemleri, perakende gelir yönetimi, tedarik zinciri yönetimi ve yeni nesil güvenlik konularında eşsiz bir platform sağladı.

2017’nin zirvesi ise “Keşfet, İcat Et, Lider Ol” teması altında gerçekleşecek ve dijital dönüşüm girişimleri ile uygulama stratejileri üzerinde yoğunlaşacak. Sektör uzmanları, gelişmekte olan dijital tekolojilerinin Türkiye perakende sektörünü nasıl yeniden şekillendirdiğini açıklayacak. Davet usulü ile düzenlenen bu senenin zirvesi, CIO’lar dışında pazarlama liderleriyle iş karar vericilerini de ağırlayarak, BT ve pazarlama birimlerinin perakende sektöründeki artan füzyonunu yansıtacak. Toplam 7 panel ve 40’tan fazla konuşmacıyla, 2017 Dijital Perakende Zirvesi şüphesiz Türkiye perakende takviminin en büyük ve en etkili etkinliklerinden biri olacak.

“Perakende sürekli dönüşüyor” diyen IDC Türkiye araştırma müdürü Ramazan Yavuz, şunları söyledi: “Perakende sektörü dönüşüm yolculuğunun hangi safhasında olursa olsun, bu dinamik ve aynı zamanda karmaşık bir süreçtir. Sektörü bozmaya ve sürdürülebilir rekabet avantajı yaratmaya kararlı perakende liderleri, çoklu kanal dijital dönüşümü, stratejik liderlik, iş süreçleri, insan katılımı, bilgiyi paraya dönüştürme, ve teknoloji uygulamaları alanlarında bütünsel bir yeniden tasarlanma gerektiğinin farkında. Önümüzdeki yılların kritik başarı faktörü, kurum için hızlı sonuç sağlayan, çığır açan inovasyonların iş süreçlerine dahil edilmesi olacaktır, ve bu tarz fikirler önümüzdeki hafta gerçekleşecek perakende zirvesinin sıcak gündeminde yer alacak.

IDC Hakkında
International Data Corporation (IDC), bilgi teknolojileri telekomünikasyon ve tüketici teknolojileri alanlarında pazar araştırması ve danışmanlık hizmetleri sunan ve etkinlikler düzenleyen bir numaralı küresel oyuncudur. IDC, BT profesyonellerinin, şirket yöneticilerinin ve yatırımcıların teknoloji satın alırken ve iş stratejilerini belirlerken gerçeklere dayalı kararlar almalarını sağlar. 110’dan fazla ülkede 1100’den fazla IDC analisti ile teknoloji, sektör fırsatları ve trendleri konusunda küresel, bölgesel ve yerel uzmanlık sunar.
50 yılı aşkın bir süredir IDC, stratejik bilgiler sunarak müşterilerinin iş hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmaktadır. IDC, bilgi teknolojileri, basın, araştırma ve etkinlik düzenleme alanında dünyanın lider kuruluşu olan IDG’nin bir yan şirketidir. 

 

 

 

80 bin KOBİ’ye n11.com etkisi:

0

2 milyar dolarlık ticaret hacmi

Doğuş Grubu ile Güney Koreli SK Group ortaklığında kurulan Doğuş Planet’in e-ticaret platformu n11.com, kurulduğundan bu yana geçen dört buçuk yılda 2 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştı.

80 bini aşkın kayıtlı mağaza, 55.7 milyon satılan ürün, 10.3 milyon üye ve 1.9 milyar toplam ziyaret sayısına ulaşan n11.com e-ticaret platformunun, devlete sağladığı KDV geliri 261 milyon doları buldu.

Doğuş Grubu ile Güney Koreli SK Group’un ortaklığında Türkiye’de yapılan en büyük e-ticaret yatırımı olarak kurulan ve Nisan 2013’te tüketiciler ile buluşan Doğuş Planet’in e-ticaret platformu n11.com’un “Birlikte Büyüyoruz” başlıklı iş ortakları toplantısı, 17 Ekim Salı günü Antalya Rixos Sungate Otel’de gerçekleştirildi. Doğuş Planet İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi İzi Adato ve n11.com CEO’su Won Yong, Jo’nun katılımıyla, e-ticaretin önemini ve sahip olduğu açık pazar iş modelinin sunduğu fırsatları anlatmak üzere Türkiye genelinden iş ortaklarının katıldığı toplantıda sektöre ve n11.com’a dair yenilikler ve başarı hikayeleri katılımcılarla paylaşıldı. 

“Dijitalleşmenin Türkiye’deki öncüsü KOBİ’lerdir” 

Ticareti yeniden tanımlayarak Türkiye’de e-ticaret sektörüne öncülük eden birçok yeniliğe imza atan n11.com, bu alandaki başarısının altını rakamlarla çizdi. Dört buçuk yılda 80 bini aşkın kayıtlı mağaza, 10,3 milyon üye, açıldığı günden bu yana satılan 55,7 milyon ürün ve 1.9 milyar toplam ziyaret sayısına ulaşan n11.com, yine kurulduğundan bu yana geçen dört buçuk yılda 2 milyar dolar ticaret hacmine ulaştı. n11.com e-ticaret platformunun devlete sağladığı KDV geliri 261 milyon doları buldu.  

Açık pazar iş modelinin ekosisteme ve Türkiye ekonomisinin bel kemiği KOBİ’lerin büyümesine verdiği destekten bahseden n11.com Genel Müdürü Won Yong, Jo, “Bilişim teknolojisindeki gelişme, müşteri davranışları, yaşam biçimi gibi olaylar, e-ticaret sektörünün dünyada başlıca yükselen sektörler arasına girmesine yol açtı. Güney Kore’de toplam perakende hacminin yüzde 18’i e-ticarete ait. Bu rakam ABD’de yüzde 10,5, İngiltere’de yüzde 14,9. Ancak Türkiye’de ise henüz yüzde 3,5’ler seviyesinde. ‘Türkiye e-Ticaret 2016 Pazar Büyüklüğü’ raporu, pazarın 24,7 milyar TL’den 30.8 milyar TL’ye çıktığını gösteriyor. Türkiye’nin bu yolda gidecek yolu var, ancak Türkiye’de e-ticaret pastası her açıdan genişmeye ve büyümeye çok açık. Tüketici dijitalleşiyor, buna paralel ticaret de yeniden tanımlanıyor. Dünyanın gittiği yön olarak gösterilen bu dijitalleşmenin Türkiye’deki öncüsü KOBİ’lerdir. n11.com olarak, Türkiye ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan KOBİ’lerin e-ticaretle büyümesine olanak sağlıyoruz. Bu noktada açık pazar sisteminin ekosisteme çarpan etkisiyle katkısı yadsınamaz” dedi.  

n11.com’un dört buçuk yılda lider koltuğuna yerleşen bir oyuncu olduğundan bahseden Jo, “Bundan da önemlisi e-ticaret ekosistemini büyüttük, büyütmeye devam ediyoruz. İş ortağımız KOBİ’lerimizin e-ticaret sektörüne atılmasını destekliyoruz. Dört buçuk yılda 80 bini aşkın kayıtlı mağaza, 10,3 milyon üye, açıldığı günden bu yana satılan 55,7 milyon ürün ve 1.9 milyar toplam ziyaret rakamıyla liderliğimizi korumaya devam ediyoruz. 4,5 senede yaratılan 2 milyar dolara yakın ticaret hacmimiz ise, ekonomiye kazandırdığımız, özellikle KOBİ ağırlıklı üreticilerin oluşturduğu ticaret hacmidir. Aynı zamanda KOBİ’leri e-ticarete taşıyarak, gerçekleşen ticari faaliyet sonucu devlete 261 milyon dolar KDV geliri oluşmasında aracılık ettik ve bu işletmelerin gelişimi için e-perakendenin maliyet avantajlarını kullanmalarını sağladık” dedi.  

Sektör Y ve Z kuşağının beklentileriyle evriliyor 

Sektörün Y ve Z kuşaklarının beklentileriyle her geçen gün evrildiğini belirten Doğuş Planet İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi İzi Adato, Gelişen teknolojiye adapte olmak ve çevik davranmak, hayatta kalmak ve rekabeti korumak için şart. Müşteriyi hızlı bir şekilde anlayan, harekete geçen ve start-up’lar gibi düşünerek trendleri öngören sektör oyuncularının başarıya ulaşacağına inanıyoruz. n11.com olarak kurulduğumuz günden bu yana mobil bir tüketiciyle karşı karşıyayız. Şu anda trafiğimizin 70’i mobilden geliyor. Bu 2018’de daha da artacak. Kullanıcıların mobile olan ilgisinin ve içerik aramanın artması bu alandaki pazarlama dinamiklerini de harekete geçiriyor” dedi.  

Yüzde yüz büyüme hedefi 

Yerel işletmeleri ülke genelinde ticari oyunculara dönüştürme hedefleri bulunduğunu söyleyen Adato, “Önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde n11.com olarak yüzde 100 büyüme hedefimiz var. Hem yarattığımız ticaret hacmi hem satıcı hem de ürün adedi olarak koyduğumuz hedefimizi aşmış bulunuyoruz. Sektörün gelişmesi, daha ileriye taşınması adına n11.com olarak elimizi taşın altına koyarak üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Türkiye’nin 2023 vizyonu planlanırken, Türkiye ekonomisinin büyük ve önemli bir bölümünü oluşturan KOBİ’lerin büyümesine imkan sağlayan e-ticaretin önemi mutlaka vurgulanmalıdır. Türkiye ekonomisinin temel çarklarından olan KOBİ’lerin kalkınmasına ve dijital ekonomiye dâhil olmalarına imkân veren e-ticaret, kayıt dışı ekonominin bir kısmını kayıt altına almasının yanı sıra gerçekleşen ticaretle devlete de ciddi bir gelir sağlıyor. n11.com’un iş modeli ve e-ticaretin devrim niteliğindeki dönüşüm hamlesiyle, Türkiye’deki e-ticaret hareketliliğinin devam edeceğini, önümüzdeki dönemde e-ticaretin, toplam perakende hacmi içerisinde hak ettiği yere ulaşacağına inanıyoruz” dedi. 

n11pro ile toptan satış e-ticaretle ilk kez tek bir çatı altında buluşuyor 

KOBİ’lere yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren CEO Won Yong, Jo, n11.com’un yakın zamanda toptan satış e-ticaret kanalı hizmeti vereceğini de duyurdu. “Yakın zamanda yeni platformumuz n11pro ile Türkiye’de ilk ve tek gerçek toptan satış e-ticaret kanalını kuruyoruz. n11pro, sadece toptan satışa özel bir e-ticaret sitesi olmasıyla farklılaşıyor. Müşteri ve tedarikçileri tek bir çatı altında topluyoruz, bu sayede maliyet ve operasyonel riskleri azaltarak kurumsal müşterilere toplu satın alma imkânı sunuyor, üretici ve işletmelerin de yüksek volümlü satış yaparak büyümelerine olanak sağlıyoruz. Şimdi, e-ticaret ile Türkiye’nin potansiyelini bir adım daha ileri taşıma zamanı” dedi.

 

YABANCI YATIRIMCILARIN ve YABANCI HUKUKÇULARIN BAŞUCU KİTABI OLACAK

0

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Helvacı Türk Sözleşmeler Hukuku’nu İngilizce olarak, ‘Turkish Contract Law’ (Türk Sözleşmeler Hukuku) adıyla kitaplaştırdı. Sözleşmeler Hukuku’nun en teknik ve anlaşılması güç konularını bile sade ve anlaşılır bir dille anlatan kitap dünyanın hukuk alanındaki önde gelen yayınevlerinden Alman Springer tarafından yayınlandı. Esere internet ortamında elektronik kitap (e-book) olarak da erişilebiliyor.

 

2016-2017 eğitim öğretim yılında İngiltere’de Oxford Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 3 dönem boyunca misafir öğretim üyeliği yapan Prof. Helvacı “Turkish Contract Law” isimli kitabıyla Türk Sözleşmeler Hukuku’na dair önemli bir eksikliği gidermeyi amaçladığını söyledi. Prof. Helvacı, ‘’Eser, geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Özellikle Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen yabancı şirketler ve onların hukukçuları Türk Sözleşmeler Hukuku’nun temel ilkelerini bu eser sayesinde öğrenebilecekler. Yabancı yatırımcılara hukuki danışmanlık hizmeti veren Türk hukukçuları da bu eserden yararlanabilecekler. Ayrıca, Türk Sözleşmeler Hukukunu öğrenmek isteyen yabancı öğrenciler, örneğin ülkemize Erasmus Programı çerçevesinde gelen yabancı öğrenciler gayet anlaşılır ve sade bir dille kaleme alınmış bu temel eser üzerinden Türk Sözleşmeler Hukukunu öğrenebilecekler. Kendi öğrencilerimiz de bu kitapla birçok İngilizce teknik hukuk terimini ve bu terimlerin sözleşmeler hukuku alanındaki yaygın kullanımlarını öğrenebilecekler’’ dedi.

Kitap 34 Bölümden Oluşuyor

Prof. Dr. İlhan Helvacı, Türk Borçlar Kanunu’nun İsviçre Borçlar Kanunu’ndan alınmış olması nedeniyle kitabın yazımında Türkçe kaynakların yanı sıra Fransızca ve Almanca kaynaklardan da yararlandığını belirtti. Eserin 5 ana başlık altında 34 bölümden oluştuğunun altını çizen Prof. Helvacı sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’ Kitabın, özellikle yabancılık unsuru taşıyan sözleşmesel uyuşmazlıkları konu edinen davalarda ve tahkim yargılamalarında karşı karşıya kalınan hukuki sorunlara ışık tutabileceğini düşünüyorum. ’’

Da Vinci Learning TV’nin çocuklar için hazırladığı yeni program Snapshot, çocuklara fotoğraf çekmenin inceliklerini öğretecek.

0

Türkiye’de çocukların teknoloji ve bilim alanlarında eğitimine odaklanan Da Vinci Learning’in yeni televizyon programı Snapshot ile çocuklar, en iyi fotoğrafı çekmek için Delmar ve Snapshot ekibine katılarak her bölümünde Snapshot görevleriyle mücadele edecekler. Evcil hayvan resimlerinden, ışıltılı fotoğraflara kadar çektikleri tüm resimleri büyük bir dijital ekranda inceleyen çocuklara tüm program boyunca profesyonel fotoğrafçılar yardımcı olacak.

100’den fazla ülkede yayınlanan ve dünyaca ünlü eğitici içerikleri ile tanınan Da Vinci Learning’in Snapshot programı ile çocukların, fotoğraf çekmenin inceliklerini ve ipuçlarını televizyonlarının başında aileleri ile beraber eğlenerek öğrenmeleri hedefleniyor.

“Bilimi Kendin Yap” da bu ay Da Vinci Learning’de…

Dünyanın en karmaşık bilim deneylerinin yapıldığı Bilimi Kendin Yap programı ise, Da Vinci Learning TV’de 28 Ekim’de çocuklar ile buluşacak. Çocuklar, Bilimi Kendin Yap programında patlayan kola şişeleri, uçan tuvalet kağıtları, pin-pon toplarının savaşı gibi Steve Spangler’in evde yapılabilen mükemmel deneylerini izleyecekler. Çocuklara, bilimi nasıl eğlenceli hale getirebileceklerini öğretmeyi hedefleyen programda çocuklar, nesneleri dokunmadan nasıl kaldırabileceklerini ve uçurabileceklerini bilimden faydalanarak öğrenecekler.

6-14 yaş çocukların ve ailelerin beraber eğitici ve keyifli vakit geçirmelerini sağlayan, annelerin okul saatleri dışında çocuklarına güvenle izlettirdiği Da Vinci Learning TV, çocuklara yepyeni teknoloji alanlarını keşfetmelerini ve teknoloji ile birlikte geleceğe nasıl şekil verebileceklerini göstermeyi amaçlıyor.

Dünya genelinde 18 milyondan fazla evde günlük hayatın bir parçası olarak takip edilen Da Vinci Learning TV, Türkiye’de D-Smart, Türksat Kablo TV, Turkcell TV+, Tivibu ve dijital uydu platformu Filbox üzerinden eğlenceli bilim, sağlık, tıp, tarih, matematik, teknoloji, uzay, doğa, insan, kültür ve sanat alanlarındaki birbirinden ilginç belgeselleri ve eğitim programları ile 24 saat HD yayın yapıyor.

Alışan Lojistik Sürücülerine Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimi Verildi

0

Tüm lojistik hizmetleri hızlı ve güvenilir şekilde sunmaya devam eden Alışan Lojistik, Scania’nın gerçekleştirdiği organizasyon kapsamında şirket sürücüleri için sürüş eğitimi düzenledi. 

Türkiye pazarının en önde gelen lojistik hizmet sağlayıcılarından biri olan ve hızlı tüketim malları ve kimyevi maddeler lojistiği alanında pazar liderlerinden biri olmayı başaran Alışan Lojistik, personelini bilinçlendirme konusunda çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

Hem araç kullanan şirket çalışanlarında farkındalık yaratmak, hem de sürücüleri trafikteki riskler konusunda alınabilecek önlemler ile ilgili bilgilendirmek amacıyla düzenlenen eğitim, Hed Akademi tarafından verildi. Eğitimde trafik güvenliği ve ekonomik kullanım teknikleri gibi önemli konular geniş kapsamlı bir şekilde ele alındı. Eğitim, pratik ve teorik olmak üzere iki aşamada gerçekleşti.

 

Alışan Lojistik çalışanlarının sürüş konusunda gayet iyi olduklarını belirten Damla Alışan, “Ekip arkadaşlarımızın çok daha iyi ve bilinçli sürücüler olmaları için bu eğitimi almalarını istedik. Hed Akademi’nin uzman personelinin verdiği eğitimle sürücülerimiz, yıllarca kazanamayacakları trafik deneyimini kısa sürede elde etmiş oldu. Hızla değişen ve gelişen motor teknolojileri karşısında sürücü bilgi ve becerilerinin de güncellenmesi gerek emniyet gerekse tasarruf adına önem arz ediyor. Tehlikelere karşı önlem alabilmek için bu tarz eğitimlerin yapılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Alışan Lojistik çalışanları; araç bakımı, günlük kontroller, güvenli sürüş kuralları gibi uygulamaları kapsayan teorik eğitim sonrası eğitmenlerle birlikte sürüş yaparak, öğrendikleri bilgileri pratikte uyguladılar.

Alışan Lojistik

1985 yılında kurulan Alışan Lojistik, uzman kadrosu ile uluslararası lojistik hizmetleri konusunda sektöre yönelik talepler için farklı çözümler üretmektedir. Uluslararası taşımacılık, gümrükleme, gümrüklü ve gümrüksüz depolama, dökme sıvı (likit) ve toz kimyevi madde taşımacılığı, yurtiçi dağıtım şirketin faaliyet gösterdiği alanlardır. Alışan Lojistik’in kalite çalışmaları, 2000’li yılların başında Toplam Kalite şemsiyesi altında toplanmış ve sırasıyla; Kalite Yönetim Sistemi, Çevre Yönetim Sistemi, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, EFQM Mükemmellik Modeli uygulamalarıyla geliştirilmiştir.

TIRSAN’DAN SERAY ULUSLARARASI TAŞIMACILIK’A REKABETÇİ ÇÖZÜM

0

Tırsan, Tırsan Perdeli Maxima Plus treyler ile 2.800 mm iç neti ve 385/65 R 22,5 lastik ölçüsüyle 4.030 mm gabari sunuyor. 

Türkiye’nin lider treyler üreticisi Tırsan, karayolu taşımalarında sektörün öncü firmalarından olan Seray Uluslararası Taşımacılık’a Tırsan Perdeli Maxima Plus T.SCS X+ treylerleri teslim etti. Firma, yeni aldığı araçlarla birlikte 50 adetlik filo büyüklüğüne ulaştı.

Her türlü taşımacılığa özel geliştirdiği çözümlerle öne çıkan Tırsan, lojistik firmalarının ilk tercihi olmaya devam ediyor. Seray Uluslararası Taşımacılık da Tırsan’ı tercih ederek filosuna T.SCS X+ Perdeli Maxima Plus kattı. Tırsan Adapazarı fabrikasında yapılan törenle araçlar, Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu tarafından Seray Uluslararası Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Bayındır’a teslim edildi.

Çetin Nuhoğlu teslimat töreninde yaptığı konuşmada, Tırsan olarak müşterilerinin her türlü ihtiyacına çözümler geliştirdiklerini ve müşterilerinin sonuna kadar arkasında durduklarını söyledi. Nuhoğlu, “Seray Uluslararası Taşımacılık, Tırsan Perdeli Maxima Plus semi-treylerleri tercih ederek, aracın sunduğu hafiflik avantajı ile daha fazla ağırlık taşıyarak verimliliğini arttıracaktır” dedi. 

Tırsan Fabrikası, Artık Türkiye’nin Fabrikasıdır  

Seray Uluslararası Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Bayındır ise yaptığı konuşmada, “Tırsan’ın Adapazarı’nda bulunan fabrikasını gezdim ve çok gurur duydum. Artık bu fabrika, Türkiye’nin fabrikasıdır” dedi. Bayındır, Tırsan’ın Türk markası olmasının önemine işaret etti ve Tırsan ile bugüne kadar sorunsuz bir işbirliği gerçekleştirdiklerini belirtti. Doğan Bayındır sözlerine şu şekilde devam etti, “Yeni aldığımız araçlarla filo büyüklüğümüz 50’ye ulaştı. Seray olarak Yunanistan taşımalarında sektör lideriyiz. Ayrıca Bulgaristan, Arnavutluk, Makedonya ve Kosova’ya kuru yük taşımacılığı yapıyoruz. Tırsan ile büyümeye devam edeceğiz. Daha önce filomuzda Tırsan ürünleri bulunuyordu ve bu ürünlerden memnunduk. Tırsan kendisini sürekli geliştiren ve yatırımlar yapan bir marka. Satış sonrasında da aldığımız kaliteli ve sorunsuz hizmetler Tırsan’ı seçmemizin en büyük nedenlerindendir” diye konuştu.  

TIRSAN PERDELİ MAXIMA

Avrupa’nın en büyük filoları tarafından tercih edilen; Tırsan Perdeli araçları, şasi ve çelik aksamlarının çinko tri-elektron metoduna göre kataforez (KTL) kaplamalı oluşu sayesinde 10 yıl paslanmazlık garantisi altındadır.

Yük güvenliği Tırsan mühendisleri tarafından geliştirilen Tırsan Perdeli Maxima Plus treylerlerin patentli K-fix sistemi sayesinde, yüklerin en güvenli şekilde taşınması sağlanmaktadır. Televre üzerindeki her biri 2,5 ton kapasiteli toplam 236 adet delik sayesinde, 500’den fazla yükleme kombinasyonu sunmaktadır. Rakiplerinden farklı olarak Tırsan Perdeli Maxima’nın üst yapısı ve perdeleri CodeXL standartlarına %100 uyumludur. Çatı kaldırma sistemi sayesinde; 2.800, 2.850, 2.900 ve 2.950mm’ye kadar dört seviye sürüş yüksekliklerinde kullanılabilmektedir. Bunun yanı sıra 7,200 kg fork-lift aks yüküne dayanımlı taban özelliği ile pazardaki en dayanıklı tabanı sunmaktadır.

En Yeniler

TÜRKİYE’DEN FİLOLARIN MALİYETLERİNİ DÜŞÜRECEK TAVSİYELER

Geliştirdiği servis ve çözümleriyle lastik bakım yönetiminde uzman Pirelli marka endüstriyel lastiklerin lisanslı üreticisi Prometeon, Türkiye’deki filoların toplam maliyetlerinde lastik seçiminin etkisini gözler önüne...