DÜZCE ULUSLARARASI NAKLİYAT DA TIRSAN PERDELİ MAXİMA PLUS’IN AVANTAJLARINI KULLANACAK

0

Rusya ve Kazakistan’a yaptığı taşımalarla öne çıkan Düzce Uluslararası Nakliyat, tamamı Tırsan ürünlerinden oluşan filosuna 5 adet Tırsan Perdeli Maxima Plus daha ekledi.  

Tırsan’ın farklı taşıma kombinasyonları için en ideal çözümü olan ve operasyonel kolaylık sağlayan modeli Perdeli Maxima Plus’ın filolardaki ağırlığı artıyor. Düzce Uluslararası Nakliyat’ın da filosuna kattığı 5 adetlik Perdeli Maxima Plus araçlarının teslimatı için Tırsan Adapazarı fabrikasında düzenlenen törenine, Daf-Tırsan Satış Yöneticisi Recep Öndal Demirci, Düzce Uluslararası Nakliyat Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Civelek ve İstanbul Şube Müdürü Sefa Civelek katılım gösterdi.

Düzce Uluslararası Nakliyat Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Civelek teslimat töreninde yaptığı konuşmada, ağırlıklı olarak Rusya ve Kazakistan’a çalıştıklarını, inşaat malzemesinden tekstile, kuru gıdadan beyaz eşyaya kadar geniş bir yelpazede taşımacılık hizmeti sunduklarını söyledi. Civelek, farklı sektörlerden müşterileri olduğunu ve hepsine aynı kalitede hizmet verdiklerini belirterek, “Her ürün için farklı taşımacılık çözümleri gerekiyor. Bunun için hem insan kaynağınızın hem de kullandığınız araç ve ekipmanların bu işe uygun olması gerekiyor. Biz koşulsuz müşteri memnuniyetini benimsemiş bir şirketiz. Bunun için filomuzun tamamını Tırsan ürünlerinden oluşturduk. Tırsan, her türlü taşımacılık için özel çözümler geliştiren ve kendini müşteri memnuniyetine adamış bir şirket” dedi.

Serkan Civelek, Perdeli Maxima Plus’ın tekstil taşımacılığına yönelik geliştirilmiş sektördeki en iyi çözüm olduğunu belirterek, “Tekstil taşımacılığı farklı kombinasyonları gerektiren bir iştir ve bu kombinasyonları karşılayacak araçlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada Tırsan araçları bize istemiş olduğumuz tüm avantajları sağlıyor. Ayrıca araçlar farklı beşinci teker yüksekliklerine sahip her türlü değişik marka ve model çekiciler tarafından kullanılabiliyor” dedi.

Civelek öte yandan, “  Bazen sürücülerimiz treyleri yükleme esnasında kaldırıyorlar ve bu şekilde unutuyorlar. Tırsan araçlarında bulunan oto reset özelliği, aracı otomatik olarak sürüş seviyesine alıyor ve böylece yük ve yol güvenliği sağlanıyor. Bunun yanı sıra, araçta bulunan genişleyebilir arka babalar sayesinde, hacimli yük girişlerimizi de kolaylıkla yapabiliyoruz” diye konuştu. 

Tırsan Perdeli Maxima Özellikleri

Avrupa’nın en büyük filoları tarafından tercih edilen; Tırsan Perdeli araçları, şasi ve çelik aksamlarının çinko tri-elektron metoduna göre kataforez (KTL) kaplamalı oluşu sayesinde 10 yıl pas yürümezlik garantisi altındadır.

Yük güvenliği Tırsan mühendisleri tarafından geliştirilen Tırsan Perdeli Maxima Plus treylerlerin patentli K-fix sistemi sayesinde, yüklerin en güvenli şekilde taşınması sağlanmaktadır. Televre üzerindeki her biri 2,5 ton kapasiteli toplam 236 adet yük bağlama noktası sayesinde, 500’den fazla yükleme kombinasyonu sunmaktadır. Rakiplerinden farklı olarak Tırsan Perdeli Maxima’nın üst yapısı ve perdeleri CodeXL standartlarına %100 uyumludur. Çatı kaldırma sistemi sayesinde; 2.750, 2.800, 2.850 ve 2.900 mm’ye kadar dört seviye sürüş yüksekliklerinde kullanılabilmektedir. Ayrıca Tırsan Perdeli Maxima Plus genişleyebilir arka babalar sayesinde, müşterilerine arka girişte 3,080 mm yükleme genişliği avantajı sağlamaktadır. Bunun yanı sıra 7,200 kg fork-lift aks yüküne dayanımlı taban özelliği ile pazardaki en dayanıklı tabanı sunmaktadır.

ŞİRKETLERDEKİ SİBER GÜVENLİĞİN ZAYIF HALKASI: İNSAN HATASI

0
Depressed man sitting at the table with laptop

BİLGİ GÜVENLİĞİ UZMANLARI EN ÇOK

İNSAN HATALARINDAN KORKUYOR

İNSAN HATASI ŞİRKETLERİN SİBER GÜVENLİKTEKİ

EN ZAYIF NOKTASI

Şirketler için en büyük siber tehdit faktörü ne fidye yazılımlar, ne spam e-postalar ne de korunmasız IoT cihazları! Ponemon Institute tarafından 612 bilgi güvenliği uzmanı ile gerçekleştirilen ankete göre en büyük siber tehdit faktörü insan hatası. Global antivirüs yazılımı şirketi Bitdefender Türkiye’nin Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şirketlere insan hatasından kaynaklanan siber tehditlerden nasıl korunabilecekleri konusunda önemli tavsiyelerde bulunuyor.

Ponemon Institute tarafından 612 bilgi güvenliği uzmanı ile gerçekleştirilen anket, büyük ölçekli veri ihlallerinin devam edeceğini ve bilgi güvenliği uzmanlarının önünde zorlu bir yol olduğunu gösteriyor. Ankete göre bilgi güvenliği uzmanlarının ve bilgi güvenliği yöneticilerinin %67’si, şirketlerinin 2018’de bir siber saldırıya veya veri ihlaline maruz kalacağına inanırken %60’ı bir iş ortağının veya tedarikçisinin bu sebeple suçlanacağından endişe ediyor.

Bilgi güvenliği uzmanlarına göre şirketleri en çok tehdit eden faktörler sırasıyla şöyle;

İnsan hatası

• Yetersiz şirket içi uzmanlık

• Dikkatsiz bir çalışanın bir kimlik avı dolandırıcılığına uğraması

• Bir kötü amaçlı yazılım saldırısı, veri ihlali veya bir siber saldırı

• Hassas ve gizli verilerin yetkisiz erişimlere karşı korunamaması

• Saldırganların karmaşıklığına ayak uydurulamaması

• Üçüncü partilerin hassas verileri kullanması kontrolünde başarısızlık

Yıkıcı teknolojiler, örneğin IoT cihazlar

• Mobil

• Bulut

İnsan Hatası En Büyük Tehdit Faktörü

Kolaylıkla fark edileceği gibi, ilk üç madde aslında aynı faktörü temsil ediyor: İnsan hatası. Bu nedenle bilgi güvenliği uzmanlarının, işlerindeki başarının bu engellerin üstesinden gelmelerine bağlı olduğunu bilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra bilgi güvenliği uzmanlarının %45’i bu yıl bir veri ihlali durumunda işlerini kaybedeceğinden endişe ederken %69’u ise görevlerinin daha stresli olmasını bekliyor.

Anket sonuçlarında Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Yönetmeliği’nden (GDPR) bahsedilmemekle birlikte, muhtemelen GDPR bu endişelerin arkasındaki kilit nedenlerden biri. GDPR kapsamındaki yeni düzenlemelerin yürürlüğe gireceği 25 Mayıs tarihinden itibaren yönetmelik, veri işleme şirketlerini bu verileri korumak için zorlayacak.

Aynı ankete göre, bilgi güvenliği uzmanlarının yarısından azı IT güvenlik bütçelerinin artacağına inanıyor. Bu bulgular, 2016 yılından beri bu tür araştırmalarda sürekli olarak ortaya çıkıyor.

“Bilgi güvenliği uzmanı olmak için kolay bir zaman değil. Bu anket sonuçlarında belirgin bir şekilde zorlanacakları durumlar olduğu görünüyor.” diyen Ponemon Institute Başkanı Dr. Larry Ponemon “Veri ihlalleri ve siber saldırılar organizasyonlara zarar vermeye devam ediyor ve hassas verilerin korunması ancak bilgi güvenliği uzmanlarının sorumlulukları ile durdurulabilir. Şirketlerin bilgi güvenliği uzmanlarını desteklemesi ve güvenlik açıklarının azaltılmasına yönelik diğer önlemleri alması gerekiyor. Bununla birlikte şirketlerin, siber güvenlik politikasının belirlenmesi, dokümantasyonların oluşturulması, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerinin gözetimi de dahil olmak üzere standart işlemleri uygulayarak riski azaltmaları kritik önem taşıyor.” ifadelerinde bulundu.

Tablonun tamamı kötü değil. Katılımcıların üçte birinden fazlası, daha güçlü bir siber güvenlik kültürü için “bir yol izlediklerini” ve yarısı da yönetim kurullarının IT güvenliğine daha fazla önem vermeye başladığını söylüyor.

Şirketler İnsan Hatasından Kaynaklı Riskleri Nasıl En Aza İndirebilir?

Şirketlere sızma ve veri kayıplarının yaşanmasının en büyük nedeninin şirket çalışanlarının güvenlik ihlalleri olduğunu belirten Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şirket içi güvenlik tedbirleri ve kullanıcıların nelere dikkat etmeleri gerektiği ile ilgili eğitimlerin düzenlenmesi ve çok personeli olduğu için bu eğitimlere toplu katılımların olası olmadığı durumlarda departmanlara yönelik içerik ve gruplar oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Alev Akkoyunlu, eğitimler sonrasında gerekirse kullanıcılara mini sınavlar uygulanıp, başarılı sonuç elde eden personele küçük hediyeler verilmesinin eğitimlerin verimliliğini arttırabileceğini söylüyor.

Maalesef bu durumların kişilerin işinden olmasına kadar uzanan vahim sonuçlara neden olabileceğinin altını çizen Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Çalışanlarımıza güvenmemiz gerek ama kontrol edip eğitmek de iş verenlerin sorumluluğunda” diyor. Alev Akkoyunlu’nun, şirketlerin siber tehditlerden nasıl korunabilecekleri konusundaki tavsiyeleri ise şöyle:

• Acil durumlarda çalışanlara gerekli bilgilendirme ve uyarı mailleri hatta SMS’ler gönderilmeli. Özellikle Wannacry türevi saldırılarda bir çok çalışanın e-postasına gelen virüslü dosyayı antivirüs yazılımı engel olmasına rağmen açmaya çalıştığı vakalar sıklıkla görülüyor.

• Çalışanların sürekli değiştirilen alfanümerik karışık şifreleri unutmamak için şifreleri yapışkanlı not kağıtlarına yazıp ekranına ve şirket telefonunun üzerine yapıştırdığı durumlar oluyor. Çalışma arkadaşları ile şifrelerin paylaşılması da son derece sakıncalı. Tabii dünyada en çok kullanılan şifrenin de “123456” olduğu durumun ciddiyetini gösteriyor.
• Sosyal medya hesaplarında kurumsal şirket hesaplarında kullanılan şifrelerin kullanılmaması gerekiyor. Özellikle kurumsal şirketlerde yetkili kişilerin sosyal medya hesapları çalınarak, onlar adına tüm bağlantılarına mesajlar gönderip kandırıldığına şahit olunuyor. Daha önce, bir banka çalışanının çocuğunun adı ve doğum tarihi ile şifresini sosyal mühendislik yöntemiyle bulup kırdıktan sonra hesabı çalan kişi tüm arkadaşlarına kredi sözü veren ve hesap bilgileri isteyen mesajlar göndermişti
Laykon Bilişim ve Bitdefender Hakkında:

2016 yılının 3. çeyreğinden itibaren Bitdefender’in Türkiye Distribütörü olarak hizmet veren Laykon Bilişim, bilişim güvenliği alanında profesyonel ürün ve çözümleri ile bayilere satış ve destek veren bir teknoloji firmasıdır. Laykon Bilişim, bilişim sektöründe 10 yılı aşkın süredir müşteri sadakati ve bayi kanalı yapılanması çalışmalarında bulunmuş uzman kadrosu ile güvenlik ve iş sürekliliği çözümleri tarafında kullanıcılarına yeni teknolojileri götürmeye devam etmektedir.
Bitdefender, 100’den fazla ülkeye değer katan anlaşmalar, distribütörler ve satış ortakları üzerinden çözümler sağlayan global bir güvenlik teknolojisi şirketidir. 2001 yılından bu yana, ödüllendirilen kurumsal ve bireysel bilişim güvenliği çözümleri üreten Bitdefender, sanallaştırma ve bulut teknolojisi alanında liderlik eden bir güvenlik sağlayıcısıdır.

Maersk ile IBM, Tedarik Zincirlerini Dijitalleştirmek İçin Ortaklık Kuruyor!

0

KOPENHAG, DANİMARKA ve ARMONK, NY- 18 Ocak 2018: A.P. Moller – Maersk (MAERSKb.CO) ile IBM (NYSE: IBM), blockchain teknolojisini kullanarak küresel ticaret gerçekleştirmek için daha verimli ve güvenli yöntemler sağlamak üzere ortak bir teşebbüs kurmayı planladıklarını duyurdular. 

Yeni şirketin amacı, ortaklaşa geliştirilen, açık standartları esas alan ve tüm küresel nakliyat ekosistemi tarafından kullanılmak üzere tasarlanmış bir küresel ticaret dijitalleştirme platformu sunmak olacak. Ayrıca, malların sınırlar ve ticaret bölgeleri arasındaki hareketi için daha fazla şeffaflık ve basitlik sağlanması gereksinimini karşılayacak. 

Dünya ticaret ekosistemlerinin maliyeti ve boyutları giderek daha karmaşık hale geliyor. Her yıl 4 trilyon dolar değerinde mal nakliyatı gerçekleştiriliyor ve tüketicilerin gündelik olarak kullandıkları malların yüzde 80’inden fazlası açık deniz gemiciliği sektörü tarafından taşınıyor. Bu malların çoğunun işlenmesi ve yönetilmesi için gerekli olan ticari belgelerin azami maliyetinin, gerçekleşen fiziksel nakliye maliyetlerinin beşte birine ulaşacağı tahmin ediliyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre, uluslararası tedarik zinciri içerisindeki engellerin azaltılması sayesinde küresel ticarette yaklaşık yüzde 15 oranında artış sağlanabiliyor ve bu da ekonomileri canlandırırken, istihdam yaratabiliyor. 

Dağıtık hesap defterleri teknolojisine sahip olan blockchain, birbirinden uzakta bulunan iş ortaklarının geniş ağları için ideal niteliklere sahip. Teknoloji ayrıca, bir ağ içerisinde gerçekleştirilen tüm işlemlerin paylaşılan, sabit bir kaydını oluşturuyor ve yetkili tarafların güvenilir verilere gerçek zamanlı olarak erişmesine olanak sağlıyor. Küresel ticaret süreçlerinin dijitalleştirilmesi için teknolojinin uygulanmasıyla, bilgi akışına yeni bir komut biçimi dahil edilebiliyor. Çok sayıda iş ortağının iş birliği yapmasına olanak sağlanarak ayrıntılardan, gizlilikten ya da mahremiyetten taviz verilmeksizin bir işlemin tek bir görünümünü oluşturulabiliyor. 

Konteyner lojistiği alanında dünya lideri olan Maersk ile kuruluşlar için blockchain çözümleri sunan IBM, yeni platforma güç vermesi için blockchain teknolojisini ve aynı zamanda, şirketlerin malları uluslararası sınırlar arasında dijital olarak taşımasına ve takip etmesine yardımcı olmak amacıyla,Yapay zekâ, Nesnelerin İnterneti ve analitik gibi diğer bulut tabanlı açık kaynak teknolojilerini kullanacak. Üreticiler, gemicilik şirketleri, nakliye aracıları, liman- terminal işletmecileri, gümrük kurumları ve tüketiciler, bu yeni teknolojilerin avantajlarından yararlanabilecek. 

Maersk firmasının üst düzey ticaret yöneticisi ve yeni ortak teşebbüsün gelecekteki Yönetim Kurulu Başkanı Vincent Clerc ortaklık ile ilgili yaptığı açıklamada: “Bu yeni şirket, küresel ticaretin dijitalleştirilmesine yönelik stratejik çabalarımızda bir dönüm noktasını temsil ediyor. Güvenli ve kolay bilgi alışverişi için tarafsız, açık bir dijital platformun sağlanması çok büyük bir potansiyel yaratıyor ve tedarik zinciri çapındaki tüm oyuncular bundan yararlanabilecek. Ticaretle ilgili bilgi birikimimizi IBM’in blockchain ve kurumsal teknoloji alanlarındaki yetenekleriyle birleştirerek, bu yeni şirketin küresel ticaretin geleceğinin şekillendirilmesinde gerçek bir fark yaratabileceğine inanıyoruz “dedi. 

IBM’in blockchain platformu, yüzlerce müşterinin ve binlerce geliştiricinin sınır aşırı ödemeler, tedarik zincirleri ve dijital tanımlama dahil olmak üzere karmaşık kullanım senaryolarının uygulandığı etkin ağlar kurmalarına ve bu ağları ölçeklendirmelerine imkân tanıyor. 

IBM Global Endüstriler, Çözümler ve Blockchain Kıdemli Başkan Yardımcısı Bridget van Kralingen ise:IBM tarafından blockchain alanında kaydedilen önemli ilerlemeler, teknolojinin yeni iş modellerinin geliştirilmesine imkân tanıyabileceğini ve akıllı işletmeler yaratarak dünyanın çalışma biçiminde önemli bir rol oynayabileceğini kanıtladı. Maersk ile kurduğumuz ortaklık, dünyanın en karmaşık ve önemli ağlarından biri olan küresel tedarik zincirinde hayati roller oynayan milyonlarca kuruluşun bu heyecan verici teknolojiyi daha hızlı bir biçimde kullanmaya başlamasını sağlayabileceğimiz anlamına geliyor. Blockchain teknolojisinin, artık bu pazardaki şirketlerin yeni ortaya çıkan ekonomik fırsatları değerlendirmek için kullanacağı en önemli yol olacağına inanıyoruz” dedi. 

IBM ile Maersk, Haziran 2016’da yeni blockchain ve bulut tabanlı teknolojiler geliştirmek üzere bir iş birliği kurdu. O günlerden bu yana DuPont, Dow Chemical, Tetra Pak, Port Houston, Rotterdam Liman Topluluk Sistemi Portbase, Hollanda Gümrük İdaresi ve ABD Gümrük ve Sınır Koruma dahil olmak üzere çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından platformun pilot çalışmaları gerçekleştirildi. 

Ortak teşebbüs, artık IBM ile Maersk’in çözümlerini ticarileştirmesine ve daha geniş bir küresel kuruluş yelpazesi için ölçeklendirmesine olanak sağlayacak ve bu kuruluşların çoğu, şimdiden yeni platformun yetenekleri ile ilgilendiklerini belirttiler ve platformu kullanmanın yollarını araştırıyorlar. Bu kuruluşlar arasında şunlar yer alıyor: General Motors ile Procter and Gamble, işlettikleri karmaşık tedarik zincirlerini hızlandıracak; nakliye aracılığı ve lojistik şirketi olan Agility Logistics, gümrük işlemleri aracılığı dahil olmak üzere iyileştirilmiş müşteri hizmetleri sağlayacak. 

Singapur Gümrük İdaresi ile Peru Gümrük İdaresi dahil olmak üzere başka gümrük ve devlet kurumları, ticaret akışlarına olanak sağlamak ve tedarik zinciri güvenliğini artırmak için platform ile iş birliği planlıyor. Küresel terminal işletmecileri olan APM Terminals ile PSA International, liman iş birliğini zenginleştirmek ve terminal planlamasını iyileştirmek için platformu kullanacak. Platform ayrıca, Guangdong İnceleme ve Karantina Bürosunun desteğiyle, ithalat ve ihracat malları için Küresel Kalite Takip Sistemine bağlanarak kullanıcıları Çin’e giren ve Çin’den çıkan önemli ticaret

koridorlarına da bağlayabilme yeteneğine sahip. 

Maersk ile IBM, sektörün belirli gereksinimlerini karşılamak için sektör uzmanlarından oluşan bir danışma kurulu oluşturuyor ve platform ile hizmetlerin daha ayrıntılı olarak şekillendirilmesine yardımcı olmasını, önemli sektör etkenlerine ilişkin rehberlik ve geri bildirim sağlamasını ve açık standartları daha ileriye taşımasını amaçlıyor. 

Maersk ile IBM, daha önce Kuzey Amerika’da Maersk Line firmasının başkanı olarak görev yapan Michael J. White’ı yeni şirketin CEO’su olarak atadı. White konu hakkında yaptığı açıklamada: “Bugün, verimsiz ve hataya açık manuel süreçler nedeniyle çok yüksek miktarda kaynak israf ediliyor. Pilot çalışmalar, tüm sektör çapında verimlilik artışlarına ve dijital çözümler kullanılarak bilgi akışlarının hızlandırılması ve standartlaştırılması sonucunda ortaya çıkacak fırsatlara yönelik çok fazla talep olduğuna ilişkin tahminlerimizi doğruladı. Küresel tedarik zincirindeki tüm oyuncuların katılabileceği ve önemli ölçüde değer elde edebileceği tamamen açık bir platform oluşturmak için aldığımız bu dersleri uygulamayı amaçlıyoruz. Küresel bir çözüme doğru ilerlerken, iş ortaklarından oluşan ekosistemimizi daha da geliştirmeyi umuyoruz” dedi. 

Yeni şirket, ilk olarak küresel tedarik zincirinin uçtan uca dijitalleştirilmesini hedefleyen iki temel yeteneği ticarileştirmeyi planlıyor:

– Nakliye bilgileri üretim hattı, bir tedarik zincirinin yönetimine dahil olan tüm aktörlerin nakliye olayları hakkında gerçek zamanlı olarak güvenli ve sorunsuz bilgi alışverişinde bulunmasına imkân tanıyacak uçtan uca tedarik zinciri görünürlüğünü sağlayacak. 

– Kağıtsız Ticaret, son kullanıcıların belgeleri kurumsal sınırlar arasında güvenli bir biçimde göndermesine, doğrulamasına ve onaylamasına olanak sağlayarak kâğıt işlerini dijitalleştirecek ve otomatikleştirecek ve sonuçta, gümrük işlemleri ve yük hareketleri için sürenin ve maliyetin azaltılmasına yardımcı olacak. Blockchain tabanlı akıllı sözleşmeler, tüm gerekli onayların mevcut olmasını sağlıyor ve onayların hızlandırılmasına ve hataların azaltılmasına yardımcı oluyor. 

Yasal izinlerin alınmasının ardından, ortak teşebbüs tarafından üretilecek çözümlerin altı ay içerisinde piyasaya sunulması bekleniyor ve yeni şirketin merkezi, New York şehir merkezinde yer alacak. 

Platform, IBM Cloud aracılığıyla sağlanan IBM Blockchain teknolojisini temel alıyor ve gücünü bir blockchain çerçevesi ve aynı zamanda Linux Foundation tarafından barındırılan Hyperledger projelerinden biri olan Hyperledger Fabric 1.0’dan alıyor. Ortaklık ile ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki adresi ziyaret edebilirsiniz. 

www.ibm.com/blogs/blockchain/2018/01/digitizing-global-trade-maersk-ibm.

 IBM Blockchain Hakkında

IBM, lider kurumsal blockchain sağlayıcısı olarak kabul edilmektedir. Şirketin araştırma, teknik ve iş uzmanları, işlem yürütme hızlarına ilişkin engelleri yıkmış ve işlemlerin güvenliğini sağlamak için en gelişmiş şifrelemeyi geliştirmiştir ve işletmeler için blockchain teknolojisinin geliştirilmesi amacıyla milyonlarca satırlık açık kaynak kodu sağlayarak katkıda bulunmaktadır. IBM, kuruluşlar için tasarlanmış açık kaynak blockchain çözümleri alanında liderdir. IBM, 2016 yılından bu yana blockchain uygulamalarını hayata geçirmek amacıyla finansal hizmetler, tedarik zinciri, devlet, perakende, dijital haklar yönetimi ve sağlık hizmetleri sektörleri çapındaki yüzlerce müşteri ile birlikte çalışmıştır ve canlı ve üretim amaçlı olarak çalıştırılmakta olan çok sayıda ağ işletmektedir. Bulut tabanlı IBM Blockchain Platform, müşterilerin kendi iş ağlarını hızla etkinleştirmek ve başarıyla geliştirmek, işletmek, yönetmek ve güvenliğini sağlamak için gereksinim duydukları uçtan uca yetenekleri sunmaktadır. IBM, sektörler arası blockchain teknolojilerinin geliştirilmesi için yaratılan bir açık kaynak iş birliği girişimi olan Hyperledger’ın ilk üyelerinden biridir. IBM Blockchain hakkında daha fazla bilgi edinmek için https://www.ibm.com/blockchain/ adresini ziyaret edin ya da bizi Twitter’da @ibmblockchain etiketi ile takip edin. 

Maersk Hakkında

A.P. Moller – Maersk, çok sayıda markası bulunan bütünleşik bir nakliye ve lojistik şirketidir ve konteyner nakliyesi ve liman sektöründe dünya lideridir. Şirket, bağımsız bir Enerji birimi dahil olmak üzere 130 ülkedeki operasyonları çapında yaklaşık 88.000 çalışana sahiptir. Maersk hakkında daha fazla bilgi için https://maersk.com/ adresini ziyaret edin ya da bizi Twitter’da @maersk etiketi ile takip edin.

 

Irmaklar Uluslararası Taşımacılık filosuna, Temsa İş Makinaları’ndan 3 yeni Volvo Trucks

0

Sabancı Holding iştiraklerinden Temsa İş Makinaları; Mersin’in köklü firmalarından, nakliye, ihracat ve kuyumculuk sektörlerinde faaliyet gösteren İrmaklar Uluslararası Taşımacılık’a üç yeni Volvo Trucks satışı gerçekleştirdi. Bu yeni araçlarla birlikte İrmaklar’ın 30 araçlık filosundaki Volvo Trucks araç sayısı dokuza ulaştı.

Mersin, Nusaybin, Zaho ve Erbil’deki ofisleriyle üretimden son kullanıma kadar olan tüm aşamalarda taşımacılığın önde gelen markalarından biri olan İrmaklar; güvenilir, hızlı ve kaliteli taşımacılık ilkesiyle, Türki Cumhuriyetler, Irak ve Avrupa’ya hizmet veriyor.

Teslimat töreni, firma sahibi Mehmet Zahir İrmak ve Temsa İş Makinaları Bölge Satış Yöneticisi Umut Şahin’in katılımıyla gerçekleşti.

Temsa İş Makinaları Hakkında

Temsa İş Makinaları, iş makinaları ve maden makinaları üretiminde dünyanın lider markası Komatsu ile birlikte, Volvo Trucks, Crown, Terex Finlay, Dieci markalarının distribütörlüğünü yürütmektedir.

Temsa İş Makinaları; temsilciliğini yaptığı markaların satış ve satış sonrası servis hizmetlerinin yanı sıra kiralama hizmeti ve ikinci el satış ile müşterilerinin tüm ihtiyaçlarına cevap vermektedir. Tüm bu hizmetler inşaat, madencilik, endüstri, çelik, seramik, ağaç sanayii, enerji gibi farklı sektörlerdeki müşterilere sunulmaktadır. İstanbul merkez ofisi ve 38 ildeki satış ekibi, Ankara ve İstanbul’da teknik merkezleri ve tüm Türkiye’ye yayılmış 70 yetkili servisiyle müşterilerine ayrıcalıklı hizmetler sunmaktadır.

Temsa İş Makinaları, 2014 yılından bu yana Sabancı Topluluğu ile Japon Marubeni Gruplarının %51-%49 ortaklığında bir Türk-Japon ortaklığı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

KAYSERİ SAĞLIK LOJİSTİĞİNDE ‘ÜS’TÜN OLACAK

0

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın mensupları ile bir araya gelen İl Sağlık Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ali Ramazan Benli, Kayseri’nin lojistik sağlık üssü olması için çalışmalara başladıklarını söyledi.

Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, Mart ayında açıklanacak olan 2017 yılı istatistiklerine göre, hasta kabulünde Türkiye birincisi olduğunu belirten Benli, ”Acil sağlık hizmetlerinde ise hem sarı, hem yeşil hem de kırmızı alanda bekletme süresinin kısalığında ilk beşteyiz. Acil hizmetlerinde niteliği daha da artırmak için gayret sarf etmekteyiz” dedi.

“Sağlık üssünü Ankara’dan Kayseri’ye alacağız”

Benli’nin konuşması şu şekilde:

“Kayseri bölgede sağlık üssü olması sebebiyle de zaten bilinen bir marka ama bundan sonra profesyonelleşme sürecinde gerek yöneticilerimizle, gerek personelimizle sağlık hizmetini en üst seviyelere taşımak için elimizden geleni yapacağız. Acil sağlık hizmetleri konusunda Ortadoğu ve Bölgemizin lojistik üssü şu anda Ankara ama kargo uçağı Kayseri’den kalkıyor. Lojistik üssünün Kayseri’ye getirilmesiyle ilgili çalışma başlattık. Kayseri’de havaalanına yakın alanlarımız var. Umuyoruz ki Kayseri’yi lojistik üssü olarak kullanacağız.”

Kaynaklar:

http://www.habergazetesi.com.tr/haber/5074523/kayseri-lojistik-saglik-ussu-olacak

http://www.milliyet.com.tr/kayseri-lojistik-saglik-ussu-olacak-kayseri-yerelhaber-2528660/

Haber;

İpel ATA,

Lojistikcilerinsesi.biz haber sitesi

Balıkesir Temsilcisi

Mars Logistics’ten yeni yatırım

0

İstanbul Anadolu Yakası’ndaki 4’üncü lojistik merkezini açtı

Lojistik sektörünün öncü firması Mars Logistics, İstanbul Anadolu Yakası’ndaki 27 bin metrekare alana kurulu 4’üncü lojistik merkezini faaliyete geçirdi. 2018’i yeni lojistik merkeziyle karşılayan Mars Logistics, yıl boyunca yatırımlarına devam edecek

Lojistik sektöründeki liderliğini, yaygın hizmet ağı ile sürekli olarak güçlendiren Mars Logistics, 2018 yılı ile birlikte Anadolu Yakasındaki 4’üncüsü lojistik merkezini açtı. Tuzla’da faaliyete geçen yeni depolama merkezi, 27 bin metrekarelik depolama hizmetleri sunacak.

Mars Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım, Mars Hava ve Deniz Kargo, Mars Sigorta ve Mars Logistics S.A.R.L. şirketlerinden oluşan Mars Logistics, faaliyete geçtiği 1989 yılından bu yana farklı taşıma çözümleri ve çevreci iş modelleriyle lojistik sektörüne öncülük ediyor. Dünyanın her noktasına taşımacılık gerçekleştiren Mars Logicstics neredeyse tüm sektörlere hizmet veriyor.

Başarılı bir yıl geçirdiklerini vurgulayan Mars Logistics Genel Müdürü Ali Tulgar, “Geçtiğimiz yıl ve önceki yıllarda olduğu gibi depo ve filolarımıza yatırıma devam edeceğiz. Hizmet ağımızı genişletmek ve organizasyon hızımızı daha da artırmak üzere Anadolu Yakasında 4’üncü lojistik merkezimizi faaliyet geçirdik. Tuzla Tepeören’deki 27 bin metrekarelik depomuz hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlayacak. 30 Milyon Euro yatırımla devreye aldığımız Hadımköy’deki 70 bin metrekarelik yeni lojistik merkezimizin açılışını da 2018 yılı içinde gerçekleştireceğiz” dedi.

Mars Logistics Hakkında:

1989 yılında kurulan Mars Logistics, tüm lojistik hizmetlerinin kusursuz bir şekilde sunulduğu bir grup şirketi olarak faaliyet göstermektedir. Uluslararası Karayolu, Havayolu, Denizyolu ve Demiryolu Taşımacılığı hizmeti sunan Mars Logistics, Proje Taşımacılığı, Intermodal Taşımacılık, Fuar ve Etkinlik Lojistiği, Depolama, Gümrük Yönetimi ve Sigorta alanlarında da hizmet vererek müşterilerine entegre bir sistem sunmaktadır. Merkezi İstanbul’da olan ve yurtiçinde / yurtdışında şubeleri bulunan Mars, yaklaşık 100 bin m²’lik açık ve kapalı alanda gümrüklü ve gümrüksüz depolama hizmetleri ile müşterilerine akıllı çözümler sağlamaktadır. Başta otomotiv ve tekstil olmak üzere kimya, sağlık, kozmetik, enerji, perakende gibi birçok sektöre Mars Logistics sektör bazında özel çözümler geliştirmektedir. Türkiye’nin en genç ve en büyük filolarından birine sahip olan Mars Logistics, 1865 araçlık filosu ile Avrupa, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Türki Cumhuriyetler’e karayolu taşımacılığı hizmeti vermektedir. WIN’in kurucu üyesi olan Mars Hava ve Deniz Kargo ise dünyanın tüm ülkelerine ulaşmakta ve havayolu & denizyolu taşımacılığında da profesyonel bir sistem sunmaktadır. Türkiye’nin en büyük 250 şirketi arasında yer alan Mars, yayınladığı son sürdürülebilirlik raporu ile Türkiye’deki GRI onaylı A+ seviyesindeki ilk 10 firmadan birisi olmayı başarmıştır. Bin 200’ün üzerinde çalışanıyla, lojistik sektöründe fark yaratarak büyümesini sürdüren Mars Logistics, Intermodal Taşıma Sistemi ile çevreci ve sürdürülebilir bir hizmet modeli sunmaktadır. Sektörde sürekli gelişimi ve değişimi hedefleyen Mars, kurumsal sosyal sorumluluk projelerinde özellikle eğitime destek vermeye odaklanmıştır.

DİJİTALİN EN İYİLERİNİ BELİRLEYECEK OLAN 8. MIXX AWARDS TÜRKİYE JÜRİSİ BELLİ OLDU

0

Dünyada 45 ülkede faaliyet gösteren Interactive Advertising Bureau’nun Türkiye merkezi IAB Türkiye tarafından 8. kez düzenlenecek olan ve düzenlendiği ilk günden beri dijital dünyanın nabzını tutan MIXX Awards Türkiye için başvurular tüm hızıyla devam ediyor.

Ajans ve reklamverenlerin 28 Ocak 2018 tarihine kadar başvuru yapabileceği MIXX Awards Türkiye’de yarışmanın kazananları her yıl olduğu gibi başarılarını uluslararası arenalarda da duyurma fırsatı bulacak.

Her geçen yıl daha çok büyüyen MIXX Awards’ta başvurular, pazarlama ve iletişim dünyasının seçkin isimlerinden oluşan jürinin titizlikle yaptığı değerlendirmeler sonucunda ödüllendiriliyor.

Temel hedefi, dijital reklamları hedef-sonuç ilişkisiyle incelemek, yaratıcı düşünceyi performansla birlikte değerlendirmek olan MIXX Awards’ta; “Marka Yöntem ve Araçları” ve “Marka Strateji ve Hedefleri” ana başlıkları altında toplamda 29 kategori bulunuyor.

Jüri başkanlığını Publicis One Türkiye CEO’su İnanç Dedebaş’ın yürüttüğü 8. MIXX Awards Türkiye Jürisi;

  • Banu Barbarosoğlu / Sahibinden.com
  • Burak Günsev / Wanda Digital
  • Burak Yılmaz / Genart Medya
  • Emre Üçöz / NewGen
  • Ergin Binyıldız / Havas Worldwide İstanbul
  • Feyza Tamer / ING Bank
  • İbrahim Üğdül / Akampüs
  • İlker Ergen / GroupM
  • İpek Ersavaş / P&G
  • İpek Tan Çelebi / İstanbul Bilgi Üniversitesi
  • Kenan Or / Migros
  • Kurtuluş Eker / Voden & Leo Burnett Istanbul
  • Levent Dicle / Demirören Medya
  • Melike Güleli / Fiat
  • Merve Erdebil / ETİ
  • Oğuzhan Aslan / Evyap
  • Özge Gilan / Facebook
  • Rafet Fatih Özgür / THY
  • Samet İnanır / Onedio

Bu yıl Ana Jüri’ye ek olarak, IAB Türkiye üyesi sektör profesyonellerinden oluşan bir ekip de Ön Eleme Jürisi’nde görev alacak. Ön Eleme Jürisi toplantıları 2, 5, 6, 7 Şubat tarihlerinde; Ana Değerlendirme Toplantıları ise 9 ve 10 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek. MIXX Awards Türkiye’nin ödül töreni 27 Şubat 2018’de Four Seasons Bosphorus’ta yapılacak. Yarışmanın kuralları, değerlendirme ve ayrıntılı bilgi için yenilenen MIXX Awards Türkiye web sitesini ziyaret edebilirsiniz. www.mixxawards-tr.org

Fillo Lojistik’e Yeni Genel Müdür

0

Toplam tedarik zinciri yönetiminde butik çözümler sunan Fillo Lojistik’in yeni Genel Müdürü Recep Demir oldu. Çalışma hayatına Aras Holding grup şirketlerinde başlayan ve yıllar içerisinde grup bünyesinde farklı şirket ve pozisyonlarda görev yapan Recep Demir, 800 çalışanı, günlük 3.000 teslimat noktası ve 4.000 m3’lük sevkiyat kapasitesi ile 81 ilde yaygın dağıtım ağına sahip Fillo Lojistik’i daha da ileriye taşıyacak operasyonlara imza atacak.

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Fillo Lojistik Genel Müdürü Recep Demir, 2011 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden Yönetici Geliştirme Uzmanlık sertifikası aldı. Aras Holding grup şirketlerinde bir çok farklı pozisyonda görev yapan Demir, 2010 yılından itibaren Fillo Lojistik’te Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevi yürütmekteydi.

Ambarcılık ve Taşımacılığın İstanbul’da en eski tarihi yeri bir gece’de yıkıldı.

0

Tarih Kokan ve yüzlerce büyük Nakliyeci ve Lojistik firmalarının bu havuzda ilk adımlarını attığı ve büyüdüğü yer olan Zeytinburnu Ambarlar sitesi bir gecede yıkıldı.

150’ye yakın Nakliye firmasının Türkiye’nin her noktasına parsiyel dağıtımın yapıldığı efsane yer şimdi yok.

1947 ‘de kurulan Türkiye Nakliyeciler Derneği (TND) bünyesinde 245 dağıtım binası, 150 ‘ye yakın adet nakliyeci ile Tüm 80’lde ve 800 kaza’da dağıtım sistemi kurulu olan Türkiye’nin en büyük parsiyel dağıtımını yapmaktaydı.

Bu sitede günde ortalama 250 Tır,  3000 Ton ürünün, İstanbul ve yakın bölgesinden ürünlerin toplanması ve Tüm İllere dağıtımı bu sitelerde ve sistemde yapılmaktaydı.

Aileleriyle birlikte 3000’e yakın çalışan  veya ticaret yapan Esnaf zor durumda kaldı.

Yeni yerlerinin yapılmadan yıkım yapılması, bu kadar Nakliye firmasının şehir içine dağılması, İstanbul ulaşımını da maalesef  olumsuz etkileyecektir.

Alternatif üretilmeden bu sistem neden yıkıldı? Tüm taraflar önyargısız bir araya gelseydi bu iş çözülmez miydi?  Kafalarda bir sürü sorular dolaşmakta!!

Aşağıdaki Resimde çalışma gününden bir gün, bir sonraki resim ise yıkımdan sonraki hali

 

TIRSAN’DAN, RUSYA’DA TARİHİ İMZA, RUSYA FİLOLARINI TIRSAN İLE YENİLEYECEK

0
SONY DSC

Tırsan ve Rusya’nın Uluslararası Karayolu Taşıyıcıları Birliği (ASMAP) arasında işbirliği anlaşması imzalandı. 14 Aralık’ta Rusya’nın Tula Yasnagorsk Sehrinde düzenlenen törenle ASMAP Genel Başkan Yardımcısı Sergey Ivanovic Baklitsky ve Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu tarafından imzalanan anlaşma ile ASMAP’a üye nakliye şirketleri filolarını Tırsan ile modernize edecekler.  

Tırsan ile Rusya’nın Uluslararası Karayolu Taşıyıcıları Birliği ASMAP (Association of International Road Carriers) arasında tarihi bir anlaşmaya imza atıldı. Taşımacılıktaki etkinliğini ve verimliliği artırmak isteyen Rus nakliyeciler, filolarını Tırsan ile modernize edecekler. Anlaşma, 14 Aralık’ta Rusya’nın Tula lokasyonunda Yasnagorsk şehrinde bulunan Tırsan fabrikasında, Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu ve ASMAP Genel Başkan Yardımcısı Sergey Ivanovic Baklitsky tarafından imzalandı. Yapılan işbirliği kapmasında, Tırsan, ASMAP’a üye olan firmaların beklenti ve ihtiyaçlarına uygun, kalite ve dayanıklılığı kanıtlanmış ürünleri ile Rusya’lı nakliyecilerin filolarını güçlendirecek.

Anlaşmanın imzalanmasında Tırsan’ın Rusya’da kendini kanıtlamış ürünleriyle beraber Adapazarı ve Tula fabrikalarının etkisi büyük oldu. Anlaşma öncesinde ASMAP Genel Başkan Yardımcısı Sergey Ivanovic Baklitsky ve heyeti Tırsan Adapazarı ve Tırsan Tula tesislerini gezdiler. Yüksek üretim kapasitesi, kullanılan en son teknolojiler, yalın üretimi ve Avrupa’nın en geniş ürün gamını tek çatı altında bulundurma özellikleriyle Adapazarı ve Tula tesisleri ASMAP Genel Başkan Yardımcısı Sergey Ivanovic Baklitsky ve ASMAP müdüleri ve üyesi nakliyeciler ve basında oluşan heyetini hayran bıraktı.

Değişen Dünyada Rekabetçi Olmak İçin Tırsan Ürünlerini Tercih Ettik 

Anlaşma için yapılan özel programda konuşan Moskova Bölge Müdürü ve ASMAP Genel Başkan Yardımcısı Sergey Ivanovic Baklitsky, anlaşmanın 1.600’den fazla üyeleri için çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Anlaşmayı yapmadan önce Adapazarı fabrikasını gezdik ve çok etkilendik. Tırsan, son teknoloji ürünleri ve kalitesi ile uzun zamandır tanıdığımız bir marka. Taşımacılarımızın, Rusya’da ki zorlu iklim ve coğrafi koşulları Tırsan ürünleri sayesinde aşacağından ve iş kalitelerini arttıracağından eminiz” dedi. Ivanovic, 30 bine yakın filolarının bulunduğunu, karayolu taşımacılarının piyasada rekabet etmeye devam edebilmeleri için geniş bir yelpazede son teknolojiye sahip araçları kullanması gerektiğini ifade etti ve “Bunun için bu anlaşma taşımacılarımız için çok önemli” şeklinde devam etti. Birlik üyelerinin her geçen yıl çekici parklarında da Avrupa’nın yüksek çevre yönetim sistemi standartların uygun olan tır ve kamyonları daha çok kullanmaya başladıklarının bilgisini aktaran Ivanovic, Tırsan ile yapılan anlaşmanın bu anlayışın bir sonucu olduğuna vurgu yaptı.

Tırsan ile ilgili de görüşlerini paylaşan Sergey Ivanovic Baklitsky şunları söyledi: “Tırsan sadece satış ağırlıklı bir marka değil. Rusya koşullarına uyum sağlamış, müşterisinin isteklerini/sorunlarını dinleyip buna uygun çözümler üreten bir firma. Yasnagorsk tesislerine yaptığımız ziyarette bu düşüncelerimizde ne kadar haklı olduğumuzu gördük. Tırsan, montaj, servis, garanti, yedek parça gibi satış sonrası hizmetlerle de güven veren bir firma.”

ASMAP İşbirliğimizle Gurur Duyuyoruz

Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu yaptığı konuşmada, müşterilerini iş ortakları olarak gördüklerini, önceliklerinin Tırsan ürünlerini kullanan müşterilerinin kazanması olduğununun altını çizdi ve ASMAP ile işbirliklerinin örtüşen hedefler ile başladığını söyledi. Nuhoğlu, “ASMAP son derece güçlü bir sivil toplum kuruluşudur. Üyelerinin menfaatlerini sonuna kadar koruyan, dünyadaki değişimlerle birlikte sektörün gelişimi için çalışan, ileri görüşlü ve seçkin bir sivil toplum kuruluşuyla çalışmaktan gurur duyuyoruz ”dedi.

Rusya’da Kalıcıyız 

Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu şöyle konuştu: “Rusya’ya geçici olarak gelmedik. Biz en başından beri Rusya pazarına inandık ve Tırsan olarak Rusya’da 2010 yılında satış ofisimizi, 2011 yılında fabrikamızı açarak üretim yapan ilk üretici olduk. 54000 m2 açık, 9500 m2 kapalı alanda ürettiğimiz tüm ürünlerimiz Made in Russia’dır. Önümüzdeki yıl Yasnagorsk fabrikamızda 8000 m2 kapalı alanda ilave yeni üretim hattı kuracağız.

Rusya Koşullarında Kanıtlanmış Araçlar ve 55 Ülke Bilgi Birikimimizi Sunuyoruz

Nuhoğlu şöyle devam etti: ‘Rusya’nın çok zor coğrafi ve iklim koşullarına sahip olması nedeniyle kullanılan treylerin kalitesi ve spesifikasyonları çok önemli. Biz Tula fabrikamızda Rusya koşullarında kanıtlanmış ürünlerimizi üretiyoruz. Bunun arkasında mühendislik başarımız ve Ar-Ge’miz var.’ Tırsan olarak 55’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdikerini vurgulayan Nuhoğlu ‘Dünya’da treyler konusunda yüksek bilgi birikimimimiz ve bunun sonucunda ortaya koyduğumuz kanıtlanmış mühendislik başarısı var. Rusya’daki müşterilerimiz yalnızca Rusya’daki bilgi birikimimizden değil aynı zamanda toplam yetkinliğimiz ile daha iyi, daha güvenli, daha modern ve teknolojik tüm ürünlerimizi kullanabilecekler.”dedi. 

Rus Nakliyeciler Tırsan Ürünleri ile Kazanacak 

Tırsan, farklı ürün gruplarında yüksek ürün geliştirme ve üretim yapabilme gücüne sahip bir marka. 1998’de Almanya Goch, 2012’de Rusya Tula ve 5 Temmuz 2017’de Almanya Ulm’deki tesisini hizmete açan Tırsan, tüm fabrikalarında Adapazarı üretim tesislerindeki kalitede üretim gerçekleştiriyor. Bu yönüyle global bir üretici olan Tırsan, Tula fabrikası ile birlikte Rusya’ya üretim tesisi açan ilk Avrupalı üretici olmasıyla da öne çıkıyor. 2014 yılından beri Made In Russia ibaresi ile 32 m3 damper ve Made İn Russia ibaresi ile 40’lık konteyner taşıyıcı üretimi yapan Tırsan, global üretim tecrübesinin yanı sıra buradaki tecrübesini de ülke nakliyecileri için kullanacak. 

Yıllık 500 milyar dolarlık ticaret hacmine sahip Rusya, Tırsan ile modern karayolu filosu oluşturarak taşımacılıktaki gücünü ve etkinliğini artıracak. Sorunsuz, uygun maliyetli ve rekabetçi bir taşıma gücü kuracak olan Rus nakliyeciler her türlü çözümü Tırsan’dan alacaklar. Müşteri ihtiyaç ve beklentilerini tam olarak karşılayan ve bu yönüyle rakiplerinin önünde olan Tırsan bu özelliğini Rusyalı nakliyecilerin hizmetine sunacak. 

Araştırma ve Yenilikçilik Rusya’da Fark Yaratacak  

Tırsan’ın gücü Ar-Ge’den gelmektedir. 2014 yılından beri Rusya’da üretilen 32m3’lük damperlerin Rusya’nın en zor iklim koşullarında iş yapmasının arkasında Tırsan Ar-Ge mühendislerinin titiz çalışması yatıyor. Türkiye’nin ilk ve tek Ar-Ge merkezini 2009 yılında açan Tırsan, birçok ödül alan bu merkeze bir yenisi daha ekleniyor. Tırsan, 2. Ar-Ge merkezinin temellerini bu yılın Ekim ayında da attı. Tırsan, yeni tesisi devreye girdiğinde her 3 ayda yeni bir ürün platformu geliştirilecek, 8 milyon kilometreye eş değer ömür testi ve 1 milyon kilometreye eşdeğer dayanım testleri uygulanabilecek. ADR ve ATP gibi farklı uygunluk testleri yapılabilecek. Kendi teknolojini kendisi üreten Tırsan’ın fark yaratan özelliklerinden biri de inovasyon gücü. Avrupa Trailer Innovation 2017 ödülünün sahibi olan Tırsan, farklı ve özel çözümleriyle nakliye operasyonlarının en doğru ve etkin şekilde yönetilmesini sağlıyor.

 

 

borusan.com.tr

En Yeniler

DÜZCE ULUSLARARASI NAKLİYAT DA TIRSAN PERDELİ MAXİMA PLUS’IN AVANTAJLARINI KULLANACAK

Rusya ve Kazakistan’a yaptığı taşımalarla öne çıkan Düzce Uluslararası Nakliyat, tamamı Tırsan ürünlerinden oluşan filosuna 5 adet Tırsan Perdeli Maxima Plus daha ekledi.   Tırsan’ın farklı...